Bugün: 27.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • KUVA-YI MİLLİYE RUHU , NANE RUHU,DAVUL TOZU DEĞİLDİR!

KUVA-YI MİLLİYE RUHU , NANE RUHU,DAVUL TOZU DEĞİLDİR!


Hafta sonu Balıkesir’de hem EKSPRES gazetesini ziyaret ederek, son gelişmeler üzerine uzun uzadıya  gazetemizin genel yayın politikası üzerine sohbet ettik.


Öncelikle bir kez daha vurgulayalım: EKSPRES gazetesinin, yeniden ve büyükşehir gerçeğine uygun bir konseptle  Ramazan ayının ilk gününde başladığı yayın faaliyeti, Balıkesir  merkez ve tüm ilçelerinde  kamuoyu ve halk nezdinde  büyük bir ilgi, beğeni ve kabul ile karşılandı. Bunda, kuşkusuz gazetemizin genç, dinamik, üretken yönetim ve idari kadrosunun büyük  rolü ve emeği var.


Eksiği yok mu ,çok!


EKSPRES,BÜYÜKŞEHRİN SESİ OLMA YOLUNDA YÜRÜYOR!


Ancak, yayın yaşamında sürekli en alttan en tepeye kadar kendisini sorgulayan, gözden geçiren EKSPRES’in hemen logosunun üstünde  vurguladığımız, ‘Kuva-yı Milliye ruhu…’ tümcesine layık bir basın-yayın anlayışıyla olayları ve olguları mesleki açıdan kucaklama ve yansıtma çabası küçümsenecek bir çaba olarak görülmemeli. EKSPRES, bu nitelikleriyle, bugün Balıkesir merkezin de, Körfez’in de, Güney Marmara’nın da gazetesi olma iddiasını taşıyan en iddialı büyükşehirin basın-yayın organı olarak görülebilir. Ki  iddialı olmak ve o iddiayı  gerçekleştirmek çabası önemli görülmeli.


 Ziyaretimizde, Balıkesir basınından bir çok meslektaşımızla bir araya gelerek, başta 15 Temmuz darbe başkaldırısı, halkın direnci ve direnişi olmak üzere , Balıkesir, büyükşehir belediyesi, basın üzerine  ve daha bir çok konuda karşılıklı görüş alış verişlerinde bulunma olanağı bulduk. Kurum ve kişi ismi vermeden, dile getirilenlere özetle yazımda  değinmek istiyorum.


BÜYÜKŞEHİRİN NE OLDUĞU YENİDEN YENİDEN ANLATILMALI!


1.si, büyükşehir yasası kapsamına Balıkesir’in dahil edilmesi ve Mart 2014  yerel seçimlerinden başlayarak, büyükşehir yasasının fiilen yürürlüğe girmiş olmasına karşın, aradan geçen iki yılı aşkın bir zaman dikkate alındığında, basın-yayın organları dahil, gazeteci ve yazarların büyükşehir ve Balıkesir’in büyükşehir olması  konusunda  ciddi bir bilgi ve donanım eksikliğine sahip olduğunu gözlemledim. Balıkesir merkez de bile büyükşehir konusunda yaşanan bilgi açlığı ve olumsuz düşüncelerin baskın olduğu bir ortamda, ilçeler, eski beldeler ve kırsal mahallelerde büyükşehire gösterilen tepkinin daha iyi anlaşılması gerekiyor. Ben, bu konunun Ak Partili temsilcilerin ve partililerin bir çoğu  tarafından bile hala yeteri kadar anlaşılabilmiş olduğunu sanmıyorum.


BÜYÜKŞEHİR DE  UĞUR’UN FENOMENLEŞMESİ!


2.si,Ahmet Edip Uğur, büyükşehir belediye başkanı olarak, geçmiş siyasi sorumlulukları ve vekillik yılları da dikkate alındığında, tam bir ‘fenomen’   haline gelmiş durumda. Kavramın  felsefi yönüyle, Balıkesir’de de, ilçelerinde ve kırsal mahallelerinde de  siyasal görüşü veya tercihi ne olursa olsun, insanlar bu fenomene, olumlu veya olumsuz anlamda ama mutlaka bir şekilde dokunmak, ben’iyle  yada egosuyla fenomen olanı ilişkilendirmek  istiyor.


ERDOĞAN VE UĞUR’UN KADER BİRLİĞİ!


3.sü, günümüz Türkiyesi’nde Erdoğan’ın başına gelmiş olan ‘şey’, bir yönüyle Balıkesir nezdinde Uğur’un başına geliyor. Dikkat edin, Başkan Uğur, 18 bin kilometre karelik Balıkesir coğrafyasında nereye giderse gitsin , içine girdiği ortamlarda  , mekanlara, partililere ve insanlara bir şekilde ellemeye, temas kurmaya çalışırken aslında  bir yönüyle de kimse için ulaşılmaz olmadığını, içlerinden  biri olduğunu, hemen herkese anımsatmaya çalışıyor. Bu, aynı zamanda bir özgüvene dayalı bir kişilik sorunudur. Ancak, sonuçta, siyasal ve toplumsal yaşamda avantajları da dezavantajlı sonuçları da oluyor. Pozitif yanı, insanların ve toplumun,’aaa bu bizden, içimizden biri’ diyerek kabullenmesi ve kişiyi bağrına basması olarak  öne çıkarken, negatif yönü ise,  yıllanmış alışkanlıklara, önyargılarına, olumsuz deneyimlerine saplantılı kişiler açısından ise, ‘ bu aday niye böyle davranıyor, bir açığı, bir hesabı mı var’ gibi duygu ve düşünceleri besliyor. Ya da kişinin en küçük bir eksiği veya yanlışında, o eksik ve yanlışın üzerine farklı kaygı ve kuşkularla, kurgusal açıdan bir an da ,  ilgili kişi üzerinden, yedi kartlı apartman yükseltiliyor. Bu siyaset bilimi, sosyolojinin  ilgi alanı dışında psikolojik ve sosyal psikolojik bir vakadır!


BALIKESİR, 2023 VE 2071  HEDEFLERİNİ,NA KADAR ANLADI!?


4.sü,Recep Tayyip Erdoğan ile A.Edip Uğur’un düşünsel dünyaları ile motivasyonları arasında çok benzerlik  var. Muhalefet partileri bir yana  her ikisinin de gerçekte temel dertleri, AK Parti içinde farklı siyasal sorumluluklar üstlenmiş  kişilerdir. Örneğin, Erdoğan’ın sürekli dillendirdiği, 2023 ve 2071 Türkiye’si ile Türkiye’nin 2023 de, dünyanın en gelişkin ekonomilerine sahip 10 ülkesi arasına girme iddiası ve ‘Yeni Türkiye’ hedefi ile  Uğur’un, Balıkesir  iddiaları ve hedeflerini bir kıyaslayın! Bu iddia ve hedeflere ulaşılması yönünde siyasal iktidarın aldığı her karar, her yatırım ve hizmeti, gündeme taşıdığı her proje farklı çevreler ve kişiler tarafından en başta yolsuzluk, suiistimal ve rant tartışmaları ile kesilmeye çalışılmakta. Şimdi, Balıkesir’i ele alın ve Uğur’un kamuoyunun gündemine taşıdığı tüm projeleri, gerçekleştirdiği ihaleleri, yatırım ve hizmetleri sorgulayın. Erdoğan’ın peşindeki gölge ile Uğur’un peşindeki gölge aynıdır. Yolsuzluk, suiistimal ve rant itham ve iddiaları…Bu, bugünün sorunu da değildir. Cumhuriyet tarihi boyunca  derdi ve davası iş ve yatırım, hizmet olan tüm siyasi liderlerin ve iktidarların adeta bu kaderi olmuştur.


FETÖ; DEVLETE VE MİLLETE,ABD VE NATO YAMASIDIR!


5.si, AK Parti, siyasal iktidar, cumhurbaşkanı Erdoğan ve büyükşehir başkanı Uğur’un  Gülen cemaati ile ilişkisi ve sonrasında yaşanan ayrışma ve hesaplaşma. Bu konuda da Erdoğan’a yönelik itham ve iddialarla Uğur’a yönelik itham ve iddialar da bir kader birliği yaşandığı gözleniyor ki, bu doğaldır. AK Parti-Gülen ilişkisini, Gülen’in ve cemaat hareketinin tarihsel geçmişini, ilişkilerini, üstlendiği misyonu  bilmeyenlerin, tarihsel  bilinçten yoksun olanların anlayabilmesi  mümkün değildir. Yetmez, Gülen ve hareketinin varlığının  ve faaliyetlerinin anlaşılabilmesi için ülkenin ABD ve NATO’ya olan bağımlılık ilişkisinin de bilinmesi gerekiyor. Bir anlamda yıllarca anlatılamayanı, 15 Temmuz darbe kalkışması ve sonuçları somut olarak gözler önüne sermiştir. Sonuç olarak, Türkiye, FETO nezdinde, 13-14 yıllık devlet ve toplum içinde öbeklenmiş bir habis ur’u  değil, 40 yıllık bir işbirlikçi, ajan, hain  silahlı çeteyi konuşup, tartışıp, devlet ve toplum yaşamından temizleyebilme mücadelesi veriyor!


ÜLKENİN DE,BALIKESİR’İN DE TEK DERDİ, FETÖ DEĞİLDİR!


6.sı,ülkeyi,devleti,siyasal  iktidarı koyduk bir kenara…Yıllarca yazdım ve dile getirdim. Balıkesir nezdinde  ‘derin’ ve çetesel bir yapı vardır. Bu yapıyı salt FETÖ ile ilişkilendirebilmek, Balıkesir de yaşanmış tüm olumsuzlukları bu çetesel  örgütlenmeye yıkabilmek de mümkün ve doğru değildir. Örneğin, yine aynı şekilde, Erdoğan düşmanlığının günümüz Balıkesir nezdindeki izdüşümü, Uğur düşmanlığıdır. Kimse, bu düşmanlığın izini sadece muhalefet partilerinde arama gafletine düşmesin. Yine örneğin, bu düşmanlığın Bandırma’da  dillendirilen  hali, ‘Öztaylan’ı hallettik, sıra Uğur da şeklinde kendisini sinsi bir şekilde dışa vurabilmektedir. Fitne ve fesat, oya gibi , sinsice işleniyor. Temel amaç ve hedef ise , Uğur’un bir daha Ak Parti’den büyükşehir adayı olmamasını sağlamak  ve siyasal tasfiyesidir. Ya da daha da ötesi, büyükşehir belediyesi kimin eline geçerse geçsin, yaşanan sürecin bir şekilde frenlenmesi ve dumura uğratılmasıdır.


Okurlarımız, şu gerçeği ve yazarın derdini anlayabilmeli. Dert dava kişiler değildir. Önemli olan siyasal dürtü ve ardındaki gerçekliktir. Cumhuriyet tarihi boyunca  ülkenin ve toplumun geleceğinden çalanlar, yeni bir anlayışla yatırım ve hizmetin kapılarını bir daha açılmamak üzere sıkı sıkıya yeniden kapatmak, statükonun devamı için, başta ABD ve NATO,AB ve İsrail olmak üzere içimizdeki işbirlikçileri eliyle ve tüm olanaklarıyla, 15 Temmuz kalkışmasıyla başaramadıklarını bir şekilde başarabilmek için  yine görev başındadır.


Bugünlük, bu kadar…Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 247