Bugün: 23.07.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • KİM KAYBETTİ KİM KAZANDI..!?

KİM KAYBETTİ KİM KAZANDI..!?


Geçtiğimiz günlerde Türkiye gazetesinden gazeteci-yazar Süleyman Özışık, “Balıkesir’de neler oluyor?” başlıklı makalesi hem büyükşehir de hem ilçelerinde hem de iktidar partisi AK Partisi cenahında farklı dalgalanmalara neden oldu.

Rüzgar eken fırtına biçer, diye bir atasözümüz vardır.

Özışık, bu atasözünü bir kez daha doğrularcasına AK Parti nezdinde Balıkesir’de yaşananları ve sonucunu özetliyor. Büyükşehir belediye başkanı Uğur’un başkanlıktan ve partisinden istifası öncesi ve sonrasında yazdığım bir çok makalede benzer değerlendirmelerde bulunmuş, Uğur’un istifa etmesine neden olan gelişmelerin büyükşehir siyasetini ve AK Parti’yi bir çok açıdan olumsuz etkileyeceğine dikkat çekmiştim.

RÜZGAR EKENLER FIRTINA BİÇİYOR

KAOS ile ilgili görsel sonucu

Evet, Uğur’un başkanlıktan ve partisinden istifası sonrası yaşanan süreç de rüzgar ekmiş olanların ve bunu bir başarıymış gibi partiye ve kamuoyuna yutturmaya çalışanların, bugün büyükşehiri ve partiyi ilgilendiren hemen her olayda nasıl fırtına biçtiklerine ibretle tanık oluyoruz.

Ülkeyi bir yana koyduk, büyükşehir de ciddi ve kalıcı siyasi başarılara sahip kılınmış bir siyasal partinin aşırı güçlenmenin getirdiği şımarıklığın, kibirin, parti içi yetki ve güç tokuşturmalarının, makam ve mevki için gemlenemez egoların nasıl bir siyasal partiyi adım adım içten çürüttüğüne, dağıttığına, güç kaybına neden olduğuna tanık oluyoruz.

Gariptir ve acı acı düşündürücüdür ki, büyükşehir ve ilçeleri bazında AK Parti’de yaşanan sorun ve sıkıntıların ana kaynağı ve nedeni ne CHP ne de bir başka siyasal parti..! Ülkemiz siyasal yaşamında geçmiş de de tanık olduğumuz ve yaşadığımız parti içi sorun ve sıkıntıların bir benzerini bugün AK Parti nezdinde yaşadığımızı gözlemliyoruz.

Bu siyasal hastalığa ben hiçbir siyaset erbabının reçete yazabileceğini sanmıyorum. Virüs, mikrop dışarı da değil, içeri de aranmalı..!

Parti içi sorun ve sıkıntıları ya da bir diğer ifade ile hastalıklı yanları tedavi edebilmek amaçlı parti genel merkezinden gönderilmiş, yetkilendirilmiş kim var ise bırakın tedavi etmeyi, akılları sıra iş yapayım, ”Reis”e yaranayım  derken attıkları her adım da ve aldıkları her kararla, partinin enerjisini ve gücünü biraz daha çaldılar. Daha da olumsuzu, parti tabanını ve partiye oy ve  gönül vermiş insanları anlaşılmaz davranışları ve kararlarıyla partiden uzaklaştırdılar.

KRİPTOCULAR KAZANDI

Özışık, yazısında şöyle diyor:

Cumhurbaşkanı Erdoğan MYK toplantısında Balıkesir milletvekiline dönerek şöyle der: “Bana abi dediğimiz insanı aldırdınız, kavgalar bitecek dediniz. Alın şimdi Zekai Beyle ilgili şikâyetler. Hani bitecekti kavgalar, bakın partinin geldiği duruma…”

Yazısına şöyle devam ederek bir durum tespitinde bulunuyor:

“Düne kadar kavga ettikleri Edip Uğur’u görevden aldıranlar, şimdi yeni belediye başkanı ile aynı kavgaya tutuşmuş durumda. İl Teşkilatı ile Belediye Başkanı, Belediye Başkanı ile Milletvekilleri işi gücü bırakmış, bilek güreşine tutuşmuş durumda.

Mesele, “Bu şehri ben yöneteceğim” meselesi…

Mesele rant meselesi…”

OPERASYON KENTİ: BALIKESİR..!

Bu gözlemi yorum olarak büyükşehirden bir gazeteci ya da yazar yapmış olsaydı, arkasından söylenmedik söz, yapılmayan hakaret kalmaz, bir şekilde ümmüğü sıkılır, aforoz edilirdi.Bu durum, büyükşehir ve ilçelerinde basın-yayın dünyasında sinmişliği, goy goyculuğu, yalakalığı körükledi, besledi, meslek etiğini ve sorumluluğunu, üretkenliği törpüledi.

Uğur’un başkanlıktan ve partiden istifası sonrası Balıkesir Ticaret Odası ve Ticaret Borsası’nda gerçekleşen seçimlerde AK Parti-MHP-BBP’nin siyasal ittifakına karşın muhalefetin elde ettiği seçim başarısının 13 Nisan da gerçekleşecek Sanayi Odası kongresine de yansıma kaçınılmaz gözüküyor.

Süreç durmayacak..!

Kaybedilen her “mevzi”yi kent ve bölge yaşamında yeni kaybedilecek mevziler alacak ve artık, bu sürpriz olarak da görülmemeli…

Çünkü, bir kere denge bozuldu..!

Büyükşehir nezdinde yaşananları “operasyon” ve bir “operasyonun parçası” olarak görenler ve yorumlayanlar yaşanan operasyonun perde arkasını, faillerini ve figüranlarını da görmek, anlamak zorundalar. Puzzlın parçalarını görerek ,parçalara takılıp kalanlar oynanan oyunun bütününü görüp, ortaya çıkacak sonucu da anlayamazlar.

Büyükşehir ve ilçelerinde yaşananlar salt siyasi bir hesaplaşma olarak da görülmemeli. Ticaret Odası seçimleri sonrası bir yerel gazetenin attığı manşet ve spot ilginç olmanın ötesinde düşündürücü idi.

Ticareti yönlendirenler siyaseti de yönlendirirler..!

Ticari yaşamı yönlendiremeyenler siyasal yaşamı da yönlendiremezler..!

BÜYÜKŞEHİRİN KAYBI BÜYÜK OLACAK

UĞUR- ZEKAİ KAFAOĞLU ile ilgili görsel sonucu

Konunun bir başka boyutunu da ele almak gerekiyor.

Ben bir çok yazım da sürekli olarak “mütegallibe”den ve “mütegallibe”nin Cumhuriyet tarihi boyunca ülke de, toplum yaşamımızda üstlendiği role dikkat çektim.

Büyükşehir de “mütegallibe” kazandı ve kazanmaya devam edecekmiş görünüyor. Bu kazanç, büyükşehir ve bütünü için bir kazanım ve gelecek anlamını taşımıyor. Dün iddia ettim, bugün de aynı şeyi iddia ediyorum: Cumhuriyet tarihi boyunca büyükşehir Uğur ve yönetimi ile çok şey kazandı ve değişim ile dönüşümü görenler yıllardır bu yerel kazanımları frenlemenin, geriletmenin arayışı ve çabası içerisindeydiler ve sonuç da kazanan onlar oldu…

Yani, gerçekte Uğur kaybetmedi,  “göz” kazandı ve temelinde büyükşehir kaybetti..!

Uğur sonrası büyükşehir ve partinin, şu ya da bu yaşandıya takılmadan ama yaşanmış süreci akılcı bir biçimde sorgulayarak, bugünü ve yarını inşa etmesi gerekiyor. Büyükşehir başkanı Kafaoğlu ve ekibi bunu başarıp, becerecek mi, ön yargılı davranmaktan  ve karamsarlıktan kaçınarak, hep birlikte yaşayıp, göreceğiz…

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 53