Bugün: 24.11.2017

OYUNU MHP,BAHÇELİ BOZDU!


1 Kasım genel seçimlerinin üzerinden günler geçti. 1 Kasım da sandığa gittiğimizde ise beş ay öncesinde 7 Haziran da sandığa gitmiş, siyasi irademizi sandığa yansıtmıştık.

 

O günden bu günü sandıkta hiç bir şey değişmeyeceğini, ülkenin yine koalisyon hükümetine mahkum olacağını, AK Parti`nin bir daha  sandıktan tek başına  iktidar partisi olarak çıkmayacağını iddia edenler 1 Kasım akşamı sandıklar açılıp ilk sonuçlar açıklanmaya başlayınca adeta ŞOK yaşadılar.

 

Oyların % 25`lik bölümü sayıldığında AK Parti oyları %53 oranında seyrediyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde bu oran geriledi ve  % 49.5 da  çivilendi.

 

Tarık Sürmelioğlu, Balıkesir POLİTİKA da  ne güzel yazmış ve dikkat çekmiş. Daha sandık başına gitmemiş seçmeni SÖZCÜ gazetesi, ‘yanınıza   beyninizi almayı unutmayın’, derken gerçekte ülkenin bir kesiminin  vatandaşına, halkına bakış açısını ne güzel özetlemiş.

 

‘Bidon kafalılar’, ‘göbeğini kaşıyan adamlar’, ‘ koyun sürüleri’, ‘beyinsizler’, ‘cahiller’, vs….

Ancak, Sürmelioğlu, Ak Parti’nin oylarında  %40’ın üzerinde bir  artma beklemekle birlikte, kendisinin de  % 49.5 oranını beklemediğini vurgulamış.

 

Ben, 1 Kasım seçimlerinin sonucunu HDP’nin alacağı oyların belirleyeceğini. HDP’nin %9,5-10,5 arasında oy alacağını öngörmüş ve bu öngörümün gerçekleşmesi durumunda siyasi tablonun değişeceğini vurgulamıştım.

Öyle de oldu!

 

Hatta bugünden şunu da söyleyebilmek mümkün: HDP, 1 Kasım genel seçim sonuçlarını da görmezden gelerek, aynı şekilde etnik temelde PKK’nın siyasi uzantısı olarak, terörle iç içe. Küresel güç odaklarının ve istihbarat örgütlerinin saç ayağı olmaya devam ederse, 2019’da gerçekleşecek yerel ve milletvekilliği genel seçimlerinde daha da gerileyerek, çözülecek, hatta % 10 barajını bile geçebilmesi hayal olacaktır.

Bu öngörüm,7 Haziran öncesi oynanan büyük siyasi operasyonla ilgili. Çünkü, küresel güç odakları, istihbarat örgütleri  AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’ı  bir şekilde durdurabilmenin ve geriletebilmenin tek yolunun CHP ve MHP’den geçmediğini gördüler. Bunun içinde HDP’nin  %10 barajını geçerek, AK Parti’nin  hükümet olabilmek için 276 sayısına ulaşmasını engelleyerek, önce koalisyona sonra tam anlamıyla siyasi yaşamdan egale etme amacını güderek, kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdiler.

Bu operasyon,7 Haziran da kısmi olarak başarı oldu ama operasyonun devamı gerçekleştirilemedi, oyun bozuldu.

 

Kim bozdu!?

Oyunu bozan ve operasyonun tamama ermesini engelleyen MHP ve Devlet Bahçeli oldu!

7 Haziran seçimleri sonrası Meclis başkanlığı seçimi, küresel operasyonun başarısı için  önemli bir adımdı. MHP’nin kendi Meclis başkanı adayını çıkartması ve CHP-MHP ile  hareket birlikteliğini ret etmesi, Meclis başkanlığını Ak Parti’nin kazanması,7 Haziran öncesinde hazırlanmış senaryonun bozulması anlamını taşıyordu.

İkincisi ise, koalisyon görüşmelerinde yine MHP’nin ve Bahçeli’nin  başbakanlık teklifi dahil, CHP ve HDP ile her türlü  iktidar bileşkesini ret etmesiyle gerçekleşti.

 

CHP ve Kılıçdaroğlu’nun o günlerdeki  tepkilerini ve AK Parti lideri Davutoğlu’nun bu gelişmeler üzerine yaptığı yorumu bir anımsayın.!

AK Parti ve Davutoğlu, ‘blok çöktü’, dedi..

CHP ve HDP ise, buna PKK üst yönetiminin, cemaatin, işbirlikçi sol grupların, Halk TV’nin, Taraf, TÜSİAD’çılar ve Doğan medya grubunun yorumları da dahil, siyasi açıdan büyük bir şansın MHP  tarafından elden kaçırılmasına neden olduğuna dikkat çekildi.

Onun içindir ki, 1 Kasım seçim sonuçlarının netleşmesi sonrası tüm bu taraflar, MHP ve Devlet Bahçeli’yi hedef göstererek, adeta siyasi açıdan çarmıha germeye çalışıyorlar.

Bugün ortaya çıkan tablo için şu söylenebilir: 7 Haziran öncesi küresel güç odaklarının, istihbarat örgütlerinin kurguladıkları ve işbirlikçileri aracılığıyla sahnelemeye çalıştıkları  oyunu öncelikle MHP ve Devlet Bahçeli bozdu!

Kuşkusuz,bu nokta da  AK Parti kurucusu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 haziran genel seçim sonuçlarının okunmasından ve 1 Kasım genel seçimlerine uzanan süreç de geliştirdiği siyasi reflekslerin rolünü yadsıyabilmek de  mümkün değil.Bu ayrı bir yazı kanusu…

1 Kasım seçim sonuçlarına dönük siyasi liderlerin ve analistlerin PKK-HDP’nin  terör eylemlerine vurgu yapmalarını bir yere kadar anlamlı buluyorum.

Çünkü, PKK-HDP kuruşundan günümüze zaten bir proje idi. Taşerondu, figürandı. Bu tür sosyal ve siyasal olaylarda projeler, taşeron ve figüranlar ne kadar önemli ise o kadar  değer  verilebilinir ya da anlamlandırılabilinir.

 

1 Kasım seçimleri sonrasında başta Doğan medya grubu olmak üzere cemaatçilerin PKK/HDP konusunda ki aşağılayıcı yorumları, figüre kapının dış mandalı olarak yaklaşmaları bundan dolayı sürpriz olarak görülmemeli.

Dün olduğu gibi seçim sürecinde de tepe tepe kullanıldılar ve bir  kenara, şimdilik, atıldılar.

Şimdilik bu kadar. 1 Kasım seçimleri ve sonuçlarını değerlendirmeye devam edeceğiz.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 508