Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • OYUN KURANLARIN OYUNU BOZULUYOR!

OYUN KURANLARIN OYUNU BOZULUYOR!


"Tekraren ifade ediyorum, başaramayacaksınız. Milletimizi bölemeyeceksiniz, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, vatanımızı parçalayamayacaksınız, devletimizi yıkamayacaksınız, ezanlarımızı susturamayacaksınız, bu ülkeye diz çöktüremeyeceksiniz, bu halka boyunduruk  vuramayacaksınız."


Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe’de yaptığı konuşmada, Suriye’de  DAEŞ  ve PYD’ye yönelik TSK’nin bu sabah başlattığı operasyonla ilgili  vatandaşlara böyle sesleniyor, verdiği mesajlar ayakta alkışlanıyordu.


Erdoğan’ın konuşmasının tarihi bir konuşma olduğunu vurgulayalım.


Şöyle devam ediyor:


“Bu sabah Suriye`nin kuzeyinde sürekli ülkemizi tehdit eden DAEŞ, PYD gibi terör örgütlerine yönelik bir operasyonu ordumuz başlatmış durumda.  Sabah saat 04.00 itibariyle Suriye`nin kuzeyinde ülkemizi tehdit eden DAEŞ, PYD gibi terör örgütlerine yönelik operasyonu ordumuz, güvenlik güçlerimiz başlatmış durumda. Bir millet şüphesiz ki onuruyla, gururuyla vardır. Bir millet istikbal, istiklal mücadelesiyle iman etmesiyle vardır. Şu anda da ne yazık ki Suriye`den ülkemize Gaziantep`e, Kilis`e yapılan bu saldırılar bir yere kadar. Bu iş burada noktalanması lazım dedik. Bu sabah 04.00`te bu süreç başladı. Bu işi çözmemiz gerekiyor.


“Birileri meydan okuyorlar. Suriye Türkiye için şöyle olacak böyle olacak diyorlar. Buradan sesleniyorum. `Siz ne olacağınızın hesabını yapın` Türkiye`ye tehdit unsuru oluşturacak kim varsa bu millet ordusuyla, polisiyle, korucusuyla, milletiyle vardır, var olacaktır. Bu ülkenin arkasında kendi vatandaşlarımızla birlikte dünyanın her yerinde yüz milyonlarca kardeşimizin duası vardır. Allah`ın izniyle önümüze çıkacak tüm engellerin üstesinden geleceğimize inanıyorum.”


Bu sözün bittiği yerdir!

 

 SABIR TAŞI ÇATLAYINCA,SÖZLERİN HÜKMÜ BİTER!


 Devletler, devlet yöneticileri  ve siyasal iktidar temsilcileri  genel olarak, bölgesel ve uluslararası güvenlik konularında  sözün bittiği noktadan ısrarla uzak durmaya  çalışırlar. Çünkü, sözün bittiği nokta, askeri gücün kullanımı ve savaştır!


Türkiye de, devletin ve milletin sabrı yıllardır sınanıyor. Dün de yazdım, bu ülkenin ve halkının birilerinin üzerimize saldığı  lejyonistlerle işi olmaz, diye. Devletin ve milletin sabrı, yıllardır  düşmanlarımız tarafından  zayıflığımız olarak algılandı.


Uluslararası alanda ve bölgemizde oyun üzerine oyun kuranlar, cüretkarlıklarını gün be gün arttırarak, Türkiye’nin ulusal bağımsızlığına ve egemenliğine göz dikerek, içimizdeki lejyonlarıyla  ülkemizi ameliyat masasına yatırıp, diledikleri gibi ameliyat yapmaya, kesip biçmeye soyundu. Patlatılan her bomba, sıkılan her kurşun canımızdan can aldı.


Osmanlı devletini ‘hasta adam’  olarak görüp, el birliğiyle parçalamanın ve kendi emperyal amaçları için paylaşmaya soyunanlara son toprak parçası Anadolu’nun Türk yurdu olarak korunmasına yönelik  ulusal kurtuluş savaşını ve  Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunu, Lozan’ı hiçbir zaman içlerine sindiremediler. Cumhuriyet Türkiyesi’ni de ‘hasta adam’ olarak onlarca yıldır, varlığımıza ve bağımsızlığıma  göz dikip, içerdeki lejyonistleri  aracılığıyla ellerinden geleni artlarına koymadı.


BU TOPRAKLARIN VE MİLLETİN DİLİNİ ANLAYAMAYANLAR!


2000’li yılların Türkiyesi’nin içine sürüklenmek istendiği bataklıktan adım adım kurtulması ve ‘Yeni Türkiye’yi yaratma çabası, uykularını kaçırdı! Yüzlerce onlarca yıldır  ülkemize ve bölgemize yönelik oyun kurmayı alışkanlık haline getirmiş olanlar, bir bir oyunları bozuldukça 15 Temmuz darbe kalkışmasıyla çılgınlıklarını zirveye taşıdı ama yine başaramadılar!


Bu ülkenin, devrimcileri de, ülkücüleri de,  ulusal solcuları da, Kemalistleri de, milli görüşçüleri de,  Müslümanları da emperyalizmin, NATO’nun ve siyonizmin ne olduğunu  çok ama çok iyi bilirler. Söz konusu vatan olduğunda  izm’lerin bu topraklarda hükmü yoktur!


15 Temmuz  darbe kalkışmasının ilk anlarında evinden, iş yerinden helalleşerek sokaklara, meydanlara fırlayıp, çıkan tankın, mermilerin, bombaların üzerine  ölümüne bir inançla yürüyen, uçaklara yumruk sallayan, günlerce kentlerinin meydanlarında nöbet tutan  insanların ‘izm’leri yoktu!


Seni beni, şucusu bucusu yoktu!


SÖMÜRGECİLERLE HESAPLAŞMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR!


Herkes şunu biliyor: Bu halkın bir ferdinin genç yaşlı, kadın erkek saçının teline zarar gelirse, bu ülkenin bir karış  toprağına göz diken olursa, söz biter. ‘Ya özgür vatan ya ölüm’ şiarı bir ninni ve bir türkü gibi milletin ağzına ve yüreğine oya gibi işlenir! Silemez, söküp atamazsınız. İşte, bugün Türkiye, tam da bu nokta da, sınırın en ucundadır. Ötesi uçurummuş, hikaye…


“Bugün ölmek için ne güzel gün anne” bir aşk, bir sevda şiirinin dizeleri gibi...


Bu sözlerin ağırlığını, ancak,  bu milletin çocukları bilir!


BU ÜLKE VE MİLLET NE İSTİYOR?


Yapılan son anketlerde Türk halkının, 15 Temmuz sonrası eğilimleri ne güzel de ortaya çıkmış. Türkiye halkı, ne ABD ne  NATO’ya, ne de Avrupa Birliği ülkelerine inanmıyor ve güvenmiyor.


Halk, Türkiye’nin artık, yeni bir ulusal güvenlik stratejisi geliştirmesini, yeni stratejik ortaklar araması gerektiğini ama en önemlisi ulusal bağımsızlığını ve egemenliğini titizlikle koruması gerektiğini istiyor.


Görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun, mühürlenmiş ağızlar dillensin artık: Bu millet, ‘Yeni’ ve ‘Güçlü’ bir Türkiye istiyor! Her şeyi ile  ‘yerli’ ve ‘milli’ olanı üretmeyi başarmış bir ülkeyi özlüyor!


TSK’nin Suriye operasyonu başladıktan sonra  ABD ve NATO’nun köpeği, Salih Müslim İngilizce tweet atmış: “Türkiye Suriye batağındadır. DAEŞ gibi o da bozguna uğrayacaktır.”


Erdoğan’ın yanıtı ise gecikmedi: “Sen Türkiye’nin ne olacağına değil kendinin ne olacağına bak!.”


Güzel, anlamlı  ve tarihi  anlar, günler yaşıyoruz sevgili okurlar. Ülkede PKK’  lejyonistlerine karşı patlatılan her mermi, derdest edilen her FETOCU, Suriye’de temizlenen her karış toprak, bilin ki, şimdi, ABD’nin, NATO’nun , AB’nin ve İsrail’in canından can alıyor. Biraz  içiniz serinlesin!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 324