Bugün: 19.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • FETÖ,NATO GLADYOSU YAPILANMASIDIR!

FETÖ,NATO GLADYOSU YAPILANMASIDIR!


İstanbul Beşiktaş  ve Kayseri’de patlatılan bombalı araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba eylemleri ve  58 polis ve askerimizin, yurttaşımızın şehit edilmesi ve geçtiğimiz günlerde de  bir  Rus diplomatın Ankara’da   üniformalı terörist tarafından silahlı saldırı sonucu katledilmesi olayları televizyonların  haber  ve tartışma programlarında, gazetelerin  köşe yazılarında kapsamlı bir biçimde sorgulanıyor.


Kanal A`da yayınlanan moderatörlüğünü gazeteci yazar Fatin Dağıstanlı`nın yaptığı Türkiye`nin Seçimi programına eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, geçmişte yaşanmış olaylar ve son terör olayları üzerine çarpıcı açıklamalarda  bulundu.


Orakoğlu, bugüne kadar bir çok çevre ve kişi tarafından zaman zaman gündeme getirilmiş  ve zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu olan NATO Gladiosu   ve   eylemlerine dikkat çekti. Bilindiği gibi, NATO’nun merkezi Belçika ve Brüksel..!


Türkiye’de NATO’nun bir üyesi ve ülkenin NATO macerası başlı başına  bir yazı konusu. Bir başka makalemizde bu süreci  ve adım adım Türkiye’yi  NATO şemsiyesi altına sokarak, ulusal bağımsızlığının ve egemenliğinin nasıl  yok edildiğini, siyasi, ekonomik, güvenlik  ve askeri bağımlılığın sonuçlarını ele alacağız ama şimdi değil!


KARLOV’U NATO GLADYOSU KATLETTİ!


Orakoğlu, Ankara’da Rus diplomat  Karlov’un öldürülmesi olayı ile ilgili olarak şöyle diyor: “Biz bu olayda Gladyo B olarak olayı ele almazsak yaşananları anlayamayız. Rus Büyükelçisi`nin öldürülmesi bir NATO operasyonudur.”  Ve Gladio örgütlenmesinin  geçmiş yıllarda da Türkiye’de gerçekleşmiş  ve karanlıkta bırakılmış bir çok olayın faile olduğuna dikkat çekerek, şöyle diyor:


“NATO`nun daha önce yaptığı bir olay daha var. 1977 yılında o dönemin başbakanı Sayın Bülent Ecevit Çiğli`de bir polis memuru tarafından roketimsi bir mermi tarafından öldürülmek istendi. Çiğli Belediye Başkanı`nın kardeşinin ayağına geldi. 2 yılda kendini zor kurtardı mermi zehirli çıktı. Bu silahın da NATO envanterine kayıtlı olduğu ortaya çıktı. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı`na saldırı yapılıyor. Bu silahtan 3 tane var. Bazı kişiler gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılıyor. Kıbrıs görüşmelerinde Onur Öymen sıkıştırılıyor. Ecevit`i bilgilendiriyor. O da gerekirse NATO`dan çekiliriz diyor. Türkiye NATO`nun çelik çekirdeğinde yer almaktadır. 1 Mayıs olayları bu dönemde gerçekleşti. Aynı dönemde de Çiğli olayı ortaya çıktı. FETÖ 1960 yılından itibaren çalışmalara başladı Gladyo B diyoruz ya işte bu olaylar 17 yıl sonra 1977 yılında vuku buldu. Tüm darbe ve eylemlerden de NATO sorumludur. FETÖ mücadelesi bir harp mücadelesidir…”


VATANSEVERLER VE VATAN HAİNLERİ!


Türkiye, ‘milli şef’ İnönü’nün cumhurbaşkanlığı ve CHP’nin iktidar olduğu yıllarda  yani 2.dünya savaşı sonrası ABD öncülüğünde şekillendirilen yeni dünya düzeni içinde ABD ile imzaladığı ikili antlaşmalarla yeni sömürgecilere elini kaptırdı. Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kazanılmış ulusal bağımsızlığımız ve egemenliğimiz uçtu, gitti! Kore’ye asker göndermesi ve diyet ödemesi karşılığında , NATO’ya rica minnet üye kabul edildi. Atatürkçü devlet yapılanması yeni sömürgeciler ve NATO tarafından  yeni baştan şekillendirilip, devlet bir hamur gibi yoğruldu!


2.dünya savaşı sonrasından başlayarak Cumhuriyet Türkiyesi’nde bu günlere kadar yaşanmış  ne kadar karanlık, kirli ve kanlı olay, suikast, darbe ya  da darbe girişimi  var ise,  NATO Gladıo’sunun eylemidir. Türkiye, siyasi, ekonomik, güvenlik, askeri, kültürel yaşamını her yönüyle yıllardır dizayn etmiş olan ABD ve NATO Gladiosu, ülkenin ve toplumun ulusal bağımsızlığının, egemenliğimizin, demokrasinin, özgürlüklerin gelişmesinin önündeki  en büyük engelleyici güç ve çıkar odağı oldu.


Türkiye’deki  devlet ve toplum nezdindeki ayrışmanın bugün için gün geçtikçe belirginleşen ve netleşen tek kriteri var: VATAN HAİNLERİ ve VATANSEVERLER!


Türkiye, yıllarca devlet ve toplum nezdinde çöreklenmiş, karanlık, kirli ve kanlı eylemlere imza atmış, binlerce gencimizin, insanımızın  kanına girmiş ABD ve CIA ajanlarını, NATO Gladiosu’nu, AB ülkeleri ve özellikle de Alman BND ajanlarını, Siyonist İsrail ajanlarını bağrından söküp atmadıkça rahat bir nefes alamaz ve  gerçek anlamda ulusal bağımsızlığından, egemenlikten söz edemez!


NATO GLADİYOSU, BİR TAŞLA KAÇ KUŞ VURMANIN PEŞİNDE?


Oğlum Ozan Utku, Rus diplomat  Karlov’un da katıldığı ‘Kaliningrad`dan Kamçatka`ya Rusya’   konulu resim sergisine dikkatimi çekti. Anlattıkça, konu ilgimi çekti ve Kaliningrad’ı inceledim.


BİLGESAM’a göre, Kaliningrad sorunu SSCB’nin dağılması ile ortaya çıkmış. Hem Rusya’nın Baltık Filosunun burada bulunması hem de açık bir liman olması nedeniyle jeostratejik ve ticari öneme sahip Kaliningrad bölgesi, SSCB’nin dağılışından sonra kara bağlantısı bulunmamasına rağmen özerk (oblast) bir bölge olarak Rusya’ya bağlı kalmış… AB’nin 1 Mayıs 2004’te 10 yeni ülkeyi, üç Baltık ülkesi Letonya, Litvanya, Estonya dâhil olmak üzere Birliğe kabul etmesi Kaliningrad sorununu ortaya çıkarmış. Çünkü, bu bölge AB üyesi ülkeler ve AB iç denizi haline gelmiş, Baltık Denizi ile çevrelenmiş. Günümüzde Kaliningrad, Kıbrıs’ın yanı sıra AB’nin yaşadığı en önemli sınır sorunlarından...


Evet, Rusya Bağımsız Devletler Topluluğu ile NATO, ABD ve AB ülkelerinin bugün yaşadığı en ciddi sorunların başında Baltık denizinde ve Baltık ülkelerinde Kaliningrad odaklı egemenlik savaşı ve askeri restleşmeler yaşanıyor.


Karlov cinayetiyle ilgili şu düşünülebilir: NATO, Baltık’ta Rusya ile yaşanan hesaplaşmayı Türkiye’ye taşıyarak, Suriye’de İran ve Türkiye ile masadan atılmasının da  hesabını görerek, bir taşla birkaç kuş vurmanın arayışını mı sergiliyor?


Rus diplomat Karlov’un  suikastle katledimesi sonrası, üniformalı teröristin FETÖ ile ilgisi ve ilişkisi kamuoyunda sorgulanıyor. Ortaya çıkan her ipucu, katilin FETÖ ile ilişkisini somutluyor. Hep yazdık ve vurguladık: ,15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminde bulunanlar da Fetullahçı terör örgütünün üniformalı  teröristleriydi.


ASALA gibi, FETÖ de, bölücü terör örgütü HDP/PKK da, YPG/PYD de NATO Gladyosu’nun ülkemizdeki ve bölgemizdeki  taşeronları ve ajanları, beslemeleriydi.


Bu karmaşık bir ilişki ağı değildir ve yıllardır bu ve benzeri yapılaşmaların niteliği kamuoyunda çok yazıldı, çizildi ve tartışılıp, dillendirildi.


Devlet ve toplum nezdinde bu ve benzeri çetesel ajan yapılar bittiler mi, hayır! Bir anlamda hemen her şey 15 Temmuz darbe ve işgal girişimine devletin, siyasal iktidarın ve milletin gösterdiği direnç ve mücadele ile yeni başlıyor.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 240