Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ORADAN ÖYLE Mİ GÖZÜKÜYOR..?

ORADAN ÖYLE Mİ GÖZÜKÜYOR..?


Bir şehir düşünün! 
Yolları harap. 
Trafik sorunu çözülmemiş. 
Bırakın yaya kaldırımlarını, 
Sokakları bile işgal edilmiş. 
Toplu taşıma sorunları çözümlenmemiş.
Alt yapı sorun yumağı.
Cadde ve sokakları pislikten geçilmiyor.
Gürültü kirliliği var.
Arabasının üstüne oparlör takan yollarda.
Çevre kirliliği almış başını gidiyor.
Yılın yarısında pislik kokuyor.
……………………………?
İnsanlar..? 
İnsanlar işsiz güçsüz.
İnsanlar gülümsemeyi unutmuş.
İnsanlar düşünceli dalgın.
İnsanlar kaygılı.
İnsanlar çaresiz.
İnsanlar mutsuz..!
İnsanlar UNUTKAN..!
                                            
                              ***

Diğer tarafta yerel yönetimin her gün dağıttığı davetiyeler.
Resim sergisi, fotoğraf sergisi, anma günleri, şiir dinletileri v.s. 
Etkinlikler, etkinlikler ve etkinlikler. 
Sakın yanlış anlamayın bende gidiyorum bu etkinliklere de şöyle etrafıma bakıyorum ve soruyorum kendime.
Neden hep aynı kişiler neden..?
İnanın yüz, yüzelli hadi bilemedim ikiyüz kişi olsun. 
Bu ikiyüz kişi mutlu mu..?
Mutlu..!
Sadece yer değiştiriyorlar.
Sırayla sahne alıyorlar.
Sizin anlayacağınız kısır bir döngü..!
Bunca masraf, bunca emek bu ikiyüz kişi için mi..?
Böyle mi olmalı..?
Kendimiz çalıp kendimiz mi oynamalıyız..?
Hiç bunları sorguluyor muyuz..?
Böyle olmasının nedenlerini
Biliyor muyuz..?
İnsanlar işsiz,
İnsanlar kaygılı
İnsanlar çaresiz.
Gençlerin boynu bükük.
Gençler işsiz.
Gençler anne babanın eline bakıyor.
Peki..!
Bunun için ne yapıyoruz..?
Koskoca bir HİÇ..!

                                               ***

     Yerel yönetimin icraatlarına bakıyoruz, emekliye cennet..!. Sanki orada o işi yapacak kapasitede bu şehirde hiç genç yok. Vaatlerini sadece böyle tasarruflarda kullanıyor. İşine son verilen gençler ve yerine getirilen emekliler. Peki bu halka verdiğin vaadler..? 
     Onlar nasıl olsa unutacaklar.
     Soruyorsunuz koskocaman bir sessizlik…………? 

                                               ***

     Baktığınızda seçimler öncesi çeşitli proje ve vaatleriyle öne çıkarak yaklaşık kırkbeşbin kişinin oylarıyla göreve layık görülenlerin sadece ikiyüz kişi ile sınırlanan bir memnuniyet yaratması mı..?
     Yoksa ona güvenerek görev verenlerin beklentilerinin yerine getirilmemesi sonucu oluşan hayal kırıklığının getirdiği mutsuzluk mu..?
     Tabi ki bu bulunduğunuz konuma bağlı. Siz eğer o mutlu ikiyüz kişinin içinde yaşarsanız herkesi mutlu görebilirsiniz. Aldanırsınız..!
     Aynı fıkradaki gibi,
     ‘’ Okyanusta gemi batmış; bir Fransız kadın, bir İngiliz erkek, bir de bizim Temel yüzerek minik bir adaya çıkmışlar. Ada tam karikatürlük, tek bir ağacı var; birinin çıkıp, gelip geçen gemilere işaret vermesi gerek. Fransız kadını kuraya sokmamışlar, Temel, ingilize itiraz etmiş: "Ben ağaca çıkarsam, sen bu kadına bir halt edersin!" İngiliz şaşırmış, "Hiç olur mu?" demiş. Temel kadını adanın öbür ucuna gönderdikten sonra ağaca çıkmış ve başlamış bağırmaya: "Dokunma madama, çek elini!" İngiliz dayanamamış, Temel inmiş, İngiliz çıkmış ağaca, çıkar çıkmaz da Temel kadına yanaşmış, İngiliz de ağaçtan bakınca başını sallamış: "Demek buradan öyle görünüyor..? "
  Sizce…!  ORADAN ÖYLE Mİ GÖZÜKÜYOR..?

     Sağlıcakla kalın..!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 748