Bugün: 19.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • KENT KONSEYİ, MİRZA-ENGÜDAR..!

KENT KONSEYİ, MİRZA-ENGÜDAR..!


Bandırma Kent Konseyi’nin ‘nihayet’ genel kurulu gerçekleşti ve genel kurulda  Şerafettin Engüdar, açık ara  Kent Konseyi başkanlığına seçildi.

 

Genel Kurul ve ortaya çıkan sonuçta, genel olarak memnunum. Çünkü, Şerafettin Engüdar’ı çocukluğumdan beri  tanır, bilirim. Tabiri caizce Engüdar, gerçekten de mahallemizin çocuğu ve  gerçek bir Bandırmalıdır.

 

Genel Kurul öncesi çok kişi bizzat gazeteye gelerek, Kent Konseyi seçimleri ile ilgili ne düşündüğümü  sordu, düşüncelerimi öğrenmeye çalıştı. Ne düşüncelerimi sakladım ne diplomasi yaptım ve açık açık düşüncelerimi paylaştım.

 

Kent Konseyleri,   İçişleri Bakanlığı genelgesine ve AB taleplerine uygun, yerel demokrasinin geliştirilmesi amaçlı, belediyelere tabi oluşturulmuş  sivil, demokratik, gönüllü  ve katılımcı yapılar. Kuruluş felsefesi başından beri kafama yatmasa da yerel demokrasinin geliştirilip, güçlendirilmesi açısından önemli.


Ancak, bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da başından bugüne Kent Konseyleri iktidar partileri ile muhalefetin  yönetim savaşlarına sahne olan adeta bir cenk alanı oldu. Tarafların birbirine gol atma sevdasına kapıldıkları  bu arenada farklı dürtüler tokuşturulmaya çalışıldı. Kimisi ismini duyurmaya ve Konsey üzerinden siyasi ikbal peşinde koşmaya, kimisi aşağılık komplekslerine yenilerek makam ve mevki kapmaya, kimisi aç egosunu bir şekilde doyurmaya çalıştı.

 

Hiç bir belediye başkanı ya da yönetim ekibi hiçbir şekilde kendisine hemen her konuda köstek olmaya çalışacak, set oluşturacak bir Kent Konseyi yönetimine izin vermez. Çünkü, işin esası konseylerin yerel yönetimle senkronize çalışması, sorun yaratıp, baş ağrıtmaması, çatlak ses  yaratmamasıdır.

 

O nedenle, Başkan Mirza’nın 30 Mart 2014 seçimlerinde iş başı yaptığı günden bugüne Bandırma Kent Konseyi  yönetiminin oluşması konusunda yaşadığı bocalamalı, kararsızlıkları, ikircikli tutumları bir yere kadar anlayışla karşılıyorum.


‘Bir yere kadar’ ifadesi önemli…

 

Çünkü, Başkan Mirza, Konsey konusunda ilk günden bugüne ürkek ve bir anlamda korkak bir anlayışla hareket etti.


Neden mi!?


Çünkü,sn.Mirza, gerçek anlamda demokratik oluşumlardan ve işleyişlerden ,katılımcılıktan, şeffaflıktan, farklı düşünce sahiplerinin yönetimde yer almasından  ürküyor, korkuyor. Bunu daha önce de yazdım, Mirza’nın bu hastalığı ‘oligark hastalığı’ dır. Kendisine mahsus değildir. Yönetim erkini elinde bulunduranlar, bunu şu veya bu şekilde ya da zaman içersinde  bu durumu kendileri için bir ayrıcalık olarak kabul ederek, yönettiklerinden ya da yönetilenlerden öte,  yakın çevreleri tarafından kutsanmayı, övülmeyi hatta  şahsiyetlerine biat edilerek, kutsanmayı isterler.


Bu oligarklar için maddi ve manevi beslenmenin vazgeçilmez unsuru olduğu gibi, genelde farklı dürtüler ve çıkarlarla aşağılık kompleksini ve egolarını tatmin etmeye çalışanların da maddi ve manevi beslenmeleri için  vaz geçilmezdir.


Onun içindir ki, Başkan Mirza, başından beri yönetim erkinde tüm ilişkilerini genelde saplandığı bu oligark hastalığı ile biçimlendirmeye, geliştirmeye çalışmakta. İlişkilerinde belirleyicilik konumunu kaybetmekten  adeta öcü gibi korkmaktadır. Başından beri dışa karşı ulaşılmazlık oyununu oynamaya çalışan Mirza, her oligarkın yakalandığı amansız iktidar  hastalığının pençesinde  adeta çırpınmaktadır.

 

Bu işin ve hastalığın partisi, ideolojisi, siyaseti falan yoktur. Onun için Kent Konseyi’nde Engüdar’ın başkanlığı bugün için Mirza’ya güvenilir gelse de Engüdar’ı  iyi tanıyanlar ve bilenler için bu ilişkiyi önümüzdeki sürece taşımanın zorlukları da ortadadır. Örneğin, bu yönetim Mirza-Engüdar ikilisi için iş yapacak, iş üretecek bir yönetim olmanın ötesinde iş yaptırtılacak, işe koşturulacak, iş buyurulacak bir yönetim olacaktır. Dilerim yanılırım…

 

Ben, Kent Konseyi başkanlığına seçilen-getirilen-atanan Şerafettin Engüdar ve yönetimini kutluyor, başarılı olmalarını diliyorum.

 

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 614