Bugün: 18.10.2017

ÖZTAYLAN, BANDIRMA’DIR..!


Geçtiğimiz hafta içerisinde Bandırma’da AK Parti’nin yerel e genel seçimlerde, referandumlarda ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde parti olarak neden ve niçin başarısız olduğunu  farklı yönleriyle ele alarak, sorgulayarak, değerlendirmeye çalıştık. Her  iki makalemizde Bandırma’da ve özellikle de Erdek nezdinde okurlarımızın büyük ilgisini çekti ve izleyicilerimizden değişik  ama olumlu tepkiler aldığımızı belirtmeliyim.

ÖZTAYLAN ile ilgili görsel sonucu
ASKERİ DARBELER VE ÖZTAYLAN..!

Konu Bandırma hatta Güney Marmara ve Balıkesir olduğunda Mehmet Cemal Öztaylan’ı  merkez sağdan ve AK Parti’den  ayrı düşünebilmek, değerlendirebilmek mümkün değil.

1954 Bandırma doğumlu olan Öztaylan, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu…Gençlik ve üniversite yıllarından başlayarak Adalet Partisi içerisinde yer almış, 70’li yıllarda gençlik kollarında fiilen çalışmış ve kamuoyunda ‘ülkücü AP’li’ olarak  bilinen  bir isimdi.

27 Mayıs askeri darbesini ve darbecilerin  DP ve  iktidarına yönelik baskılarına çocuk yaşta tanık oldu. Muhafazakar bir ailenin ferdi  olarak Menderes, Polatkan ve Zorlu’nun idamını çocuk yüreğinde acı ile hissetti ve bu olay, siyasal yaşamını hep etkiledi, belirledi.

Askeri darbe ile 12 Eylül 1980’de  ülkücü arkadaşlarıyla birlikte fiilen tanıştı. Kimi zaman kaçtı kimi zaman derdest edilip, eziyet gördü ama kaçak olduğu yıllarda arkadaşlarının gördüğü işkenceleri ve zulmü hiç unutmadı.

‘TATLICI  ALİ  EFENDİ’NİN OĞLU..!

ÖZTAYLAN ile ilgili görsel sonucu
Yiğit soyu sopu ile tanınır. Öztaylan’da ‘Tatlıcı Ali Efendi’nin oğlu olarak, girişkenliği ve tez canlılığıyla kentin siyasal  ve sosyal yaşamında daha genç yaşta dikkatleri üzerine çekti ve  DYP’nden İl Genel Meclis üyesi seçildi.6 Kasım 1991 genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi’nden Balıkesir milletvekili seçildi.24 Aralık 1995’e kadar Balıkesir milletvekili olarak TBMM’nde  Abdülbaki Ataç, Ekrem Ceyhun, Hüseyin Balyalı, Ömer Lütfü Coşkun, Melih Papuçcuoğlu, Sami Sözat ile birlikte görev yaptı.

Siyasal yaşama yabancı olmayan Balıkesir’liler ve Bandırma’lılar, Öztaylan ile birlikte vekil olmuş isimlerin merkez sağ da ve DYP içerisindeki gücünü, ağırlıklarını bilirler. Güney Marmara ve Bandırma, 2000’li yıllarda bile özellikle de kamu hizmet ve yatırımları, projeler açısından  o dönemde Öztaylan-Balyalı’nın  çalışmalarının ‘ekmeğini’ yedi.(Üniversite, barajlar, hastane gibi…)

O siyasette kendisini hep geleneksel merkez sağın lideri Demirel’in talebesi olarak gördü ve Çiller’in DYP’deki genel başkanlığını ve liderliğini hiçbir zaman kabullenemedi. Vekilliği döneminde Meclis İSKİ  Komisyonu’ndaki icraatlarıyla hem Çiller’i  hem de  SHP’yi bunalttı. Bir anlamda DYP-SHP koalisyonunun bozulmasına vesile olan  ‘haylaz’ ve ‘hırçın’ vekillerden biri oldu.
ÖZTAYLAN ile ilgili görsel sonucu

O’ HEP CELALLENEREK CEMAL OLDU..!

ÖZTAYLAN ile ilgili görsel sonucu
Öztaylan, 1995 yılı Aralık genel seçimlerinde DYP’den yine milletvekili adayı oldu. Ön seçimde tam bir siyasi  hezimete uğradı. 1995 yılından 2004  yılı Mart yerel seçimleri öncesine kadar bir anlamda ‘siyasi inzivaya’ çekildi. 2004 yerel seçimleri öncesi kendi  ifadesiyle partinin yerini bile bilmezken ve parti içinden altı   belediye başkan aday adayı çıkmışken, partinin genel başkanı  Erdoğan’ın bir telefonu ile AK Parti’den başkan adayı yapıldı. O günleri anımsayanlar Öztaylan’ın başkan adaylığının ilçe yönetimi dahil parti içinde yarattığı ‘şok’u ve itirazları iyi bilirler.

Öztaylan, başkan adayı olarak parti içinde akılcı bir yöntem izledi ve  ismi etrafında diğer başkan aday adaylarına listesinde  yer vererek, yerel seçimi bir anlamda iktidar partisi DSP  ve yarıştığı rakiplerinin elinden bir anlamda söke söke aldı.
Burada dikkat çeken ve üzerinde önemli durulması gereken ayrıntı şudur: Başkan adayı Öztaylan, DP,AP ve DYP ekolünden bir isimdi ve ülkücü camiaya yabancı değildi. Başkan aday  adaylarından Öztaylan’ın listesinde yer almış  ve seçim sonrası başkan yardımcılığını üstlenmiş Recep Eraydın  ve Talip Yıldız ANAP’tan  partiye gelmiş isimlerdi. 

Öztaylan, bir anlamda merkez sağdan  AK Parti’ye gelmiş isimleriyle yerel seçimlere yönelik bir konsensüs kurmayı başardı. Yoksa, 2009 Mart   yerel seçimleri öncesi CHP’nin Sedat Pekel’in başkan adaylığı etrafında başkan aday adayları Dursun Mirza ve Ozan Onur’a listesinde yer vermiş olması, kent siyasetinde ve yönetiminde ilk kez tanık olunan bir olay değildi.
Bandırma, 1995 ile 2004 Mart yerel seçimleri öncesine kadar  ‘siyasi inziva’da olduğu dönemin  yararını  Öztaylan’ın AK Parti’den belediye başkanı seçilmesiyle hizmet ve yatırımlarıyla  tanışarak, gördü, yaşadı.
Ne ekerseniz onu biçersiniz..!


EŞEK ÖLÜR SEMERİ KALIR YA İNSAN ÖLÜRSE..?
ÖZTAYLAN ile ilgili görsel sonucu

Öztaylan’ın başkanlığının üzerinden on yıla yakın bir zaman geçmiş olmasına karşın Bandırma’da hala  belediye başkanlığı dönemindeki hizmet ve yatırımları konuşulup, tartışılıyor ise,(ki Öztaylan, başkanlıkta beş yılını tamamlamadan, 2007 genel seçimlerinde milletvekili seçildi) ortada hem Bandırma hem de  siyasi ve sosyal yaşamımız  açısından bir sorun var demektir, düştüğünüz ve kaybettiğiniz yerden kalkmasını bilemiyorsanız, ortada çözemediğiniz farklı sorun ve sıkıntılar var demektir.

Anımsayın..!

Cumhuriyet tarihi boyunca Bandırma’da ilk kez bir belediye başkanı  görev süresi dolmadan koltuğunu bırakarak   2007 genel seçimlerinde kendisini siyaseten riske edip, milletvekilliğine aday oldu ve yine kazandı..!
Anımsayın, vekil adaylığını üç vaatle sınırlandırmıştı. 1.si, devlet hastanesi inşaatının bitirilmesi, 2.si fakülte inşaatının tamamlanması, 3.sü, yılan hikayesine dönmüş yollar…Sözünde durdu ve yıllar önce başlamış ama sonu getirilememiş hastane ve fakülte inşaatları, yollar bitti..!

Eşek ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır, deyişini hep ondan duyduk…

VEFA, ’VEFA BOZACISI’ OLMAMALI..!

İnsanlar  ve toplum vefalı olmak zorundadır. Siyasal ve sosyal yaşamında, belediye başkanı ya da milletvekili olarak hiç eksiği ve yanlışı olmadı mı, olmaz mı, çoook..! 

O, riyayı ve  gıybeti hiçbir saman kabullenemedi, sevmedi… 

2015  Haziran genel seçimleri öncesinde 2.kez yeniden vekilliğe aday oldu ama listeye giremedi. Dostlarına  ve kaderdaşlarına gönül koydu, incindi ama  hizmet verdiği partisinde duvara asılı resmine bile tahammül edemeyerek, ‘bu resmi indirin…görmek istemiyorum’ diyenlerin, kişisel ve siyasi egolarının doyumsuzluğuyla  sergiledikleri fütursuzluğun  siyasi sonuçlarını her adımda ve seçimde yaşamak  kahretti onu…

Esen kalın..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 164