Bugün: 11.12.2017

Pekel-Onur- Mirza(2)


Geçtiğimiz günlerde yayınlanan makelemizin 1.bölümü (Pekel-Mirza-Onur)  okurlarımızdan  ve özellikle de CHP’li okurlarımızdan değişik tepkiler aldı.
Peki, önümüzde 2014 Mart yerel seçimleri varken, neden ve niçin, yüzümüzü 2009 Mart yerel seçimleri öncesi ve sonrasında CHP’de yaşananlara çevirmek zorunda kaldık, bu konuya değinelim.

Öncelikle 2009 yerel seçimleriyle 2004 yerel seçimleri arasında temel de ciddi bir farklılıkvar ve bu farklılığın iyi görülmesi , iyi anlaşılması gerekiyor.
Bu farklılık, Ak Parti gerçekliğiyle, AKP’nin yerel ve genel seçimlerde elde ettiği sürekli başarı ve oy artışında aranmalı.
Örneğin, 2004 yerel seçimlerine dönüp baktığımızda, iktidardaki DSP’li Belediye Başkanı Dr.Halil Ünlü  ve yönetimine karşı bir yerel iktidar mücadelesi yaşandı.
CHP’nin bu seçimlerde belediye başkan adayı Dursun Mirza olurken, Ak  Parti’nin belediye başkan adayı M.Cemal Öztaylan’dı.
Dr.Ünlü’ye karşı her iki siyasal partinin ve başkan adaylarının birbirlerine karşı tacizkar, keskin, kaba, sert bir iktidar mücadelesi olmadı.
Ünlü, seçimleri kaybetti ve kazanan Ak Parti ile adayı Öztaylan oldu. ( Aslında Bandırma’da hemen her yerel seçim sürecinde benim de zaman zaman gündeme getirdiğim, dikkat çektiğim “garip” ve bir o kadar da düşündürücü, ilginç olaylar ve tertipler yaşanıyor. Örneğin. 1998 yerel seçim sürecinde siyasal partilerin belediye başkan adaylarına karşı basın yoluyla başlatılan şantaj ve tertibin  başını Cihan Hayırsevener çekmişdi. İsmail Sevimli rumuzlu makalelerle başkan adaylarına cinsel şantaj  yapılmış ve Bandırma gazetelerinin ve siyasal partilerin ortak deklarasyonuyla  bu çabalar .boşa çıkartılmıştı. Durdu mu, hayır! Seçimlerden Halil Ünlü’nün  galip çıkması sonrası da, Başkan Ünlü’ye karşı, ‘Ak saçlı Prensin Maceraları” başlığıyla günler süren cinsel şantaj faaliyeti yine başta Hayırsevener olmak üzere başka isimlerinde katılımıyla sürdürülmüş, Ünlü’nün bu şantaja rest çekmesiyle, şantajcılar avuçlarını yalamıştı. Ünlü’ye karşı bu tertibin içinde yer alan isimlerden biri de  Dursun Mirza idi. Aynı Mirza, 2004 seçimlerinde  CHP’den belediye başkan adayı olduğunda ise, Ünlü’ye karşı hırpalayıcı bir seçim yöntemi izleyince, yine “birileri” devreye girerek, “bayrak yakma” konusunu  kamuoyunun gündemine  taşımıştı.Bugün ise Ünlü ve Mirza, aynı partinin çatısı altında... Onun için  hemen her yerel seçim öncesi Bandırma’da söz konusu olan “birileri” ve eylemliliklerine yazımızın ilerleyen bölümlerinde yeri geldikçe değineceğiz.)

2004-2009 arası Belediye Meclisi’nde ana muhalefet partisi CHP’nin izlediği yerel siyaset ise, iktidarın dengesini ve düzenini bozmak ekseninde hemen her iktidar karar ve icraatını yargıya taşımak oldu.
2009 Mart yerel seçimleri öncesinde ise, AK Parti’ye karşı Bandırma’da iktidar savaşı, genel de yaşandığı gibi,siyasal açıdan  bir varlık yokluk sorununa indirgendi ve Makyevilist bir politik anlayışla, AK Parti’yi iktidardan indirebilmek için her yol mübah görüldü.
2009 Mart yerel seçimlerinin iyi anlaşılabilmesi için, seçim öncesinde Ak Parti de ve Bandırma’da nelerin yaşandığının da iyi bilinmesi ve anlaşılabilmesi gerekiyor.
Örneğin, Milletvekili Turan Çömez vakası ve yaşananlar...
Bandırma, Çömez ismini bilmezden ve görmezden gelse de, Çömez, siyaseten bu kentin yetiştirdiği  en nitelikli milletvekillerinden biri idi. Düşüncelerine ya da milletvekili olduğu yıllarda eylemliliklerine katılmaya bilirsiniz ama Çömez gerçeğini görmezden gelemezsiniz.
Çömez gerçeğiyle birlikte AK parti’nin Türk siyasal yaşamından silinmesi ve tasfiyesini içeren “derin” ve “darbeci” faaliyetleri de görmezden gelemezsiniz..
Daha önce de bir çok kez yazdım: Örneğin, AK parti içinde, hatta AK Parti’li yerel yöneticiler içinde “derin” ve “darbeci” kanatla acaba kimlerin, ne karşılığı ve nasıl bir ilişki örgüsü vardı? Bu ilişki örgüsünün faturası sonraki yıllarda kimlere ve nasıl çıkartıldı? Bir çok insan nasıl düzmece operasyonların bir anda sanığı yapıldı?
Türkiye’yi koyduk bir kenara ama  Balıkesir ve özellikle Bandırma, bu işlerin ve hareketliliğin acaba neresinde idi?
Peki, sonrasında Ak Parti iktidarı bu sürecin darbecileri ve “derinine” yönelik  bir çok operasyon ve dava süreci başlatırken, acaba Bandırma ve bölgede at koşturanlar, sofra kurup sofra dağıtanlar,  tertib ve düzen peşinde her türlü entrikacılığı zaman zaman devlet adına sahneleyenler ne oldu!?

Ben, bir gazeteci ve yazar olarak,  bu hareketli sürecin  görünürde mağduru olmasına karşın, Milletvekili Cemal Öztaylan’ın cesaretle ve kararlılıkla olayların üzerine gidebildiğine halen inanmıyorum.
Bu kirli, kanlı, pis süreç ne yazık ki, karanlıkta kalmış durumdadır ve bu süreç gerçek anlamda aydınlatılmadan, ne ülkenin ne de Güney Marmara’nın, Balıkesir’in gidebileceği bir yol bulunmamaktadır.
Şunu biliyorum: Bu süreç de bana ve daha bir kaç kişiye, hep “sus, yazma, konuşur  ve yazarsan...” denildi ve şahsıma yapılmayan, başıma gelmeyen kalmadı.
Tam adamına..!!!
Ben, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşıyım ve bu ülkenin, kentin insanı olmanın ötesinde, gazetecisi ve yazarıyım. Bu kirli, pis, karanlık sürecin hesabı bugün olmasa bile bir gün mutlaka gün yüzüne çıkacak ve yaşananların sorumluları elbet bunun hesabını verecek!
Çünkü, Türkiye ve Türkiye’nin Bandırması hiçbir gücün ve güç odağının oyun alanı değildir ve olmamalı...Hele hele oyun oynayanlar, bu kirli ve pis oyunu, insanlarımızın üzerinde oynamak hakkını kendilerinde görebiliyorlarsa, bu asla kabul edilemez!

Güney Marmara’nın incisi Bandırma, her yerel seçim öncesinde ve sonrasında farklı güç ve çıkar odaklarının ama gizli ama açık, hesaplarının başında yer aldı.
Kimse, konuyu Bandırma ile sınırlı görmesin. Bu hesaplara, Bandırma başta olmak üzere Balıkesir merkez, Körfez, Erdek ve Gönen de hep dahil edildi.
Bu alanda en çok kullanılan basın ve gazeteciler oldu. Bir çok basın kuruluşu ve gazeteci, farklı güç ve çıkar odaklarının belli amaçlara ve çıkarlara hizmet etmesi için bilinçli ve sistemli dezanformasyon faaliyetleri içersine sokuldu. Kimilerinin yıldızı parlatıldı, kimilerinin yıldızı söndürülüp,karartıldı.
Bu isimleri ve kurumları Balıkesir merkez de tüm basın kuruluşları ve bu mesleğe hakkıyla emeğini vermiş gazeteciler ve yazarlar çok iyi biliyorlar. Bu isimler ve kurumlar, Bandırma ve bölge için  de yabancı değil.Merak eden, sorar, öğrenir.
Bu neden ve niçin önemli!?
Çünkü, sağlıklı ve temiz, demokratik bir seçim sürecinin tesisi için ziyasal ve sosyal yaşamın temizlenmesi vazgeçilmez.
Peki, temiz mi,HAYIR, değil..!

Başkan Pakel’le 2009 yerel seçim süreci öncesini ve sonrasını, kamuoyunun gündemine taşıdığım iddiaları bir çok kez konuşup, üzerinde tartıştık.
Ben, Pekel’in de siyasi bilgisi ve birikimiyle, deneyimiyle yaşanan süreç konusunda içinin çok rahat olduğunu sanmıyorum.
Yapılması gereken ne idi!?
Ak parti, MHP ve özellikle CHP’nin Balıkesir ve Bandırma’da, bölgede seçim öncesi ve sonrasında yaşananlarla ilgili demokratik sivil toplum örgütleri temsilcilerinin de katılımıyla yerel baz da bir komisyon kurarak, demokrasi dışı arayış ve çabalara karşı ortak bir tavır alınabilir, bu konuda demokratik bir barikat kurulabilirdi.
Olmadı, oldurulamadı..
Tam tersi, ucuz iktidar oyunlarıyla, kamuoyu nezdinde damgalı eşek konumuna gelmiş insanlar bile yedeklenerek, iktidar olabilmenin çirkin hesapları yapıldı.
Gafletin ve delaletin faturası bölge ve kent için, insanlarımız için çok ağır oldu.
Buyrun fatura ortada ve kim cesaret edip, eline alabilecek diye yıllardır bekliyor ama kimsede “tık” yok..!
Ya sonra..!?
2014 Mar yerel seçimlerine de böyle sırtımızda envai çeşit yumurta küfesiyle hazırlanıyor ve gidiyoruz.
Bekleyin ve bakın günler neleri getirecek ve yine “derinden birileri” Bandırma ve bölgede oyunu nasıl oynayacak?

Esen kalın..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1437