Bugün: 18.12.2017

HESABI KAPATMAK İÇİN…!


Bu hafta içerisinde Bandırma FETÖ iddianamesi  üzerine bir dizi makale yazdım, duygu ve düşüncelerimi kamuoyu ile paylaştım ve  kamuoyunun  yanıtını merak ettiği soruları gündeme taşımaya çalıştım. Bu yönüyle mesleğimin gereği ne ise her zaman ki gibi onu yapmaya çalıştım.


Evet, 15 Temmuz darbe kalkışmasıyla Türkiye ve millet, her yönüyle  FETÖ vakası ile  tanıştı. Devlet ve siyasal iktidar , özellikle 15 Temmuz darbe kalkışmasının bastırılmasıyla birlikte yaşamın her alanında, tepeden tırnağa uluslararası  FETÖ ajan yapılanmasıyla bir hesaplaşma ve temizlik, arınma mücadelesi vermeye çalışıyor.


FETÖ gerçeği ve vakası ile Balıkesir büyükşehir nezdinde ilk tanışan, ilk tehlikeye dikkat çeken ve  hesaplaşma içerisine girerek, mücadele veren isimlerden gazeteci ve yazarlardan birisiyim. Daha AK Parti’nin 2002’de ilk iktidar yıllarında FETÖ’nün bir ABD/CIA projesi olduğunu, ülkede ve uluslararası alanda üstlendiği misyona yazılarımızda bir çok kez dikkat çektik. O zaman dilimi içerisinde sevgili dostum İhsan Kuruoğlu’nun kurucusu olduğu ve sahipliğini yaptığı  İlkHaber gazetesinin genel yayın yönetmeniydim ve  daha sonra Kuva-yı Gazetenin de genel yayın yönetmenliğini üstlenmiştim.


GAFLET VE DELALET YILLARCA İHANETİ  BESLEDİ!


Balıkesir ve Bandırma’da  o yıllarda gazeteci-yazar olarak FETÖ yapılanmasına yönelik  kıran kırana bir düşünsel ve basın-yayıncılık  alanında mücadele  verildi. Balıkesir Politika gazetesinden sevgili  dostum ve meslektaşım Tarık Sürmelioğlu , bu mücadelenin en yakın tanıklarından ve mücadele erlerinden birisidir. O  yıllarda Balıkesir basın ve yayın yaşamında bu konularda kalem oynatan olmadığı gibi, ne yazık ki,  FETÖ ile oynaşan çoktu. Bunlar, bugün de hala büyük bir pişkinlikle aramızdalar. FETO’ya  bugün bizlerden  fazla  bağırıp çığırıp, küfür ediyorlar. Bu da yaşamın bir cilvesi olsa gerek!


Bu yazımızda derdimiz nostalji yapmak ve geçmişe öykünmek değil. Tam tersi, günlerdir yazdığım, oluşumuna, işleyişine ve faaliyetlerine dikkat çektiğim iblis  ve hain çetesi Balıkesir ya da Bandırma nezdinde bir anda 15 Temmuz darbe girişimine soyunmadı ya da soyunacak keyfiyet ve cesareti kendilerinde bir anda bulmadı. Aymazlığımız, gaflet ve delaletimiz bu iblisi  devlet ve milletle hesaplaşma içerisine girecek olanaklara ve güce taşıdı. Onun için iğneyi önce kendimize batırmasını bilmek, ‘biz nerede eksik ve yanlış yaptık diyerek acımasızca kendimizi sorgulamasını  ve ders çıkartmayı bilmeliyiz.


CAHİLLER VE HAİNLER TEKKESİNİN MÜRİTLERİ..!


Siyasal ve toplumsal yaşamda her mücadelenin öncülleri vardır. Öncüller mütevazidirler ve yaptıkları ile verdikleri mücadele ile övünmezler. Ancak öncüllerin mütevaziliği aptallığa varan bir mütevazilik içermez. Öncüller, cahiller ve hainler tekkesinin de müritleri olmadıkları gibi anlık çıkar ve menfaatler dünyasının da esiri değillerdir. Vatanseverliğin, milletseverliğin katsayısı cüzdanına ya da cebe giren paranın katsayısı ile ölçülmez!


FETÖ gerçeği ve vakası ile ilgili Balıkesir de  devlet ve toplum nezdinde yaprak kıpırdamadığı o puslu günlerde bir avuç insanın FETÖ ile hesaplaşması ve mücadelesinin elbette ki bir bedeli, faturası olacaktı.


Oldu da..!


Kimi rahmetli Hablemitoğlu gibi evinin kapısının önünde kafasına sıkılan hain bir kurşunla katledildi. Kimi de   emniyet ve adliyede, devletin en hassas noktalarında  örülmüş ağlarına hedeflediklerini düşürmek, zehirlerini  akıtabilmek için düzmece tapelerle, fezlekelerle, gizli tanıklarla ve yürütülen sinsi algı operasyonlarıyla yaşamı zindan edildi.


Bunlar yaşandı, yaşadık, ben de yaşadım.!


Hiç birimiz ne kahpece öldürülenlerin ardından yas bağladık ne de yaşadıklarımız karşısında ,’ne yazık ki’ diyerek başlarımıza el birliğiyle örülmüş oyunların ve belaların kendi başlarımız yerine  başka başlara örülmemesine içerlendik. Yaşanan bir hesaplaşma ve mücadeleydi ve payımıza düşen ağır da olsa, inançla ve onurla kabullendik ama sinmedik!


BALIKESİR VE FETÖ HAİNLERİYLE HESAPLAŞMA..!


Dün ve bugün yaşananların daha iyi anlaşılabilmesi için çok uzağa gitmeye de gerek olduğunu sanmıyorum. Balıkesir, yakın tarihine dönüp bakmalı. O zor ve çileli işgal yıllarında  ulusal mücadelenin ilk kıvılcımını yakan bir avuç Kuva-yı Milliye mücahitine, anılarına bakmalı! Dün ve bugün yaşanmış ne var ise, hepsi o günler ve yıllarda fazlasıyla var. Anlayana ve anlamak isteyene…


Yine anlamakta güçlük çekiyorsanız, fazla uzağa gitmenize gerek de yok. Sevgili hocam, yakın dönemin günümüze taşınmış aydını, yaşama azmi ve coşkusu ile dip diri Aydın Ayhan’ı dinleyin…Size Çanakkale destanından yaşanmış bir umut öyküsü anlatsın.. Öykünün kahramanlarını boşuna aramayın.. Onlar o destansı öyküyü yaşayarak yazarken toprak oldular…Hikayeleri bizlere düştü…


BİZ DÜN NE YAPTIK VE ŞİMDİ NE YAPMALI!?


Evet, biz yeniden konumuza dönelim…

Tarihte bu coğrafyada gaflet ve delalet hep ihanetin kapısını aralamış…Bir anlamda, gaflet, delalet ve ihanet adeta kardeş çocukları gibi…Ülke ve toplumda yaşanmışlar bir yana, Balıkesir gerçeğinde onlarca yıllık yönetenlerin, seçilmişlerin, makam ve mevki sahiplerinin  içine gömüldükleri gaflet ve delaletin besilediği FETÖ ihaneti, daha 15 Temmuz eşiğine ulaşmadan, ekeceğini ekmiş biçeceğini biçmiş! Gaflet ve delaletin besilediği  ihanet odağını daha o günlerde ve yıllarda işaret eden, biat etmeyi ve ihaneti red eden,  yazan çizen, inanç ve kararlılıkla üzerine giden, dillendiren ve  sesini duyurabilmek için çığlık atmış  kim var ise canına ot tıkanmış!


Şey gibi…Hani, 15 Temmuz darbe kalkışmasının bastırılması, terör olayları  ve son yaşananlarla ABD /CIA,NATO ve NATO Gladyosu, AB  gibi doğrudan ulusal bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi ipotek altına almış  kapitalist emperyalizm gerçeğini devletin en tepesinden en altına anlamaya ve anlatmaya, dillendirmeye başladık ya, bazen bu manzara ve yaşananlar karşısında kendi kendime acı acı gülmeden edemiyorum.


Günaydın beyler! Günaydınlar ama birazcık geç kaldınız…!


Bugün anladığınız gerçekleri ve dillendirdiklerinizi yıllar ama yıllar önce dile getirdikleri için enselerinde boza pişirilen, analarından emdikleri süt burunlarından getirilmiş,  o kadar çok insanımız var ki, o içine gömüldüğünüz gaflet ve dalalet uykusu sizleri adım adım ihanete taşır ve 15 Temmuz da ihanetle tanıştırırken, acı acı gülsek de, yine ümitsizlik ve umutsuzluğa kapılmayacağız.


Ülkenin gerçek anlamda ulusal bağımsızlığına ve egemenliğine sahip çıkabilmesi, Çanakkale’de, kurtuluş yıllarında, Lozan’da  emperyalizmle ve işbirlikçileriyle yarım kalmış hesabı tamamlayabilmek için ‘nerede kalmıştık’ diyerek, durmak yok yola devam diyeceğiz…!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 312