Bugün: 27.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • HABLEMİTOĞLU’NUN ARDINDAN…

HABLEMİTOĞLU’NUN ARDINDAN…


Geçtiğimiz günlerde arşiv taraması yapıyorum ve yıllar önce bir suikast sonucu Ankara’da evinin önünde yaşamını yitiren Necip Hablemitoğlu’nun  Bandırma ziyaretinde  şahsıma verdiği bir belge ile  yeniden yüz yüze geldim.


Haplemitoğlu,18 Aralık 2002 yılında silahlı bir saldırı sonucu katledildi. Katledildiğinde 48 yaşında bir bilim insanı, bir akademisyen, istihbarat uzmanı, Türk tarihçisi ve yazardı. 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu`ndan mezun olan Hablemitoğlu,. 1977-1978 yıllarında "Dil de, Fikir de, İş de Birlik" adlı aylık bir dergi yayımladı. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda basın müşaviri olarak çalıştıktan sonra Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü`nde yüksek lisans ve doktora yaptı.


Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapan Hablemitoğlu, Orta Avrupa ve Balkanlar`da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve Türk şehitlikleri konularında alan çalışmaları yürüttü. Bu çalışmalar çeşitli gazetelerde yazı dizisi olarak yayınlandı. 1995-1996 yılları arasında Birleşmiş Milletler`in UNDP projesinde görev alarak Moldova`da Gagauz Türkleri`nin Latin alfabesine geçişi ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti verdi. Buradaki görevi sırasında, Cumhuriyet döneminin başında bölgede Atatürk tarafından görevlendirilen öğretmenlerin bulunduğunu belirleyerek, bu öğretmenlerin bugün yaşayan öğrencilerinin anılarını derledi ve bir kısmını "Kemal`in Öğretmenleri" başlığı ile yayınladı.


Bandırma’ya İlkHaber gazetesine ziyaretinde eşi Şengül ve kızları Kanije ve  Uyvar ile birlikte gelmiş ve Manyas’ta gölgöbaşı restaurant da hem yemek yer hem de söyleşirken Gagavuz Türkleri ile ilgili izlenim ve anlatımlarını bugün de unutamam.


HABLEMİTOĞLU VE TÜRK AYDINLARI


Ailesi Bulgaristan Büyük Oranköy`den (Golyamo Vranovo) Türkiye`ye göç etmiş Kırım Türkleri`nden olan Dr. Necip Hablemitoğlu, Kırım Türkleri`nin Türkçü lideri İsmail Gaspıralı`ya ait tarihi belgelerden oluşan bir arşive de sahipti ve ilk kitabını da II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet Rusya tarafından Kırım Türkleri`nin kendi topraklarından zorunlu göç ettirilişini anlatan ve 1974 yılında yayımlanan "Yüzbinlerin Sürgünü"` idi…


Üretkendi…


Şefika Gaspıralı ve Rusya`da Türk Kadın Hareketi (1893-1920),2003 yılında Terör`ün ve Batının Kıskacındaki Ülke: Türkiye,2004 yılında Sovyet Rusya`da Devlet Terörü,2005 yılında bastırdığı  Çarlık Rusyası`nda Türk Kongreleri (1905-1917), 2006’da bastırdığı Milli Mücadelede Yeşil Ordu Cemiyeti kitaplarından sonra kamuoyunda en çok tartışmalara neden olan ve şahsını hedef kılan Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası isimli kitabı 2001 yılında yazdı.


Türk okuru da Hablemitoğlu ismini  bu kitapla ve kamuoyunun gündemine taşıdığı  doğrudan Almanya, istihbarat örgütü BND ve Vakıflarını, Türkiye’ye dönük politika ve istihbari çalışmalarını hedef alan itham ve iddiaları ile duydu. Kitabı, itham ve iddialarına yönelik şahsını ve ailesini de hedef alan saldırıları yaşamı boyunca hiç önemsemedi. Girdiği her ortamda her zaman inançla ve cesaretle düşüncelerini açıkladı. Dönemin DGM Başsavcısı Nuh Mete Yüksel, Hablemitoğlu’nun bu itham ve iddialarını, ortaya koyduğu belgeleri önemsedi ve  soruşturma başlattı. Mahkeme başsavcı Nuh Mete Yüksel’inhazırladığı iddianameyi kabul etti ve dava açıldı.


Hablemitoğlu, 26 Aralık 2002’de Ankara 1. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde görülmeye başlanacak 15 sanıklı `Alman Vakıfları` davası duruşmalarından 8 gün önce evinin önünde profesyonel bir şekilde silahla katledildi.


Bir iddiaya göre, Hablemitoğlu, Alman GSG 9 timleri tarafından  öldürülmüş ya da öldürtülmüştü..!


O’HEPİMİZ ADINA YÜZLEŞTİ VE HESAPLAŞTI..!


Hiçbir araştırmacı yazar her bastırdığı kitap ‘evlat’ sayılsa da  bastırdığı kitaba saplanıp, yaşamaz.. Hablemitoğlu, suikast öncesinde  ‘Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası’ kitabından sonra  devlet ve özellikle de emniyet içerisindeki Fetullahçı yapılanmayı deşifre etmek için  çalışıyor  ve Bandırma’ya geldiği günlerde de kitabını baskıya hazırlıyordu.


Dün gibi anımsıyorum…Bandırma İlkhaber Radyo’da sabah birlikte canlı yayında söyleştikten sonra gazete önündeki aracında sürücü koltuğu yanına ,öne oturmuş ve araçta bizi bekleyen eşi Şengül hanım ve canı gibi sevdiği kızları ile söyleşiyorduk.


O içeride idi..


Önce kızları, ‘Engin amca, babamı tehdit ediyorlar’ sözleri ile aracının lastiklerinin kesilmesi, isimsiz hakaret ve tehdit yükle telefonlardan söz etmeleri üzerine Şengül hanım ,kızlara müdahale ederken Hablemitoğlu, araca bindi. Kızların söylediklerini söyledim ve neden kendisine dikkat etmediğini, tehditleri önemsemediğini ve koruma istemediğini  sordum. Güldü…(Böylesi yaşamsal konularda hep gülerdi..) Aracı hareket ettirmeden birkaç dakika araçta son yaşadıkları üzerine konuşurken, ’Engin, sana bir belge vereceğim, incele ve sakla. Neden koruma istemediğimi daha iyi anlayacaksın” dedi.


DEVLET İÇİNDEKİ ALMANCILAR..!


Bandırma’dan Ankara’ya dönüşünden yaklaşık bir buçuk ay sonra öldürüldü ve işte o belgenin üzerinden tam 15 yıl geçmiş..!


Belge, ‘çok gizli’ damgalı  MİT adına belli kişi ve kurumlara servis edilmiş, ‘Alman vakıfları’ konulu 16 sayfalık bir  belgeydi ve Alman Vakıflarının Türkiye’deki faaliyetlerini olağan ve yasal, meşru kılan bir belge!


Okurlarımız ‘Engin, 15 sene önce ki Almanya ve Vakıfları ile ilgili  bir belgeyi neden ifşa ediyorsun’ diye sorabilirler…Öncelikle boyun borcu… İkincisi ise, aradan geçen yıllar sonrasında ve özellikle de 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminden sonra  AB ve Almanya ile yaşadığımız sorunlar ve terör örgütleri  PKK ve FETÖ ile Almanya arasındaki ilişkinin gün geçtikçe deşifre olması ve Almanya’nın terör örgütlerine hamiliği…


Hablemitoğlu’nun katledildiği günlerde  Nuh Mete Yüksel’in görevinden ayrılmasına neden olan SEKS skandalı ve kumpasında  FETÖ parmağının deşifre olması… Emniyet, MİT ve yargıya dönük  FETÖ sızmaları, kuşatması ,operasyon ve kumpaslarının bir bir ortaya çıkartılması…


Örneğin, Hablemitoğlu’nun kentimizi ziyaretinden hemen sonra Fetullahçılar tarafından bir yerel gazetemize Anadolu ajansı  mahreçli Ankara Emniyet Müdürlüğü’nce  PKK’nın gençlik yapılanmasına yönelik operasyonda Hablemitoğlu’nun da göz altına alındığını içeren asparagas bir haberin ‘belge’ diye servis edilip, haber yaptırılması…


Hiç bir şey gizli ve karanlıklarda kalmıyor…Zaman içerisinde karanlığın iblisleri gün ışığına bir bir taşınıyor. Bu arada yitirdiklerimiz aradan yıllar geçse de yüreğimizin en derinliklerinde  layık oldukları yeri hep koruyor. Onu ve diğer yitirdiklerimizi sevgiyle, minnetle  özlüyoruz…


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 88