Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • KİMLER, "DUVARLARIN İÇİNE SIZDI?"

KİMLER, "DUVARLARIN İÇİNE SIZDI?"


Çevremizdeki genç yaşlı, kadın erkek hemen herkesin ortak kaygısı ve merak ettiği,yanıtını aradığı soru  “Ülkede neler oluyor? N’olcak? Erdoğan ne yapıyor? AK Parti’de bu yaşananlar ne?” sorusu.


Yazılı ve görsel medyada da durum farklı değil. Hangi gazeteyi elinize alırsanız alın, hangi TV kanalını izlerseniz izleyin ülke ile ilgili önünüze serilen tablo ve yaşananlar, yapılan yorumlar, özellikle iktidar partisi olarak  AK Parti içinde, dış politikada bölgede ve uluslararası anlamda ABD ve AB ülkeleriyle yaşayan anlaşmazlıklar, gerilimler toplumumuzda derin izler bırakıyor.


Yaşanan sorun ve sıkıntılar bir değil, iki,üç… beş değil ki, hangisine bir anda doyurucu bir yanıt bulacak veya insanları ikna edici akılcı bir yanıt vereceksiniz.


Ben,bir gazeteci-yazar olarak ama daha da önemlisi bir yurttaş olarak, ülkenin tarihsel açıdan özel ve önemli bir dönem yaşadığını, bu dönemin içinde barındırdığı kırılmaların adeta tarihsel ve toplumsal açıdan zengin bir ders niteliği taşıdığına inanıyorum.


YAŞANAN SÜRECİ OKUMAK..!


Örneğin, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün valilerle yaptığı toplantıda ABD ile yaşanan vize sorunundan hareketle yaptığı sert açıklamalar yanı sıra Sırbistan dönüşü uçakta gazetecilerle yaptığı karşılıklı sohbette parti içinde gündeme gelen gençleştirme ve yenilenmeye dönük kimi belediye başkanlarınınveya il başkanlarının görevlerinden alınmasına yönelik sözlerine bakıldığında olayın devlet yönetimi, siyasal iktidar ve bir partinin kaderi açısından ne kadar karmaşık yönler içerdiği  daha iyi anlaşılıyor.


Ancak, en büyük sorun ve sıkıntının herkesin bulunduğu yer,temsil ettiği kurum, bulunduğu makam ve mevkii açısından sahip olduğu anlayış doğrultusunda tüm olup-bitenleri ve yaşananları kendi yöntemiyle algılama ve sunma çabası farklı dinamiklerin de devreye girmesiyle adeta daha da anlaşılmaz ve karmaşık hale getiriliyormuşçasına bir görüntünün ortaya çıktığını ya da çıkartıldığını düşünüyorum.


ALGI MİMARLARI ALGIMIZLA OYNUYOR


Anımsayın…


Geçtiğimiz hafta içerisinde AK Parti kurucusu ve lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partideki gençleşme ve yenilenmeden hareketle kimi belediye başkanlarının ve parti başkanlarının görevden alınabileceği yönündeki beyanı, bu nokta da belli büyükşehir belediye başkanlarının isimlerinin öne çıkması bir an da ülkenin siyasi gündemini nasıl alt üst etti.


Anımsayın…


Ankara büyükşehir belediye başkanı Gökçek’in Beştepe’de Cumhurbaşkanı ile görüşmeye girmesi, aynı anda tüm gözlerin bu görüşmeye kitlenişini ve bu konuda yayınlanan haberlere Türkiye Belediyeler Birliği’nin kongresi için 1. Başkan vekili olarak Balıkesir büyükşehir belediyesi başkanı Uğur’un da Ankara’da bulunması nedeniyle, Gökçek’in Beştepe ziyareti ve görüşmesiyle ilişkilendirilerek bir anda  yaşanan görüşme trafiğine Uğur’un da  özellikle Doğan Medya Grubu’na ait televizyonlarda  servis edilmesinin özellikle Balıkesir’de neden olduğu bilgi kirlenmesinin sonuçlarını hep birlikte yaşamadık mı?


Büyükşehir belediye başkanı Uğur, en sonunda yaptığı açıklamada sunum ve yapılan algı operasyonu nedeniyle eşini bile,görevinin başında olduğu konusunda servis edilen haberler nedeniyle inandıramadığını söylemedi mi?


Tüm bu süreçte konu büyükşehir belediye başkanları ve özellikle Balıkesir olduğunda Doğan Medya Grubu’na ait yazılı ve görsel medya organlarının gayretkeşliğini ilgi ile izliyorum. Genelde ise bu konulardaki beyanlar ve haberler, yorumlar üzerine özellikle sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, verilen mesajlar, yapılan yorumlar evlere şenlik..!


Bu da bana doğal geliyor…

 

DUVARLARIN İÇİNE SIZMAK…


Çünkü, evinizin kapısını, penceresini sonuna kadar açıp seyirlik hale getirirseniz, bir süre sonunda haricen yaşananları izleyenlerin evin sakinleriymişçesine içerde yaşanan sorun ve sıkıntılara müdahil olduğunu görürsünüz. Hiç bir mahremiyetiniz kalmamıştır ve bunun sorumlusunu dışarda boşuna aramayın, başlangıçtaki niyetiniz ne olursa olsun sonuçta yaşananların sorumlusu sizsinizdir…


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sırbistan dönüşü uçakta, gazetecilerin sorusu üzerine gülerek, “Arkadaşlar, bu aşırı bir iç mesele oldu… Yani duvarların çok içine sızdınız. Öyle bir şey söz konusu değil. “ diyerek Gökçek ile görüşmesini uzun uzadıya anlatma ihtiyacı duymasının nedeni budur.


“bu, aşırı bir iç mesele oldu…”

“…duvarların çok içine sızdınız…”


Anlatmak ve dikkat çekmek istediğimiz mevzuu bu ve bu olayın sadece bir yönü...


DEDE KORKUT VE KİLİT


Diğer yönü ise daha da düşündürücü ve bence kaygı verici…Anadolu’da bir halk deyişi vardır. Kapıdan giremiyorsan pencereden bacadan girmek…Ben, AK Parti nezdinde yıllardır özledikleri ve arzu ettikleri amaca ulaşmak için kapıdan giremeyenlerin bir şekilde pencereleri, bacayı zorladığını düşünüyorum…


Yine olmaz ise inanın duvarları yıkacaklar..!


Pencereyi, bacayı zorlayanların muhalefet partileri ya da FETÖ’cüler ya da haricen bilmem kim olmanın ötesinde kim ya da kimler olduğunun iyi belirlenmesi gerektiğine inanıyorum.


DedeKorkut’un bir ifadesi, bir öğüdü var. Kibarca yazalım, sorun içerde ise, “kapı kilit tutmaz oğul..!”


“GÖZ”, DUVARLARI YIKMAK İÇİN GÜN SAYIYOR


Ben yaşanan süreçte hızla gelişen olayları ve yaşanan boğazlaşmalara dikkat çekerek, bu gerçeğin altını hep çizdim, yazdım, vurguladım ve sürekli bir gazeteci-yazar olarak uyarıcılık görevimi hep yaptım. Birileri sabırla oynadığı oyunun istediği gibi sonuçlanması yönünde tespih çekiyor ve gün sayıyor, o gün olmadı umudunu tazeleyip yeni gün  adıveriyor.


“Dava” falan bunlar açısından hikaye…


Her ağzını açan ‘Allah’ dedi diye  Müslüman kabul edilseydi, bugün dünyada yaşadıklarımızın  onda birini yaşamazdık..!


Ben, ısrarla ve inatla “göz” diyorum. İşte o “ göz” var ya o “göz”, sonunda bir şekilde becerdi ve “duvarların içine sızdı”…


Hanede yaşanan bugün için değil nicedir yaşanan karmaşanın nedeni budur…


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 44