Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • MİLLETİN EĞLENCESİ OLDULAR!

MİLLETİN EĞLENCESİ OLDULAR!


TBMM Genel Kurulu’nda  Anayasa  değişiklik paketi görüşmeleri  gerçekleştiriliyor. Her maddenin görüşülmesi sonrası Meclis Genel  Kurulu’nda parti gripleri ve milletvekilleri arasında yaşananlar vatandaşa aşırı kar yağışının yarattığı sorun ve sıkıntıları bile unutturdu.


Isırılan, burnuna yediği yumrukla burun kemiği kırılan, çiçek saksılarının bile saldırı amaçlı kullanıldığı, gözü morartılmış vekil mi arıyorsunuz? Ne ararsanız, Meclis genel kurulunda fazlasıyla yaşanıyor. En anlamlı görüntü ise  bir AK Partili vekilin CHP’li bir vekil tarafından ayağının ısırılmasıydı ki, MHP genel başkanı ve milletvekili Bahçeli’nin yaşananları gülerek izlemesi gündeme oturdu…


Millet ne yapıyor?

Gülerek izliyor!

Bahçeli ne yapıyor?

O da doğal olarak yaşananları gülerek izliyor!


MİLLETİN EGEMENLİĞİ VE YENİ CHP…!


CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in Genel Kurul görüşmeleri esnasında Meclis kürsüsünü ve mikrofonu ‘ele geçirmesi’ sonrası demokratik tepki haklarını kullanarak, milletin kürsüsünün özgürlüğünü korumak amaçlı, 5 dakikalık kürsüyü işgal eylemine giriştiklerini ve AK Partili milletvekillerinin kendilerine saldırdığını iddia ediyor…


Bu arada  itiş-kakış içerisinde meclis kürsüsü yerinden çıkarken, binlerce evroluk mikrofonun da kayıp olduğunu belirtelim.


Peki, dert ve dava ne?


CHP’lilere göre, iktidar partisi AK Parti tarafından rejim değiştirilmek, ülkeyi geriye götürecek bir karşı devrim yapılmak, otokratik bir tek adam diktatörlüğüne  ülke götürülmek isteniyor ve  CHP de ‘barışçıl yollardan’ demokratik açıdan bu sürece direnmeye çalışıyor!


Anayasa değişikliği konusunda Ak Parti’nin MHP ile uzlaşıya varması, birlikte çalışması ve hazırladıkları Anayasa değişiklik taslağını Meclis Anayasa Komisyonu’nda birlikte savunup, kabul edilmesi sonrası Meclis genel kurulunda birlikte yasa değişikliklerine sahiplenmeleri ise MHP lideri Bahçeli ve MHP’nin  cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti tarafından rehin alınması, Bahçeli’nin Saray’a  ‘yaver ‘ yapılmasından ibaret!


NE OLACAK BU HDP’NİN HALİ!?


Ya HDP..?

HDP’nin ise ne Cumhuriyet, ne parlamenter rejim diye temelinde bir derdi ve davası yok ve hiç olmadı! Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘ seni başkan yaptırmayacağız’ diyerek bir kabadayı havasında efelenen HDP genel başkanı ve milletvekili Demirtaş’ın derdi de davası da, PKK’nın  ve hamilerinin beklentileri doğrultusunda ülkede sistemin kitlenmesi ve krizin derinleştirilerek üniter devlet yapısının çökmesi, yaratılan kaos  ortamından bir suni devletçik yaratılarak sıyrılınması…


Genel başkanlarının, bir çok milletvekilinin ve belediye başkanlarının, parti başkanlarının tutuklu olduğu ve terör operasyonlarıyla bunaldığı  bir ortamda HDP, sığınacak liman arayışı içende ve Meclis de en büyük siyasal  partneri ‘Yeni CHP’…!


MİLLETİN VERECEĞİ OY BELLİ!


Peki, yeni bir Anayasa veya Anayasa değişiklikleri konusunda  Meclis’te bu kadar yoğun tartışmalara, itirazlara ve ötesi itiş kakışlara karşın hangi noktadayız?


Anayasa değişiklik paketinin 8 maddesi (dün itibariyle) 330’un üzerinde oy ile kabul edilmiş durumda. Pakette değişiklik içeren diğer maddelerin de aynı sayısal oranlarla kabul edileceği aşikar. Bu şu demek? Meclis de kabul edilen  değişiklik maddeleri önümüzdeki bahar aylarıyla birlikte gerçekleşecek referandumla halkın önüne gidecek!


Bugüne kadar konuyla ilgili yapılmış tüm kamuoyu anketleri bize gösteriyor ki, Meclis de onaylanmış Anayasa değişiklikleri referandumla halkın onayına sunulduğu vakit, vatandaş, referandumda ‘evet’ diyecek. Bu gerçeği  görmek , bilmek ve anlamak için siyaset bilimi profesörü olmaya gerek de yok!


TÜRK SİYASAL YAŞAMI ‘DIŞ’ ETKİDEN ARINMALI!


Okurlarımız doğal olarak şu soruyu sorabilirler. O zaman, ana muhalefet partisi ‘Yeni CHP’, bu gerçeği ve siyasal sonucunu aylar öncesinden görerek, başından itibaren anlamsız siyasal tartışmalara girip, siyasal gerilim ve kutuplaşmalara yol veren çelişik politikalar ve ittifak arayışları  izleyeceğine, daha akılcı ve çözüme dönük  politik bir üretkenlik sergileyemez miydi?


Bu sorunun yanıtı, Mustafa Kemal’in CHP’si ile Kılıçdaroğlu’nun ‘Yeni CHP’si arasındaki nitelik farkında ve ideolojik, politik ayrışması ve yabancılaşmasında  aranmalı…Bu olayın birincil yönü…


Diğer yönü ise, Türkiye’de siyasal yaşam, tüm özneleri ile başta ABD/CIA olmak üzere, İsrail ve AB ülkelerinin, istihbarat örgütlerinin ve  NATO’nun dolaylı ya da dolaysız kontrol ve ne denetimi altında…FETÖ benzeri Nato Gladyosu  çetesel yapılanmaların siyasal ve sosyal yaşamdaki gücü ve etkisi de  burada aranmalı…


O nedenle, ülkenin ulusal bağımsızlığından ve egemenliğinin kazanılmasından, yerli ve milli olanın toplumsal yaşamın her alanında gözetilmesinden söz ederken bunun en önemli ayaklarından birisinin siyasal yaşam ve siyasal partiler olduğunu gözardı etmemek gerekiyor.


Bir anlamda, Türkiye’nin siyasal  ve sosyal yaşamı, proje partilerinden kurtulmalıdır! Ülkemiz siyasal ve sosyal yaşamının proje partilerinden kurtulması, proje lider, proje milletvekilleri, belediye başkanlarından dolayısıyla da proje cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlardan kurtulması anlamına da gelecektir. Bu yorumu abartılı ya da yanlış bulanlar,  Osmanlı’nın ve Cumhuriyet döneminin siyasal tarihini bir kez daha okuyarak, incelemeliler.


ELİNİZİ  SALLASANIZ  AJANA  ÇARPIYOR!


Anımsayın!


Bir dönemin devlet adamları rahmetli  İhsan Sabri Çağlayangil ve Kamuran İnan’ın  hepsi birer ibretlik ders niteliğindeki itiraf gibi açıklamalarını…


Anımsayın…!


Her ‘yeni’ siyasal bir oluşumda ya da bir partinin genel başkanlığının yenilenmesinde liderlerin ilk iş olarak ABD’ye yaptığı ziyaretleri ve bu ziyaretlerin liderliğin  kutsanması olarak kabul edilmesi esprilerini bir anımsayın!


Evet, NATO yetkililerinin beyan ettikleri gibi, Türkiye, artık, kontrol edilebilir bir ülke olmaktan hızla çıkıyor. Yüksünmeyin ve sevinin! Dileriz, Türkiye, en kısa zamanda tam olarak kontrol edilebilir ülke olmaktan çıkar ve kurtulur!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 157