Bugün: 18.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • KISIR POLEMİKLER VE YAPAY GERİLİMLER..!

KISIR POLEMİKLER VE YAPAY GERİLİMLER..!


Balıkesir büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde  sahil kentlerinde hazineye ait dolgu alanları bilindiği gibi büyükşehir yasası kapsamında  Bakanlık ve ilgili kurumlarla varılan karşılıklı  antlaşmalar, imzalanmış protokollerle büyükşehir belediyelerine  geçiyor.


Bilindiği gibi Balıkesir’in  de, 2013 yılı sonunda  büyükşehir-bütünşehir  yasası kapsamına alınması ve 2014 Mart yerel seçimleri ile yasanın uygulanmasına fiilen başlanmasıyla birlikte büyükşehirin diğer kıyı yerleşkelerinde yaşandığı veya yaşanacağı gibi Bandırma’da da sahil bandında Hazine’ye ait dolgu alanlarının büyükşehir belediyesinin kullanımına geçeceği, devredileceği  biliniyordu.


Peki, bunun yasal dayanağı var mıydı?


Evet, var..!


BÜYÜKŞEHİR GÜCÜNÜ YASALARDAN  ALIYOR..!


3621 sayılı Kıyı Kanunu ve bu kanunun dayanağı kabul edilen 1982 Anayasası’nın  43.maddesine göre, şöyle;

“Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.”


3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun ve Anayasa’nın 43.maddesinin  bugüne kadar sahil yerleşkelerimizde, örneğin Kapıdağ ve Erdek’te, ne ölçüde gözetilip, uygulandığını görüyor, biliyoruz. Partizanlığın, adam kayırmacılığın, rant hesaplaşmalarının, haksız kazanç arayışlarının tavan yaptığı bir alandır sahillerimiz ve sahillerimizin kullanımı..


Bir anlamda sahillerimiz ve sahillerimizin korunması yasa ve Anayasa’da  vurgulanmış olmasına karşın  “kamu yararı” farklı arayış ve çıkarlara  adeta kurban edilmiştir.


Bitmedi..!


YASA BU HAKKI BÜYÜKŞEHİRE  VERMİŞ..!


Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Resmi Gazete’de yayınlanmış (sıra no:288) ‘Tebliğ’e göre;

“4/12/2004 tarihli ve 25680 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 07/12/2004 tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanununun "Belediye tasarrufundaki yerler" başlıklı 79 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında; "Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılır. " hükmü yer almakta…


Yani, bir kez daha vurgulayarak, altını önemle çizelim: Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kafasına göre, keyfe keder bir anlayış ve yöntemle, ‘birileri’nin iddiasının tersine, Bandırma ya da Erdek halkını siyasal tercihlerinden dolayı cezalandırmak amacıyla  sahil dolgu alanlarını Anayasa ve yasaları ihlal ederek, kamu yararını hiçe sayarak   her hangi bir karar ya da uygulama içerisine girmemiştir..!


Balıkesir büyükşehir belediyesinin karar ve uygulamalarının Anayasal ve yasal dayanakları var..


BANDIRMA HALKI TAKDİR ETSİN..!


Peki, Güney Marmara’da Erdek de belediye başkanı Hüseyin Sarı ve özellikle Bandırma’da belediye başkanı Dursun Mirza ve yönetimi  bu konuda büyükşehir belediyesinin 2015 ve özellikle 2016 yılı içinde  yürüttüğü çalışmaları   sanki hiç bilgileri, ilgileri yokmuş ve büyükşehir,  ilçe belediyesinin ve Bandırma halkının çıkarlarına aykırı karar  ve uygulamalar içerisine giriyormuşçasına  konuyu neden ve niçin  bu şekilde  kamuoyuna lanse etmenin ve suni bir gerginlik yaratmanın arayışını sergiliyor?


Olayın ilginç ve düşündürücü yanı Bandırma Belediye başkanı Mirza ve  yönetimi, il ve ilçe parti teşkilatları, milletvekili Tüm haricinde diğer bölge milletvekilleri  sahil bandı ve dolgu alanlarının kullanımı konusunda yasal yetkinin büyükşehirde olduğunu da  gayet iyi biliyor ama gerçek dışı isnatlarla bu yöntem neden ve niçin kullanılıp, zorlanıyor?


Bandırma olarak , bizler ve kamuoyu ilk bu tartışmaları ve anlamsız polemikleri  Nisan ayı içerisinde Festival ve Festival etkinlikleri konusunda yaşadık. Festival ile birlikte Ramazan etkinlikleri bir anlamda birleştirilerek yaklaşık belki iki ay meydan ve sahil bandının Bandırma Belediyesi tarafından  kapatılması, kullanımı gündeme geldi ve  büyükşehir belediyesi, kendi tasarrufundaki alanla ilgili  buna izin vermedi ve Mirza, 16 Nisan referandumu öncesi suni  ve siyasi bir gerilim yaratmanın arayışını sergiledi. Olmadı, oldurulamadı.. Partililer bile fazla bu girişimlere itibar etmedi…


BU BEYANLARIN KİME NE YARARI VAR?


Suni gerilim yatıştı derken bu kez  geleneksel hale getirilen Ramazan etkinlikleri ve şenlikleri kapsamında iler tutar yanı olmayan yeni bir suni gerilim ve anlamsız polemik kapısı aralanmaya çalışıldı.

“Büyükşehir Belediyesi iftar çadırı kurabileceğimizi ancak kafelerin ihalelerinin kendileri tarafından yapılacağı yönünde bize bir yanıt vermiştir. Bu yaklaşım yanlıştır. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tüm masraflarını Bandırma Belediyesinin karşılayacağı etkinliklerden oturduğu yerden para kazanmanın derdine düşmüştür… Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin çıkardığı bu sorun yüzünden Bandırma Belediyesi olarak ya kendi alanımızda bu etkinliği yapacağız ya da Ramazan ayı etkinliklerini iptal etmek zorunda kalacağız. Bandırma Belediyesi olarak bu etkinlikleri kendi alanımızda yapmanın teknik olarak problemleri var. Şimdi karar aşamasındayız. Bu sene bu Ramazan etkinliklerini yapamazsak bunun sorumlusu Bandırma Belediyesi değil Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı olacaktır.”


Evet,SN.Mirza’nın bu ifadeleri ve bu beyanlar karşısında  ne denebilir!?


KISIR ÇEKİŞMENİN KİME NE FAYDASI VAR..!?


Konunun ve olayın gelişimi ve her iki belediye başkanının beyanları nezdinde  kullanılan ifadeleri, karar ve uygulamaları kamuoyu ve Bandırma halkı takdir etmeli. Ben, sonuçta, başkan Mirza ve yönetiminin  aklı selim davranarak  Ramazan etkinliklerini kendi  imkanlarıyla gerçekleştireceğine ve konuyu iki belediye arasında anlamsız sürtüşme ve polemik konusu yapmayacağına inanıyorum.


Başlangıçta sağ duyulu ve hoşgörülü yaklaşılmış olunsa idi, ben, büyükşehir ve Bandırma Belediyesinin festivali de, Sahil Şenliklerini de, Ramazan etkinliklerini de   ortak olarak programlayarak, en içerikli ve en anlamlı şekilde birlikte gerçekleştirme olanağına sahipken, anlamsız nedenlerden ötürü bu olanağın kullanılmadığına, kullanılamadığına, bir şekilde kullandırtılmadığına inanıyorum.


Sonuç, yine her zaman ki gibi, Bandırma kaybediyor..!


Tüm İslam Aleminin ve okurlarımızın Mübarek ramazanlarını kutluyor, Ramazan Ayı’nın  kazasız, belasız geçmesini ve hayırlara vesile olmasını diliyorum.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 65