Bugün: 20.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • Mustafa Kemal Sosyal Demokrat Mıydı..?

Mustafa Kemal Sosyal Demokrat Mıydı..?


19 Mayıs tarihinde yazdığım ‘STOCHHOLM SENDORUMU VE KILIÇDAROĞLU..!’ başlıklı mlakalem sonrası Edremit’ten Dr. Hasan İleri beni önce cep telefonumdan arayarak, yazı ile ilgili duygu ve düşüncelerini özetle paylaştı. Ardından hem gazeteme  yazımla ilgili düşüncelerini içeren mektubunu fakslarken, mektubun aslını  ‘Türkiye’de  Sosyal Demokrasi(1908-1998)’ başlıklı kitabının  genişletilmiş 2.baskısı ile birlikte  tarafıma ulaştırdı.

 

Dr.İleri, mektubunda şöyle diyordu:

 

“Kılıçdaroğlu’nun PKK ve YPG ile ilgili söylemini Stokholm Sendromu çerçevesinde ele alıyorsunuz. Kılıçdaroğlu’nun PKK ve YPG’ye bakışı Kemalist bakış açısı değildir.Sosyal demokrat bakıştır. Sosyal demokrasi PKK ve YPG’yi özgürlüğü için savaşan halkın ‘gerillası’ olarak görür.Terörist olarak görmez. FETÖ’yü de  sosyal demokratlar ‘din ve vicdan özgürlüıü’ çerçevesinde ele alırlar. Hal böyle olunca PKK,PYG ve FETÖ olaylarına sosyal demokrasinin bakışı farklıdır. Kemalist bakış farklıdır.”

 

1948 Edremit doğumlu olan Dr. Hasan İleri’yi yıllar önce hem Balıkesir Politika gazetesinde yazdığı köşe yazılarından hem de Bandırma’da yıllar önce yayınlanan Kuva-yı Gazete’nin genel yayın yönetmenliğini yaptığım zamanlardan tanırım, bilirim. Bir çok bu ve benzer konularda yazdığı yazılara da gazetem de yer verdim. Bildiğim kadarıyla Dr. İleri’nin Ankara Ulus gazetesi yanı sıra Balıkesir Politika ve Edremit Olay gazetesinde hala zaman zaman köşe yazıları yayınlanıyor ve ben de ilgi ile yazılarını severek  takip ediyorum.

 

ELLERİNE SAĞLIK SN.İLERİ..!

 

Bir çok kez yazdım,dikkat çektim ve vurguladım. Balıkesir, düşün yaşamına ve düşün insanlarına sahip çıkmalıdır diye. Dr. Hasan İleri de, 1996’da  Edremit Lisesi’ni, 1992’de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirmiş 1978 yılından itibaren hekim olarak bir çok hastanede çalışmış,yöneticilik, idarecilik yapmış bir isim. 1980’den itibaren Edremit’te serbest doktor olarak çalışmakta.

 

BİKEV 1996 Rüştü Koray Yarışması’nda “Reddi İlhak Cemiyetleri ve Balıkesir Kongreleri’nin Kurtuluş Savaşımıza Katkıları” konulu çalışması ile 2.lik ödülü kazanmış ve “Türkiye’de Sosyal Demokrasi (1908-1998)” isimli kitabının 1.baskısını 1998’de, 2.baskısını ise 2011 tarihinde yayınlamış…

 

Dr. Hasan İleri,bir hekim ve aydın insan olarak  Kuvayı-Milliye kenti olarak ünlenmiş ve haklı bir onura sahip Balıkesir’in bir evladı olması nedeniyle de Ata’nın kurduğu CHP’ye ve Altı Ok’a gönülden inanmış bir kişi…

 

Dr, İleri’yi duygu ve düşünce temelinde rahatsız eden Kuva-yı Milliye anlayışı ve ruhu yanı sıra Atatürk ve silah arkadaşlarının kurdukları CHP’nin ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin 1918’lerden başlayarak günümüze taşınmış sosyal demokrasi merkezli uğradığı palanlı ve sistemli ideolojik, örgütsel  saldırılar…

 

CHP, SOSYAL DEMOKRAT BİR PARTİ DEĞİLDİ..!

 

Ve Ata’nın Cumhuriyetten sonra en büyük eserim diye övündüğü CHP’nin ne için ve nasıl sosyal demokratlar tarafından ele geçirilerek, partinin tepeden tırnağa işgal edilmesi ve bir anlamda partinin varoluş  ve kuruluş değerlerine yabancılaştırılarak,Atatürkçülerin ya  da bir değer ifadeyle gerçek anlamda CHP’lilerin parti yönetim mekanizmalarından ve işleyişinden tasfiye edilerek, etkisizleştirilmeleri.

 

Dr.İleri, tarihsel gelişimi içerisinde Osmanlı’nın son yıllarından başlayarak 1.dünya savaşı, mütüreke ve işgül günleri, ulusal kurtuluş savaşı ve Genç Türk Cumhuriyeti’nin  kurulması sürecinde sosyal demokrasi ile Mustafa Kemal Atatürk’ün ilişki düzeyi, ve bu ilişkinin ne kadar birbirine yabancı ve sorunlu bir ilişki olduğunu  belge ve bilgileriyle güzel bir çalışma ile okura sunuyor….

 

Sonuç; Ata’nın CHP’si ve Altı Ok ile  sosyal demokrasi birbirine taban tabana zıt iki farklı anlayış  ve iki farklı dünya görüşüdür..

 

Bu önemli mi?

Evet, çok ama çok önemlidir..!

 

M.KEMAL, SOSYAL DEMOKRASİYİ BİLMİYOR MUYDU?

 

Öyle ki, Mustafa Kemal’in   genç bir askeri öğrenci ya da Harbiyeli olduğu yıllarda  dünyada gelişen felsefi, ideolojik ve politik akımlara yabancı olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Mustafa Kemal’in 1789 Fransız burjuva devrimi ve sonrasında Kıta Avrupası’nda gelişen liberalizm, milliyetçilik, sosyal demokrasi, sosyalizm gibi tüm felsefi, ideolojit ve siyasal oluşumları ve partileri , uluslar arası alanda yaşanan bu gelişmelerin Osmanlı’daki etkilerine yabıncı olduğunu düşünebilmek bile mümkün değil.

 

Örneğin,Anıtkabir’deki vatandaşın ilgi ve bilgisine açık kütüphanesi ve bir çok kaynağın niteliği, Mustafa Kemal’in Lenin dahil bir çok eseri Fransızca kaynaklarından okumuş ve  önemli gördüğü bölümlerin altını çizerek incelemiş olması  bu tür afaki yorumların anlamsızlığını ortaya koymakta.

 

Osmanlı döneminde 23 Aralık 1918 tarihinde H.Rıza ve arkadaşları tarafından kurulmuş Sosyal Demokrat Fırka, Mustafa Kemal’in ilgi ve bilgisinden uzak değildir.H. Rıza’nın Kurtuluş yıllarında Mustafa Kemal’e yazdığı mektup ve bu mektup da Mustafa Kemal’i kendilerinden gördükleri yönündeki ‘yoldaş ‘imaları havada  kalmış, M.Kemal tarafından soğuk karşılandığı gibi  13 Mayıs 1925 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Sosyal Demokrat Fırka’nın yasaklanması sürpriz değildir.

 

Dr. İleri’nin yazdığı kitabın ayrıntılarına girmeyeceğim. Okurlarımız bu kitabı mutlaka edinmeli ve okuyup,inceleyip, sorgulamalılar. Ben de, bu konuda Dr. İleri ile aynı duygu ve düşünceleri paylaşıyorum. Paylaştığım içindir ki, Ata’nın kurduğu CHP ve Altı Ok ile ilgili tüm yazılarımda,yorumlarımda  ‘Yeni CHP’ tanımını bilinçli olarak kullanarak, Ata’nın kurduğu CHP ile sonrası  ‘ele geçirilmiş’ CHP’nin ‘Yeni CHP’ olarak  anılması gerektiğine vurgu yapıyorum…

 

ATA’NIN CHP’SİNİ NASIL ELE GEÇİRDİLER..!

 

Ata’nın CHP’sinin başına gelenleri en iyi bilen ve tanık olanların yine CHP’liler ve Atatürkçüler olduğuna inanıyorum.  Atatürkçüler ya da Kemalistler, 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en mağdur siyasal kesimidir. Partilerinin hızla Altı Ok’tan uzaklaştırılarak sosyal demokrasi adına  yozlaştığrılıp, değişim,dönüşüm ve yenilenme adı altında yozlaştırılarak tüketildiğini an be an buruk ve çaresiz bir biçimde yaşıyorlar.

 

Öyle ki, gerçek Atatürkçüler ve gerçek CHP’liler gelinen nokta da geçmişin CHP’sini nostaljik bir değer olarak kabullenerek, bu nostaljik öykünmelerle siyaseten yön bulmaya ve bir anlamda avunmaya çalışıyorlar.

 

Kuşkusuz bu tür nostaljik öykünmelerde sosyal demokratlar tarafından partilerinden tafsiye edilmelerine, etkisizleştirilmelerine ve biçare kılınıp, tepe tepe kullanılmalarına neden oluyor.

 

Ulusal kurtuluş savaşımızın baş komutanı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal’in sosyal demokrasi ile tüm bu tarihsel ve toplumsal süreç içerisindeki  sorunlu ve sancılı ilişkisini bir başka yazımda ele alacağım.

 

Mustafa Kemal için o günün tarihsel ve toplumsal koşullarında sosyal demokrasi, ulusal bağımsızlığa ve ulus devletin kuruluşuna karşı duran, sosyal emperyalist bir ideolojik üs idi… Bugünün ‘yeni CHP’sinde tanık olduğumuz ve ibretle izlediğimiz gibi..

 

Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 82