Bugün: 26.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • MEHMET TÜM VE PKK TERÖRÜ..!

MEHMET TÜM VE PKK TERÖRÜ..!


CHP Milletvekili  Mehmet Tüm, Edremit`te toprağa verilen şehit Uzman Çavuş Aycan Özdil`in cenaze töreninde  bir vatandaşın   "hangi hakla bu cenazeye geldin" sözleri sonrası yumruklu saldırısına maruz kalmış.


Bu sözlü ve fiziki saldırı sonrası ne diyebiliriz?

Olacağı bu idi…!


Mehmet Tüm, düşüncelerine katılırsınız ya da katılmazsınız, seversiniz ya da sevmezsiniz yıllardır Balıkesir de, Güney Marmara ve Bandırma da siyasal ve sosyal yaşamın içinde yer  alan aktif bir kişilik.Özellikle 7 Haziran milletvekilliği genel seçimleri öncesinde, CHP de aday adaylığı sürecinden başlayarak partisi içersinde ve  kamuoyunda  farklı çevre ve güç odaklarının,  kişilerin ciddi tacizlerine, hamlelerine maruz kaldı. Milletvekili adaylığının kesinleşmesi ve  seçim sürecinde kamuoyunda belli yerel basın ve yayın organları tarafından bel altı, manipülatif haberlere, saldırılara maruz kaldı.


1 Kasım milletvekili genel seçimleri sürecinde bu tür yeltenişler Tüm’ü durduramadı. Vekil adaylığı yarışında liste başı çıkan Tüm, girdiği seçimlerden de  doğal olarak milletvekili olarak çıktı.


1 Kasım genel seçimleri sonrası yaşanan siyasi kriz ve 7 Haziran da milletvekilliği genel seçimlerinin yenilenmesiyle Tüm, yine sandıktan çıkmayı başardı ve o günden bugüne milletvekili görevini sürdürüyor.


Mehmet Tüm  ve Ailesi ile arkadaşlığımız, yarenliğimiz uzun yıllara dayanıyor. Dünya, ülke, bölge hatta Bandırma ile ilgili bir çok konuda  Tüm ile görüşlerimizin uyuşmadığı bir çok nokta olmuştur. Üzerinde  zaman zaman uzun uzadıya konuşmuş, tartışmışızdır.


 Ancak, bu doğal…Farklılıklarımız ne olursa olsun, tartışmalarımız ne kadar sert ve keskin olursa olsun, insani ilişkilerimiz, hep karşılıklı saygı ve sevgi  içerisinde yürümüştür.


Olması gereken de bu değil mi!?


Son olay karşısında üzüldüm. Hem sözlü ve fiziki saldırı girişiminde bulunan vatandaş açısından hem de  Tüm adına yaşananlara üzüldüm. Hem de bir şehit cenazesinde…Olay karşısında şehitlerimiz ve şehidimiz adına da üzüldüm.


Peki, neden ve niçin  Balıkesir ve doğal olarak Edremit, böyle tatsız bir olayla birlikte anıldı?


Aslında ,çarşambanın gelişinden  perşembe bellidir, denir ya, o hesap…Mehmet Tüm’ün, terör ve özellikle de işbirlikçi bölücü PKK terörü, PYD ve Kobani gerçeği, bölgede yaşanan terör operasyonları, patlatılan bombalar, verilen şehitler karşısındaki tutumu, duruşu, beyanları  adeta ‘birileri’  ve belli çevreler tarafından didik didik ediliyor, Tüm’e  bir şekilde ‘vurmak’, siyaseten zarar verebilmek, kişiliğini  karalayabilmek ve iş yaşamını  zora sokabilmek   için  mazeret aranıyordu.


Bu konularda bugüne kadar çok şeyler denendi ama olmadı…Mehmet’e bir şekilde ulaşamayanlar, oğluna uzanarak, onun üzerinden  ‘baba’ya vurmaya çalıştı. Yine olmadı…


Evet, konuyu ve Mehmet Tüm olayını biraz daha somutlayarak, anlaşılır kılalım:


-          - Mehmet Tüm, ezgin bir alevi  aileden gelmektedir .


-          -Gençlik ve öğrencilik yıllarından başlayarak, sol ve sosyalist düşüncelere inanmış, bir demokratik sosyalisttir.


-          -İş yaşamında kamuda da çalışmış, serbest çalışarak pazarlarda tezgah da açmış, 12 Eylül faşizmin gadrine uğramış ama çalışmaktan bir gün bile geri durmadan zoru başarıp, müteahhitlikte başarılı olup, kurduğu aile şirketiyle markalaşmayı becermiş bir isimdir. Vekilliğiyle birlikte tüm  özel işlerini oğluna bırakmayı da becermiş, siyasal ve sosyal, ekonomik etiğe uygun bir davranış sergilemiştir.(Bunu beceremeyen çok isim ,ne yazık ki, hala var.)


-          -Siyasal yaşamında etnik kökeni ve Aleviliği, partisi CHP’de de sürekli aleyhine kullanılmış olan Tüm’ün  bu muarızlarına göre , ya Kürt/Kürtçü olmakla itham edildi ya da Ermeni ve Ermeni dönmesi olmakla itham edildi ki, politik inancı ,sahip olduğu felsefe nedeniyle bu Tüm için hiç bir zaman hangi etnik kimlik ya da inançla anılırsa anılsın, bir utanç vesilesi değildi.


-          -Mehmet Tüm’ün CHP içindeki gel-git’leri de yine en başta CHP içinde, siyasi muarızları tarafından çok konu edildi. Bu  politik gel-git’ler de Mehmet’in ya da mevcut CHP yönetimlerinin ne kadar rolü vardı, bu da ayrı bir  sorgulama ve tartışma konusu.


Mehmet Tüm’ün  bölücü terör örgütü ve eylemleri ,  güvenlik güçlerinin operasyonları konusundaki beyanları,  özellikle de vekilliğiyle birlikte, kamuoyunda hep sorgulandı ve  tartışma konusu oldu.


Tüm’ün bu konularda, kamuoyuna net mesajlar verebildiğini ben de düşünmüyorum. Bunu kendisiyle de zaman zaman tartıştık. Bu, özellikle Balıkesir için önemliydi. Çünkü, Balıkesir bir Kuvayı Milliye kentiydi ve  ulusal konularda hassasiyeti  daha netti. Özellikle siyasetçi, duruşu ve tavrını bu gibi konularda Balıkesir’in tarihi ve kültürel hatta abartılı olacak belki ama  genetik toplumsal  yapısını, hassasiyetlerini dikkate alarak dile getirmeye özen göstermeliydi.


Evet, Balıkesir, konu, vatan, bayrak ,ve ezan olunca akan suların durduğu bir kent. Şaka falan değil, Osmanlı’yı da Osmanlı yapan, Karesi  Beyliği’dir…Yani bu olayın dünü de var, bugünü de var! Balıkesir’in TBMM’de temsilcisi olacaksanız, Balıkesir’linin sözcüsü olacaksanız, bu tarihi, bu toplumu, kültürü, mayayı  bilmek zorundasınız. Balıkesir, il olmak için il olmuş, büyükşehir yapılmak için büyükşehir yapılmış bir kent değildir!


Kentin ve kent toplumunun bu yüzlerce yıllık tarihsel ve kültürel yapısını kendinize uyarlayamaz, değiştiremezsiniz. O zaman kişi, kimin temsilcisi ve ne isteniyor, ihtiyacı ne, ona bakacak! Ben, bu gerçeği;  siyasiler ve  seçilmişler, kitle kuyrukçuluğu yapsınlar, popülist ve oportünist olup, seçildikleri makamlarda halka nabza göre şerbet versinler anlamında da dile getirmiyorum.


Mehmet Tüm, AK Parti  iktidarları döneminde, çekinceleri olmakla birlikte, Kürt sorunu ve bölücü terör sorununun çözümlenmesine yönelik, devlet ve iktidar politikası olarak gündeme taşınan  ‘çözüm süreci’ne karşı çıkmadı.


Temmuz 2015 de yeniden başlayan çatışma sürecinde ise,  önce ‘barış’ adına ‘taraflar karşılıklı silahlarını bırakmalı’ türünden yaptığı açıklamaların Balıkesir ve özellikle Bandırma kamuoyundan şiddetli tepki görmesi üzerine, duruşunu ve söylemini hızla değiştirerek, PKK’yı PKK terörünü ve terörist eylemleri şiddetle kınadı, lanetledi.


Terör örgütlerini ve bir yöntem olarak kullanılan terörün lanetlenmesinde bir sorun yok ama keşke, her şey veya Kürt sorununun çözümü bu kadar kolay  olabilse!


Bu bugünün sorunu olmadığı gibi tekil anlamında Mehmet Tüm’ün varlığıyla ilgili bir sorun da değil. Türk toplumu, mevcut yıllanmış hatta kangrenleşmiş toplumsal sorunlarını (ama etnik ama mezhepsel) aşmak açısından demokratik anlamda özellikle son yıllarda önemli bir yol katetti ama yeterli değil.


Ülkemizde etnik ve mezhepsel  temelli sorunlarımızın gerçekten ve demokratik temelde, özgürlükçü bir anlayışla  çözümünün sağlanması açısından daha akılcı, daha sağ duyulu, daha demokratik ama en önemlisi cesaretli adımların atılması; bu  çok yönlü sorunların ‘birileri’ tarafından kaşınmasının önüne geçilebilmesi için söylenemeyenlerin de, yazılamayanların da söylenip, yazılması gerekiyor.


Bugün AB’nin kalbi Belçika’nın başkenti Brüksel’de  ve Fransa’nın kalbi Paris de, yaşanan terör saldırıları, patlatılan bombalar ve  can kayıplarını tüm AB ülkeleri, Fransa ve Belçika, en küçük ayrıntısına kadar nedensellikleri ile sorgulayıp, tartışıyor ve ‘bir daha asla’ diyerek benzer olayların yaşanmamasının önüne geçmeye çalışıyor.  Yani, bir anlamda, saldırılardan ve yaşananlardan ders çıkartmaya çalışıyor…


Ya biz, bizler!?


Her türlü terörü lanetleyeceğiz ve bu ülkenin bir tek yurttaşının bile, her ne nedenle olursa olsun, burnunun bile kanamasına izin vermemenin öncelikle  koşullarını yaratacağız. Bu lafla, hamaset edebiyatıyla, salt güvenlikçi anlayış ve politikalarla, güvenlikçi önlemlerle  olmaz. Öncelikle terörün beslendiği ne sorun var ise çözmek, bataklıkları kurutmak, bir tek insan evladının bile bu bataklığa kurban gitmemesi için  devletin, iktidarların, toplumun üzerine düşen ne varsa, fazlasıyla  yapması gerekiyor.


Yine örneğin;

Paris ve Brüksel saldırılarının mağdurları mağduriyetlerinin karşılanabilmesi için  ardı ardına kendi devletlerine tazminat davaları açtı ve hakkını aradı. Bir devletin, günümüz dünyasında, devlet olabilmesinin koşulları var. Ortada mal ve can güvenliğini tehdit eden bir unsur var ise devlet devlet olabilmenin ciddiyetiyle, bu riskler ne ise ortadan kaldırmak, sorunları  çözmek, insanlarının mal ve can güvenliğini, huzurunu  sağlamak zorunda.

Türkiye’de terörle mücadele kapsamında, eksik de olsa fazla da olsa,  devlette, iktidar da  bunun arayışı, çözümü peşinde…Demokratik bir hukuk devletinde, esas  olan, budur!


Kuşkusuz, bu olayın bir yönü..


Konumuza dönersek, Mehmet Tüm, milli iradenin tecelli ettiği  seçimlerde  genel seçimlerde, Balıkesir de on binlerce Balıkesirli seçmenin oyu ile  TBMM’ne temsilci olarak gönderdiğimiz bir vekil. Milletvekili seçildiği andan itibaren de tüm Balıkesir’in vekili…


Tüm’ün vekilliğinden hoşnut değilsek, bunun demokratik yolu ve yöntemi belli. Önümüzdeki seçimlerde temsil yetkisini seçmen elinden alır. Ötesi, demokratik bir  ülkede bize yakışmaz… Her düşüncelerini, duruşunu, vekilliğini beğenmediğimiz vekili yumrukla yola getirmeye kalksaydık, boksör bir millet olup çıkar, sonuç da Balıkesir’i ring haline dönüştürürdük.


O nedenle, sevgili Mehmet Tüm’e geçmiş olsun diliyor ve yapılan fiili tacizi şiddetle kınıyorum.


Türkiye, tüm şehitleri gibi, şehit Uzman Çavuş Aycan Özdil evladını da acı ile bağrına basıyor ve Allah’tan rahmet  ,kederli ailesine baş sağlığı diliyorum.


Ülkemizin ve milletimizin başı sağ olsun!


Kedersiz günlere ulaşmak dileğiyle, esen kalın…


Etiketler: ENGİN ARICAN 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 259