Bugün: 21.11.2017

MİRZA,SÖZ VERDİ..!


Geçtiğimiz hafta sonu Bandırma Belediyesi, Bandırma Kaymakamlığı, Balıkesir Valiliği tarafından geçen yıl başlatılan Balıkesir Eğitimde Niteliği Geliştirme ve İzleme(BENGİ) projesi kapsamında, 02-08 Ekim 2017 tarihleri arasında “ Bandırma Kitap Günleri” etkinliğine ben de gazeteci-yazar kimliğimle konuşmacı olarak katıldım ve okurlarımızla buluştum.


Etkinlik öncesi Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ile gerçekleştirilen organizasyon ve yaşanan eksiklikler üzerinde kısa da olsa konuşabilme olanağımız oldu.


Başkan Mirza’yı, başarıyla gerçekleştirilen etkinlik konusunda mutlu,heyecanlı ve coşkulu gördüğümü belirtmeliyim.


Bu önemli..!


VATANDAŞ ETKİNLİĞE BÜYÜK İLGİ GÖSTERDİ


Belediye olarak gerçekleştirdiğiniz bir organizasyon ve etkinlik konusunda mutlu,heyecanlı ve coşku içinde değilseniz, yıl içinde gerçekleştirdiğiniz çeşitli etkinliklerin ve organizasyonların rutin bir parçası olarak yaptığınız işe yaklaşıyorsanız, söz konusu etkinlikten arzu ettiğiniz karşılığı alamıyorsunuz demektir.


Tam tersi, “Bandırma Kitap Günleri“ ilk günden son gününe kadar Bandırma’lıların küçük büyük, kadın erkek herkesin büyük ilgisi ve coşkusuyla karşılandı. Binlerce insan ülkenin ya da bölgenin, kentin yaşamında kitaplarıyla iz bırakan yazarları ve çizerleriyle buluşma, onları görme, tanışma, dinleme, söyleşme olanağı buldu.


Bandırma, bir hafta boyunca adeta bir kültür-sanat kenti oldu.!


Benzer etkinliklerin tüm büyükşehir geneline taşınmasında ve gerçekleştirilmesinde yarar gördüğümü belirtmeliyim. Kuşkusuz bu organizasyonun gerçekleştirilmesinde Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı’nın, Bandırma Kaymakamı Günhan Yazar’ın da büyük rolleri ve emekleri var. Her ikisine de şükranlarımı sunmayı görev kabul ediyorum.


BANDIRMA KENT ARŞİVİ KURULACAK


Başkan Mirza’ya “Bandırma kitap Günleri”nin kentte gerçekleştirilmiş  “ilk” etkinlik olmadığını anımsatıyorum. Kabul ediyor ve Bandırma Belediyesi olarak gerçekleştirilen etkinliğin “ilk” olduğuna dikkat çekiyor ki, bu yönüyle doğru.!


“Bandırma Kitap Günleri”, Cumhuriyet tarihi boyunca Bandırma Belediyesi’nin gerçekleştirdiği “ilk” organizasyon ve etkinlik özelliğini taşıyor.


Organizasyon ve etkinlik kapsamında yaşanan eksiklikler konusunda da Başkan Mirza, konuya mütevazi bir şekilde yaklaşarak, bunun belediye olarak farkında olduklarını ve  geleneksel olarak her yıl gerçekleştirmeyi arzuladıkları etkinliğin önümüzdeki yıllarda yazarlar açısından daha kapsayıcı ve daha nitelikli olması için çaba harcayacaklarını vurguluyor.


Başkan Mirza’nın bu açık yürekli sözlerinin üzerine söylenecek fazla bir söz olduğuna inanmıyorum. Başkan Mirza, eksikliklerin farkında ve Balıkesir büyükşehir kapsamında tüm eser üretmiş yazarların, çizerlerin, şairlerin benzeri organizasyonlarda en geniş şekilde katılımlarının sağlanması gerektiğini, eserlerini tahsis edilecek reyonlarla tanıtma ve okurlarıyla buluşmalarının sağlanmasının vazgeçilmezliğinin önemine inanıyor.


Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ile geçmiş yıllarda olduğu gibi son zamanlarda da yazılarımızda dile getirdiğimiz Bandırma’da Kent Arşivi’nin kurulması ve yazılı tüm eserlerin burada arşivlenerek, korunması ve kamuoyunun derli toplu ilgisine ve bilgisine sunulmasının önemine işaret ediyorum.


Başkan samimiyetle dinleyerek, bu konuda da önümüzdeki günlerde bir çalışma yapacaklarını ve Bandırma Kent Arşivi’nin kurulmasını gerçekleştirecekleri müjdesini veriyor.


Bu da kentin entelektüel yaşamına, sahiplenilmesi ve korunmasına, teşvik edilmesine yönelik olumlu  ve samimi bir yaklaşım. Daha önce de yazdım, gerek eski belediye başkanı Sedat Pekel döneminde ve gerekse de Dursun Mirza’nın belediye başkanlığı döneminde kentin kültür-sanat yaşamının korunması, beslenmesi ve geliştirilmesine yönelik geçmiş dönemlere kıyasla önemli adımların atıldığı bir gerçek.


GENEL İLE YERELİ KUCAKLAŞTIRMAK


Atılmış ya da atılacak adımlar yeterli mi, hayır, yetersiz ama bir yerlerden bir şekilde başlanılması gerektiğine inanıyorum.


Bu noktada konu ile ilgili önceki yazımızda gazetemizde dile getirmiş olduğum bir konuyu bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum. Şöyle demiştim:

“Edebi ve kültürel, sanatsal açıdan genel ile yerel arasında köprü kurmak sorunu göreceli bir konudur. Birbiriyle diyalektik açıdan sıkı sıkıya ilişkili ve bağlıdır.

“Örneğin, her yazar ve çizer, kendi içinde yaşadığı ortamın ve doğal olarak kendi coğrafyasının sözcüsü ve temsilcisidir. Bir Yaşar Kemal’i Adana’dan, Toroslardan, Çukurova’dan soyutlayamaz, soyutlayarak anlayamazsınız.

“O nedenle,  ben, yazar ve çizerin, şairin “yerel” kategoride değerlendirilmesine, bu kategori içine sıkıştırılmasını doğru bulmadığımı vurgulamalıyım. Hiçbir yazar ve çizer ya da düşün insanı yaşamında kendisini sınırlayacak çemberi kabul etmez.”


Bu önemli bir konu ve ne yazık ki, toplumumuzda, bu konuda yanlış bir algı var. Büyükşehirde ya da bir ilçesinde ya da kırsal mahallesinde insanlarımızın yaptığı kültürel ya da sanatsal bir çalışma ve ortaya çıkardığı kültürel ve sanatsal bir eser, ”yerel” olarak görülerek, küçümseniyor. Buna bir de yazarın,çizerin ya da sanatçının içimizden biri olduğu eklenince kültürel ve sanatsal faaliyet içerisinde olan kişi kendi yereline hapsedilerek, “ya, o içimizden biri” denilerek sanki bir dezavantajmış gibi kategorize edilerek, 3.sınıf yazar-çizer ,şair ya da sanatçı olarak muamele görüyor.


Bunu anlayabilmek ya da kabullenmek mümkün değil. Bu anlayışı ve yaklaşımı, aşmalı ve bu çemberi yıkıp, parçalamalıyız.


Kentlerin kendi entelektüel kültür ve sanat dünyasını koruması, geliştirmesi dolaylı değil, doğrudan ülkenin kültür ve sanat yaşamının gözetilmesi ve geliştirilip,zenginleştirilmesi demektir. Değerli yazar rahmetli Ahmet Yorulmaz’ın yazarlık yaşamında neler çektiğini  kendisini yakından tanıyanlar bilirler. Yerel düzeyde kültür ve sanat elçilerimizin bir çoğunun kentlerine, bölgelerine kırgın ve küskün durumda olduklarını, yaşamlarında ciddi sıkıntılar çektiklerini  biliyoruz.


Evet, bu tablo değişmeli..


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 40