Bugün: 26.06.2017

OYUNU HEP BİRLİKTE BOZALIM!


19 Haziran’da, yargı kararıyla, MHP’de yaşanan tüzük değişikliğinin gerçekleştiği kongre ve sonrasında  MHP’nin geleceğiyle ilgili  endişeler ve kaygılı bekleyiş bitmedi. MHP lideri ve merkezi, 19 Haziran kongresini ve tüzük değişikliklerini  baştan  red etti.

 

ATSIZ’DAN MHP’YE TÜRKÇÜ-TURANCI HAREKET!

 

9 Şubat 1969 da kurulmuş da olsa MHP’nin ideolojik  açıdan tarihsel evrimini anlayabilmek için  1930’lu yıllarda Nihal Atsız’ın öncülüğünü yaptığı Türkçü-Turancı  görüşlerini diye getirdiği yayın  ve örgütlenme faaliyetlerini incelemek, anlamak gerekiyor. Orkun ve Ötüken  dergilerini çıkartan Atsız ve arkadaşları,2.dünya savaşı yıllarında Nazilerin savaşı kaybedeceğinin anlaşılmasıyla birlikte  Türkiye’nin değiştirilen  dış politikasına ve SSCB’ye şirin görünebilmek için 1944 yılında bir çok kez tutuklandı, yargılandı, ‘tabutluklarda’ işkence  gördü. Atsız,  yaşamı boyunca parti fikrine sıcak bakmadı  ama düşünceleri, Türkçü-Turancı hareketi, başta Alpaslan Türkeş ve arkadaşları olmak  olmak üzere derinden etkiledi.


MHP’nin kuruluşu ve oluşumunda  Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi`nin özel bir yeri var. 8-9 Şubat 1969 günlerinde Adana`da yapılan genel kongrede  CKMP’nin adı  değiştirilerek MHP olarak belirlenirken, Türk-İslam anlayışı doğrultusunda Türkeş’in  1965 de yazdığı, ‘9 Işık’ kitabı, MHP programının temelini oluşturdu.


6 OK  VE  9  IŞIK!


Atsız’ın eserlerini, çileli mücadelesini  ve Türkeş’in  9 Işık’ını günümüzde  acaba kaç MHP’li ülkücü ya da en genel ifadeyle Türkçü-Turancı-İslamcı okuyup, incelemiştir,  ayrı bir  sorgulama  konusu. Ya da Mustafa Kemal’in 6 Ok’u ile Türkeş’in  9 Işık’ı arasında bir ilişki, bir ayrılık var mıydı? Öncelikle 6 ve 9 Ok’u bileceksiniz ki, etkileşimi ya da aykırılığı anlayalım!


9 Işık doktrini şu normlardan  oluşuyor: Milliyetçilik, Ülkücülük, Ahlakçılık, İlimcilik, Toplumculuk, Köycülük, Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik, Gelişmecilik ve Halkçılık, Endüstricilik ve Teknikçilik.


2015 yılına göre, MHP’nin  ülke genelinde 450 bin üyesi bulunuyor ve Meclis de 40 milletvekili ile temsil  edilirken, 3 büyükşehir belediye başkanlığını, 167 belediyeyi, 174 İGM üyeliğini, 3 501 belediye meclis üyeliğini elinde bulunduruyor ve 1 Kasım genel seçimlerinde 11,9 oranında oy almış bir parti.


Bu makale ile derdimiz, MHP’nin tarihini özetlemek değil. Bu geniş, ayrıntılı  çaba gerektiren  ayrı bir yazı konusu. Ancak, son  yıllarda ve aylarda yargıya taşınmış MHP de yaşananların layıkıyla anlaşılabilmesi için,Türkçü-Milliyetçi-Turancı  Hareketin  ve MHP’nin tarihinin iyi anlaşılması gerektiğine inananlardanım.

 

ÖZDAĞ: SOROS’UN MHP’Sİ AMAÇLANIYOR!

 

Çünkü, bugün MHP lideri Bahçeli ve parti üst yönetimi, partiye dönük kapsamlı  ve derin bir operasyondan söz ediyor. Kamuoyunda  ise yaşanan operasyonların 2011  yılında MHP’nin 10 genel başkan yardımcısına yönelik kaset  skandalı ile tavan yaptığı kanısında. Öncesinde bulunduğu gibi, CHP lideri Baykal, yine bir kaset vakası ile parti liderliğinden ayrılmış, CHP liderliğine Kılıçdaroğlu taşınmıştı. Ancak, CHP de gerçekleştirilen kaset operasyonunu başaranlar, MHP de aynı başarıyı elde edememişlerdi.


Yine, kamuoyunun genel kanısı,  siyasi yaşamımızın iki kilit partisine dönük operasyonun taşeronu  ‘Pensilvanya’ yani cemaat odaklı olduğuydu. Bunun Türkçesi, operasyonun   kurgucusu ve düzenleteni, başta ABD ve CİA idi! Kaset operasyonunu CHP’de başaran güç, böylece siyasal mühendislikle  ‘Yeni CHP’yi dizayn ederken, operasyonun MHP’de başarısızlığının nedeni, Bahçeli ve parti yönetimiydi ve bu ekip, MHP’nin yönetiminden mutlaka gönderilmeliydi ama göndermek için de aceleci davranılmadı.


Cumhurbaşkanlığı seçimleri Ak Parti’nin  yara alabilmesi  ve Erdoğan’ın süngüsünü düşürebilmek için bu güçler için bir nimetti. Ekmelettin İhsanoğlu’nun CHP_MHP’nin ortak başkan adayı olarak sunumu da yeterli olmadı ve yine Ekmelettin operasyonu tutmadı! MHP genel başkan adayı ,milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, operasyonların amacını ne güzel özetlemiş; Ortaya bir Soros MHP`si çıksın, isteniyor diyor!


MUSTAFA KEMAL’İN CHP’Sİ  VE KILIÇDAROĞLU’NUN ‘YENİ CHP’Sİ.!


7 Haziran 2015 genel seçim sonuçları, MHP’ye  yönelik operasyonun bir üst perdeye taşınmasına tanık oldu. Seçimlerden AT Parti 1.parti olarak çıkmasına, ancak tek başına hükümeti kurabilecek vekil sayısını elde edemeyince,  dışarda yürütülen kampanya Doğan ve FETÖ medyası eliyle  kapsamlı bir algı operasyonuyla içe taşındı, CHP-HDP öncülüğünde yürütülen % 60’lık blok tartışmalarıyla,  CHP-MHP-HDP koalisyonu için düğmeye basıldı. MHP lideri Bahçeli’nin ve parti yönetiminin  bu operasyona direnç göstermesi ve  seçimlerin 1 Kasım da yenilenmesi sonrası AK Parti’nin tek başına iktidar yeter sayısına ulaşmasıyla, operasyon MHP liderliği ve üst yönetiminin fiilen tasfiye edilmesine yönelik  bir hamleye  dönüştürüldü.


Küresel yani emperyal  güçlerin ve işbirlikçilerinin dertleri ve davaları ne? Ak Parti’nin  frenlenmesinin ötesinde cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu veya bu şekilde  ama mutlaka, durdurulması ve  ülke yönetiminden, siyasal  yaşamdan uzaklaştırılması, tasfiye edilmesi. Evet, bu  Cumhuriyet Devleti tarihinde yaşanan  en büyük iktidar mücadelelerinden biri!

 

TÜRKİYE İLE HESAPLAŞMA DERDİNDE OLANLAR ‘DARBE’ ARAYIŞI  İÇİNDE!


Küresel, yani sömürgeci ülkeler, güçler ve işbirlikçileri bu amaç ve dava için gözlerini karartmış, gözleri kan bürümüş bir şekilde, ABD`nin eski başkan yardımcısı Dick Cheney`nin ulusal güvenlik danışmanı John Hannah tarafından kaleme alınan ve Foreign Policy adlı haber sitesinde yayınlanan yazıda Erdoğan için, "başta ABD ve Orta Doğu ile Avrupa ve Türkiye için tehlikeli şahıs" gibi skandal ifadeler kullanılıp, "Er ya da geç bir hesaplaşma günü yaşanacağını" vurgulayıp,  gerekirse askeri darbe yapılarak  bu hesaplaşmanın tamamlanacağına dikkat çekiyorlar.

‘Askeri darbe’ sözcükleri, MHP ve ülkücülere  yabancı  kavramlar değil. Soluyla s

ağıyla, devrimcisi ve ülkücüsüyle askeri darbelerin ne demek olduğunu, ne anlam ifade ettiğini hep gördük, yaşadık. ’Bir sağdan bir soldan asıyoruz. Bunları asmayıp da besleyecek miyiz’ diyen  faşist, Amerikancı, siyonist, NATO’cu, IMF’ci, işbirlikçilikleri ve hainlikleri iliklerine kadar işlemiş  beslemeleri   tanımak için tercümana ihtiyacımız var mı? Takılmayın yüzlerindeki maskelere!  O maskelerin andında ne var, biliyoruz!


Bu oyunu ve ardı arkası kesilmeyen operasyonları durduracaksak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek, bizler durduracağız. Bu ülkenin yurttaşları, seçimle  getirdiklerini seçimle göndermesini bilecek demokrasi bilincine ve iradeye sahiptir. Milli iradenin tecellisinden ve demokrasiden  başka şeyler anlıyorsak, vay halimize!

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 305