Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • MİRZA VE YÖNETİMİNİ KUTLUYORUM..!

MİRZA VE YÖNETİMİNİ KUTLUYORUM..!


Yaklaşık 200 bin nüfusuyla(yaz nüfusu yaklaşık 250 ile 300 bin arasında tahmin ediliyor) Güney Marmara’nın “incisi” Bandırma’nın yıllardır temel sorunlarından  ve sıkıntılarından birisi yeşil alan ve ağaçlandırma…


Yeşil alan tanımından ne anlıyoruz?


Kent  toplumunun yararlanması için ayrılan, şehrin mimari yapısıyla uyumlu, ulaşım olanakları açısından elverişli ortak kullanım alanlarına “Yeşil Alan” denmekte. Piknik alanları, dinlenme yerleri, çocuk ve oyun bahçeleri, fuarlar, botanik ve doğal yaşam parkları, hatta semt spor alanları bu “Yeşil Alan” tanımı içinde değerlendirilmekte.


Bandırma’da Cumhuriyet tarihi boyunca “yeşil alan” ve  kentin ağaçlandırılması sorununa ciddi, planlı ve programlı, kapsamlı hemen hiç bir belediye başkanı ve yönetimi bugüne kadar eğilmedi. Bu sorunun bir nebze çözümüne yönelik girişimler ve çabalar da siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve toplum tarafından gerektiği ölçüde sahiplenip, teşvik edilip, sahiplenilmedi. Çevrecilerin, çevre ve insan sağlığını gözeten bir avuç aktivistin sesi, gerekli toplumsal desteği arkalayamadığı içindir ki, hep  cılız kaldı.


Ne demişler?

İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır..!


BÖLGENİN AKCİĞERLERİ KORUNUP,GELİŞTİRİLMELİ..!


“Yeşil alan” ve ağaçlandırma sorunu ve sıkıntısı, bugün sadece Bandırma’nın değil, bu sorun ve sıkıntı büyükşehir merkez dahil Balıkesir’de bir çok ilçenin sorun ve sıkıntısı ve bu sorun nedeniyle sadece siyasileri ve seçilmişleri de eleştirmek ve  suçlamak bana işin kolayına kaçmak olarak geliyor…


Yaşanan sorun  ve sıkıntı, doğrudan ya da dolaylı kent yaşamını ve kalitesini, sağlığını ilgilendiren bir sorun ve mimarından, mühendisinden, çevre plancısına kadar kent toplumunda küçükten büyüğe hemen her bireyi etkiliyor ve ilgilendiriyor. Yani toplumsal bir sorundan söz ediyoruz…


Yeşil alanların niteliği ve niceliği o kentin iklimini, dokusunu ve kimliğini belirliyor; öyle ki; bu yeşil alanlar sayesinde kentler kendi mimarisinin alışılmış geometrik yapısının dışında bir estetik form değeri kazanıyor. Bireyin yaşama bakış açısını olumlu yönde etkileyen bu estetik formun eksikliğini yaşamımızın her alanında ve her anında aslında yaşıyoruz.


Nasıl mı?


Yaşadığımız  Kentin iklimi, yine yeşil alanların varlığıyla dengelenir ve şekillenirken; Havadaki oksijen miktarı, hava akımı, nem dengesi, ısı değişiklikleri, sera gazı miktarlarında azalma, hep yeşil alanların varlığıyla doğrudan ilişki içindedir.


İnsan, sosyal bir varlıktır ve sağlıklı bir ortamda yaşaması hem bireyin sağlıklı gelişimini hem de çevresiyle ilişkilerinin sağlıklı bir zeminde gelişmesini beraberinde getirir. İnsan, içinde varlık bulduğu doğasıyla bir bütündür ve öyle insandır. İnsanı doğasından ayrı değerlendiremezsiniz. Kent stresinden, gürültü ve görüntü kirliğinden, kargaşadan uzaklaşması  ve mutluluk çıtasının her alanda yükseltilmesinde “yeşil alanlar”ın varlığı ve önemi yadsınamaz.


KİŞİ BAŞINA DÜŞEN ORAN UTANÇ VERİCİ..!


Günümüz dünyasında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler günümüzde bunun sınırlarını zorluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO ) bir kentte kişi başına düşen yeşil alan miktarının, nüfusa bakılmaksızın en az 9 m2 olması gerektiğini ancak bunun idealinin 10-15 m2 olduğuna dikkat çekiyor. Buna göre; kişi başına düşen yeşil alan oranı Stockholm’de  87.5 m2, Newyork da  23.1 m2, Roma’da 45.3 m2, Paris’de 14.5 m2, Londra’da 27 m2, Amsterdam’da  45.5 m2, Berlin’de  27.1 m2..!


Ülkemizde ise, vazgeçtik Bandırma’dan mega kentlerimizde bile kişi başına düşen yeşil alan oranının İstanbul’da m2 iken, Bursa da 10 m2, İzmir 5 m2, Samsun 5.6 m2, Balıkesir 3.1 m2 olduğuna dikkat çekiliyor…


Bandırma’da bu kentsel eksikliği yıllardır gördüğümüz ve yaşadığımız için  kentin bölgesinde iki akciğerinin bulunduğunu ve Karadağ ile kapıdağ’daki ormanlık alanlara titizlikle ve ciddiyetle sahip çıkılması, bölge düzeyinde doğal yaşamın korunması  gerektiğine hep dikkat çektik. Bu konular üzerinde yıllardır hassasiyetle duran ve çaba harcayan GÜMÇED, BAÇEP ve Bandırma Çevre ve Kültür Derneği(BAÇED)’nin özverili haykırışlarını yadsımamak gerekiyor.


Bir daha önemle vurgulayalım: Büyükşehir ve Bandırma, bölgenin ve kentin akciğerleri olarak  Karadağ ve Kapıdağa sahip çıkmalı, bu alanları geliştirmeli ve korumalıdır.


Bu yeter mi, YETMEZ..!


BÜYÜKŞEHİR VE BANDIRMA  BELEDİYESİ BU SORUNU ÖNEMSEMELİ..!


Bandırma belediye başkanı Dursun Mirza, başkanlığı dahil, siyasi ve sosyal yaşamında kişisel olarak çevre ve insan sağlığına hep önem verdi ve bu yöndeki çalışmalara hep gönüllü desteğini sunarken, bir fiil  çevre ve insan sağlığını ilgilendiren hemen her konunun içinde yer aldı. Çevre ve insan sağlığını ilgilendiren sorun ve sıkıntılar siyaset üstü konulardır ve bu alanda yaşadığımız sıkıntılar siyasileştirilemez. Kent olarak bugün en büyük avantajımız büyükşehir belediye başkanımız Edip Uğur’un yanı sıra Mirza’nın bu konulardaki hassasiyetidir.


Mirza’nın General Balcı Çamlığı’nda gerçekleştirdiği düzenleme, mevcut alanın korunması yanında yeşillendirilerek, ağaçlandırılıp, zenginleştirilmesi ve bir tek ağaç bile kesilmeden vatandaşların çok amaçlı kullanımına sunulması Bandırma’lıların büyük ilgi ve desteği ile karşılandı. Hizmetin güzelliği ve anlamı, kent insanı arasında kıskançlıkla karşılanarak, “bize de “ taleplerine neden oldu.


Mirza ve yönetimi bu gerçeği ve kent toplumunun talebini gördü..!


MİRZA VE YÖNETİMİNİ  KUTLAMAK GEREK..!


Bandırma belediyesi, şimdi Hürriyet Parkı ve Ziraat Bahçesini(Atatürk Parkı) aynı amaçla dünleyip,yenileyerek, çok amaçlı yatırımlarıyla kente kazandırmaya çalışıyor.


Başkan Mirza ile yaptığımız görüşmede, kentin iki temel sorunu olan, yeşil alan oranının arttırılması ,ağaçlandırma ve yeni spor ve oyun alanlarının, çocuk parklarının, yürüyüş bantlarının kazandırılmasına dönük yoğun bir çalışma temposu içerisine gireceklerini öğrenmiş olmaktan mutlu oldum. Bu alanda Levent mahallesinden malta Deresi’ne ve Cin Çukuru Projesine kadar bir çok hizmet ve yatırım için şalter indirilmiş durumda.


Başkan Mirza ve yönetimini, bu alandaki girişimleri ve çalışmaları konusunda kutluyorum. Büyükşehir belediye başkanı Uğur ve yönetiminin de bu konularda  Mirza ve yönetimine her türlü desteği sunacağına gönülden inanıyorum. Bandırma belediyesinin SonKurşun Anıtı ile ilgili başlattığı  onarım ve düzenleme çalışmaları konusunda da özellikle Mirza’ya teşekkürlerimi sunuyorum.


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 60