Bugün: 24.06.2017

KAYBETMEYE MAHKUMSUNUZ!


Türkiye, her yeni güne kanlı terör saldırıları ile uyanıyor. İstanbul Beşiktaş da gerçekleşen 44 polis ve   sivil yurttaşımızın bombalı bir saldırıda yaşamını yitirmesinin acısını yaşarken Kayseri’de gerçekleşen bombalı terör saldırısıyla da 14 askerini şehit vermiş olmanın acısına gömüldü. Her ziki saldırıda yüzden fazla yurttaşımız yaralandı.


Önceki gece de, Rusya`nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov`un FUUETÖ’ ile ilişkili bir çevik kuvvet polisinin silahlı  saldırısı sonucu yaşamını yitirirken, suikastin aydınlatılması ile ortaya dökülen gerçekler hiç birimizi şaşırtmadı. Suikast sonrası gözler doğal olarak ABD ve CIA ajanı  FETÖ’ne çevrildi.


Uçak krizinin aşılması sonrası Türkiye ile Rusya arasında hızla gelişen karşılıklı ilişkilerden en fazla rahatsız olan ülkelerin  ABD ve AB yanı sıra NATO olduğu biliniyor.


Keza, 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin bastırılması sonrasında ,darbe ve işgal çabasının ardında ABD ve  AB  ülkelerinin yanı sıra  NATO’nun çıkması ile birlikte, aynı ülkelerin teröre verdiği açık destek,  Türkiye’nin  ‘soğuk savaş’ yıllarından bugüne Batı’ya endeksli geliştirdiği ulusal güvenlik stratejisini ve politikalarını  tarihsel bir yol ayrımına taşıdı. Türkiye’nin Şanhgay İşbirliği  Örgütüne yüzünü dönmesi ve özellikle Rusya ile ikili ilişkilerini geliştirmesi ve enerji yatırımlarında üstlendiği kilit rol, dolara karşı takındığı tavır  Batı’yı adeta çileden çıkarttı.


TERÖR VE İÇ SAVAŞ ÇIĞIRTKANLARI!


ABD ve AB ülkelerinin devlet yöneticileri, iktidar sözcüleri, Batı medyası  Türkiye’ye karşı savaş çığlıkları atar hale geldi. Ülkenin  koşar adım bir iç savaşa sürüklendiğinden, insan hak ve özgürlüklerinin, ifade ve düşünce özgürlüğünün ihlal edildiğinden, Mustafa Kemal Türkiyesi’nin  otokratik bir yönetime evrildiğinden söz edenler, her zaman ki gibi, demokrasi ve özgürlükler adına ülkeyi dört bir yandan kuşatmanın ve işgalin aleni provasını yapar  hale geldiler.


Bu durumu, devlet ve millete ilan edilmemiş bir savaş olarak görmek günümüzde olanaksız. Çünkü, sömürgeci Batı, ülkeye ve millete karşı kartlarını açık oynuyor! 15 Temmuz darbe kalkışmasını ve işgal girişimini gerçekleştiren FETÖ çetesi ve hainleri, bölücü terör örgütü PKK/YPG/PYD yanı sıra tüm terör örgütleriyle işbirliği içerisinde siyasi uzantıları ve komprodor burjuvazi ve medyasıyla  bu küresel güç ve çıkar oraklarının sözcülüğünü yapıyor.


Bir vampir gibi şiddet ve kan çığırtkanlığına soyunmuş bu çevrelerin ortak arzusu, ‘iç savaş’..!


BU ÜLKE VE MİLLET TERÖRE BOYUN EĞMEZ!


Bu arzularına ulaşabilmek amacıyla etnik ve mezhep temelinde kışkırtıcılık yapanlar, her türlü  provakatif eylemin ve söylemin  hamiliğine soyunanlar, terörü bir savaş yöntemi ve aracı olarak kullanma alçaklığını  kullanmaktan yıllardır vazgeçemiyorlar. Kuşkusuz, patlayan her bomba ve sıkılan her kurşun ve düşen her canımızla birlikte  canımız acıyor, canımız yanıyor. Ancak, yıllardır Anadolu insanının oynanan karanlık, kirli ve kanlı oyunun  perde arkasının bilincinde olması, toplumsal deneyimi, tevekkülü  terör eylemleriyle bir sonuca ulaşmak isteyenlerin heveslerini hep kursaklarında bıraktı.


Olmuyor, oldurulamıyor!


BUNLAR DA OKUMUŞ CAHİLLER..!


Terör örgütlerinin son İstanbul ve Kayseri’de gerçekleştirdikleri bombalı intihar saldırıları ve onlarca şehit ve yaralı vermemiz sonrası küresel terör oyunlarına karşı gelişen toplumsal tepki, Bandırma’ya da taşındı. Geçtiğimiz hafta sonu Bandırma’da Cumhuriyet Alanında teröre karşı gerçekleştirilen mitinge binlerce  yurttaşımız katıldı. Şehitlerimiz yad edildi, terör lanetlendi!

Miting sonrası sosyal medyada  yazılıp çizilenler dehşet vericiydi. Mitinge yüzlerce binlerce kadın erkek, genç yaşlı katılırken, sarıklı ve şalvarlı yaklaşık 50 kişilik bir grubun resimlerini çekip, sosyal medyada bu resimlerin altında  İslam’a ve Müslümanlara yönelik kin dolu mesajlar paylaşanlar, bunu her zaman ki gibi laiklik, demokrasi, çağdaşlık ve cumhuriyet adına yaptıklarını iddia ettiler!


Bu ülkeye ve millete yazıktır, ayıptır ve  günahtır! Bu yıllanmış kirli oyunu oynamaktan bıkıp, usanmadınız mı? ABD ve Batı da hızla yükselen İslamofobiyi anlamak bir yere kadar mümkün! Ancak, bir İslam ülkesinde, nüfusunun tamamına yakını Müslüman olan bir ülkede  İslam ve Müslümanlara karşı düşmanca ve hasmane duygu ve düşünceleri anlayabilmek mümkün mü?


KURTULUŞ SAVAŞINI PAPAZLAR İLE HAHAMLAR KAZANMADI!


Bunu cumhuriyetçilik ve Atatürkçülük adına yaptıklarına inananlar, ulusal kurtuluş yıllarını açıp bir kez daha okumalılar. Dönemin din alimleri, hocaları dönemin  aynı zamanda aydınlarıdır!


 Konu, ihanet ise, dönemin en modern eğitimini almış, dönemin en ‘çağdaş’ okullarında okumuş kesimlerinden de hainler çıktı, din ve iman diyen kesimden de hainler çıktı! Hainin mektebi medresesi, dini imanı, şapkalısı sarıklısı, şalvarlısı pantolonlusu, kravatlısı kravatsızı   yoktur!


Bilmiyorsanız, sorun soruşturun ve okuyun ve öğrenin!


Örneğin, Mustafa Kemal, ülkenin başındaki en büyük felaketin cehalet olduğuna dikkat çekerken, aramızdaki okumuş cahillerin varlığına da dikkat çeker. Her ikisinin de eksiği ve yanlışı eğitimsizlik ve bilgisizliktir. Ülke coğrafyasını, tarihini, kültürünü, soyunu sopunu,  töresini, gelenek ve göreneklerini bilmeyen  ya da topraklarına ve insanlarına  yabancılaşmış  insanların ‘çağdaşlık’ adına bu ülkede ve toplumumuzda nelere mal olduklarını hepimiz biliyor, yaşıyoruz.


PEYGAMBER OCAĞINDA KESTANE PİŞİRİLMEZ!


Dünyanın hiçbir ülkesinde savaşlarda ya da terörist saldırılarda can vermiş evlatlarının ardından anne ve babalar, ‘vatan sağ olsun.. Bir oğlum şehit düştüyse, diğer oğullarım var. Onlarda şehit düşerse ben varım’ demez!


Dünyanın hiç bir ülkesinde askerliği ‘vatan görevi’ olarak kabul edip, askere  ya da cepheye giderken, kimseye kına yakılıp, ardından davul zurna çalınmaz! Bulamaz ve göremezsiniz!


Bunu bir nebze anlamak isteyenler Çanakkale savaşlarını incelemeliler. Abdest alıp, namaza durup, birbirleriyle helalleşip, kelime-i şahadet getirerek ‘Allah Allah ‘nidalarıyla düşmanına saldıran, vuruşan bir millet bulamazsınız! Bu millet için  asker ocağı ,peygamber ocağı ve şehitlik, en büyük mertebedir!


Sömürgecilerin yani emperyal ülkelerin ve işbirlikçilerinin konu Türkiye olduğunda bir türlü anlayamadıkları, çözemedikleri   tam da budur! Bu millet  insanlığı, hakkı hukuku, eşitliği, özgürlüğü, haklıyı haksızlığı oradan buradan değil , özünden öğreniyor. Onun içindir ki, sömürgecilerin ve işbirlikçilerin  dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de oyunları sökmeyecek ve kazanan yine bu ülke, bu topraklar ve millet olacak!


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 127