Bugün: 18.10.2017

Namık Havutça ve CHP.!

Basın ve gazeteciler kategorize edilmemeli
Geçtiğimiz hafta içersinde Bandırma CHP’de  9 Kasım’da  Belediye Başkan Adayını belirlemek için   yapılması öngörülen  seçimler 30 Kasım’a ertelenirken;  30 Kasım’da gerçekleşecek seçimlere de beş  başkan aday adayının değil üçünün katılacağı açıklandı.
Bu konunun SonKurşun’la ya  da şahsımla dolaylı ya da dolaysız bir ilgisi var mı?
Hayır, yok..!
Ne lazık ki, Milletvekili Namık Havutça, böyle düşünmüyor. 
Düşünmediği ya da düşünemediği içindir ki, SonKurşun’u ve şahsımı “bombalama” eylemine katılarak, bir iş yaptığına inanıyor ya da ‘birileri’nin  gazını almaya ve yaranmaya çalışıyor.

HAVUTÇA MI 
KONUŞMUŞ!?

Gazetemizde ve SonKurşun web sitesinde  yer alan konu ile ilgili haberlerden hareketle Milletvekili Havutça’yı telefonla arayan ve görüşlerini soran gazeteci Önder Balıkçı...
Balıkçı da, haberin yayınlandığı   BANSES gazetesi  ve web sitesi de işinin gereğini yapmış ve Milletvekili Havutça’nın konu ile ilgili görüşlerine yer vermiş.

HAVUTÇA, OKUDUĞUNU 
MU ANLAYAMIYOR 
YOKSA...!?

Peki, Havutça ne demiş, buna bir bakalım:
“...Söz konusu yazıyı gülerek okudum. Kaleme alan kişinin, benim siyaseti dizayn ettiğim iddiasını ciddiye almak mümkün değildir...”
SonKurşun’daki konu ile ilgili haberi, Havutça gülerek mi ağlayarak mı okumuş bunu bilemeyiz ama şunu söyleyebiliriz: Havutça, ÖNCELİKLE OKUDUĞUNU ANLAYAMAMIŞ!!!
“Dizayn” sözcüğünü kullanan ve dile getiren Sonkurşun ya da şahsım değil, Bandırma Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Başkan Aday Adayı Ozan  Onur’dur...
Havutça, CHP’nin 2014 yerel seçim sürecinde ‘birileri’ tarafından dizayn edildiği yönündeki eleştirilere ya da görüşlere yanıt verecekse, işe SonKurşun’a ve şahsıma yanıt vermeye çalışmak yerine, Ozan Onur’a yanıt verebilmelidir..(Ki, son Sarıgül operasyonuyla CHP’nin dizayn edildiği iddiaları eski ve yeni CHP yöneticileri tarafından havada uçuşuyor.)
Yok, Havutça, “Hedefteki Vekil” haberine yanıt vermeye çalışıyorsa, söz konusu haberi bir kez daha anlamak için okumalı ve haberde dile getirilen itham ve iddialarla ilgili şahsına soru soranın SonKurşun ve EnginArıcan  olmadığını, CHP’liler tarafından söz konusu itham ve iddiaların dile getirildiğini görüp, anlayabilmelidir.
Devam edelim..

HAVUTÇA’DAN 
GAZETECİLİK DERSİ Mİ!?

Havutça, beyanlarına şöyle devam ediyor:
“...CHP’nin, her geçen gün daha iyi bir konuma gelerek oy oranını arttırması, AKP’ye danışmanlık yapan bazı gazetecileri rahatsız ediyor. Başta bu gazeteci arkadaş olmak üzere CHP ve benim adıma niyet okumaya çalışıyorlar. Oysa beni telefonla arayıp, görüşlerimi alsalar, kendilerine net şekilde her çeşit yanıtı veririm. Bu davranışın adı hiçbir zaman objektif gazetecilik olamaz. Olsa olsa hayali gazetecilik olur.”
Vay anam vay...
Havutça, sözcükleri eveleyip gevelemeden, söz konusu haberler nezdinde şahsımı “AKP’ye danışmanlık yapan gazeteci” olarak yaftalıyor..!
Havutça’yı bu dahihane tesbiti nedeniyle kutluyorum.
Havutça, bu yorumu yapmadan önce, eminim ki, Bandırma ve bölgemizdeki basın ve yayın kurumlarını, gazeteci ve yazarların haber ve yazdıkları makaleleri inceden inceye okuyarak ve analiz edip, üzerinde düşünerek böylesi muhteşem bir sonuca ulaşıp, gazçetecilerden kim hangi siyasal partinin ya da bilmem kimin danışmanı  kategorize etmiştir..!!!
Bu az buz bir çaba falan olarak da görülmemeli...

TARKAN KIZMAMALI, 
BEN HAVUTÇA’NIN DA 
DANIŞMANIYIM..!

Şimdi, Havutça’nın  ‘bombaları’ bir tarafa, bir de Engin Arıcan olarak yıllardır bildiğim ve tanıdığım Namık Havutça’nın dünyasına girelim.
Havutça ile uzun yıllara dayanan ve gazeteciliğin ötesine varan bir dostluğumuz vardır. O beni bilir ve iyi tanır, ben de kendisini iyi bilir ve tanırım.
Bu nokta da, her ikimizin de birbirimizi anlamaya ve tanımaya, ne söyleyip ne söylemeyeceğimiz konusunda tercümana  ihtiyacımız yok!
Diyelim ki,Havutça, “AKP’ye  danışmanlık” payesini fazetemize ya  da şahsıma uygun görmüş, eğer birileri bu beyanlara tarafımızdan kaçık uçuk yanıtlar bekliyorsa  yanılır...

EL DE BOMBA 
DOLAŞANLAR!
 Devam edelim...
“Ben, boş zamanlarımda Ak Parti’ye kalan zamanlarımda da Havutça’nın danışmanlığını yapıyorum. Bandırma CHP İlçe Başkanı Atilla Atakay da insan olarak saygı duyup, sevdiğim bir insandır. CHP’nin önceki ilçe başkanları gibi..Onlara da zaman zaman danışmanlık yaparım. Yetmedi mi!? Cemal  Öztaylan’ı da unutmamak lazım..Uzay ve Pınar’ın, Kasapoğlu’nun yetemediği yerde aynen Öztaylan’a, AK parti’ye de  da danışmanlık yapmak görevlerim arasındadır. Bu listeyi partilere ve makamlara göre çeşitlendirebilirsiniz...Bir dakika...! Kimse Başkan Sedat Pekel’i unutmamalı...”
Başka...!?
Ne oldu, “bomba” birilerinin elinde mi patladı!?
Kuşkusuz, bu benim de SonKurşun’un da derdi ve sorunu değil... “Bomba” derdine düşen, eline alan, sonuçlarına  katlanabilmeli...

KİMSE BASINI DA 
ÇALIŞANLARINI DA
KATEGORİZE ETMEMELİ

Yerel seçim sürecinde siyasi partilerimiz nezdinde  olup-bitenler, aday adayları  arasında yaşanan sen-ben davaları üzerine yazılacak ve söylenecek çok şey olduğuna inanıyorum.
Açık yüreklilikle şunu söyleyebilmek mümkün: Basın ve gazeteciler, istisnasız tüm siyasal partiler ve aday adaylarıyla ilgili  bir çok şeyi görmezden ve bilmezden gelerek, ne haber ne de makalelerinde kullanıyorlar.
Bunu da, basın kurumları ya da tek tek gazeteciler nezdinde şu veya bu partinin ve  aday adayının ADAMI ya da DANIŞMANI oldukları için değil, yaşananların HİÇ BİR anlamı olmadığı için  yapıyorlar.
Yapılmalı mı, bu ayrı bir meseledir...Üzerinde mesleki açıdan konuşulup, tartışılabilinir...
Ama, HİÇ KİMSE, evet HİÇ KİMSE basına  ve çalışanlarına, yazarlarına  HARİCEN akıldanelik yapıp, objektif habercilik, tarafsızlık gibi söylemlerle caka satmamalı, asli  işine bakmalı...
Fal ve falcılık konusuna gelince...
Benim mesleki yaşamım da fal bakmak ya da baktırmak gibi  bir derdim ve davam  hiç olmadı...Böyle bir derdim olacaksa da,  kimin falına bakacaksam, ÖNCE kahvesini içerim...
Falı, şimdiden hayırlı olsun!
Gelelim, haberimize..

CHP’LİLER SORU 
SORUP, KONUŞMALI..!

Milletvekili Havutça’nın CHP nezdinde “hedef” olup,  olmadığını önümüzdeki süreçte yaşananları dikkate aldığımızda daha iyi anlayıp, göreceğiz.
CHP’liler gördüklerini ve yaşadıklarını anlayamayacak kadar aptal değiller. Bunu sadece Bandırma CHP için  değil, tüm Balıkesir ve özellikle Güney Marmara bölgemizdeki CHP’liler için yazıyorum.
Havutça, CHP’lilerin ne konuştuğunu, izlenimlerini, yargılarını ve endişelerini anlamak istiyorsa öncelikle partililerini dinlemeli.
-CHP’liler  parti içi demokrasinin olması ve bir çok kez söz verildiği gibi, işletilememesinden rahatsızlar.
-CHP’liler, iktidar mücadelesinde, bizzat kendilerinin parti nezdinde SÖZ,  YETKİ ve  KARAR sahibi olamamasından sıkıntılılar.
-CHP’liler kamuoyu yoklamaları, anket gibi  düzmece yöntemlerle devre dışı bırakılmaktan, çeşitli ayak oyunlarıyla adaylarını belirleme hakkının ellerinden alınmasından şikayetçiler.
-CHP’liler,yıllarını partiye vermiş, sorumluluklar almış insanlarının bir anda göz ardı edilip, tasfiyeye uğramaktan, parti dışından insanların parti başına taşınmasından, aday olarak kendilerine, partiye dayatılmasından  bıkmış  ve usanmış durumdalar.
Bu örnekler, başka örneklerle çoğaltılabilinir.

BİLMEK VE ANLAMAK
 ARTIK YETMİYOR!

Havutça, ne  diyor ya da ne demek zorunda kalıyor, bir bakalım:
“...İşte Erdek orada. Örgütümüzden gelen isteüzerine Hüseyin Sarı aday oldu. Susurluk, Edremit, Manyas ve açıklanan diğer adaylarımız da aynı şekilde örgütün istediği isimler. Adaylarımızın nasıl belirlendiğine gelince. Önce ilçe-il örgütlerinin iradeleri partimiz Merkez Yönetim Kurulu’na(MYK) geliyor. Ardından, Parti Meclisimiz, bu konudaki son kararı veriyor. Bu sisteme göre benim, bir milletvekili olarak onların yerine karar vermeme olanak yok. Siyasi yaşamımda her zaman adil, demokrat ve şeffaf bir anlayış içinde hareket ettim ve bundan sonra da aynı çizgimi sürdüreceğim.”
Havutça’nın  beyanları CHP’de yaşanan gerçekle ne ölçüde barışık, bunu CHP’liler takdir etsin!
CHP’nin Erdek, Gönen ve Manyas’ta bypass edildiğini bırakın CHP’lileri, uçan kuş bile biliyor.
CHP’nin kurumsal kimliği, parti organları, program ve tüzüğü mü!?
 Bugün CHP’lilerin kendileri Baykal, Kılıçdaroğlu ve Sarıgül olayında CHP ile ilgili tüm değerlerin nasıl bir anda ters yüz edilebildiğini konuşup, tartışmıyor mu?
Tüm bu olaylar dizinini ve CHP’nin başına gelenleri en iyi bilenlerin başında Milletvekili Havutça geliyor.
Ancak, hep yazdım ve dikkat çektim: Bilmek ya da anlamak, tek başına bir ‘şey’ ifade etmiyor. zaten, bilmek ve anlamak, Türkiye siyasal yaşamı için gerçekten birşeyler ifade etmiş olsaydı, Türkiye’nin hali bugün ki gibi olmazdı..!

Esen kalın...
www.sonkursungazetesi.com



Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1653