Bugün: 19.10.2017

MHP VE REFERANDUM..!


7 Haziran 2015 tarihinde gerçekleşen ve AK Parti’nin(258 milletvekili) tek başına iktidar olma çoğunluğunu yakalayamadığı milletvekilliği genel seçimlerinde CHP ve HDP’nin gözü MHP’ye dikilmiş, CHP(132 milletvekili) ve HDP’nin (80 milletvekili) iktidar için milletvekili yeter  sayısı bulunmadığı için, MHP(80 milletvekili) ile bir koalisyon hükümeti kurarak AK Parti’yi iktidardan uzaklaştırma ve cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sıkıştırmaya yönelik değişik alternatifler kamuoyunun gündemine taşınmıştı.


Olmadı, oldurulamadı…


Öyle ki, başbakanlık koltuğu bile Yeni CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu tarafından MHP lideri Bahçeli’ye sunulmasına karşın, AK parti ile koalisyonu ret eden MHP ve Bahçeli, aynı şekilde CHP-HDP ile de koalisyon kurmayı şiddetle ret etti.


O gün bugündür Yeni CHP ve lideri Kılıçdaroğlu, milletvekilleri, parti sözcüleri MHP’ye tepkili ve kızgın. Yeni CHP’ye göre, MHP ve Bahçeli, Erdoğan ve AK Parti’den ülkeyi kurtarmak için ‘altın’ bir fırsatı kullanmadı…


MHP ve ülkücü camiada genel eğilim ise Haziran genel seçimleri sonucuna göre, partinin AK Parti ile koalisyon hükümeti kurması ve ülkeyi hükümetsiz bırakmamak yönündeydi. Aynı eğilim, AK Parti tabanında da dile getirilen bir talepti.


Evet, olmadı ve zaten ülkenin yakın siyasi tarihini bilenler, ülkücü hareketi  biraz tanımış olanlar MHP’nin HDP/PKK ile hiç bir koşul altında  iktidar olabilmek için siyasi bir pazarlığa girmeyeceğini, giremeyeceğini çok iyi bilir.


Doğal olarak hükümet kurulamadı ve Türkiye 1 Kasım 2015 tarihinde gerçekleştirdiği milletvekili genel seçimlerinde  AK Parti iktidar olabilmek için gerekli sayısal çoğunluğu fazlasıyla yakalarken, MHP,7 Haziran’da  %16,29 ile 80 olan milletvekili sayısını %11,90’a düşmesi pahasına  41 milletvekili çıkarttı.


MHP, SIZMA VE KUŞATMAYI NASIL AŞTI?


MHP ve lideri Bahçeli’nin  milletvekilliği genel seçimlerinde izlediği politika  içeride ve dışarıda anti-Erdoğancı ve anti-AK Partili  bir çok çevreyi rahatsız etti ve Bahçeli ve ekibinin parti yönetiminden alaşağı edilmesine yönelik  çok yönlü bir kampanya ve algı operasyonu başlatıldı. 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişimiyle birlikte ise MHP ve Bahçeli’nin  7 Haziran 2015 milletvekilliği genel seçimleri öncesinde sergilediği politikalarla taban tabana zıt, farklı bir niteliğe büründü. Parti içi ve ülkücü tabandan yükseltilen ‘muhalefet’, partinin ve ülkücü hareketin tarihinde o güne kadar yaşanmamış ağır itham ve iddialarla  halen sürdürülmeye çalışılıyor.


Bu, MHP ve ülkücü hareket nezdinde yaşananların, olup-bitenlerin kısa bir özeti kabul edilmeli. Son olarak, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın imzasıyla MHP  ve ülkücü harekette yaşananların daha da iyi anlaşılabilmesi  ve 16 Nisan’da gerçekleşecek referandumda neden ve niçin ‘evet’ dediklerini gerekçelerini anlatan bir kitapçık yayınlandı.


MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın anlatımlarında dikkat çeken hususlar özetle şöyle:

1.si, 12 Eylül`den sonra Türkiye`yi çekip çevirmeye dönük küresel projelerin devamı niteliğinde FETÖ hareketinin temelleri atılmıştır. Askerlerin yönetimi devraldığı, ülkede terör estirdiği bir zaman diliminde FETÖ`nün öncelikle askeriyede örgütlenmesi tesadüfü değildir. Emperyalizmin önceki başarısızlıklarına karşılık, alternatif bir proje olarak FETÖ`nün temelleri atılmıştır. Daha sonra proje, bu örgüte devşirilecek elemanların Türkiye`nin bütün kurumlarına bütün kesimlerine sızması için planlı, programlı ve sabırlı bir şekilde uygulanmaya başlamıştır.


SİYASAL YAŞAMIMIZI  DİZAYN ETMEK İSTEDİLER!


2.si, Küresel güçlerin cambaz ve maşası olan FETÖ, MHP üzerindeki en büyük operasyonlarına 2011 seçimleri öncesinde kaset komplosuyla start vermiştir. FETÖ`nün MHP`ye sızarak içeriden ele geçirme çabaları ise sonuçsuz kalmıştır.


3.sü, FETÖ, 2015 Kasım seçimleri sonrasında ise müzmin muhalefeti örgütleyerek MHP aleyhindeki gayretlerine yeni bir veçhe vermiştir. Örgütü kullanan küresel aktörler, bu yolla Türkiye`nin bütün kurumlarını kontrol edilebilir kılmayı hedeflemişlerdir. 2016 yılı ortalarına gelindiğindeyse FETÖ, devleti tamamen ele geçirebilecek gücü kendinde görerek harekete geçmiş, 15 Temmuz`da bir darbe girişimi yapmıştır.


4.sü, O günün gecesi, küresel güçlerin güdümündeki FETÖ`nün oyununu yine MHP bozmuştur. Darbe girişimine karşı ilk cesur siyasi çıkışı MHP lideri Devlet Bahçeli yapmış, partisiyle teşkilatlarının devletin ve meşru hükümetin yanında yer aldığını açıklamıştır. Bunun içindir ki FETÖ`nün halen temizlenemeyen gizli ayakları, parasal kaynakları ve toplumun çeşitli kesimlerine gizlenen elemanları MHP`yi içeriden bölmek için müzmin ve sözde muhalefeti bir Truva Atı gibi kullanmayı denemişlerdir.


5.si, “Türkiye hala devasa tehditlerin hedefindedir. Ülkemizi Suriye ve Irak misali etnik ve mezhep temelli bölme planları hala dolaşmaktadır. Gaflet ve dalalet içindeki CHP, Perinçekgiller tayfası ve müzmin sözde muhalifler uyusa da düşman uyumamaktadır. Bu yüzden referandumda MHP “evet” diyecek, milli birlik ve beraberlikte yeni bir hamlenin, yeni bir silkiniş ve uyanışın kapıları millet eliyle aralanacaktır.


EFENDİLERİN,’YENİ MHP’Yİ  YARATMA HÜSRANI..!


Geçtiğimiz günlerde gazetemizde yayınlanan ‘YENİ MHP’PROJESİ ADIM ADIM HAYAL OLUYOR!’ başlıklı makalemde de dikkat çektiğim gibi, 2010’da CHP’de Baykal’a karşı gerçekleştirilen  kaset operasyonu MHP nezdinde de aynı dönemde vücut buldu. Amaçlanan  ‘Yeni MHP’nin yaratılması ve Bahçeli’nin ekibinin teslim alınması ya da olmuyorsa  yönetimden uzaklaştırılması ya da tam anlamıyla tasfiyesiydi.


Sonuç da nasıl bir MHP ve ülkücü hareket mi ortaya çıkacaktı?


Merak eden, ‘Yeni CHP’ ve HDP’ye  bakmalı ve birilerinin özleyerek beklediği  ‘değişim’ ile ‘dönüşümü’ anlamalı..!


Yine anlayamıyorsa,  Mayıs 1999/ Kasım 2002 yılları arasında DSP/MHP/ANAP arasında kurulmuş 57.hükümetin MHP lideri Bahçeli’nin ‘erken seçim’ talebiyle koalisyonu bozarak TBMM dışında kalma pahasına sergilediği siyasi duruşu, neden ve niçinlerini  ve sonuçlarını incelesin, anlamaya çalışsın!


En önemlisi, Bahçeli ve yönetimine karşı bugün küskünleri oynayarak, ’hayır’ cephesinde  saf tutmuş olan MHP ve ülkücülerin, bulundukları nokta da kimlerle ve ne için  saf tuttuklarını  görmek ve anlamak için biraz kafalarını kaldırıp, etraflarına bakmaları gerektiğini düşünüyorum. Kuşkusuz, bunlar benim nacizane önerim ve düşüncelerim.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 116