Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • GELİN,HEP BİRLİKTE BU OYUNU BOZALIM..!

GELİN,HEP BİRLİKTE BU OYUNU BOZALIM..!


Melike Demirağ’ın 70’ler de söylediği ve Yeşilçam filmlerine konu olan “uyu yavrum uyu” şarkısını anımsıyor musunuz? Okurlarımızın anılarını tazeleyelim ve şarkının bir kısmını yazımıza aktaralım:


“uyu yavrum ninni

uyutayım seni

ninnilerle minnilerle avutayım seni

uyu güzel bebek uyu da büyü

bebek bir gün büyüyecek

söyleyecek bu ninniyi

uyu yavrum ninni uyutayım seni

masallarla ninnilerle avutayım seni

uyu sayın dinleyici uyutayım seni

aranjmanla maranjmanla avutayım seni

uyu yavrum ninni uyutayım seni..”


ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI  İLE GÖZLERİ KARARMIŞ..!


Geçtiğimiz günlerde MHP’den ayrılmış muhaliflerin  partileşme girişimleri ve çalışmaları ile ilgili gazetemizde bir makale yazdım ve kamuoyunun, okurlarımızın büyük bir ilgisine tanık oldum. Doğal olarak yazıyı beğenen de olacak beğenmeyip, eleştiren de.. Buna yıllardır mesleki olarak alışkınız. Ancak, Meral Akşener öncülüğünde yürütülen partileşme çalışmaları içerisinde yer alan ve bu  girişime siyaseten umut bağlamış bir çok isimden anlaşılması güç hakaretle karışık bildiğim ve tanıdığım insanlardan bile anlaşılması benim için olanaksız  tehdit gibi şaşırtıcı tepkiler aldım.


Sorarsanız ya da ifade ettikleri kadarıyla, bu arkadaşlar Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisellik kokan saltanatını ve diktatörlüğünü yıkacaklar ve hepimize “demokrasi” ve “özgürlük” getirecekler..!


Ne adına?

Kimine göre, milliyetçilik ,kimine göre sağ ve sol liberalizm, kimine göre gerçek anlamda İslamiyet ya da muhafazakarlık, kimine göre Alevilik, kimisine göre Atatürkçülük ya da sosyalizm ve komünizm , kimine göre ulusal birlik ve bütünlüğümüz, çağdaşlık ya da Cumhuriyet  adına..!


Yerseniz..!

Anlayacağınız bu “davanın” ve amaç ile hedefin sözcüsü ve iddialısı yurt içinde çok mu çoookk..!

Peki, yurt dışında..!?


BANA ARKADAŞINI SÖYLE SANA KİM OLDUĞUNU …!


Aman Allah’ım ortaya korkunç  ve dehşet verisi bir çetele çıkıyor. Benzer olmanın da ötesinde aynı amaç ve hedefe kitlenmiş başta “stratejik ortağım” ve “dostumuz” ABD olmak üzere, on yıllardır içine girmek için yanıp tutuştuğumuz AB ülkeleri ve “ruhumuz” ile “güvenliğimizi” teslim ettiğimiz NATO yanı sıra tezgahtarlığı iş edinmiş istihbarat örgütleri, karanlık odaklar, finans kurumları  ve bu güçlerin ve çıkar odaklarının kontrolündeki uluslararası medya organları giriyor.


Ne yazık ki sıralasak da çeteledekiler bitmiyor. Siyonist İsrail ve MOSSAD ile işbirlikçi-gerici Arap yönetimlerini atlayabilmek mümkün mü?


Bir de lejyonerler var..!


PKK/YPG/PDY,DEAŞ ve FETÖ gibi irili ufaklı lejyon terörist örgütlenmeleri ve tüm bunların kimi HDP gibi legal kimisi illegal siyasal uzantıları…Soros ve Alman vakıfları gibi STK kimliğiyle içimizde ve aramızda dolaşan demokrasi ve insan hakları gibi kutsi ifadelerin ardına gizlenmiş maskeli etki ajanları…


FETÖ, ERDOĞAN’IN DEĞİL NATO’NUN ÇOCUĞU..!


VAKA’yı karmaşık ve anlaşılamaz hale getirmenin, milletin kafasını karıştırmanın, birbirimizi üzmenin hiç alemi yok. Tablo da, hesap da ortada..! Bu tablo ve hesabı  ülke ve milletin bekasını bir kenara bırakarak, makamı ve mevkisi ne olursa olsun, kişilere  fatura etmenin ve kişiler üzerinde tepinmeye çalışmanın, ne ülkeye ne de millete hiçbir yararının olmayacağını görmenin yanında, bunun oyunun ta kendisi olduğunu görmek ve anlamak gerekiyor.!


Bana arkadaşını söyle sana ne olduğunu, kim olduğunu söyleyeyim deyişi laf ola beri gele söylenmiş bir söz, bir deyiş değildir ve cehenneme giden yol, ne yazık  ki, iblis tarafından iyi niyet taşları döşenerek açılmıştır…


Bu işin şakası yok..!


AÇIN KİTAP OKUYUN,SORGULAYIP TARTIŞIN VE ANLAYIN..!


Bu gibi konularda yol almaya çalışan arkadaşlar, genel de geçmiş de AK Parti ve FETO ya da Erdoğan ve FETO ilişkisi ve muhabbeti üzerinden yola çıkarak, ülkede yaşanmış tüm kötülüklerin “anası” olarak Erdoğan ve AK Parti’yi sorumlu görme yanlışına düşerek, davranış ve eylemlerini meşru kılabilmenin arayışını sergiliyorlar. Buna BOP’u da ekleyebilirsiniz…


Ben şahsen yazmaktan bıktım, usandım. FETO, ülkenin ve milletin AK Parti’nin 2001 Ağustos’unda  kurulması ve 2002’de iktidar olmasıyla başlamış ve yaşanmış bir VAKA değil, Cumhuriyet tarihinin son 50-60 yılını içine alan ABD emperyalizmine ve NATO’ya bağlılık sürecinin ürünü bir lejyoner örgütlenme ve kontr-gerilla çetesidir. 60’lı yıllardan başlayarak devleti yönetenler, siyasal iktidarlar ve muhalefet partileri bu yapıyı  görmezden gelerek, “beşik” sallamış ve milleti de “uyu yavrum uyu” ninnisi ile avutmuşlardır. Erdoğan ve AK  Parti de kuruluşu ve ilk iktidar yıllarında kendisinden öncekilerden devr aldığı beşikçilik görevini zaman içerisinde iblisi ve felaketi görerek, beşikçiliği red etmiş, yollarını ayırmış ve 15 Temmuz’da tanık olduğumuz olaylar yaşanmıştır.


FETO ve BOP VAKA’ları ülkenin başta ABD emperyalizmi olmak üzere emperyalizme bağımlılık ilişkilerinden ve NATO’ya teslim olma sürecinden bağımsız düşünülemez.


Bu konuda ki turnusol kağıdı, kişilerin de partilerin de ülkenin ulusal bağımsızlığına ve milletin egemenliğine sahip çıkma noktasında emperyalizme karşı takındığı tavır ve sergilediği duruş ile ilgidir. Kişi, söylemine bakarsanız, anti-emperyalist ve ulusal bağımsızlıktan yana ama ne ABD’yi, ne AB’yi ne NATO’yu diline  almıyor.. Sözde demokrat ama konu Almanya olduğunda hangi ülkenin yurttaşı olduğunu unutuyor.


Geçin bunları..!


Ülkenin ve milletin Beşiklerden ve Beşikçilerden kurtulması dileğiyle 30 Ağustos Zafer Bayramınızı ve Mübarek Kurban Bayramınızı en içten  dileklerimle kutlarım.


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 65