Bugün: 24.06.2017

İşimiz zor...


Sedat Pekel, politik bir narsisttir..!

Geçtiğimiz haftalarda yerel seçimlere yönelik  yaptırılan anketler ve sonuçlarıyla ilgili  değerlendirmeler üzerine yazmıştım...
Evet, gün gün yerel seçimlere yaklaştıkça bu tür  ve benzeri anketler, sonuçları basın ve yayın organlarında yer alıyor ya da bir şekilde basına sızdırılıyor.
Şunu biliyoruz: Bandırma’da ve çevre ilçelerde, Balıkesir’de özellikle iktidar partisi Ak Parti ve ana muhaletfet partisi CHP sürekli anket yaptırtarak, kamoyunun nabzını tutmaya ve partisinin konumunu tayin etmeye, rakipleriyle arasındaki oy farkını anlamaya çalışıyor.
Siyasal partilerin yaptırdığı anketlerin dışında söz konusu siyasal partiler hangi il ya da ilçe de iktidar ise, bu anketler  yerel yönetim imkanlarıyla  bağımsız araştırma şirketlerine de  yaptırtılıyor.
İlginç ve düşündürücü olan şey şu: Anketi hangi siyasi parti yaptırtıyorsa, anketi yapan araştırma kuruluşu, genel olarak, parayı veren düdüğü çalar esprisine uygun olarak, gönül yapıyor ve karşısındakini tatmin ediyor.
Örneğin, birinin yaptırttığı ankedin sonuçlarıyla bir diğerinin anket sonuçları genel olarak birbirini tutmuyor.

Benim için ülke genelinde ya  da il özelinde, Bandırma nezdinde yaptırtılan kamuoyu yoklamalarının, anketlerin tek bir anlamı vaar. O da genel eğilimi anlama çabam da bir nebze yardımcı oluyor.Bu da az bir şey değil..!
Bir kaç defa ben de belli firmalar adına anket yapanlarla muhatap oldum.  sordukları sorular, genel de anketi yaptırtan siyasal partinin ya da yerel yöneticinin lehine bir nitelik arzediyor. kimileri, anketörün kimliği ve kişiliğinin deşifrasyonuna hizmet ettiği için, sordukları sorulara yanıt bile vermedim.


Geçtiğimiz günlerde Milletvekili Öztaylan, yerel yönetimin yaptırdığını sandığım ve kamuoyuna bir şekilde sızdırılmış, anket üzerine konuştu.
Konuşması, yayğın basında mağazinel olarak yorumlandı. Şu, “saç” ve “batoks” ile Amerika meselesinden söz ediyorum.
Bu konuda, bugüne kadar bir çok kez yazdım ve esprinin anlamsızlığından öte şekilsizliğine hatta çirkinliğine bir çok kez değindim.
Örneğin, Başkan Pekel’in saçlarına bilmem ne yaptırdığı ya da yüzüne estetik cerrahi müdahale yaptırıp yaptırmadığı beni hiç ilgilendirmiyor.
Bu konunun siyasetin ve siyasi polemiklerin öznesi yapılmasını yakışık bulmuyorum!
Şu, Pekel’in Amerika(!?) gezi ya da ziyaretlerine gelince...Bu konunun da polemik konusu yapılmasına anlam veremediğimi belirtmeliyim.
ABD’ye gitmiş olmak ya da gidecek olmanın  ne gibi bir eleşirel boyutu var ki, Öztaylan da gitti!!!
Politik anlamda ABD, benim için emperyal bir ülkedir ama ABD halkı ile  hiçbir sorunum olmadığını da belirtmeliyim.
Gider miyim, giderim...Bugüne kadar gidememiş olmayı  da, kendi adıma  bir eksiklik olarak görürüm.

REALİTE’nin son sayısında Başkan Pekel’le  yaptığımız bir söyleşiye yer verdik ve kapak konusu oldu.Derginin içeriği de kapağı da hem bazı CHP’lilere hem  de başkalarına fazlasıyla dert oldu.
Hep yazdık. SonKurşun ve REALİTE’nin ne Pekel ne CHP ne de diğer siyasal partilerle ilgili bir derdi ve davası,takıntısı  yoktur diye.
SonKurşun ve REALİTE’nin sayfaları, bu anlayış ve genel yayın politikası çerçevesinde herkese açıktır. Açık olması, o kişi ya  da kurumun eleştiri sınırları dahilinde eleştirilemeyeceği anlamını da taşımıyor.
Bu çerçevede, SonKurşun ve REALİTE, mesleki sorumuluklarına uygun olarak işine bakmaktadır. Ötesi yakıştırmalar ya  da yorumlar bizi ilgilendirmemektedir.

Evet, bugünkü makalemize kamuoyu araştırmalarıve anketlerden girdik ve oradan da siyasi polemiklere kadar uzandık.
Bu önemli..!
Çünkü, önümüzde bir yerel seçim varve siyaset bundan sonra gün be gün ısınacak! Siyasetin ve siyasi polemiklerin kendi doğal mecrasında ve belli bir seviyede, demokratik bir üslupla, itiş kakış yaşanmadan, kişiselleştirilmeden sürdürülmesi herkesin dileği.
Peki,neyi arzuluyoruz?
Yerel seçim sürecinde öne çıkması gereken kişisel  kavgalar, itiş kakış, karşılıklı aşağılamalar, alakasız tartışmalar olmamalı...
Yerel seçim sürecinde, öncelikle büyükşehir olayı ve beraberinde harkes kendi yerelini, kendi öne çıkan sorunlarını ve çözüm yollarını, projelerini konuşup, tartışmalı.
Bu süreç de, yerel iktidara talip olanlar, yaşadığı yerin halkının daha sağlıklı, daha insani ve daha çağdaş yaşamasının yolu nereden ve nasıl geçiyor, bu konuda neleri öngörüyor,bunlar konuşulmalı.
Biz de tam tersi oluyor.
Siyasi partilerimizde belediye başkanlığına aday adayı olmayı düşünen, arzu eden isimler adeta yüzünü Ankara’ya ya da partisinin ağbilerine yüzünü dönmüş, onların okeyini bekliyor.
Böylesi bir saçmalık ve kolaycılık olamaz...!İzliyoruz...Şu anda siyasal partilerde kendi yerellerine yönelik ciddi ve kapsamlı hiçbir çalışma yok! Ekip yok..!
Belediye başkan adayları, siyasal partilerce bir oldu bitti ile ve genelde lider ya da ‘ağbiler’ tarafından belirleneceği içindir ki, adaylar, ‘erken öten horozun..’ düşüncesiyle seslerini bile çıkartamıyor...Sadece bekleniyor, ne bekleniyorsa!?

Biri iktidar diğeri muhalefet olan, iki partide iki temel soru var:
- Sedat Pekel, yeniden aday olacak mı?
-Cemal ağbi, son anda aday olur mu?
Pekel, kendisine yönelik meraklı soruları genelde geçiştirerek, yanıtını yılın sonuna erteliyor.
Öztaylan ise, başkanlığa kesinlikle aday olmayacağı konusunda nerede ise Noter tasdikli beyan getirecek!
Eğer,bu sorular,gerekli yanıtı oluşturmuyorsa, yeni sorular günrdeme taşınıyor:
-Pekel’in el vereceği başkan adayı kim?
- Öztaylan,kimi destekliyor?

Açıkça belirtelim: Pekel, politik bir narsist ve yıllardır olduğu ve göründüğü gibi kimseye el vermeyi  düşünmüyor. Boş zamanlarında da el’ine bakıp bakıp, okşanıyor...!Bir el’i diğer elini kıskanıyor...
Öztaylan’a gelince, kapalı kutu ve rakibini görmeden kimseyi işaret etme gibi bir yanlışa düşmeme konusunda kesinlikle  kararlı... Bekle-gör politikası uyguluyor.

Anlayacağınız, Bandırma’nın yerel seçimler öncesinde aday belirleme konusunda işi gerçekten sıkıntılı ve zor..!

Esen kalın...
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ