Bugün: 19.10.2017

NEYİN PEŞİNDESİNİZ?


25 Şubat tarihli Hürriyet gazetesinde yer alan ‘Karargah rahatsız’ ve ‘7 soruya 7 cevap’ başlıklı yorum haberler bir  an da ülkenin gündemine oturdu. Başbakan, cumhurbaşkanı derken, MHP genel başkanı Bahçeli  yanı sıra TSK adına genelkurmay başkanlığı adına da  resmi bir açıklama yapılarak, sert tepkiler dile getirildi.


Hürriyet gazetesinin söz konusu ‘yorum haberi’  ve manşetiyle ilgili sesi çıkmayanlarda var. CHP adına ortada resmi hiçbir tepki, açıklama  yok! Keza HDP’nin ‘tık’ı çıkmıyor.


‘Yahu bunda ne var. Bir çok gazete, televizyon  var. Biri öyle biri böyle haber yapar. Basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü olmalı.  Bir haber üzerine bu kadar kıyamet neden ve niçin kopartılıyor ki’ diyebilirsiniz.


MİLLET  BIKTI  AMA  BUNLAR  BIKMADI!


Ancak konu bu kadar basite  alınacak ve  geçiştirilecek bir vaka değil!


Ülkemizde darbeler tarihini bilen, tanık olan ve darbeciler ile darbelerin dolaylı ya da dolaysız mağduru kılınmış her insanımız  ‘medya’ ile darbeciler ve darbeler arasındaki ilişkiyi bilir!


Konu; Hürriyet gazetesi ve bağlı olduğu Doğan Grubu, Doğan Grubu’nun sahibi olan Aydın Doğan ile Doğan’ın uluslararası  ve ülke içi bağlantıları, paydaşları, ilişkileri yanı sıra ülkemizde gerçekleşmiş darbelerde geleneksel olarak üstlendiği rol dikkate alındığında vakanın rengi değişiyor.


Milli Savunma Bakanlığınca yapılan düzenleme kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinde Genelkurmay karargahı, kuvvet komutanlıkları ve bağlı birliklerde görev yapan kadın subay ve astsubaylar başörtüsü  takabileceği yönündeki karar ve uygulamasına ilk tepki Batı basınından gelmesi hiç de sürpriz  değildi.


ÖNCE ‘ÖZGÜR’ BATI BASINLARI KONUŞTU..!


İngiliz The Guardian  gazetesi, İngiliz basın kuruluşu BBC,ABD de New York Times gazetesi ilk tepki veren basın kuruluşları ve organları oldu. Tüm bu Batılı basın ve yayın organları, bir noktada birleşti. Buna göre, cumhurbaşkanı Erdoğan,  yasakçı ve baskıcı politikalarıyla ülkeyi İslamlaştırarak, Atatürkçülük ve laiklik konusunda son kale orduyu da ele geçirmek yönünde son adımları atıyor ve diktatörlüğünü perçinliyordu.


Yani ‘özgür Batı basın dünyası’ türban konusunda rahatsızdı ve laiklik ile parlamenter demokratik düzenin bugüne kadar hamisi ve kalesi  olan  TSK’nin bu gelişmeler karşısında sessiz kalabilmesi, rahatsızlık duymaması mümkün değildi!!!


Dışardan bağırıp çığırmak yetmez!


Her zaman olduğu gibi ülke içindeki medyadaki partnerleri devreye sokuldu ve  Hürriyet gazetesi, ‘karargahı’  kaynak göstererek, TSK’nin rahatsızlığını  dile getirdi, Genelkurmay başkanı Akar’a yönelik bir dizi  ‘rahatsızlığı’ dillendirdi!


DARBE ŞAŞŞAKÇILIĞI BİZ DE GELENEK..!


Hürriyet’in 28 Şubat post modern darbesinin yıl dönümü öncesinde ‘karargahı’ referans göstererek 16 Nisan’da gerçekleşecek Anayasa değişiklik paketi ile ilgili referandum öncesi söz konusu darbe çığırtkanlığıni ve tehdidini  anlamak ve görmek gerekiyor.


Çünkü, Hürriyet ve Doğan Medya Grubu, gerçekte 16 Nisan da gerçekleşecek referandumda sandığa yansıyacak halk iradesini  ve sandıktan çıkacak sonucu bugünden görüyor ve biliyor! Bunun için müneccim olmaya gerek olduğunu da sanmıyorum.


Doğan Medya Grubu; ‘karargah’ odaklı haberiyle hem TSK içerisindeki FETÖ artıklarını, NATO’cu subay ve askerleri, statükocuları  bir darbe için kaşırken diğer yandan cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümete ayar vererek frenlemeye ve bir diğer yandan da  toplumsal açıdan Erdoğan ve hükümet karşıtlarını referandum öncesi hareketlendirmeye ve mevzi almalarını sağlamaya çalışıyor.


Bitmedi..!


BİR TAŞLA SAYISIZ KUŞ VURMAK PEŞİNDELER..!


Bir taşla birkaç değil, bir çok kuş vurmayı alışkanlık haline getirmiş Doğan Medya Grubu, ’türban’ üzerinden dikkatleri içeride yoğunlaştırmaya çalışırken, siyasi iradenin ve TSK’nin  Irak ve Suriye yanı sıra Kıbrıs,  Ege ve Ermenistan sınırında olup bitenler karşısında sessiz ve edilgen kalmasına çaba harcıyor!


Sadece Fırat Kalkanı operasyonları kapsamında en son başarıyla gerçekleştirilmiş El Bab’ın DAEŞ’ten kurtarılması ve yüzün Münbiç ve Afrin ‘e Rakka’ya çevrilmiş olması bile   Hürriyet ve uluslararası hamilerini ürkütmeye yetecek kadar önemli!


Okurlarımızın da iyi bildiği ‘cambaza bak’ oyunu gibi…


O nedenle, Hürriyet gazetesini ve Doğan Medya Grubunu, küresel işbirlikçilerini ve hamilerini  aslında kutlamak gerek! Onlar alışa geldiğimiz emperyal oyunlarını oynayacaklar ve Türkiye’de  bu oyunu bozacak ama en önemlisi, oyun oyun olarak kalmayıp, bu yıllanmış rezil ve hain oyuna alet olanlar, maşalar oynadıkları oyunun devlet ve millet nezdinde hesabını verecek!


DARBECİLERİN  GARNİTÜRÜ YILLARDIR  AYNI!


O nedenle, 25 Şubat tarihli Hürriyet’in ‘yorum haberi’ ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Hakan Sağlam`ın suç duyurusu nedeniyle başlattığı soruşturma  önemli!


Keza, cumhurbaşkanı Erdoğan ve başbakan Yıldırım’ın  basın üzerinden Türkiye’de hükümetleri ayar  etme, yıkma, darbe kışkırtıcılığı döneminin son bulduğu ve bu tip arayış ve çabaların geçmişimizde kaldığı yönündeki beyanlarını önemsiyorum.


Erdoğan, şöyle diyor:

“"Genelkurmay Başkanımızla dün Beylerbeyi Sarayı`ndaki görüşmemiz birinci derecede El Bab operasyonunun tamamlanmasına yönelik bazı görüşmeler, çalışmalar var. Türkiye-ABD-Rusya arasındaki görüşmelerde nerelere geldik, ne durumdayız onların bir değerlendirmesini yapma fırsatı bulduk. Bir diğer konu da bu gazetede ön sayfa atılan başlık, içeride atılan başlık çok çok daha çirkindi. Bunlar bizleri rahatsız ettiği gibi TSK`yı haydi haydi rahatsız etmiştir. Bizim rahatsız olduğumuz konudan TSK`nın da rahatsız olmaması olmazdı. Biz bir vücudun uzvu gibiyiz. Burada yapılan terbiyesizlik, seviyesizliktir. Başlığı atmaya ne gazetenin yönetimi, patronaj kadrosu muktedir… Devleti birbirine düşürmeye kimsenin hak ve yetkisi yoktur. Bunlar eski alışkanlıkları. Artık geride kaldı. Herkes yerini ve konumunu bilecek…”


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 139