Bugün: 14.12.2017

Pekel,Mirza,Onur(1)

Yaşananlardan ne CHP’lilerin ne kentin haberi olmadı
2014 yerel seçimlerine 8 ay kala Bandırma CHP’de belediye başkan adaylığı için tam bir enflasyon yaşanmaya başladı.
Bugün için Bandırma CHP’de belediye başkan adaylığı için şu isimler söz konusu:
- Sedat Pekel,
- Dursun Mirza,
- Ozan Onur,
- Tolga Tosun,
- Ahmet Göçmez,
- Metin Ok,
- Gültekin Mutlu,


BANDIRMA,CHP İÇİN DE BALIKESİR İÇİN DE ÖNEMLİ

Bu isimler içinde resmi ve fiili olarak belediye başkan aday adaylığı kesin olan ise                (Dosyalarını hazırlayarak, adaylık ücretlerini yatırmış olanlar) Pekel,Mirza,Onur,Ok ve Göçmez.
Buraya kadar ortada ciddi bir sorun yok!
Bu isimlere, süreç içersinde yeni isimler de eklenebilir, başkanlığa aday adayı olan bir çok isim de başkan aday adaylığından vazgeçebilir.
Bekleyip, göreceğiz...

CHP’DE ÖN SEÇİM YOK!

Peki, aday adayları içinden adaylar nasıl ve hangi yöntemle belirlenecek?
SonKurşun olarak aylardır değil, yıllardır yazıyoruz: CHP, genel seçimlerde milletvekili adaylarını nasıl belirlediyse belediye başkanlığı seçimlerinde de adaylarını aynı anlayış  ve yöntemle belirleyecek.
Metin Ok’un ilçe başkanlığından istifası sonrası parti ilçe yönetimi kendi içinden ilçe başkanını belirledi ve Atilla Atakay, CHP’nin İlçe Başkanı oldu.
Atakay, yaptığı basın toplantısında yerel seçimlerde aday belirleme yöntemi olarak “eğilim yoklaması” derken, parantez içersinde “ön seçim” ifadesini kullandı, ki bunun gerçeği yansıtmadığını , her iki aday belirleme yönteminin farklı yöntemler olduğunu ifade ettik ve o da bunu doğruladı.
Sonuç olarak, CHP’de ön seçim yok..!

ERDOĞAN VE 
KILIÇDAROĞLU

Bu önemli mi?
CHP ve CHP’liler için evet...!
Baykal’ın parti genel başkanlığından ayrılması ve CHP Genel Başkanlığına Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi sürecinde hep vurguladığı şey, ister  milletvekilliği isterse yerel seçimler için adayların belirlenmesinde ön seçim ve sandık şartının getirileceği idi.
Kılıçdaroğlu, CHP genel başkanlığı döneminde, bugüne kadar sözünde durmadı ve tam tersi lokal adımlarla, sandığı sürekli partililerden ve aday adaylarından kaçırdı.
Tam tersi, ülkede demokrasinin kurum ve kurallarıyla gerçek anlamda tesisi için siyasal yaşamın demokratikleştirilmesini kaçınılmaz olduğunu vurgulayan, siyasal partiler yasasının demokratikleştirilmesi  demokratikleştirilmesini, lider sultalarının yıkılarak,parti tabanının yönetimlerde söz ve karar sahibi olmasını gözettiğini belirten CHP’nin bu konularda kendisi dışındaki siyasal partilere yönelik eleştirilerinin samimiyetsizliği bu konuda da defalarca ortaya çıktı.
Dahası var, CHP Genel Merkezi , genel ve yerel seçimlerde aday belirleme konusunda bugüne kadar eleştirdiği Ak Parti’nin aday belirleme yöntemini kabullendi ve uygulamaya soktu.
O zaman,şu sorunun sorulması gerekiyor: AK Parti’den CHP’nin ne farkı var?
AK Parti Lideri Erdoğan ve parti yönetimi yaparsa yanlış ve anti-demokratik olan CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve yönetimi aynı yöntemi kullandığında demokratik ve özgürlükçü mü oluyor!?

SÖYLEM  CAMBAZLIĞI

Siyasal partilerimizde genel ve yerel seçimlerde aday belirleme yöntemi konusu, aynı zamanda aday adayları ile siyasetçi prototibinin siyasal açıdan “mide”lerini de gündeme getiriyor.
Ön seçimin ve sandığın vazgeçilmezliğinden, katılımcılıktan, özgürlükçülükten her fırsatta dem vuranlar, konu adaylıkları olduğunda, “hele bir seçilelim,sonra bakarız” anlayışıyla şark kurnazlıklarını resmetmekten de geri durmuyorlar.
Ya da, parti içi demokrasinin gereği olarak ön seçimden, sandıktan, tabanın söz ve karar sahibi olmasından fellik fellik kaçınanlar, bu demokrasi madrabazlığını maskeleyebilmek için  makyajlamaya soyunmayı iş ediniyorlar.

BANDIRMA CHP’NİN 
SIRTINDAKİ KAMBUR

2014 Mart yerel  seçimleri sürecinde Bandırma CHP’nin sırtında bir kambur var.
CHP üyeleri olayın ve kamburun farkında ama kimse “bu kamburun sırtımızda ne işi var”demeye ne gücü yetiyor ne de  bu durumu dile getirmek kimsenin işine gelmiyor.
Kambur, 2009 Mart yerel seçimlerinde oluştu ve beş yıldır CHP’nin, CHP’lilerin sırtında.
Bilindiği gibi, 2009 Mart yerel seçimlerinde Sedat Pekel, Dursun Mirza ve Ozan Onur belediye başkan adayı idi.
Bu süreçte de, her yerde olduğu gibi, başkan adaylarının yanı sıra tüm CHP’lilerin gözü CHP Genel Merkezi’ne dönüktü ve herkes merakla Ankara’dan kimin isminin geleceğini bekliyordu.
Ağbi ve yakınlık muhabbetleri , el altından yapılan görüşmeler ve temaslar havada uçuşuyordu.
Sonuçta,başkan adayı olarak Sedat Pekel belirlendi ve parti içinde,parti dışında yoğun bir görüşme trafiği sonucunda Mirza ve Onur’un Pekel’in listesinde görev alması kararlaştırıldı.
Bu gelişmeye Bandırma,  muhteşem bir benzetmeyle isim bulmakta gecikmedi: ÜÇÜ BİR YERDE..!

 PERDENİN ARKASI VE 
BAĞIRSAKTAN 
DÖKÜLENLER

Bu gelişme ve sonuç, partililere ve kamuoyuna “Bandırma tarihinde ilk kez gerçekleşen bir olay”mışçasına, birlik ve beraberlik mesajlarıyla birlikte adeta yutturulmaya çalışıldı.
Oysa ki, yerel iktidar için benzer birliktelikler ve oluşumlar, 2004 Yerel seçimlerinde bizzat Cemal Öztaylan’ın başkan adaylığında gerçekleştirilmiş, aynı dönem başkan aday adayları, Öztaylan’ın listesinde Meclis üyesi olarak görev almıştı.
Biz olayın bu tarafında  da değiliz. Esas sorun, Mirza ve Onur’un Pekel’in başkanlığında biraraya gelişleri  ve Pekel’in listesinde görev almaları esprisinin perde arkası idi.
Perdeyi, SonKurşun aylar önce yırttı ve Pekel’in başkan adaylığı etrafında yaşanan birlikteliğin “bağırsaklarını”  ortaya döktü.

BANDIRMA’DAN  VE 
CHP’LİLERDEN 
SAKLANAN GERÇEK

Bakın, ortaya dökülen bağırsaklardan neler çıktı?
Ne Bandırma CHP’liler ne de ilçe parti yöneticileri Pekel’in başkan adayı olarak 2009 Mart yerel seçimlerinden  tek başına başarıyla çıkabileceğine inanmıyordu.
Ayrıca, hemen tüm CHP’liler de Pekel’in hemen her seçim de bir yerlere aday olmasını ve Kadir gecesi doğmuş Allah’ın sevgili  kulu gibi belli makamlara seçilmesinden bıkmış ve rahatsızdı.CHP eski ilçe başkanı Ömer Lütfü Kayalar’ın  ve bir çok ismin hazır bulunduğu toplantıda Pekel, önümüzdeki yani 2014 Mart yerel seçimlerinde bir daha başkanlığa aday olmayacağı sözünü Mirza ve Onur’a vererek,Mirza ve Onur’un, partililerin desteğini  arkasına alabildi.
Başka!?
Pekel,2009 da başkanlığa seçilir ve CHP kazanırsa, Mirza ve Onur’da başkan yardımcılıklarına oturacaklardı.
İşte, Bandırma 2009 Mart yerel seçimlerine Pekel ve listesiyle bu koşullarda ama bu pazarlığın muhtevasını bilmeden girdi. Bu pazarlıkları CHP’lilerin bile öğrenmesi aylar yıllar sonra oldu.
Ancak, 2012 yılına kadar perde arkası başkanlık ve başkan yardımcılığı ,2014 Mart yerel seçimleriyle ilgili pazarlıkları Pekel gibi Mirza ve Onur da “başarıyla” gizledi.
Ne zaman ki, 2012 yılından başlayarak Pekel, yaklaşan yerel seçimlerle ilgili “aday olabilirim” demeye başladı, Mirza ve Onur da, 2009 yerel seçimleri öncesi bağıtlanmış anlaşmayı SonKurşun’a uçurdu ve film koptu!

MİRZA VE ONUR 
APTAL DEĞİL AMMA
PEKEL HİÇ APTAL DEĞİL

Mirza ve Onur’un hakkını da yemeyelim.  
Pekel’le varılmış akide göre, başkanlık koltuğuna oturacak ve oturmuş Mirza  ve Onur, makamlarında Pekel’in kendilerine lütfettiği makamlarının tadına varacak ve kendilerine buyurulan işleri yapacaklar AMMA kesinlikle Pekel’den habersiz konuşmayacaklar, makamlarında ağızlarını bıçak açmayacaktı.
Öyle de oldu...
Bugüne kadar ne Mirza ne de Onur, konuşmamaya özel çaba harcadılar. 
Pekel,bu kentin ve CHP’nin yetiştirdiği  en deneyimli siyasi kişiliklerden birisi ve kesinlikle aptal değil.
2009’da başkanlığa seçildiği günden bugüne, makamının hemen yanı başındaki iki oda da kurulu Mirza ve Onur’un 2014 Mart yerel seçimlerine kadar sabırla bekleştiklerini,tesbih çektiklerini, kendi adaylıklarının önünü açmaya çalıştıklarını biliyordu.

AYLARDIR İKTİDAR DA 
YAŞANAN KAVGA

Herşey Kayalar’ın ilçe parti başkanlığını  Ercan Akyazar’a bırakması ve ilçe parti örgütünün kongreye gitmeden gerçekleştirilen delege seçimleriyle su yüzüne çıktı.
Delege seçimlerinde belediye başkan yardımcısı olarak Onur ve Mirza’nın alenen taraf olması, yerel yönetim gücünün ve olanaklarının kullanılması ve delegelerin ezici bir şekilde belirlenmesi, ilçe kongresinde Metin Ok ve yönetiminin başkanlığı kazanması da suların durulması için yetmedi.
Mirza ve Onur, çevre ilçelerin kongre süreçlerinde de müdahil olurken, edinilen siyasi güç Balıkesir CHP İl Kongresi’ne de taşındı.Pekel, Kurultay Delegesi bile seçtirilmedi.
Bu da filmin bir başka kopuş noktasıydı.
Ne dedik, siyaseten en büyük hata Pekel’in gücünün ve rolünün küçümsenmesidir. Çünkü, Pekel, aptal değildir.

PEKEL HESAPLAŞIYOR

Pekel, bu noktadan sonra Mirza ve Onur’la  ve arkalarındaki parti içi destekle hesaplaşma içersine girdi. Kurultay Delegesi olamamasına rağmen hesaplaşmayı CHP Kurultayı’na taşıdı  ve Parti Yüksek Disiplin Kurulu’na aday olan Mehmet Tüm’ün seçilmemesi için çalıştı ve Tüm’ü engelledi, seçtirtmedi.
Durmadı..!
Ozan’ı siyasal stepne olarak gören Pekel, Mirza’nın siyasal geleceğini bitirmek için “özel” bir çalışma içersine girdi ve Mirza’dan bunu gizleme ihtiyacı bile duymadı.
Hatta, Mirza’ya, “Seni başkan yardımcılığından alır, kapının önüne koyarım. Siyasal geleceğini bitiririm” diyerek restleşmesini üst noktalara taşımaktan çekinmedi.
Peki, ne yaptı!?

CHP VE 
KASET DEDİKODUSU

CHP ile ilgili son günlerin temel dedikodu konusu, “kaset”..!
Kaset vakaları artık Türk siyasal yaşamına yabancı değil. Benzer bir olayın Bandırma gündeminde en azından şantaj konusu edilmesi  önümüzdeki günlerde kimse için süpriz kabul edilmemeli.
Doğru mu, bilmiyoruz...
Doğru ise yakında hep birlikte göreceğiz..
Bu, 2009 Mart yerel seçimleri öncesinde olduğu gibi yeni başkanlık akitlerinin de önümüzdeki yerel seçimlerde önümüze gelebileceği anlamını taşıyor olabilir.
Dediğimiz gibi, bekleyip,göreceğiz.

Esen kalın...
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1686