Bugün: 12.12.2017

Kapıdağ silkelenmeli

Kapıdağ,Erdek’ten sorulacak!
Yerel seçimlere 8 ay gibi bir süre kaldı ve sandık için geriye sayım çoktan başladı.
Bu yazımızda Erdek ve Kapıdağı ele alıp, yaklaşan yerel seçimlere endeksli olarak yaşanan süreci sorgulayacağız.


KAPIDAĞ DA 2014 MART’
INDA  TARİHSEL KIRILMA

2014 Mart yerel seçimleri, Kapıdağ ve Erdek için, tarihsel açıdan tam bir kırılma noktasını teşkil ediyor.
Çünkü, Balıkesir’in büyükşehir yapılması ve 2014 yerel seçimleriyle yasanın yürürlüğe girmesiyle Erdek, Kapıdağ’ının artık idari ve temsiliyet açısından bütününü bağrında toplayacak.
Ocaklar ve Karşıyaka beldeleri yanı sıra Kapıdağ’daki tüm köyler Erdek’in mahallesi olacak.
Erdek, bir diğer tarihsel  kırılmayı 2009 Mart yerel seçimlerinde yaşadı. 
Erdek’in 10 yıllık idari, siyasi,sosyal ve ekonomik yaşamını büyük ölçüde belirleyen eski belediye başkanı Hüseyin Sarı ve yönetim ekibi, başkanlığı ve yerel iktidarı kaybetti.
Seçim bitti ama Erdek’te o günden bugüne “iktidar kavgası” hiç bitmedi ve Erdek adım adım, “kavganın” sertleşeceği 2014 yerel seçimlerine gün sayıyor. 
Erdek, yıllanmış bu “iktidar kavgasına” bu kez, bir başka tarihsel ve toplumsal kırılma sürecinde girecek. Çünkü,büyükşehir yasasının 2014 yerel seçimleriyle birlikte yürürlüğe girecek olması, “iktidar kavgası”nı lokal bir sorun olmaktan çıkartarak, artık, Kapıdağı’nın bütününe taşıyor.
 Sonuçta, Erdek’te yerel iktidarı kazanacak olan, bir anlamda Kapıdağı’nın bütününü temsil edip, yönetecek.
Peki, Erdek ve Kapıdağ, bu yıllanmış  “iktidar kavgası”nın ve bu kavganın perde arkasındaki hesapların ne ölçüde farkında!?
Bunun iyi anlaşılabilmesi için öncelikle okurlarımızın Kapıdağı’nın bütününü gösteren bir haritayı önlerine koyup,  bütünü görerek ve sorgulayarak  Erdek ve Kapıdağı 2014 yerel seçimlerinde nelerin beklediğini anlamaları gerekiyor.

KAPIDAĞ BİR 
MÜCEVHERDİR

Kapıdağ, antik dönem Anadolu’sunda en eski yerleşim yerlerine ev sahipliği yapmış bir ada..!
Kyzikos antik kentinin kuruluşu, M.Ö.  7. yüzyıla kadar uzanıyor.
Antik dönemde “Arktonnesos” olarak bilinen ve “Ayı Adası” olarak isimlendirilen Kapıdağ, günümüzde bir kıstakla anakaraya bağlı bir yarımada...
Kapıdağı’nın yüzölçümü yaklaşık 300 km,kuzeyinde ve batısındaki 700-800 mt.yüksekliğindeki dağları, yaklaşık 20 bin hektarlık ormanlarıyla muhteşem bir coğrafi ve kültürel  zenginliğe sahip.
Yani,sözünü ettiğimiz, aslında kelimenin tam anlamıyla bir mücevher..!
Bu mücevheri tamamlayan ise, etrafındaki adalar: Paşalimanı, Avşa,Marmara,Ekinlik adaları...
Burada  temel sorun Kapıdağ ve Erdek’in Allah’ın bir nimeti olarak bu mücevheri korumasında değil, hem koruyup hem de geliştirmesinde yatıyor.
Kapıdağ ve Erdek’in Cumhuriyet döneminde bu konuda ortak sıkıntısı ve ihamili var.


DÜNDEN BUGÜNE 
KAPIDAĞ VE ERDEK

Erdek’teki tarihsel ve toplumsal kırılmaların birden çok nedeni var. Öncelikle, Kapıdağ ve Erdek, dünü ile bugünü arasında tarihsel,toplumsal  ve kültürel açıdan köprü kuramıyor.
Örneğin, tarihsel açıdan yakın dönemle ilgili ortada iki Erdek var. 
Birincisi, Osmanlı dönemi Kapıdağ ve Erdek...
İkincisi, Cumhiriyet dönemi Kapıdağ ve Erdek’i...
Osmanlı dönemi Kapıdağ ve Erdek’in toplumsal, ekonomik, demografik yapısı ve kültürel yaşamı irdelendiğinde bambaşka bir tablo ile karşılaşırız.
Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devleti’nin kuruluşu ile bu tablo Kapıdağ ve Erdek’te tepeden tırnağa  değişir.
Osmanlı döneminde, Kapıdağ ve Erdek’te azınlıkta bulunan Türk yerleşik nüfus, savaş ve işgal sonucunda Rum ve Ermeni nüfusun bölgeyi terk etmesi ve Yunanistan’a göçüyle birlikte zaman içinde özellikle yaşanan mübadeleyle taşınan Türk nüfus ile baskın nüfus haline gelir.
Bu nüfus,homojen değildir.Giritliler, Selanik ve Yunanistan’ın diğer yerleşim yerlerinden gelen muhacır nüfusa Bulgaristan’dan gelen nüfus eklemlenmiştir. Keza, Çerkezlerin de Osmanlı döneminden başlayarak Cumhuriyet döneminde de bölgede iskan edildikleri bilinmektedir.
Demokrafik yapının bu toplumsal ve kültürel zenginliği ve yarattığı sonuçlar bilimsel ve edebi açıdan tam bir araştırma ve inceleme konusudur.
Burada izi sürülmesi gereken bir diğer konu ise, İlk Çağ’dan başlayarak muhteşem bir uygarlık yaratmış ve Anadolu kent devletleri içersinde özgün ve zengin bir yeri olan Kyzikos’luların da, zaman içersinde Kapıdağ ile tüm ilişkilerinin kesilip,kopartılmasıdır. Bu tarihsel zaman dilimi irdelendiğinde, Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Kapıdağ ile ilişkinin “yağma” ve talana dayalı olduğu gözlemlenir. 

KAPIDAĞ’IN TÜRKLEŞMESİ

Cumhuriyet Devleti’nin kuruluşu ve Kapıdağ’ının Türkleşmesi sürecinde, Türklerin de idari, siyasi, ekonomik,kültürel açılardan iyi bir sınav vermedikleri aşikardır.
Çünkü, muhacır Türk ve Çerkez  nüfusu, Giritliler hariç, genel olarak  Ada kültüründen yoksundur. Girit’liler ise, Girit de, baskın nüfusu oluşturmadıkları, azınlıkta olmaları, idari,siyasi ve ekonomik yaşamda ki genelde pasif konumda bulunmaları nedeniyle  göç edip,mesken tuttukları Kapıdağ’da  Ada kültürünün toplumsal  ve kültürel taşıyıcısı olamamış ama genelde yıllardır Erdek’te yönetimde belirleyici nüfus olmuşlardır. 
Bu konuda, bakir bir konudur ve hem bilimsel açıdan hem de edebi açıdan araştırmaya,incelemeye ve yazılmaya değer bir konudur.

KAPIDAĞ ERDEK’TEN 
SORULACAK

Evet, Kapıdağ ve Erdek, Cumhuriyet dönemindeki tarihsel ve toplumsal kırılmalarından birini daha 2014 yerel seçimleriyle birlikte yaşamaya başlayacak.
Şaka falan değil...
Kapıdağ yardımadası Erdek’ten sorulacak.
Bu konuda, en büyük sorun, Erdek’in siyasi ve toplumsal yaşamının bu tarihsel ve güncel kırılmaya hazır olup olmamasında odaklaşıyor.
Kapıdağ da hemen herkesin üzerinde hem fikir olduğu konu ise, Erdek’in bu değişimi siyasi ve toplumsal açıdan kucaklamaya hazır olmadığı noktasında birleşiyor.
Çünkü, Erdek nezdinde yıllardır yaşanan ve tanık olduğumuz “iktidar kavgası” ve bu kavganın kişisel rant hesapları içermesi, Kapıdağ’daki herkesin ve özellikle Erdek’linin neşesini kaçırıyor.
Kuşkusuz,bu sorunun bu kadar baskın olmasının temel nedenlerinden birisi Erdek’linin üzerinde ikamet ettiği zenginliğin farkına bir türlü varamamasından,bu zenginliğe toplumsal açıdan sahip çıkamamasından kaynaklanıyor.
Erdek’te ve Kapıdağ genelinde demokratik planda sivil toplum örgütlerinin zayıflığı da buna eklemlendiğinde, Kapıdağ, Cumhuriyet yurttaşlarının demokratik temelde örgütlü ve bilinçli yurttaşlarının yaşadığı bir alan  olmaktan çıkıp, mafyasal ve kabadayılık yönemleriyle öne  çıkmış kişilerin kişisel rant hesaplarının, egemenlik mücadelelerinin yaşandığı bir alan haline geliyor.
İdarecilik, siyaset, makam ve mevki bu yasallıktan öte gücün ve keyfiyetin,dayatmacılığın öne çıktığı, kullandığı bir alan oluyor.
Onun içindir ki, bugün Ocaklar’da yoldan geçen her hangi bir vatandaşa sorduğunuzda, 2014 Mart yerel seçimleriyle birlikte Erdek’e bağlanacakları ve Erdek’in bir mahellesi olacakları gerçeği kabul edilemez bir gerçek gibi gözüne geliyor.
Gerçek bu kadar ürkütücü..!

KAPIDAĞ DA DEMOKRASİ 
RÜZGARI ESMELİ

Kuşkusuz, bu endişeleri ortadan kaldıracak olan yine Kapıdağ ve özellikle Erdek’linin kendisi...
Erdek, bu mafyasal özentiler içersinde kişisel rant hesaplarını ve beklentilerini yanındaki hempalarıyla yıllardır paylaşmayı iş edinmişlerin; toplumsal gerilim ve çatışmanın,kutuplaşmanın mimarı olmuş olanların çemberini 2009 Mart yerel seçimlerinde kırmayı becerdi.
Bitti mi, bitmedi..!
“İktidar kavgası”, farklı biçimlerde ve alanlar da hiç durmadı ve sürdü.Büyükşehirle birlikte peşinde olunulan pasta daha da büyüdü ve daha iştah açıcı hale geldi.
2014 Mart yerel seçimlerinde, Erdek bu kez Kapıdağ olarak, bu defteri tam anlamıyla kapatmalı ve büyükşehrin nimetlerinden hak ettiği şekilde yararlanmalı.

Esen kalın...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1345