Bugün: 27.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • GÜLE GÜLE 2016 VE HOŞGELDİN 2017..!

GÜLE GÜLE 2016 VE HOŞGELDİN 2017..!


2016 yılına ‘elveda’, 2017 yılına ‘merhaba’ demeye hazırlandığımız şu günlerde, 2016 yılının en önemli vakası ne idi diye sorarsanız, 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin milletin canı ve kanı pahasına bastırılmasıydı derim.


Sadece 2016’nın mı, hayır!


93 yıllık Cumhuriyet  tarihimizin, tarihsel ve toplumsal açıdan en önemli olayı 15 Temmuz direnci ve direnişidir, diyebiliriz.


Cumhuriyet tarihi  boyunca katı bir askeri vesayet altında  kaba bir biçimde yoğrularak şekillendirilmiş ve en küçük ulusal demokratik bir kıpırdanışa nefes alanı bırakmamış  ceberrut devlet yapısı ve siyasi anlayış 15 Temmuz ile birlikte çökertildi!


Önümüzdeki yıllarda 15 Temmuz direnişi tarihçiler, sosyologlar, siyaset bilimcileri, ekonomistler, gerçek halk aydınları tarafından çok yönlü sorgulanacağına eminim.

Peki, gerçekten buna ihtiyacımız var mı? Evet, soluduğumuz hava, su kadar ihtiyacımız var!


MİLLETİN YILLANMIŞ HESABI VAR!


 23 Nisan 1920’de ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek, egemenliğin gerçek anlamda sahibi olan milletin elinden alarak, onun adına onlarca yıl devleti ve milleti yönetmenin ayrıcalığına sahip olmuş ve demokrasiyi ,’sözde demokrasi’ noktasında vesayet yönetimi haline dönüştürmüş olanlarla  bu milletin derdi var, hesabı var!


Milletin ordusunu, millete ve ülkeye karşı kullanma alışkanlığı içerisinde her istedikleri zamanda ‘demokratik parlamenter sistem’e müdahale ederek, milletin oylarıyla meclis sıralarını dolduranları evlerine gönderen, siyasi liderleri ‘koruma’ adı altında  toplumdan tecrit ederek, iktidarları alaşağı eden, darbe hukuku ile astığı astık kestiği kestik uygulamalara imza atanlarla bu milletin derdi ve davası var!


Ulusal kurtuluş savaşımızın lideri ve Cumhuriyet Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü askeri vesayet rejimlerinde payanda yaparak, düşünceleri ve portresi ardına gizlenerek ama hemen her şeyi onun adına yaptığını millete deklare ederek, gayri yasallıklarını, hukuksuzluklarını, işbirlikçiliklerini, anti-demokratik uygulamalarını meşru kılmaya çalışanlarla bu milletin görülecek hesabı var!


Dönemin faşist Nazi Almanyası ve Hitler’le, faşist İtalya ve Mussolini ile flört ederek, Mustafa Kemalin kurduğu cumhuriyet devletinin itibarını tüm dünyada iki paralık edenler, savaş sonunda yol ve yön bulma sevdasıyla ABD ile imzaladıkları ikili anlaşmalarla  ülkeyi ve milleti köleliğe mahkum ederek, ulusal bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi açık arttırmaya çıkanlarla, tüm değerlerimizi ve zenginliklerimizi emperyalizme peşkeş çekenlerle bu milletin görülecek davaları var.


DÜŞMANLARIMIZI BİLİYORUZ, EZBERLEDİK!


Artık şu gerçeği biliyoruz. Bir gecede Türk lirasını  kağıt parçasına dönüştürüp, bir gecede bankaların içini boşaltanların, IMF ve kapılarında ülkeyi ve milleti namerde muhtaç edenlerin, ASALA. PKK gibi terör örgütlerinin  ve ötesi FETÖ iblisinin nasıl içimizde yuvalandığını, milletin çocuklarına ve ülkeye karşı sergilenmiş karanlık, kirli ve kanlı oyunları, ayrıştırma ve çatıştırma  kumpaslarını biliyoruz. Bildiğimiz için de isyan ediyoruz….

Bu ülke ve millet dertli..!


MİLLET UYANDI!


Bu ülke ve millet, işbirlikçi zebaniler ve haramiler tarafından çalınan zamanının, yitip giden, kırıma ve kıyıma uğratılan canlarının, yağmalanmış zenginliklerinin ve değerlerinin ayırdına vardı.


15 Temmuz direncinin ve direnişinin gizemini ve önemini anlayamayanlar şimdi merakla soruyorlar: Bu nasıl oldu? Daha kadar her postal sesini, silah şangırtısını duyduğunda esas duruşa geçen ve kurbanlık koyun gibi boynunu uzatan bu insanlar nasıl sokaklara, meydanlara döküldü ve nereden, nasıl bir güç alarak tankların, panzerlerin, bomba ve mermilerin üzerine hınçla ama sonsuz bir inançla  ‘önce vatan’ diyerek yürüdü?


Darbe tanıkları ve özellikle darbe mağdurları bu sloganı çok iyi bilirler: Her darbe döneminde ‘önce vatan’ diyerek peygamber ocağı olarak bildiğimiz ve bellediğimiz kışlalarından çıkarak darbeye koşuşturulan Mehmet, Cumhuriyet tarihinde ilk kez  bu kez analarının babalarının dedelerinin nenelerinin, genç kardeş ve bebelerin ağzından  elde bayrak ‘önce vatan’ şiarıyla karşılandı, göğüslendi.


15 TEMMUZ, ARTIK MİLLETİN ŞAHA KALKTIĞI GÜNÜN ADIDIR!


Anaların, bacıların tank önündeki sesleri hala belleklerimde: “ oğlum, bırak, in şu tanktan…Benim de sen gibi oğlum  var. Senin gibi oğul, cihan parçası.. Yapma oğul, in şu tanktan. Sıkma sıkma  sıkma oğul. İnsan olan, helal süt emmiş olan kardeşine sıkar, kıyar mı?”


İşte bu  milletin mübarek sesi idi ki, ülke de bizler de  yıllardır bu sese ve haykırışa, yakarışa hasrettik. Bu ülkenin binlerce, on binlerce  ama erkek ama kadın evladı, bu milyonların haykırışına ve yakarışına  hasret, bir an olsun en küçük pişmanlık duymadan  darbeci hainlerin zulmü altında, işkencehanelerde, idam sehpalarında can verdi, zindanlarda ömür tüketti.


Onun içindir ki, 2016 yılı 15 Temmuz’u Cumhuriyet tarihimizin  ve toplumsal yaşamımızın onur  yılı ve günü oldu! Ülke ve millet şerden hayır çıkartmasını bildi. Karanlık bir gecenin ilk saatlerinden başlayarak makus talihini direnerek yendi ve Cumhuriyet tarihimizde yeni, tertemiz bir sayfa açtı. O sayfalara direnişte düşen her canın kanı bu ülkeye ve millete helal olsun!

Allah, hepsinden razı olsun! Hepsi nurlar içerisinde yatsın!

SÖZ KONUSU VATANSA…!

Biliyorum ki, bu ülkenin yurtsever insanları ve gençleri yorgun. Bir çoğunun yorgunluğu düşüncelerinden ve inançlarından sebep değil. Çektiklerinden. Seslerini duyuramamaktan. Ancak, biliyoruz ki, toplumsal mücadele böyle bir şeydir. Bir kez töremizde yazılmış. Yiğit olan düştüğü yerden kalkandır, demiş atalarımız ve böyle buyurmuşlar.


Bu ülkenin çocukları esaretin de zincirin de, vatansızlığında ,ezanın susturulmasının da, bayrağın indirilmesinin de , namusun da ne menem değerler olduğunu bilirler. Konuşulacak, tartışılacak şeyler vardır sözün bittiği konular vardır.


15 Temmuz sözün bittiği an idi ve söz bitti, millet sonrasını bir an için bile olsa düşünmeden, ikirciklenmeden son sözünü söyledi!


Bitti mi? Hayır, bitmedi!


Hesaplaşma hala devam ediyor. Çünkü, bir gerçeği anamızın ak sütü gibi iyi biliyoruz: Su uyur düşman uyumaz! Yenilen pehlivan da  güreşe doymaz!


Yeni yılınız kutlu ; sağlık ve esenlik hepimizle olsun ve safları sıkılaştırın….Birlik ve beraberliğimiz daim olsun!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 138