Bugün: 19.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • FETÖ VAKASINI NE KADAR ÖNEMSİYORUZ?

FETÖ VAKASINI NE KADAR ÖNEMSİYORUZ?


Bandırma’da FETÖ yapılanmasının oluşumu, işleyişi ve faaliyetleri konusunda kamuoyundan, okurlarımızdan değişik yorumlar ve tepkiler alıyorum. Yorum ve tepkilerin ortak noktası 15 Temmuz darbe kalkışması sonrası Bandırma’da Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda kolluk güçleri tarafından gerçekleştirilmiş soruşturma ve operasyon sürecinin ve   iddianamenin  genellikle kimseyi tatmin etmediği gerçeği.


Ben, bu konuda Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının   soruşturmanın selameti ve çetesel yapının deşifrasyonuna yönelik fazla bir şey yapabileceğine de inanamıyorum. Bunun  öncelikli nedeni, biz de savcıların elinde soruşturmayı yürütebilecek bağımsız bir adliye kolluk gücü yok! Doğal olarak başından sonuna soruşturma sürecini bir anlamda belirleyen emniyet..!


FETÖ yapılanmasının en yoğun kadrolaştığı kurum da, ne yazık ki, emniyet!


Genellikle savcılığın bilgisi ve ilgisi dahilinde yürütülen soruşturma ve operasyonlar  sonucunda şüpheliden alınmış ifadeler doğrultusunda yine isnat edilen suç ne ise mevcut delil durumu göz önüne alınarak hazırlanmış polis fezlekeleri savcılığın önüne gidiyor ve yine genellikle  polis fezlekeleri ve delil durumu baz alınarak iddianameler oluşturuluyor.


BANDIRMA’DA NASIL RAHAT ETTİKLERİ ORTADA!


Ancak, konu andırma olduğunda ortada somut  bir sorun ve sıkıntı olduğu gözleniyor. Çünkü, emniyet-savcılık, savcılık-emniyet ilişkisi bağlamında yürütülmüş FETÖ/PDY soruşturmasının 15 Temmuz kalkışmasından kısa bir süre önce  21 Haziran tarihinde başlatıldığı ve  soruşturma sürecinin operasyon yönünün 15 Temmuz darbe kalkışmasının bastırılmasıyla savcılık talimatıyla hızlandırıldığı anlaşılıyor.


Bu durum, Bandırma AK Parti ilçe başkanı Alp Bostancı ve belediye eski başkanı ve iki dönem AK Parti’den milletvekilliği yapmış Öztaylan’ın  Bandırma’da gerçekleşmiş FETÖ /PDY  soruşturması ve operasyonları konusundaki  tatminsizliklerini ve kaygılarını doğruluyor.


Yaşananlar, Bostancı  ve Öztaylan’ın  bir başka kaygısını daha doğruluyor ve anlamlı kılıyor. Bandırma AK Partililer, yönetici ve seçilmişleri yıllardır kamuoyunun gündemine taşıdıkları yaşanmış vakalar etrafındaki  ilgili ve yetkili makamlardan bekledikleri ilgiyi ve yanıtları neden niçin alamadıklarını da bir anlamda  ortaya çıkan sonuç  anlaşılır kılıyor.


Çünkü, 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin bastırılmasına kadar, Bandırma’da FETÖ gerçeği ve ihaneti hiçbir zaman  gerektiği gibi önemsenmedi ve soruşturulmadı, kamuoyuna taşınmış iddialar bilmezden, görmezden ve duymazdan gelindi.


Bir anlamda ihanet, bu süreç içerisinde, yıllardır yaşandığı ve tanık olunduğu gibi, ağlarını devlet ve toplum yaşamının  her alanında ördü, besilendi ve fütursuzca faaliyetlerine devam etti. Can aldı, can yaktı ve sayısız insanı işinden, aşından ve  ocağından etti…!


15 TEMMUZ BİR MİLATTIR AMMA..!


Şu söylenebilir: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve başbakan Yıldırım’ın sürekli dile getirerek, vurguladıkları gibi, o güne kadar görmeyen gözleri gördüren, duymayan kulakları duyduran,  tutuk dilleri çözen 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişimine karşı devletin ve siyasal iktidarın  tepesinde gösterilen refleks ve milletin ölümüne direnişi  sonucunda kalkışmanın bastırılması oldu!


Yani 15 Temmuz, tarihi ve toplumsal önemi açısından her yöne ve niteliği ile bir milattı!


Peki, öncesi darbe girişimlerinde yaşandığı gibi, 15 Temmuz akşamı ya darbeciler devleti ele geçirerek, siyasal iktidarı devirmiş, başarılı olmuş  olsalardı, ne olacaktı?


Bu soruyu bilinçli soruyorum. Çünkü, bu sorunun yanıtı, Türkiye’nin 15 Temmuz akşamı karşılaştığı, tanık olduğu ve bastırdığı ihanetin ve hainliğin ipuçlarını veriyor bizlere…


Onun için bir gazeteci ,bir yazar ama en önemlisi bir yurttaş olarak ısrarla FETÖ gerçeğinin üzerine giderek, eşeliyor, sorguluyor ve ısrarla yazıyor ve soruyorum: Bandırma FETÖ imamı Arif Karanfil ve çetenin ,ajan örgütlenmesinin lider ve öncü kadrosu, 15 Temmuz öncesi ve sonrası ,ellerini kollarını sallaya sallaya nasıl yitip, gitti!


VATANDAŞIN  SORULARI YANIT BULABİLMELİ!


Vatandaş doğal olarak soruyor;

Bandırma’da FETÖ yapılanması içinde aktif sorumluluk almış ve faaliyetleri bilinenlerin isim listeleri yetkili ve ilgili kişilere, makam ve mevkilere ulaştırılmasına karşın, bu listeler ve isimler neden, niçin ve nasıl buharlaştı?


 Devletin bünyesinde yuvalanmış  bir çok isim kimler tarafından, ne amaçla ve nasıl sümen altı edildi?


Bandırma’da FETÖ yapılanmasının asker, emniyet, savcı, hakim ve üniversite ayağını oluşturan ‘abi’ ve ‘abla’lar, imamlar kimlerdi?


Bandırma’da FETÖ’nün  elliyi aşkın ‘ışık evleri’ olduğu  ve bu evlerin hangi meslek erbapları tarafından kullanıldığı, sorumlularının kimler olduğu  bilinmiyor mu?


 FETÖ’nin Bandırma imamı Arif Karanfil ile birlikte çalışan ve örgütlenmedeki yetkileri  ve etkisi nedeniyle  dikkat çeken ‘Ser Rehber’ kim?


FETÖ’NÜN  SİYASAL VE SOSYAL YAŞAMA ETKİSİ!


Kanımca yanıtının mutlaka aranması ve bulunması gereken soru ise şudur: FETÖ yapılanmasının Balıkesir geneli yanı sıra Güney Marmara’da Bandırma ve Erdek nezdinde siyasal ve toplumsal yaşama ,milletvekilliği genel seçimleri ile yerel seçimlerine ve seçim sonuçlarını etkilemeye dönük faaliyetleri de deşifre edilmelidir!


Bu ve buna benzer  (şimdilik) yanıtsız bir çok soru sorulabilir. Sormak, başta savcılık olmak üzere  FETÖ yapılanmasının, işleyişi ve faaliyetlerinin tam anlamıyla deşifre edilmesi için yatkılı ve ilgili makamlara yardımcı olunması gerekiyor.


Çünkü, bu ülke ve toplum için bir şans ve fırsat!


Türkiye’nin bu iblis ihanet şebekesinden, NATO Gladyosundan tam anlamıyla temizlenebilmesi için FETÖ ile mücadele ve hesaplaşmayı  her alanda titizlikle ve ciddiyetle sürdürmeliyiz.


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 206