Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • Onursal Başkan mı Başkan mı!?

Onursal Başkan mı Başkan mı!?


29 Haziran tarihinde gerçekleşecek Bandırmaspor Kulübü Kongresi öncesi  Göksel Karlahan’ın başkanlığa aday olması ve basın toplantısında kulüple ilgili dile getirdikleri ile beraber  kongre süreci karmaşık ve sorunlu bir hal aldı.


Ne Bandırmaspor camiasının ne de spor kamuoyunun yaşananları anlayabilmesi mümkün değil..


Örneğin, ‘onursal başkan’ olmasına karşın belediye başkanı Mirza’nın kulüp başkanıymışçasına  kulübün tüm sorunlarıyla fiilen ilgilenmeye başladığı, bizzat futbolcu transferlerine müdahil olduğu, gelir ve gider durumundan 29 Haziran’da gerçekleşecek kongre için üyelerle bire bir  görüşmelerde bulunarak,bir yandan destek isterken diğer yandan da yeni yönetim oluşturma faaliyetlerine dikkat çekiliyor.


Ben sporun her branşının iyi bir izleyicisi olmakla birlikte özellikle futbolun teknik yönlerini bilmem ve anlamam ama bir bilene sormayı da hiçbir zaman ihmal etmem.

-          Bir spor kulübünde ‘onursal başkan’ nedir, diye soruyorum?

-          Hiç bir şey demektir, diye yanıt alıyorum.


Bilenler, spor kulüplerinde  kulübe maddi ve manevi katkısı büyük olanların, elde edilmiş sportif başarılarda rolü ve payı olanların mevcut kulüp yönetimi ve üyeleri tarafından topluma örnek olması ve topluma teşvik edici kılınması için  resmiyette hiçbir önemi ve etkisi olmayan ‘onursal başkanlık’ payesini belli kişilere verildiğine dikkat çektiler.


Yani olay sembolik bir yetkilendirme…!


Ancak, biz de öyle değil. Bandırmaspor Taraftarlarının verdiği iftar da ‘onursal başkan Mirza, teknik direktör Mustafa Uğur ile birlikte çalışmaya devam edeceklerini, takımda 12 kişiden oluşan bir iskeyet kurulacağını,ayrıca her mevkide oynayacak iki oyuncu alma konusunda bir transfer politikası izleyeceklerini anlatıyor.


Futbolun ‘A-B-C’sini bilenler ise  komik oluyorlar, ‘bu işler onursal başkanın işi değil, yine kötü sonuçlara zemin hazırlanırken, kentin paraları çarçur edilecek diyerek yaşananlara itiraz ederek, tepki gösteriyor.


TÜRK FİLMİ GİBİ..!


Ancak,Erhan Elmastaş’ın kulüp başkanı seçildiği günden bugüne kentte  ’onursal başkan’ hikayesinin bu alışılmış durumundan farklı bir durum yaşanıyor.


Nasıl mı..?


Bandırmaspor kulüp başkanlığını  doğrudan üstlenmek ve risk almak istemeyen belediye başkanı Dursun Mirza’nın  masa başında devşirilmiş bir formülle  Elmastaş kulüp başkanı olarak tayin edilirken, Mirza’nın da ‘onursal başkan’ yapılarak, perde arkasında kulübü yöneten gerçek başkan olması esprisi…


Bu durum aslında spor kamuoyunda yeni bir rivayet değildi. Elmastaş’ın kulüp başkanı seçildiği değil, tayin edildiği ilk günden başlanarak, kulüp camiasında, spor kamuoyunda konuşulan,çekiştirilen bir husustu.


Bu garip ve düşündürücü olayın  değerlendirmesini Bandırma siyasi  kamuoyu ile spor kamuoyu yapmalı diye düşünüyorum.


Ben, Bandırmaspor’u amatörden alıp muhteşem bir mücadeleyle Spor Toto 1.ligine taşıyan  Mehmet Kılkışlı’nın son 10 yılında hikayesini çok iyi bildiğini ama anlamsız ve kısır polemiklere girmekten kaçındığı için bu konularda konuşmak istemediğini düşünüyorum.


Peki konuşmalılar mı?


Evet, Kılkışlı ve o dönem Bandırmaspor’a emek  ve omuz  vermiş, elde edilmiş sportif başarılarda payı olan her isim konuşmalı…


Başka..!?


Bandırma’da sportif başarılarıyla öne çıkmış, üç büyüklerde top koşturmuş, milli formayı giymiş, gol kralı olmuş  isimler de konuşmalı.Konuşmalarından rahatsızlık duyulmamalı..


BANDIRMA KONUŞMALI..!


Karlahan’ın kulüp başkanlığına adaylığını açıklamasıyla birlikte  başkanı Mirza ile yaşadığı diyaloglar tüm spor camiasının ve siyasi kamuoyunun, gazetecilerin üzerinde düşünmesi ve sorgulaması gereken diyaloglar.


Bu diyaloglar bizlere ve dolayısıyla da Bandırma’ya çok şey anlatıyor…


Örneğin,sn.Mirza, Göksel Karlahan’dan başkan adayı olacak ise 2 milyon TL:yi neden ve niçin istedi..? Neden ve niçin 500 bin  TL. yada bir milyon TL, 2,5 milyon veya 3 milyon TL değil de 2 milyon TL…?


Bu durum ve bu diyaloglar daha da manidar  değil mi?


‘Onursal başkan’ Mirza ile başkan Elmastaş yaptıkları basın toplantısında  Mirza, bir yandan Karlahan’dan 2 milyon TL. istemediğini iddia ederken, bir yandan da, “Eğer, kulübe başkan olacak kişi ya da yöneticiler,2 milyon sıcak para getirirlerse,bizim de bulacağımız kaynaklarla sezon rahat başlar,rahat gider ve daha iyi sonuç alırız..Benim genel anlamda söylediğim buydu.O da ‘ben bu   2 milyon TL.yi bulamam’ dedi ve konu kapandı.”


Karlahan, neyi doğru  söylememiş, anlayabilmek mümkün değil.


KARLAHAN 4 TRAFİK İHLAL SUÇU İŞLEMİŞ..!


Yanıtsız kalan sorular kamuoyunda bir şekilde yanıtını bulur. Örneğin, sn. Mirza’nın Karlahan’dan başkan adaylığı karşılığında talep ettiği 2 milyon TL:nin aslında gideceği adresin Elmastaş olduğuna dikkat çekiliyor. Bu 2 milyon TL.nın de hikayesi çok ilginç. Ucundan kenarından bu hikayeyi paylaşalım.


Kılkışlı’dan devralınan Bandırmaspor yönetiminde siyasi   bir uzlaşı yaratmak ve kente olumlu bir mesaj  verebilmek amaçlı AK Parti, CHP ve MHP’lilerden oluşan karma bir yönetim oluşturulur.Acil paraya ihtiyaç vardır. Yöneticilerden kredi çekilecek bankaya kefil olmaları istenir. (Anımsıyor musunuz? Bir anda CHP ve AK Parti’den bir çok isim yönetimden istifa eder…Yönetimde sorumluluk almış olanlar bu teklifi kabul etmez.) Bir kahraman çıkar ortaya ve 2 milyon TL:yi masanın üzerine koyar…!!!


Bu hikaye doğru mudur yanlış mıdır bilemiyorum. Ancak, sn . Mirza’nın Karlahan nezdinde peşine  düştüğü  2  milyon TL.nin bu 2 milyon TL. olduğuna dikkat çekiliyor ki ‘onursal başkanın açıklamalarından sorunun 2 milyon TL .değil. 4 milyon 300 bin TL: olduğunu da öğreniyoruz.


Evet, Karlahan, onursal başkanı Mirza nezdinde cezalı..Dört  konuda trafiği ihlal suçu işlemiş ve  kongre öncesi ikili görüşmelerden ‘açık ağızlı’ olduğu için men edilmiş.


Oysa ki, Bandırma’nın gerçek anlamda ‘açık ağızlılar’a  ihtiyacı var. Bu kentin konuşmaya, sorun ve sıkıntılarını özgürce dile getirmeye, olmadı haykırmaya ihtiyacı var. Yoksa, yurtdışı ve yurt içinden haremağaları  ve haramiler  istediler diye ele ‘adalet istiyoruz’ yazılı karton alıp,yollara düşmenin fazla bir kerameti yok…Konuşmanız gereken yerde konuşmuyor, duruş sergilemeniz gerektiği  yerden bir şekilde sıvışıp kaybolur,Bağdat Yolu’nda adaleti ararsınız!!!


Evet, Asiye nasıl kurtulur hikayesi gibi, Adalet nasıl kurtulur..!?


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 83