Bugün: 14.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • Pekel, 4 yıldır nasıl çalışmamışmış..!

Pekel, 4 yıldır nasıl çalışmamışmış..!


40 yıldır anlaşılamamış bir siyasi şahsiyet!



2014 Mart yerel seçimlerine gün sayıyoruz ve takvim işledikçe siyasetin yıllanmış yüzü bir bir önümüze çıkıyor.

PEKEL’İN KOLTUK SEVDASI

Bandırma’dan başlayalım.
Eminim ki, Bandırma Belediye Başkanı Sedat Pekel,her gün mesai başlangıcında makamına girdiğinde ilk iş olarak koltuğu yerinde mi değil mi buna bakıyor...
Başkanlık zor zanaat..!
Başkanlık koltuğunu kapmak da beş yıl boyunca kaptığınız iktidar koltuğunu korumak da başlı başına bir mücadele gerektiriyor.

Bandırma için handikap çok..!
Çünkü, koltuğun sahiplisi çok..!

PEKELİN KOLTUK
PSİKOLOJİSİ BOZUK MU!?

Bu durum doğal olarak Başkan Pekel’in makam psikolojisini olumsuz yönde etkiliyor ve  önüne çıkan hemen herkese şüpheyle yaklaşıyor.
Düne kadar, “Benim çok param var. Oradan buradan sürekli akıyor. Yazlığım katım daha neler neler. Benim zaten  bu makama ihtiyacım yok ki! Ne işim var benim bu koltukta. Gider torun severim, balık tutarım” sözleri ağzından düşmeyen Başkan Pekel,iktidarının son günleri yaklaştıkça  hesabı kitabı da şaşırmış durumda. Elinde bakkal defteri, alacak verecek hesabı yapıyor. Vermeye nekes ama alacakları bir türlü bitmiyor!!!

PEKEL’İ EMEKLİ OLMAK MI
 KORKUTUYOR?

Aslında, konu Başkan Pekel olduğunda, 2014  Mart yerel seçimlerinin özgün bir yeri var.
2014 Mart yerel seçimleri, Sedat Pekel’in siyasi yaşamı için bir son..!
 Eksiği yanlışı ya da fazlası artısı vardır, üzerinde tartışılır. Bilinen tek şey, kent ve bölgenin siyasi ve sosyal tarihine yaklaşık 40 yıl gölgesi düşmüş bir zat-ı muhteremin emekli olmasının anlamını belki ilk günlerde anlamayacağız ama zaman geçtikçe  iyi kötü anılarımızı süsleyecek Pekel’in kulaklarını çok çınlatacağız.(Kim bilir, belki de hiç anımsamayacağız. Bandırma’nın bu gibi konulardaki vefasızlığı bize yabancı değil. Çabuk unutuyoruz.)

BANDIRMA PEKEL’İ HARCIYOR YA PEKEL NEYİ HARCIYOR

Sedat Pekel’in başkan olduğu yıllarla ilgili Bandırma’lıların hatta kendi partililerinin yorumları ilginç ve bir o kadar da düşündürücü.
Örneğin, Pekel’in belediye başkanlığı döneminde son 4 yıldır belediye adına kente hiçbir hizmetin verilmediği ve Pekel’li iktidar yıllarının Bandırma için kayıp yıllar olduğu beyanları üzücü..!
Düşünün, bir adam, son dört yıldır haftanın beş günü, kentin şehr-i emini olarak belediye binasına geliyor, makamına çıkıyor ve koltuğuna oturuyor ama mesai saati içersinde hiçbir iş yapmıyor!

KOLTUĞUN DİLİ OLSA DA
KONUŞSA..!

Bu yorum bana çok ama çok insafsız geliyor...Çünkü, Pekel, hiçbir iş yapmasa da her Allah’ın günü, tatil günleri hariç, o belediyeye gelmek, o makama çıkmak, o koltuğa  gün boyu oturmak bile başlı başına bir iş..!
Hadi geldiniz, çıktınız, oturdunuz. Sanki belediye başkanlığı bununla bitiyor. Önce koltuğunuzu ısıtacaksınız..!Sonra, gelen evrak ve gidecek evrakları imzalayacaksınız.. Sonra, gelene gidene sürekli çay, kahve söyleyeceksiniz, çukulata ikram edeceksiniz...Bitmedi, bir de dert dinleme fasılları var.
Aman Allah’ın..!
Kiminin suyu kesiktir, kiminin yolu bozuktur, kiminin ruhsat işleri vardır, kimi eşi ile kavga etmiştir, falan..Memleket bu..! Memleketin derdi biter mi? Bitmez..!
Başkan Pekel, bunun da yolunu bulmuş..Sorunların ve şikayetlerin niteliğine göre kimi vatandaşı Başkan Yardımcısı
Mirza’ya kimisini de Onur’a yönlendiriyor.

Başkan Pekel’e göre, zaten bir iş yaptıkları yok! Hiç değilse, dert dinlesinler..

PROTOKOL ADAMI OLMAK!!!

Başkanlık bunlarla mı bitiyor?
Asla..!
Bir de açılışlar var. O açılış senin bu açılış benim, bütün gün koşuşturup, gülücükler dağıtıp, kurdela kesip, konu mankeni olarak hazır her yerde bulunmak zorundasınız.
Bitti mi, hayır..!
Memleket bayramdan törenden geçilmiyor ki, bitsin. O tören senin bu tören benim, saatlerce bir koltukta tüneme, katlanılacak iş mi ama Pekel, ne 4 yılı 40 yıldır katlanıyor...
Geçtiğimiz günlerde ilk kez tanık olup, öğrendim. Yüz ifadenizin sürekli  “resmi” bir ifade takınması zaman içersinde yüz kaslarınızın kasılmasına ve zaman içersinde rahatsızlıklara neden oluyormuş. Hadi bakılım, ya sürekli koltuk üzerinde tünümekden basur olacaksınız ya da bilmem ne kas sapı nedeniyle yüzünüz şeklini yitirecek.

PEKEL’İN FOBİSİ ÖZTAYLAN!

Bu kadar sıkıntının ve sorunun içinde bir tek nefes alabileceğiniz ortam, bir bahane bulup, yurt içi ve dışına seyahat edebilmek ama  vazgeçtik hobilerinizden fobileriniz var.
Sedat  Pekel’in siyasi yaşamının en büyük fobisi, Cemal Öztaylan..! Hafiyesi Mahmut gibi Pekel’i adım adım izliyor!
Yok batoks yaptırtmış, yok Amerikalar da kellesine elletmiş yok Bulgaristan’da bilmem hangi çiftlik de alem yapmış, Fredy’nin Kabusu gibi...
Başka..!?
Pekel’in son dört yıllık iktidarında en çok sıkıntı yaşadığı şeylerden biri de basın adına kapısını çalan, kendisine gazeteciyim diyen mahlukatlar oldu. Hele içlerinde öyleleri var ki, Cehennem de bile yerleri yok..!

NANKÖR OLMAMAK LAZIM

Hizmet mi yatırım mı?
Pekel için, bu iki sözcüğün iktidarda hiçbir zaman karşılığı olmadı. Hele, bunca borcun, bunca engellemenin ve barikatın ortasında millet toplanan çöpü ile çeşmesinden akan suyun hikmetini bilmeli..!
Hoş, bu tür densiz söylentilerin ve sözcüklerin arkasında da Öztaylan ile bir kısım basın ve gazeteci var.
Yoksa, 2009 Mart’ın da iktidara gelirken, kendisine devredilen borcun altından hangi yiğit kalkabilirdi?
-10 trilyon mu?
- 20 mi?
- 25 mi?
-Yok yok, verin elinizi 35 trilyon..!

TEMELİNDE HARCI OLMASA DA
AÇILIŞINI YAPIYOR

Sonra ne demek, “yatırım” ve “hizmet”!?
Pekel’e göre, Bandırma’da Cumhuriyet tarihinde görülmemiş ve yaşanmamış kadar kentte yol ve kaldırım yapılıp, asfalt dökülüp, taş döşenmedi mi?
Ayrıca, yeni Belediye Hizmet Binasını kim açtı?
AVM?
Garaj, Galericiler, yeni Tır Parkı ve hepsinin arkasından gümbür gümbür gelen Otel ile Çok  Amaçlı Salon..!

Gözünüz doysun be..!

Aha Cin Çukuru orada. Bir hilkat garibesi gibi, kentin göbeğinde yıllardır döküntü olarak duran Cin Çukuru’nu Bandırma’lılara kazandıran Mars’lılar mı?

Boşaltın da semerini yiyin..! Dört yıl hiç bir iş yapmamışmış..Daha neler..!

BANDIRMA VE PALMİYELER

Ben, Pekel’in en hayırlı işlerinden ve hizmetlerinden birinin Bandırma girişine diktiği palmiyeler olduğuna inanıyorum. Cemal Bey, palmiye dediğin böyle olur ve böyle dikilir! Hayatında böyle palmiye mi diktin, böyle palmiye mi gördün..!
Düşünsenize, kente giriş yapan biri, kendisini Antalya’ya girmiş, çıkan da Antalya’dan çıkıyorum zannedecek..Havayı Antalya Antalya soluyacak..!
Aslında, Başkan Pekel, “kasaba”nın çağdaş ve özgür bir kent görünümüne kavuşması için az çaba harcamıyor.
Pekel için “özgürlük”  kutsi bir kavram ve iktidarını sürekli ve garanti kılabilmenin yegane yolu.
Öyle ki, kentin bir çok ana caddesinde dünün meyhaneleri bugünün gece kulüpleri ya da pavyonları olmuş durumda. Vatandaş, özgür özgür evinin on adım ötesinde hem içiyor hem de mıncık mıncık bir yaşamın tadına varıyor.
Kent merkezi de aynı...Bandırma , tarihinde belki de ilk kez esnafı ve halkı ile “sereserpe Bandırma”yı yaşıyor. Kaldırımlar mı, çoktan satıldı. Önemli olan “özgürlük”..!
Bandırma, kendi kudsiyetini namahremini sıyırıp bir yana atmış,  Haydar Çavuş’un ve Şehitler Anıtı’nın önünde   keyif yapmanın zevkine varıyor.
Evet, o Arıcan   belası icat etti , “TAVERNA BANDIRMA” kavramını...Şeriatçı mıdır, komünist anarşist midir, Ergenekoncu ya da liberal midir, nedir ,bilinmez..Bilinen tek şey, ne idüğü belirsiz bir adam olduğudur..!

ÖZTAYLAN VE
MERAKONDULARI

Güzellikleri görmeyecek kadar bir adamın kör, kulaklarının sağır, düşünmek melekelerinden yoksun bir beyinsiz olması gerekiyor.
Oysa ki, Sedat Pekel’in 4 yılda yarattığı Bandırma harkesin gözlerinin önünde. Bunlar Hadise’nin dötüne bakacaklarına, ki  o da hoştur,  aylardır yıllardır liman boyunda verilen eğitim mücadelesine bakmalılar. Şu, hakkında elli türlü melanet üretilen Eğitim Destekevi’nden söz ediyoruz. TV’lerdeki Artema reklamları gibi kaderi  “aç-kapa”ya da dönse Liseler Vadisi gibi “merakondu” girişimlerinin ötesinde yüzlerce Bandırma evladını ilim ve irfana taşıyan aydınlık projeler var.

Bunu kime anlatacaksın!
YARDAKÇI ŞAKİR..!

“Merakondu”, Öztaylan icadıdır ve en büyük yardakçısı İlçe Milli Eğitim Müdürü Şakir Demirhan’dır.
Hep, Öztaylan ve hempaları konuşmayacaklar ya, gerçekleri gözüne gözüne bir de Sedat Pekel dürtsün bakalım:
İşte gerçekler:
- Hastane, bir merakondu’dur.
- Fakülte, merakondu’dur.
-Fen Lisesi de merakondu’dur.
-Teknik Liseler, aday, merakondu’dur..
-Adliye Sarayı, merasaray’dır.
İşin garip tarafı, Öztaylan, bir Galatasaray’lı da değil Beşiktaş’lıdır ama Pekel, gerçekleri kime, nasıl anlatacak..!

40 YILDIR ANLAŞILAMAYAN
BAŞKAN: PEKEL.!

Zaten, Bandırma’nın temel sorunu da anlama ve arlamama sorununda düğümlenmektedir.
Sedat Pekel’in en büyük sorunsalı budur. 21.yüzyılın Bandırma’sını bin bir türlü engelleme ve borca harca rağmen yaratmak için hayalin değil, kendi gerçeklerinin peşinden koşan Sedat Pekel, dört yıldır bir türlü anlaşılamamaktan şikayetçidir. Ama Pekel, asla pes etmediği gibi, anlaşılamma sorununu da anlaşılır kılabilmenin arayışlarını sürdürüyor.
Sn.Pekel, geçtiğimiz günlerde bunu da açıkladı ve Öztaylan’ın hala 2009 yerel seçimlerinin ŞOK’unu üzerinden atamadığını ve kendisini merakondularıyla hayal dünyasına bıraktığını söyledi.

Doğru bir tespit..!

ÖZTAYLAN, ŞOK’U YEMİŞ
BALIK GİBİ..!

Öztaylan, gerçekten de 2009 Mart yerel seçimlerinde, ellerinin arasından Bandırma Belediyesi’nin ve kentin uçup gittiğine 4 yıldır, bir türlü inanamadı.
Öyle ki, seçim sonuçlarının belli olmasıyla kendisini Erdek sahillerine vurup, “Ben,bundan böyle Erdek’in vekiliyim”dedi.
O günden bugüne, Bandırma’yı Ankara-Erdek güzergahında ara istasyon olarak kullanıp, Kasapoğlu’nun mekanında çay molası veriyor...(Çaylar şirketten..!)
Bir gün dayanamayıp, Öztaylan’a sordum:
- Ya, bu yeni belediye binasında senin de emeğin, katkın büyük. Bir kez de  orada oturup,bi çay içelim..
Arnavut inadı meşhurdur.Yanıtı hemen hazır, “Ben, oraya 2014 yerel seçimlerini kazandığımız zaman girer, bugün Pekel’in makamında cam kenarına oturup, kahvemi içerim..”
Vay anam vay...!
Bir onarılmaz ŞOK’un etkisinde olan ve yıllardır üzerinden bir türlü atamadığı ŞOK’un dışa vurumu karşısında istemeden irkildim.
Ekledi:
“ Zaten, projemizi de mahvetti. Biz iktidardayken karşıyız diyerek yürütmenin durdurulması talebiyle mahkemeye koşanlar, iktidara bi gelelim,bunların 20 trilyonluk yolsuzluklarını bir bir açığa çıkartacağız diyenler, iktidara geldikten sonra söyledikleri her şeyi unutup, taklacı güvercin oldular. Hem de ne takla..! Taklacı güvercin bunları görse, bunlar benden daha taklacı diyerek takla atmaktan vaz geçecek!”
Öztaylan’a bir dokun,bin ah işit,kapattık hemen konuyu. Adam ŞOK’da..!Dolabın kapağını açmaya gelmiyor, hemen buzları çözülüp,başlıyor anlatmaya... Tehlikeli konu, zaten bu konuya dalıp yazdığımız için Başkanımla mahkemeliğiz...Boru değil, çil çil 20 bin TL. istiyor..!

Yazma kardeşim, sana mı kaldı!?

Aynı muhabbeti Adnan Menderes’ teki eski Tekel binasında da yaşamadık mı? Tam, gitti gidiyor döner mi bilmem noktasına  varmışken, fren sesine tüm Türkiye uyandı..!
Kimse, Sedat Pekel’in fren istemine lağ etmemeli. Tutan, tek sistemi frenler..! Aynı şeyi, Çocuk Esirgeme Kurulu önüne yapılacak akaryakıt istasyonu olayında da yaşadık. Biraz susulsa, ses verilmese herşey tamamdı. Olmadı, oldurulamadı ve yine keskin bir fren sesiyle son anda bir kazaya mahal verilmeden çark etti..
Muhteşem bir refleks..!

DÜNYADA BÖYLE BİR
BELEDİYE VAR MI!?

Geçtiğimiz günlerde Bandırma Belediyesi’nde “dinleme” konusunda incilere tanık olduk. Kırk yıl düşünülse kimsenin aklına bile gelmeyecek hikayeler.
Buyrun, haberini okuyun:
“Bandırma Belediyesindeki dinleme skandalıyla ilçe gündemine gelen belediye gelirler müdürlüğü çalışanı Cevdet Zençirci, aylar sonra yaptığı açıklamasında ‘Bandırma Belediyesinde yaşanan bu olayın yasa dışı dinlemeyle hiçbir ilgisi yoktur. Tamamen arkadaşlar arasında yaşanan sıradan bir şakalaşmadır. Yaptığım bu şaka kimsenin istediği doğrultusunda değil tamamen kendi kararımca gerçekleşmiştir. Bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunulmamıştır. Böyle bir başvuru hiçbir zaman olmamıştır. Adımın kullanılarak bu tür bir olayın birkaç kez siyasi malzeme olarak kullanılması beni rahatsız etmektedir’ dedi.”

PEKEL’İN BİR “ANTENLİĞİ”
KALMIŞTI

Biliyorum, art niyetliler, hemen “arkadaşlar arasında sıradan bir şakalaşma” ifadesine takılacaklar.
Evet, “dinleme” olayı Türkiye’de bir vaka..! Sonunda bu konuyla ilgili Meclis Komisyon kurdu ve CHP Milletvekili Havutça da  bu Komisyonun üyesi..
Havutça, bu  dinleme olayını da Meclise taşımalı..! Ben, bu dinlenme olayının da Öztaylan’ın işi ve tertibi olduğuna inanıyorum. Yoksa, koskoca Sedat Pekel, kendi personelini dinletecek, değil ya..! Pekel’in bir “Anten Pekel” olmadığı kalmıştı, pes doğrusu...

Esen kalın...




Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ