Bugün: 22.11.2017

HAYDİ NÖBETE..!


AB`nin resmi istihbarat örgütü olan EU Intelligence and Situation Centre(AB İstihbarat ve Durum Merkezi – Intcen)’nin  Fetullah Gülen ve 15 Temmuz darbesiyle ilgili hazırladığı ‘gizli’  raporun  basına sızmasıyla  tek tek Birlik üyesi ülkelerin 15 Temmuz darbe kalkışması  ve FETÖ konusunda yaşadıkları sancı ve sıkıntının nedeni daha iyi anlaşılır oldu.


AB istihbarat örgütü, 15 Temmuz darbe kalkışması ve FETÖ için ne diyor:


15 Temmuz’un arkasında Gülen’in örgütlü bir şekilde fiilen  olmadığı ve darbe kalkışmasının arkasında “"Gülenciler, Kemalistler, AK Parti karşıtları ve fırsatçı grupların birleşiminden oluşan bir yapı bu darbenin arkasındadır. Dinler arası diyalog misyonu olan Gülen`in bu darbede rolü yoktur" tespiti yapılmakta.


Gerekçeleri de hazır!


 Çünkü, “tek başına darbe yaptırabilecek kapasitesi yok" denilerek,  Gülen ve terör örgütü etkisiz ve güçsüz olarak yansıtılmaya çalışılırken, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  15 Temmuz darbe kalkışmasını bahane olarak kullanarak,  darbe kalkışmasını ‘gücünü pekiştirmek’ amaçlı kullandığı iddia ediliyor.


AB istihbarat örgütünün raporunda yer alan bu ‘tespit’ ve  yorumları karşısında hiç şaşırmayın ve kızmayın. Çünkü, AB istihbarat örgütü, işini yapıyor!


SANKİ TURNUSOL KAĞIDI..!


Öncelikle şu sorunun yanıtının aranması gerekiyor:

EU Intelligence and  Situation Centre(AB İstihbarat ve Durum Merkezi – Intcen) ya da bir diğer ifadeyle  AB İstihbarat  kurumları ve ağının ne zaman, nasıl, niçin, niye  oluşturulduğu  ve nasıl bir yapı/ağ olduğu iyi incelenip, sorgulanmalı.


AB ülkelerinde hem ‘ulusal’ istihbarat örgütlerini kuran  hem de NATO bünyesinde bu örgütleri işlevli kılarak, eğiten, donatan ve yönlendiren ABD/CIA ve İngiltere/M 15-M16’dır.. AB nezdinde de Brüksel merkezli kurulmuş EU Intelligence and  Situation Centre(AB İstihbarat ve Durum Merkezi – Intcen)’nin aynı şekilde ABD/CIA-İngiltere/M15-M16  ve NATO’dan  ayrı ve bağımsız bir oluşum olarak değerlendirilebilmesi mümkün değildir.


Bu konunun üzerinde neden ve niçin önemle duruyoruz? Çünkü, muhatabınızı/düşmanınızı  iyi bilmek , iyi tanımak ve  anlamak zorundasınız!


EU Intelligence and  Situation Centre(AB İstihbarat ve Durum Merkezi – Intcen) ve hazırladığı rapor söz konusu olunca, muhatabınızın gerçekte ne AB ne de her hangi bir AB ülkesi olmadığını, gerçek anlamda muhatabınızın ABD/CIA, İngiltere ve NATO olduğunu bilmek, anlamak zorundasınız.


15 TEMMUZ DARBESİNİ  VE FETÖ’YÜ AKLAMA ÇABASI!


İşte o zaman AB istihbarat  örgütünün basına sızdırdığı raporundaki FETÖ’nün 15 Temmuz darbe kalkışmasında oynadığı rol ile ilgili  tespitler  ve FETÖ’yü aklama çabaları anlam kazanırken, anlaşılır hale geliyor.


Dikkat edin: 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin ilk dakikalarından başlayarak, girişimin bastırılması sonrası da  bu ve benzeri yorum, değerlendirmeleri özellikle sosyal medya üzerinden kimler ve ne amaçla yaptı?


-“15 Temmuz darbe kalkışması bir tiyatrodur.. Bu senaryoyu cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti iktidarı yazdı, sahneledi.. Erdoğan ve iktidar, ülke içerisinde muhalefeti etkisizleştirmek, sindirmek ve tasfiye etmek amaçlı kullandı. Böyle darbe olmaz! Cumhuriyet ve laiklik düşmanları 15 Temmuz’u bahane edip, güçlerini sınadılar. Darbe bahane Kemalistleri ordu ve devletin içinden tasfiye etmek şahane..! Erdoğan, diktatörlüğünü tescilliyor.”


OYUNU BOZACAK OLAN YİNE MİLLETTİR!


15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin bastırılması sonrası bu tür yorumları, paylaşımları sıklıkla gördük ve yaşadık. Halen de vakanın bu yönü referanduma günler kala  devam ettirilirken, Yeni CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu, mağduriyet edebiyatı ile FETÖ hainlerini kutsarken, gerçek darbenin 15 Temmuz günü değil, 20 Temmuz de yaşanmış olduğunu kusu verdi!


American Enterprise Institute`de yayınlanan "Gülen`in iade edilmesi, NATO`nun altını oymak olur" başlıklı yazısında ise Rubin, ABD Başkanı Trum’ın Gülen’i Türkiye’ye iade etme olasılığına şiddetle karşı çıkarak, “Trump, Gülen’e değil, tek suçu NATO’ya hizmet etmek olan yüzlerce subayın da ölüm emrini vermiş olacak" yorumunda bulundu.


Yunanistan’a ve NATO karargahından Almanya’ya iltica eden asker üniformalı teröristlerin sığınmak için ABD ve Pensilvanya’ya koşuşturan hainlerin  çabalarının AB istihbarat raporuna  yansımalarını bu nokta da anlayabilmek güç olmasa gerek!


REFERANDUM  VE 15 TEMMUZ HESAPLAŞMASI..!


Onun için daha önce de yazılarımda  da dikkat çektiğim gibi, 16 Nisan referandumu, başarısızlığa uğramış 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişimcilerinin, uluslararası bağlantıları ve içimizdeki  işbirlikçilerinin,  ülke ve millet ile hesaplaşma günüdür!


Referandumda ‘hayır’ oyu kullanacak olanların, bu yorum ve tespitlerime kızdıklarını ve öfkelendiklerini biliyorum. Ancak, benim bu nokta da derdim, 16 Nisan referandumunda seçmenin ‘evet’ ya da ‘hayır’ oyu kullanması değil. Ben, ülkemize ve milletimize yönelik küresel güç ve çıkar odaklarının içimizdeki işbirlikçileri eliyle  oynadıkları kirli ve karanlık oyuna dikkat çekiyorum.


Tabiri caiz ise 2002 yılından bugüne ortaya her sandık konuluşunda yerel ve genel seçimlerde, referandumlarda başarıyla çıkan bir siyasal partinin  aşılamayan ve yıkamadıkları surlarında   16 nisan referandumu ile en azından bir gedik açmanın derdi ve davası peşine düşmeleri, asıl amacın açılmış bulunan bu gedikten bir şekilde  içeri sızabilme  çabalarıdır!


Bunun için dışarda ve içeride her yol deneniyor ve her türlü yöntem deneniyor.Son olarak AB ülkelerinde vatandaşlarımıza hitap etmek isteyen  hükümet üyelerine karşı uygulanan konuşma yasakları ve düşmanlığa  varan siyasi hazımsızlık, yürütülen  algı operasyonları parmaklarımızı ısırtacak cinsten..


Uyanık olun, esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 188