Bugün: 17.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU..!

KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU..!


15 Eylül 2014 tarihinde Valiler kararnamesi ile Balıkesir valisi olarak atanan Mustafa Yaman,1 Haziran 2016 tarihinde Resmi Gazete`de yayımlanan Valiler Kararnamesi ile Mardin Valiliğine atandı. Evle ve bir çocuk babası olan Yaman’a bir vali  ve bürokrat olarak aslında Balıkesir basını  Tunceli’de valilik yaptığı dönemdeki icraatları nedeniyle yabancı değildi.

29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesi Tunceli Valisi olan Yaman,parasını Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı`ndan karşıladığı  beyaz eşya ve mobilya dağıtımı yaptığı için YSK’nın uyarılarına Nazımiye ilçesi başta olmak üzere Tunceli genelinde dağıtması,seçim yasaklarını çiğnemek olarak kamuoyunda yorumlanmış ve haber konusu olmuş,YSK uyarılarını dinlemeyen Yaman ile ilgili  Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı inceleme başlatmış,açılan dava 2010 yılında sonuçlanırken, Yaman, 7 ay 15 gün hapis ve kamu görevinden men cezası almıştı.Yaman’ın cezası beş yıl benzer bir suç işlememesi kaydıyla  ertelenirken yerel seçimlerin ardından önce Giresun’a daha sonrada Balıkesir’e vali olarak atanmıştı.

YOLLARI NE ZAMAN AYRIŞTI..?

Yaman’ın Balıkesir’e vali olarak atanması büyükşehir basını tarafından genel olarak ‘AK Partili bir vali geliyor’ olarak yorumlanmış, başta büyükşehir belediye başkanı Uğur olmak üzere partili milletvekilleri,ilçe belediye başkanları, parti teşkilatları tarafından da kamuoyu tarafından partili olarak lanse edilen Yaman’ın Balıkesir’e atanması başlangıçta  memnuniyetle karşılanmıştı.

Öyle de oldu ve Yaman’ın görevine başlaması sonrası uzun bir süre büyükşehir belediye başkanı Uğur ile Vali Yaman arasında  en azından kamuoyuna yansımış ciddi bir sorun  ve sıkıntı yaşanmadı. Törenlerde, açılışlarda bir çok vesile ile Yaman ve Uğur, devlet ciddiyeti ve  protokol  gereği karşılıklı saygı çerçevesinde bir araya geldi.

Bu önemli ve kamuoyunda eksik ya da bilinçli olarak  çarpıtılarak şekillendirilmiş yanlış bir algıyı düzeltmek gerekiyor.Vali Yaman ile büyükşehir belediye başkanı Uğur arasında başlayan  sorun ve sıkıntılar 2015 yılı sonu ve 2016 yılının ilk aylarında adım adım bir krize dönüşürken, 2016 yılı 15 Şubat tarihinde Fırın Cafe’de gerçekleştirdiği geniş katılımlı basın toplantısıyla kriz zirveye taşındı.

UĞUR’UN TAVRI  VE BALIKESİR..!

2016 Şubat basın toplantısında Vali Yaman ile ilişxkileri konusunda  bir soruya  Uğur, şöyle yanıt verdi:

"Vali Cumhurbaşkanının, devletin temsilcisi. Bizim Valilik makamına karşı saygımız sonsuz. Benim Valiler ile olan münasebetim, 1983 yılında ticaret odası başkanıyken başladı. 33 yıldır valisiyle, bakanıyla, milletvekilleriyle münasebetimiz var. Biz bir valiye kaşı nasıl hitap edileceğini, nasıl davranılacağını bilen bir insanız. Benim 16 yıl milletvekilliğim, 7 yıl genel başkan yardımcılığım var ve şu anda Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Tabi maalesef Balıkesir bu konuda talihsiz. Şu anda nitelikli dolandırıcılık suçu işlemiş bir kişi Balıkesir Valisi. Nitelikli dolandırıcılık(…)Bizim yaptığımız işler ortada; yatırımlar ortada. Ama bizim en büyük mülki amirimiz, `Balıkesir büyük bir aile olsun devletle milleti buluşturalım`, istedik. Yaptığımız hizmetler ortada. O işi gücü her şeyi sabote etmekle meşgul. Yazık! Balıkesir`in talihsizliği. Balıkesir`de hiç bir vali bu terekeye düşmemiştir. Her vali gittiğinde, bütün basın, aman vali gitmesin diye yaygarayı koparır. Daha fazla bir şey söylemeye gerek yok. Biz burada hancıyız." 

O gün ben de o basın toplantısındaydım  ve toplantı sonrası bir çok meslektaşım ile bu sözler üzerine konuştuk.Bir belediye başkanının  devletin valisine yönelik bu kadar ağır itham ve iddialarda bulunması karşısında hemen herkes şaşkındı ve böyle bir konuşmaya nelerin neden olduğunu herkes anlamaya çalışıyordu.

HANCI HANCILIĞINI YOLCU YOLCULUĞUNU BİLECEK..!

Peki,Uğur’un bu kadar ağır  konuşmasının nedenleri ne idi?

1.si,bir valinin,bir devlet görevlisi ve bürokrat olarak sorumlulukları,görev ve yetkileri yasa ve mevzuatlar çerçevesinde bellidir. Bir vali Cumhuriyet tarihinde sıklıkla  tanık olduğumuz anlamda şehr-i eminle  yetki ve güç paylaşımı, çekişmesi ama en önemlisi kentte iktidar olma arayışı  içerisine giremez.Yetki ve olanaklarını bir şekilde siyasi  iktidar olabilmenin  aracı olarak kullanamaz.Böylesi bir yelteniş,kent yönetiminde çok başlılığı ve huzursuzluğu,kaosu beraberinde getirir.Kentin birlik ve bütünselliğine zarar verir.

Bu durum, devlet nezdinde ve siyasal yaşamda ‘paralel ‘ bir örgütlenmeyi beraberinde getirir ki,kimi milletvekilleri ve siyasilerin bu yeltenişleri farklı nedenlerle sahiplenmesi, destek vermesi, içinde yer almasıyla  sadece AK parti ve büyükşehir belediyesi nezdinde değil, Balıkesir’in bütününde iki yada çok  başlılığın önü açılır.

Uğur,başından itibaren bu olumsuzluğu gördü ve  yaşadığı içindir ki,alışıla gelmişin dışına çıkma pahasına,bardağın taşırılması noktasında,söylemesi gerekenleri söylemek zorunda kaldı.

2.si,Balıkesir büyükşehir ve ilçelerinde 16 Nisan referandumu sonuçlarıyla birlikte bir çok köşe yazarı basında parti içerisinde yaşanan milletvekilleri, belediye başkanları ve teşkilatları da içine alan çok başlılığa,kümelenmelere yani bir anlamda akort bozukluğuna dikkat çekti.Akort bozukluğunun sonuçları bellidir ve kakafoni herkesi rahatsız eder.

AKORT BOZUKLUĞU VE KAKAFONİ..!

Balıkesir AK Parti de akort bozukluğunun ve kakafoninin tek sorumlusu Yaman  ve faaliyetleri olmamakla birlikte 2014 Eylül’ünden 2016 Haziran’ına yaşanan sorunların ve sıkıntıların en önemli nedenlerinden birisi,ne yazık ki, Yaman ve Ailesinin ‘paralel iktidar’ arayışları ve faaliyetledir. Başkan Uğur’un bu arayış ve faaliyetlere set oluşturması noktasında Uğur aleyhine özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyalarda da aynı ismin ve adresin gündeme gelmesi şaşırtıcı olmasa gerek.

3.sü,Balıkesir yerel basını dışında yaygın basında da vali Yaman ve Ailesini hedef alan itham ve iddialara yazımızda özellikle yer vermeyeceğiz.Eminiz ki,yaygın ve yerel basın-yayın organlarında yer almış bu itham ve iddialar  hükümet ve ilgili bakanlıklar nezdinde titizlikle değerlendirilecek, idari ve  hukuki olarak gereği ne ise yapılacaktır.

FETÖ VE ALGI OPERASYONLARI..!

Ancak, ülke genelinde son gerçekleştirilen  FETÖ’nun ‘mahrem imamları’na yönelik operasyonda    ‘Pa­ra­lel Yapı De­şif­re’ adlı twit­ter he­sa­bın­dan gerçekleştirilen paylaşımların FETÖ ile ilişkili olduğu ve söz konusu hesabın emekli bir astsubay üzerinden ‘mahrem imam’ Sa­kar­ya Em­ni­yet Müdür Yar­dım­cı­sı E.Ö. tarafından yönlendirildiğini öğreniyoruz.

Mustafa Yaman’ı  “Aslan yürekli, gururumuz, babamız, ellerinden öperiz...” diyerek öven paylaşımlarda bulunmuş FETÖ’nün kripto twitter hesabının, Yaman’ın aksine dönemin Bursa, şimdiki Antalya Valisi Münir Karaloğlu ile 15 Temmuz’daki mücadelesi ile simgeleşen Vali Hüseyin Avni Coş’a, FETÖ’cü yaftası yapıştırması  manidar değil mi?

Acı ama gerçek, 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişimi sonrası OHAL kapsamında gerçekleşen FETÖ operasyonlarında kripto FETÖ’cülerin benzer yöntemlerle planlı olarak gerçekleştirdikleri algı operasyonlarında acaba  kaç insan hedef yapıldı ve mağdur oldu, bu da ayrı bir sorun ve sıkıntı kaynağı…

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 162