Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • HER ADIMIMIZI SORGULAMALIYIZ..!

HER ADIMIMIZI SORGULAMALIYIZ..!


Dün ki yazımızda ülkemiz sol ve sosyalist hareketinin ve sendikaların 1970’lı yılların yarısından başlayarak salon toplantılarında, yürüyüş ve mitinglerinde coşkuyla dillendirip söylediği ‘1 Mayıs İşçi Marşı’nın tarihçesi üzerine dikkat  çekmiştik.

Gerçekten de geniş kitlelerin sahiplendiği ve ideolojik,siyasi açıdan  ajite edici, geniş kitleleri harekete geçirici marşın 70’li yıllardan başlayarak ülkemiz toplumsal hareketliliğinde etkin bir rol üstlendiği   söylenebilir.Bugün konumuz ‘işçi marşı’ değil.Biz olayın bir başka yönüne dikkat çekerek,sorgulayacağız.

1.si marşın bestelendiği toplumsal psikolojik  ortam önemli. 12  Mart askeri darbesinden adım adım çıkmaya,  ‘normalleşmeye’ ve  nefes almaya çalışan bir toplum.Darbe öncesi  ve darbeyi hazırlayan ortama bu yazımızda değinmeyeceğiz.Her yönüyle ezilmiş,kırılmış ,kıyıma uğratılmış bir sol söz konusu.

2.si,ülkemizde toplumun hemen her kesimi her darbe sonrası dönemde silkinme ve ayağa kalkma,toparlanma sürecinde yaralarını sararken kültürel ve sanatsal faaliyetlere önem verir.Ortada yaşanmış mağduriyetler,acılar vardır ve kültür-sanat faaliyetleriyle adeta bu kesimler ‘çığlık’ atarlar.Ankara Sanat Tiyatrosu’nun  70’li yılların başında bu yönü ile üstlendiği misyon önemlidir.Gorki’nin ‘Ana’ isimli romanını sahnelenmesine girişilir.Oyunun müziğini yapacak Sarper Özsan,oyunun tekstinde ‘İşçiler marş söyleyerek girer’ cümlesinin karşılığından hareketle  boşluğu doldurur’ ve kendisi bir ‘işçi marşı ‘yazar.Oyun ve marş,binlerce izyeyici ile buluşur,salonlardan taşar…Artık, ok yaydan fırlamıştır…

3.sü Taksim 1 Mayıs 77 kutlamalarında Ruhi Su’nun  Doslar Korosuna piyanosu ile  eşlik eden Timur Selçuk marş ile  alandaki yüz binlerle bütünleşir.Cem Karaca,marşın 45’lik plağını hemen yayınlar.Yüzbinler söz konusu marşın hangi koşullarda ve neden ,niçin,nasıl yazıldığını bilemeselerde ‘marş’ artık sahibini bulmuş,yüzbinlerin marşı olmuştur.

Evet,bir çok okurumuz Arıcan,şimdi bu marşın evveliyatına neden bu kadar takıldın,diye düşüneceklerdir.Haklılarda..

OK YAYDAN ÇIKMADAN ÖNCE..!

Ancak,marşın sözleri ile yazım gerekçesine bakıldığında Özsan,“Buraya nereden, nasıl bir marş bulacağımı bilemedim. En iyisi, benim bu sahneye uygun bir marş sözü yazıp bestelememdi.”derken Timur Selçuk,marşı piyanosu eşliğinde seslendirmesini dönemsel özelliklere  ve sağ teröre,Karaca da benzer gerekçelerle marşı seslendirdiğine ve  plağını yaptığına dikkat çekiyor.Oysa ki, Gorki’nin ‘Ana’ kitabını okumuş olanlar, kitapta konu edilenin Rus devrimci sürecinde yaşananlar olduğunu bilirler.

Sonuç olarak, toplumsal yaşam,boşluk kabul etmez.Bir şekilde birileri oluşan boşlukları şu veya bu nedenle ve bir biçimde doldurur.Tam da bu nokta da algı, algılamak ve algı yönetimi,algı yanılgısı,algı yönlendirmeleri  ve algı operasyonları gibi kavramlar önem kazanıyor.

Örneğin,kapitalizmin doğuşu, gelişimi ve  işçi sınıfının bu tarihsel ve toplumsal gelişim sürecindeki rolünü,sınıf kültürününün  ve 1 Mayısların kutlanmasında yaşadığımız farklı siyasal algılayışların onlarca yıldır ağır ve acı sonuçlarını hem ülkemiz hem de işçilerin bizzat kendisi yaşıyor. 1 Mayıs’ların ‘kavga’ veya ‘mücadele günü’ olarak algılanması ‘bayram’ın bir ‘savaş’ günü olarak karşılanması bireysel terörist yeltenişleri,radikal eğilimleri  besliyor.

ALGI,ALGI YÖNETİMİ VE ALGI OPERASYONLARI..

Dünyada ve dolayısıyla ülkemiz de yaşananlar, birey olarak olaylar ve olgular karşısındaki duruşumuz, duygu ve düşence dünyamız doğal olarak  algı dünyamızı,düşüncelerimizi ve davranışlarımızı  etkiliyor.

Bu konuda yaşadığımız son somut örneklerden birisi  FETÖ’nün  mahrem imamlarına yönelik gerçekleştirilen polis operasyonunda Balıkesir’in mahrem imamının deşifre edilmesi oldu. Sakarya Emniyeti’nde FETÖ ile mücadele ekibinin başındaki Emniyet Müdür Yardımcısı E.Ö.’nün  ‘mahrem imam’ olarak, ‘Pa­ra­lel Yapı De­şif­re’ twit­ter he­sa­bı­nı   yöneten emekli Astsubayı yönlendirdiği ve başta Balıkesir büyükşehir belediye başkanı A.Edip Uğur ve yakın çevresindeki bir çok ismi FETÖ’cü olarak kamuoyuna lanse ederek, algı operasyonu yaptığı belirlendi.

Anımsayın, 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminden bir süre sonra ‘bir anda’ söz konusu twitter hesabı dahil bir çok hesap ve sosyal paylaşım siteleri üzerinden büyükşehir de başta belediye başkanı Uğur olmak üzere bir çok isme yönelik yoğun bir  kampanya başlatıldı.Kimi internet haber siteleri de bu kampanyaya kısa sürede katılarak  Uğur’un Fetocu olduğu,Fetocuları himaye edip,finansal olarak besleyip desteklediği,belediye bünyesinde FETÖ’cü bir çok ismi çalıştırdığı, önlerine açarak destek olduğu ve AK Parti genel merkezinin bu ilişkilerden haberdar olup, cumhurbaşkanı Erdoğan ile de bu nedenle arasının bozuk olduğu ve Uğur’un her an İçişleri Bakanlığınca belediye başkanlığı görevi yanı sıra  emniyet güçlerince gözaltına alınacağı yönünde parti içinde de kamuoyuna yönelik olarak da kazan kaynatıldı! Bu amaçla OHAL kapsamında Vali ve diğer devlet kurumları ve yöneticileri  kışkırtılmaya çalışıldı…

OYUNLARA YEM OLMAMAK GEREK..!

Bu algı operasyonu ve karalama kampanyası ile günün koşulları ve yaşanan ortam nedeniyle bir taşla sayısız kuş vurmanın derdi ve davası içerisinde olan kişi ya da çevreler açısından kamuoyu ve parti nezdinde ‘acaba’ sorusunu bile kafalarda yaratmaları ve kuşku yaratmaları önemli idi.Kısmen başarılı olabildiklerini söyleyebilmek de mümkün…

Tanık olduklarımız ve yaşadıklarımız sonrasında şunu söyleyebilmemiz mümkün: Duygu ve düşünce dünyamızı, davranışlarımızı dolaylı ya da dolaysız etkileyen olay ve olguları  iyi  ve doğru analiz etmek, nedenselliklerini akılcı  bir yöntemle sorgulamak zorundayız.

Bunu yapmazsak hem kendimizi hem de çevremizi yanıltırız.Yanılgılarımızın kişisel ve toplumsal sonuçlarını da düşünmek zorundayız.İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özelliği düşünebilmesi ise düşünmenin de temel anahtarı soru sormak ve sorduğu soruların yanıtını aramaktır.

Evet, Türkiye  olaysız, kavgasız,korkusuz,  hır gürsüz bir şekilde  1 Mayıs işçi bayramını  resmi tatil günü olarak değişik il ve ilçelerde huzur ve neşe içerisinde bir bayram havasında kutladı.Güzel ve anlamlı olan bu değil mi?

Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 83