Bugün: 20.08.2017

Gönen ve Çulcu

Bu maçın 90 dk.sı yok, hakemi de vatandaş!
Gönen’de Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Mutlu’nun Borsa adına verdiği iftar yemeğine katılmak üzere Köy Konağı’na gidiyoruz.
ÇALOBA’yı yazarken de  bölgeye yaptığım ziyaretlerden Köy Konağı’nı  biliyorum,yabancı değil ve güzel,hoş bir mekan.
Masalar titizlikle hazırlanmış, içerisi kalabalık ama servis muhteşem.
Bölgemizde benzer bir yer var mı diye düşünüyorum, Dere köydeki alabalık çiftliği dışında yakın çevremizde,ne yazık ki, böylesi mekanlar yok.
Okurlarımız yazdıklarıma şaşırıp, Arıcan, artık mekan tanıtıyor diye düşünmesinler.
Ayrıca bu da bir iş ve meslektaşlarımın bu yöndeki çalışmalarını da gerçekten önemsiyorum.

ÇULCU VE GÖNEN..!

İftar sonrası Gönen’lilerle yuvarlak masa söyleşisine geçiyoruz. Bir yandan demli çayımızı yudumlarken, doğanın içinde konu yine Gönen ve uzun zamandır tanışmak istediğim eski MHK Başkanı ve milli hakem Mustafa Çulcu ile tanışıp, onu da sohbetimize katıyoruz.
Çulcu, 1960 Gönen doğumlu ve eşi İnci Hanım da Gönenli..
Bu önemli mi?
Evet, önemli...!
Çünkü, bir süredir Çulcu’nun ismi Ak Parti’den Gönen Belediye Başkanlığına  aday adayı olarak geçiyor.
Çulcu’nun Burcu isimli yetişkin bir kızı ve Utku isminde sevimli, Fenerbahçeli bir oğlu var. (Oğullarımız adaş)
Çulcu, cocukluğumun ve gençliğimin asker hakemlerinden. Babam Nihat Arıcan da, havacı askerdi ve zamanında Havagücü’nün kalecilerinden olduğu için özellikle çocukluğum da o yıllarda oynanmış maçları zevkle dinleyerek geçti. Bir çok arkadaşı hakem olmuştu ve onlarla  zaman zaman yazışıyordu. (O zamanlar mektup ve kartpostalın bir hükmü vardı,şimdi kalmadı)

“DİK” VE ADAM GİBİ 
BİR ADAM ÇULCU..!

Çulcu, hakemlik yaptığı yıllarda bir efsaneydi.Hakemlik yaptığı yıllarda bir Hava Astsubayı olmasına karşın, emekli olduğunda o artık bir Yüzbaşı’ydı.
Genel Kurmay mı siyasi iktidar mı önlerine o seçeneği koydu,anımsamıyorum ama ya askerlik ya da hakemlik denildiğinde, Çulcu, hakemliği tercih etti ve askerlik mesleğinden emekli oldu.
Lig ve kupa maçları haricinde uluslararası maçlarda da düdük çaldı.FİFA kokartlı hakemlerimizdendi ve Kocaeli bölgesini temsil ediyordu.Milli maçlar yanı sıra UEFA kupası maçları ve Şampiyonlar Ligi Ön Elemeleri, U-21 UEFA maçlarında görev aldıktan sonra Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı yaptı.
MHK Başkanlığı sırasında Futbol Federasyonu ile anlaşmazlığa düştü ve 2005 yılı sonunda,futbol sezonunun ortasında hakemliği bıraktı.

GÖNEN’LİNİN SAĞDICI

Yazımı yazarken, magazin muhabirimiz Recep Önbaş, başıma  dikildi ve Çulcu’nun resmini görünce, “aaa sağdıcım bu”dedi. Gönen’de Şafakspor’la (O zaman Gönenspor yok kurulmamış), Mehmet Tıkız’la ilgili futbol anılarını anlatarak, “ iyi bir Fenerbahçeli’ydi “dedi.
Çulçu’ya Fenerli olup olmadığını ben de sordum ve erkek kardeşinin fanatik bir Fenerli olduğunu ama kendisinin takım tutma duygusunun köreldiğini ve hiç bir takımı tutmadığını özellikle vurguladı.

ÇULCU VE GENÇLER

Çulçu ile ortak arkadaşımızın çok olmasına şaşırdığımı belirtmeliyim. Örneğin, bizim Ozan Onur’u sordu ve çocukluk arkadaşı olduğumuza çok sevinerek, Ozan’ı kendisinin de çok sevdiğini belirtti.(Sedat Pekel’i sanırım sevmiyor)
Çulcu’nun ve çocuklarının yaşamında Erdek’in de özel bir yeri  var. Başkan Hüseyin Aysan’la, Erdekle ilgili izlenimleri ve anıları hoş, güzel  ve anlamlı.
Gönen’liler ve özellikle gençler de Çulcu’yu yalnız bırakmamaya, sahiplenmeye çalışmanın dışında, Çulcu’nun varlığıyla onurlandıklarını gözlemliyorum.

BAŞKAN ADAYI ÇULCU..!

Ben, Çulcu’nun ismi belediye başkanlığı için ilk gündeme geldiğinde olayı Gönen için bir İsmail Yaşar vakası da beldenin başına geliyor diye hayıflanmıştım ama bu kanaatim Çulçu ile konuştukça değişiyor.
Çulçu’la askerlik ve hakemlik mesliği sürecinde Gönen’den ayrı kalıp kalmadığını soruyorum, şöyle yanıtlıyor:
“Ben ve eşim, Gönen’den hiç ayrı düşmedik. Kocaeli ile Gönen’in rasındaki  uzaklık belli ve iki saatte Gönen’desiniz. Bir anlamda Ailece Gönen’le yatıp hep Gönen’le kalkıyorduk. Hep Gönen’in yanında ve Gönen’in adının geçtiği yerde olduk.”
Peki, Çulcu, Gönen’i ne kadar tanıyor?
“ Özellikle emekli olduktan sonra Gönen’i ,çevresini,dağını taşını sürekli gezip,görüp,sorup soruşturup, öğrenmeye ve Gönen’i insanlarıyla daha iyi anlamaya çalışıyorum. Mesleğim gereği dünyanın bir çok ülkesini gezdim, gördüm ama Türkiye, ülke olarak bambaşka bir cennet. Gönen ise, bu cennetin içinde bambaşka bir diyar.Ancak, bu muhteşem zenginliğin ve güzelliğin layıkıyla değerlendirilememesine üzülüyorum. Çünkü, Gönen çevresiyle, dağları ve ovaları, ormanları ve sularıyla, termal kaynaklarıyla, köyleriyle Gönen...Ben, Gönen’in bir bütün olarak değerlendirilemediğine ve bu zenginliğin bir türlü görülememesine içten içe kızıyorum. Yanlış anlaşılmasın, derdim mevcut belediye başkanını ya da eski başkanları eleştirmek değil. Tam tersi, ben bu durumdan hepimizin sorumlu olduğunu ve Gönen’linin bir türlü bu zenginliği görüp, üzerine düşeni yapamamasına tepki gösteriyorum. Ancak, kuşkusuz bu kentte yönetici olanların sorumluluğu biraz daha fazla. Toplumun öncüleri olarak onlar bu zenginliği, bu bütünü görüp, gösterip, öne çıkmalılar.”

ÖZLENEN GÖNEN 
ÇOK MU ZOR!?

Çulcu’yu tanıdıkça  duruşunun ve söyleminin “dik” oluşu hoşuma gidiyor. Açık sözlü ve konuşmasında protokol söyleminden hoşlanmıyor, hemen herkesle senli benli konuşuyor.
Ve ekliyor:
“ Örneğin, Gönen’liyim ve mesleğim gereği dışarda olsam da sürekli Gönen’e gelip gidiyorum. Bandırma-Gönen sapağından Gönen’e girişte ortada bir tane anlamlı tabela bile yok!Bu yol Çanakkale’ye giden bir yol ve hergün yüzlerce,belki de binlerce araç geçiyor. Oraya albenili bir tabela koyabilmek çok mu zor,bunu anlayamıyorum.Sonra, bundan on ya da yirmi yıl önce Gönen Kapılacaları, Park ne ise bugün değişen ne var diye bakıyorum ama ciddi hiçbir değişiklik, düzenleme göremiyorum. Yine, bir Dağ  Ilıcamız var. Allah’ın hikmeti ve topraktan sıcak su kaynıyor. Senin imkanların ya da kaynağın olamayabilir ama sen öncülük yap ve bu alanı alıp uçuracak,vcazip kılabilecek yatırımcılara öncülük yap. Gönensporun ve belde de sporun hali ortada. Gönensporun kader maçında ben Kocaeli’nden kalkıp, geldim ama baktım aynı gün Borsa seçimleri varmış, herkes  orada,burada kimse yok! Örneğin,bir hakem gönlünden bir takımı tutabilir ama sahaya çıktığı andan itibaren o işini yapmak ve tarafsız kalmak,maçı sağlıklı bir şekilde tamamlamak zorundadır. Aynı hakemlik gibi, bir yöneticinin kentinin insanları arasında taraf olabilmesi ve kendi tarafını kentinin insanlarına dayatabilmesi mümkün mü? Düşünüyorum, bunlar çok mu zor şeyler?”

HERŞEY FARKLI 
OLABİLİRDİ!

Çulcu, konuştukça açılıyor ve Gönen’le ilgili projeksiyonlarını tek tek ortaya koyuyor.
Devam ediyor:
“ Ben, iktidarda AK Parti’nin olmasını Gönen için bir şans görüyorum. Daha önce Hayati Köse belediye başkanıymış ama yaşanan sıkıntılar ortada.Bugün o sıkıntılar ortada yok ve çok güçlü bir iktidar var.  Gönen, bunu kendisi için bir avantaj olarak görüp, Gönen için yapılabilecek ne varsa, Gönen adeta uçurulmalıydı ama bunun başarılabildiğine inanamıyorum. İktidara getirilmiş olanlar bir süre sonra stabil düşünmeye başlıyorlar ve iktidarın dünyası donuklaşıyor,iktidar koltuğunda heyecanını yitiriyor, köreliyor. Hele bir de herşeyin merkezine koltuğu koyup da halkına yabancılaşmaya başlıyor,halkına tepeden bakmaya başlanıyorsa, işte bu tam bir felakettir. Genel de  bir kentin başındaki kişi tek başına bir şey yapamaz. Ekipleşmek ve ekip olmak zorunda. Bizdeki ekipleşme ya da danışılan kişiler genel olarak şak şakçılardan oluşuyor, ahd-ı vefa denilen şey de unutuluyor, kollektif akıl da unutuluyor.Oysa ki, bir yönetim halkına açık olmalı ve hemen her konuda bizzat halkının ayağına gitmekten,halka danışmaktan vazgeçmemeli.Ben,bu demokratik ilişkiyi çok önemsiyorum.Birn yönetimin dinç olması, iş yapabilmesi bu ilişkinin sağlıklı ve demokratik kılınabilmesiyle mümkün.Bir yönetim eleştiriden de alınmamalı, önemsemeli. Ben, yaşantım boyunca eleştirilere, mizaha, espriye aşırı önem verdim. Bir insan kendisiyle dalga geçebiliyorsa, egosunu yenmiş demektir.”

GÖNEN’İN AÇLIĞI

Çulcu’yu deştikçe anlatıyor. Anlattıkça açılıyor. Çulcu, Gönen’le ilgili oldukça dolu.  O konuştukça çevresindeki insanların açlıklarını giderdiklerini gözlemliyorum.
Sonuçta, Çulcu’yu fiilen tanımış olmaktan mutluyum ve ülkenin de, Gönen’in de böylesi insanlara ihtiyaç duyduğunu biliyorum. 
Çulcu, Mutlu ve diğer arkadaşlarla vedalaşarak Gönen’den  ayrılıyorum.

Esen kalın..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1736