Bugün: 24.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • HİÇ DEĞİŞMEYEN DEDEF: ÖZTAYLAN.!

HİÇ DEĞİŞMEYEN DEDEF: ÖZTAYLAN.!


Geçtiğimiz günlerde başta Radikal gazetesi olmak üzere bir çok gazete de ve görsel medya organında Ak Parti Milletvekili Öztaylan’ın küçük oğlu Mustafa Aysan’ ile ilgili bir haber yayınlandı.

Haber ne  idi!?

Sözde Aysan’ın Mardin’li bir çocukluk arkadaşı kargo ile Ankara’ya yarım kilo ‘esrar’ göndermiş ve kolluk güçleri kargoyu almaya gelen Aysan’ı bir anlamda yakalamış(!?) ve sorgulamış, serbest bırakmıştı.

Konu bir anda AK Parti karşıtları, Öztaylan hasımları nezdinde aktüel bir konu olmuş, türlü türlü yorumlar, yakıştırmalar havada uçuşmuştu.

Yazımızın başında altını kırmızı kalemle çizerek belirtelim: Derdimiz Ak Parti Pak Parti falan değil...Keza derdimiz şu ve ya bu milletvekili falan da değil.Derdimiz sansasyonel bir olay yaratıp, ‘aaa okudun mu bak neler yazılmış..bak bak  vekil oğlu bunu yaparsa kendisi ne yapar’ falan filan da değil...

Neden ve niçin ‘meraklı Melahat abla’lığa soyunmak yerine durduk yerde kendi kendimize destur çekiyoruz.

Çünkü, Cemal Öztaylan’ı da Ailesini de, oğullarını da iyi tanıyor, iyi biliyoruz.Bu tür madde bağımlılık içeren şeylerle ilgileri olmadığı gibi  sigaraya bile tahammülü olmayan bir aile söz konusu olan.

O yüzden de daha sabahın köründe gazeteleri okurken söz konusu ‘haberi’ gördüğümüzde  ‘bu iş de bir iş var’ diyerek sorgulamadan da geçmedik.

Öztaylan. Bandırma’nın bildiği ve tanıdığı bir insan. Yıllardır, kentin ve bölgenin siyasal, sosyal yaşamında farklı farklı sorumluluklar üstlenmiş ve halen vekillik görevini icra eden bir zat-ı muhterem.!

Bu, Öztaylan ve Ailesinin başının üzerinde kara bulutların toplandığı ilk  vaka değil. Benzer  olaylar geçmiş yıllarda da fazlasıyla yaşandı.

Örneğin, ‘hayvan’ muhabbeti...Neydi!? 

Sözde Öztaylan, 2009 yerel seçimlerine  günler kala Bandırmalılara bir konuşmasında ‘hayvan’ demişti!!! Konu, Doğan medyasına malum kişilerce servis edilirken, seçim döneminde de ‘hayvan’ lafı tepe tepe partisi ve şahsı aleyhine  kullanılmıştı.

Yine 2009 Mart yerel seçimleri öncesinde “firavun” ilan edilen, Kurtlar Vadisi’nden esinlenilerek  cıstaka cıstaka mafyavari müziklerle “çeteci-hırsız, soyguncu” ilan edilen ve bilişim dünyasında uyduruk videolarla resmedilen Öztaylan idi...

Öztaylan’a yönelik en ciddi hamle, Anayasa Mahkemesi’nde Ak Parti’nin  kapatılmasıyla ilgili açılan davada  sanık olması döneminde yaşandı. Konuşmaları nedeniyle ‘şeriatçı, cumhuriyet düşmanı’ olarak kamuoyuna sunulan Öztaylan’ın bilmem kaç yıl siyaset yasaklı olması talep edildi!

Olmadı, oldurulamadı!

Anayasa Mahkemesi ne Ak Parti’nin kapatılmasını  ne de Savcılığın sanıklara ceza talebini kabul etti.

‘Bizden iyi olsunlar’ boş durmadı! 

2009 Mart yerel seçimlerinden  sonra siyasi yaşamındaki en büyük polis-savcılık operasyonuna yani 28 Ekim operasyonuna  ‘baş zanlı’ olarak dahil edilmek istendi.

Telefon dinlemeleri, kaydırık uyduruk polis fezlekeleri, dedikodular, sahte belgelerle  gerçekleştirilen operasyonun daha ilk günlerinde Öztaylan karşısındakilerin gücünü ve oyununu anladı, kendi adına oynanan oyunu bozarak, şahsını çemberin dışına attı.

Bir şekilde çemberin içinde kalanlar ve tutulanlar hala  can hıraş seslerini duyurabilmenin ve kurtulabilmenin mücadelesini veriyor.

Sonuç itibariyle, ‘bizden iyi olsunlar’ın yıllardır  varlığı, arayışı, çabası devam ediyor. Kendisini ‘avcı’ olarak tanımlayanlar zaman zaman’ av’ konumuna düşseler de  hala varlar ve faaliyetteler.

Arıcan, çok abartıyorsun’diyenler, son olarak Öztaylan’ın oğlunun başına gelenleri  anlamaya çalışmalı.

Bahse konu olay 25 temmuz tarihinde gerçekleşiyor ki, anlaşılan öncesi var. Aysan’la çocukluk arkadaşı olan Mardinli büyük bir olasılıkla takip de ve dinlenme de...Aysan’la telefonla görüşüyor ve kendisine çay ile kahve göndereceğini söylüyor.

İşte bu, filmin başlangıcını oluşturuyor.

Delikanlı Mardin’den kargosunu verdiği andan itibaren senaryo yazılmaya başlanıyor. Kargoyu taşıyan araç, Adana’da kolluk güçlerince durduruyor ve paketin içinde yarım kg. esrar olduğu anlaşılıyor!!!

Kargoyu gönderen biliniyor ama hiç bir şey yapılmıyor. Kargoyu teslim alacak isim de bilinmesine karşın, ‘bırakalım da alsın’ diye düşünülüyor.

Olay günü, yani 25 Temmuz da Aysan, kendi adına gelmeş kargoyu almaya gitttiğinde ise memurlarla tanışıyor!!!

Aysan, pakedin içinden çıkanlarla uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığını, uyuşturucu kullanmadığını söyleyerek serbest kalıyor.Ancak, ne hikmetse, Mardin’deki delikanlının kimse ifadesine bile başvurmamış!!!

Olay, kapanıyor ya da kapandığı sanılıyor. Atalarımız boşu boşuna kurt uyur kuş uyur düşman uyumaz dememiş!

Yaklaşık bir ay sonra kimi basın organlarının çalışanlarına bu olay, Aysan’ın olay anında alınmış polis ifadeleriyle servis edilip, haberleştiriliyor.

Bir an da Ak Parti Milletvekili Öztaylan ve Ailesi ‘esrar’ sözcüğüyle ilişkilendirilip bayraklaştırılıyor.

Konu, şimdilik yargıda ama yargı ne karar verirse versin, artık hiç kimse mahkemenin vermiş olduğu ya da vereceği aklanma kararına bile bakmayacak! Ömrü billah Aysan, sırtına vurulmuş bu anlamsız ve çirkin damga ile anılacak!

Ben, yaşanmış bu talihsiz olayın öğretici yanları bulunduğuna inanıyorum.

Şöyle ki, Öztaylan, ‘bizden iyi olsunlar’la bir çok kez karşı karşıya gelmiş olmasına karşın,  bu yasal olmayan  karanlık, kirli ve kanlı güçle ciddi anlamda  bir hesaplaşmaya giremedi. Kararlı ve samimi bir hesaplaşmadan hep kaçındı. Bir anlamda hesaplaşmayı hep erteledi. Bu hukuk dışı karanlık, kirli ve kanlı gücün çemberi içinde kalmış, boğazlanmış insanlarının kıyılmasına, mağduriyetine bir anlamda sessiz kaldı.

Bir anlamda, ‘bizden iyi olsunlar’, onu can evinden, biricik oğlu üzerinden vurmaya çalıştı.

Bu durum, Öztaylan’ın siyaset bilimini ve siyaseti bilmemesinden falan kaynaklanmıyor ama sanırım yanlış hesaplar yapıyor.

Ben, yine de Öztaylan ve Ailesi’ne bu kirli ve çirkin tuzak nedeniyle geçmiş olsun diliyorum. Şunu da belirtmeden geçmeyeceğim: O ‘bizden iyi olsunlar’ kim ya da kimlerse, telafi edemeyecekleri bir yanlış içersine düştü ve evlatlarımıza dokundu..

Öztaylan’ın Aile ve evlat konusundaki hassasiyetini biliyorum. Affetmeyecek, sonu neye varırsa varsın sonuna kadar gidecektir.

Doğrusu da bu!








Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 860