Bugün: 11.12.2017

I love you Pekel!

Pekel, Bandırma’ya ve CHP’ye ne borçlu!?
Geçtiğimiz hafta gazetemizin 1.syf.sı Bandırma Belediye Başkanı Sedat Pekel’in beyanlarıyla doluydu.


PEKEL’İN DÜNYASI..

SonKurşun da, haberleri çıkmıyor, manşet olmuyor, sözleri amacının dışında çarpıtılıyor diye sürekli sitem eden Başkan Pekel’e, SonKurşun’un böylesi bir derdi ve davası olmadığını bir kez daha gösterebilmek amacıyla beyanlarına geniş şekilde yer verdik.
Ayrıca, bu kentin belediye başkanı kendisini özgürce ifade edemediğini iddia ediyorsa, ortada bir sorun ve sıkıntı var demektir ki, Pekel’in kendisini özgürce ifade etmesi için üzerimize düşeni fazlasıyla yaparız.
Bu olayın bir yönü...
Diğer bir yönü ise, genelde Başkan Pekel her hangi bir konuda konuşurken, kendisini sansürlüyor ve otokontrol sistemi devreye giriyor. 
Biz, Pekel’i bu dertten kurtardık ve makamında gerçekleştirdiğimiz görüşmeyi,  başına iş açmayacak ve güvenini suistimal etmeyecek şekilde haberleştirdik.
Başkan Pekel’i insanlar ilgiyle okudular, tartıştılar ve hızını alamayan sorularıyla bizden yanıt aradılar.
Sonuçta, anlamlı ve güzel bir habercilik örneği oldu...

PARTİLİLER NE DİYOR!?

Ancak, Pekel’in haberleriyle  ve beyanlarıyla ilgili en büyük sorunu ne Ak Parti ne de MHP nezdinde yaşadık. Bir tek AKP’li ve MHP’li ne oluyor, diye bile sormadı. Okudular ve geçtiler...
Genelde Pekel’in beyanlarıyla ilgili sıkıntıyı yine genelde CHP’liler nezdinde yaşadık.
- Arıcan, ne oluyor ya..Pekel’le yine sıkı fıkısınız..
- Ya bu sözleri gerçekten Pekel mi söyledi!?
- Arıcan, bu adam yine aday ama ağzıyla kuş tutsa bir daha asla..!
- Bu beyanlara Ozan ile Dursun ne diyecek bakalım..
- Madem Bandırma’yı para manyağı yapacak,para sorunum yok diyor 4 yıldır niye ağlanmış..!
-Onun dönemi bitti..Konuşsa ne olacak, konuşmasa ne olacak!?
- Yıllarca yönetimde Çerkezcilik yaptılar.Bak, açık açık dillendiriyor zaten.BDP’lilerden ne farkları var!
- Derdini gidip Önder Sav’a anlatsın!
- CHP ona tüm yaşamında el verdi.O CHP’ye ne verdi?Tepe tepe CHP’yi kullandı.
-Arıcan, Başkanına kıyamamış yine...!

PEKEL İÇİN FARKINDA 
OLMAK BİLE ACI..!

Tepkiler genel olarak böyle ve ahlaken bir kısmına yer verebildik.
Bu önemli mi?
Evet, önemli..!
Çünkü, bir çok kez yazdığım ve dile getirdiğim gibi, Sedat Pekel, gerçekte makamında “ıssız adam”ı oynuyor ve Pekel, içine itildiği son oyunun ve üstlenmek zorunda kaldığı son rolün farkında, bilincinde...
Ne diyor?
“Benim işimin bittiğini ve acz içersinde olduğumu” söyleyenler ve böyle gösterenlerle hesaplaşacağım..!!!
İşte Pekel için zor  ve katlanılması güç olan ‘şey’ bu..!
- İşinin bittiğini söylemek..
-Acz içersinde göstermek...
Ne diyor?
- Ben ordulara dalarım...!!!
Pekel’in ordu’dan söz ettiği Ordu vilayeti değil, karşısında oluşmuş cepheden söz ediyor.
Pekel, bunun yazılmasını, dillendirilmesini istemiyor, kızıyor ve şiddetli tepki gösteriyor.
Biz, Pekel’in başkanlık makamında içine sürüklendiği bu ruh halini, psikolojisini anlıyoruz.

ECEVİT VE PEKEL..!

Başkan Pekel’le sohbetimizde bu konuya  da girdik ve kendisine rahmetli Ecevit’in iktidarda ve DSP Genel Başkanlığındaki son günlerini de anımsattık.
İnsanlar, toplumsal yaşamda üstlendikleri sorumluluklardan, rollerden yeri ve zamanı geldiğinde ayrılmasını, veda etmesini bilmeliler diye söyledik.
Kızdı..!
Pekel, hala kendisini, en azından 10-15 sene öncesinin Pekel’i sanıyor. Oysa ki, siyasal yaşamda Pekel için ister kabul etsin, ister etmesin, deniz bitti..!
Bundan kimse şöyle bir sonuca ulaşmasın:Bunu söylerken, Pekel’in yaşıyla başıyla bir derdimiz yok. Sorun, Pekel’in  siyaseten döneminin kapandığına dikkat çekiyoruz.
Artık,Pekel,  partisi içinde ve çevresinde  gençlerin önünü açmalı ve yol vermeli...Yıllanmış siyaset ve idarecilik birikimi ve deneyimlerini gençlerin hızmetine sunabilmeli.
Peki, bunu sadece Pekel için mi istiyoruz?
Hayır..!
Biz, Milletvekili Öztaylan’ın da artık bir kenara çekilmesi ve partisinde gençlerin önünü açmasını, birikimlerini ve deneyimlerini bu gençlerin hizmetine sunmasını istiyor ve dillendiriyoruz.


PEKEL’İN İDOLÜ
 ÖZTAYLAN..!

Pekel, bu sözler karşısında yine tepki göstererek, Öztaylan’ın milletvekilliğinden asla vazgeçmeyeceğini ve önümüzdeki genel seçimlerde yine milletvekili adayı olacağını söylüyor.
Bu konuda, duygu ve düşünceleri karmaşık...Bazen, 2014 yerel seçimlerinde Öztaylan’ın belediye başkan adayı olacağını söyleyen Pekel, Öztaylan’ın 2014 yerel seçimleri sonucunda Balıkesir Büyükşehir’i kazanmaları durumunda, büyükşehir idari sekreterliği görevine atanması konusuna bu kez  takılıyor ve “ Asla, olamaz. Böyle bir atamayı Büyükşehir Meclisi kabul edemez”diyerek dertleniyor.
-Peki, bundan Sedat Pekel’e ne!?
 Öztaylan’ın siyasal yaşamı ve geleceği Pekel’i neden ve niçin bu kadar fazla ilgilendiriyor?
Pekel’in, Öztaylan’ın siyasal makam ve mevkileriyle bu kadar ilgilenmesinin nedeni, kendisine siyasette aktif olarak kalma gerekçesi yaratma sevdasından mı  kaynaklanıyor acaba ,bilemiyoruz..

ONUR VE MİRZA..!

Başkan Pekel’in sorunu aslında bugünün sorunu değil. Pekel, 2009 Mart yerel seçimlerini kazandığı ve iktidar koltuğunu kazandığı günden bugüne aslında “iğneli fıçı” üzerinde oturuyor ve rahat değil. 
Başkan Pekel’in iktidarının ilk günlerinde ve aylarında Dursun ya da Ozan’la ilgili her konu açıldığında, “ Vallahi kimseyi başkan yardımcılığında zorla tutmuyorum. Bu makamlar görebilecekleri en iyi makamlar. Beğenmiyorlarsa biri peynirci dükkanına öteki de kargoculuğa dönebilir” sözleri, ne Ozan’a ne de Mirza’ya yabancı...
Çünkü, Pekel, 2009 Mart seçim başarısını, üçünün bir yer de olmasına değil, şahsının varlığına bağlıyor. Keza, başkanlık için alınan oy ile Meclis üyeliği için alınan oylar arasındaki fark da, Pekel’e göre bu savı doğruluyor.

ZITLARIN BİRLİĞİ...

Peki, Pekel, derdini kime anlatacak, ummana mı!?
CHP Genel Merkezi nezdinde “eski dostlar” tarih oldu ve yeni bir dönem başladı.
Kapı gibi, Pekel’in arkasında yıllardır duran CHP Genel Sekreteri Önder Sav, tasfiye edildi..
Bandırma CHP ilçe yönetimi değişti ve bu değişimde dahli yok!
CHP il yönetimi değişti ve ne yönetimde dahli var ne de Kurultay Delegesi seçtirilmedi...
2009 Mart seçimleri öncesinde başkan adaylığının ilan edilmesiyle yaşadığı sorunlar,dün gibi aklında. Ozan ve Dursun’un fiilen desteğini alabilmek için partililerin şahitliğinde protokol yapmaya kadar varan çaresizliği sürekli başını ağrıtan bir sorun oldu...
Ve en ağırı, “Bir daha belediye başkan adayı olmayacağım”diye yazılı taahhüt de bulundu.!
Nasıl olacak!?
O günlerde 5 yıllık görev süresinin “ebedi” olacağı umudu, bir mum gibi, zamanın geçişiyle nasıl da  tükendi..!
Evet, orduları dağıtacağına inanan ve bu heyecanı içinde duymaya çalışan Pekel, zamanı nasıl dağıtacak!?
Zor bir durum ve yanındaki odada günü sayılıyor, farkında..!
İşte bunun içindir ki, hep sitem ettiği Öztaylan’ın varlığı ona kurtarıcı gibi geliyor, Öztaylan’ın varlığına dört elle sarılıyor...
Diyalektikde, zıtların birliği, bu olsa gerek..!

‘BİZ AYRILAMAYIZ’
Her halde, Pekel ve Öztaylan, aralarındaki yıllanmış siyasi ilişkiyi hicvedecek bir şarkı seçmiş olsalardı, şu şarkıyı seçerlerdi:
“Ayrıldık işte demiştim ama
Aşk lugatı yine tersten okundu
Ve anladım ki
Biz ayrılamayız

Aynı bedende can gibiyiz
Cana can veren kan gibiyiz
Yanıpta bitmez köz gibiyiz
Biz ayrılamayız 

    Eller ayırsa bile
    Yıllar ayırsa bile
    Yollar ayırsa bile
    Biz ayrılamayız

    Biz iki çılgın sevgiliyiz
    Delicisine sevdalıyız
    Öyle büyük ki bu sevgimiz
    Biz ayrılamayız

    Eller ayırsa bile
    Yıllar ayırsa bile
    Yollar ayırsa bile
    Biz ayrılamayız.”

BİZ DE PEKEL’İ SEVİYORUZ..
Pekel’in içinde bulunduğu bu ruh hali basın ile ilişkilerine ve bana, SonKurşun’a tavrında da öne çıkıyor.
Bak Engin, benim seninle ilişkilerim iyi olursa özgürce yazamayacağına inanıyorum...!” sözleri bunun ifadesi..
Şimdi, oturup, elime bir papatya alıp, “Pekel,beni seviyor mu, sevmiyor mu” diye yaprakları kopartıp,papatya falına bakacak halim yok..!
Çünkü, şunu biliyorum ku, Pekel, beni de Ailemi de seviyor. Ben de, yıllardır bildiğim, tanıdığım Pekel’i ve Ailesi’ni seviyorum. Yani, ortada sevgi ve saygı konusunda bir sıkıntı yok. 
Pekel’in beni “esirgeme” çabası siyaseten bir şark kurnazlığının eseri ve bunun sevgiyle,saygıyla alakası yok..!Sadece içine sürüklendiği ruh halini ele veriyor ve yanlış yapıyor...
Çünkü, Hz. Ömer’in adaleti ile Pekel’in adalet anlayışı arasında bağdaşmaz uçurumlar var ve Pekel, şehr-i emin olarak o makamda Ömer’in adaletini gözetmek, bu adaleti kuşanmak zorunda...
Yoksa, Ömer’leri karıştırdığınızda, ortada adalet falan kalmıyor!

BANDIRMA’NIN EVLATLARI

Pekel, bugün için geldiği noktayı fazla abartmamalı ve fazla önemsememeli. 
Neden?
Çünkü, hemen yanı başında Dursun Mirza ve Ozan Onur ile bu insanların boyunları üzerinde taşıdığıkları iki “koca kafa” var. Bu kafalar, ne Ozan’ın ne Mirza’nın kafası olmaktan çoktaaan çıktı. Bu kafalar artık Bandırma’nın kafaları...
Her ikisi de belki bir çok konuda yutkunmaya devam ediyorlar ama şunu da söylemekten sakınmıyorlar: Pekel’den çok ama çok şey öğrendik..!
Bence, Pekel için en büyük mutluluk ve gurur kaynağı bu olmalı ve Bandırma’nın bu iki evladını da sevgiyle kucaklamalı.

Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1370