Bugün: 18.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • FETO’NUN SİYASİ İMAMINI MİLLET DE MERAK EDİYOR!

FETO’NUN SİYASİ İMAMINI MİLLET DE MERAK EDİYOR!


Geçtiğimiz günlerde CHP Balıkesir milletvekili Mehmet Tüm, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde    FETÖ’nün siyasi uzantılarının  açıklanmasını isteyerek, ‘Cemaatin siyasi imamı kim?’ diye  sordu.


Tüm’ün soru önergesi bir çok açıdan önemli ve düşündürücüydü.


 Çünkü, vatandaş, bir şeylerden ve bir yerlerden sorumlu ‘imam’ muhabbetlerine tanık olunca, doğal olarak, ‘Peki, siyasetin imamı kim?’ diye soruyor. 15 Temmuz darbe kalkışmasının bastırılmasından bugüne en ağdalı ve yanıtı en zor soru bu ve gerek cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekse de başbakan Yıldırım, ısrarlı bu soruya, bilinçli olarak yanıt vermekten kaçınıyor.


50 YILLIK BİR CIA VE NATO ÖRGÜTLENMESİNDEN SÖZ EDİYORUZ!


Kuşkusuz, bunun çok yönlü nedenleri var.


1.si, Fetörist ajan ve hain örgütün devletin en mahrem kurumlarına  ‘sızma operasyonu’ yeni ve AK Parti’nin 2001’de kuruluşu ve  2002’de iktidar olmasıyla ilişkili bir vaka değil. Belgelerle, tanıklıklarla, itiraflarla, istihbarat raporlarıyla ortaya çıkan gerçek  Fetöristlerin 1950’li yılların sonundan ve 1960’lı yılların başından başlayarak devlet, iktidar ve toplumun hemen her kesimi ile ilişkili oldukları, örgütlenme ve etki alanlarını genişlettikleri yönünde.


Bu yönüyle, Fetöristlerin,  60’lardan bugüne ülke siyasal yaşamında, TBMM’nde, iktidar ve muhalefette tüm parti liderleri, başbakanlar, bakanlar ve milletvekilleri ,siyasi parti lider ve yöneticileriyle farklı düzeylerde ilişki içinde oldukları, artık, deşifre oldu.


‘YENİ CHP’, KİMİN/KİMLERİN ORGANİZASYONU?


2.si,özellikle 15 Temmuz darbe kalkışmasının bastırılması sonrası özellikle CHP, FETÖ konusunda, ‘biz söylemiştik’ modu içinde ki, bu gerçeği yansıtmıyor. AK Parti ve Erdoğan ile Fetöristlerin 2007 yılında farklı çelişkiler yaşadıkları, bu çelişkilerin 2010  sonrası yol ayrımına evrildiği, dershanelerin kapatılması, Fidan olayı ve MİT tırlarının durdurulmasıyla ayrışmanın çatışmaya dönüştüğü, 17/25 Aralık darbe girişimiyle de tam anlamıyla AK Parti ve iktidar ile Fetöristler arasında iplerin koptuğu biliniyor.


AK Parti’yi, iktidarı ve özellikle Erdoğan’ı,  Gülen cemaatine hizmet etmekle itham eden ve eleştiren başta CHP olmak üzere muhalefet partileri, AK Parti ile Gülen’in yollarının ayrışması ve mücadele süreci ile birlikte,  Gülenci oldu!


DEVLETİ VE TOPLUMU,AJANLARDAN TEMİZLEME OPERASYONU!


3.sü, tam da, bu süreçte gözden kaçırılan nokta, AK Parti, hükümet ve Erdoğan’ın Gülen Hareketi ile yollarını ayırması ve tasfiye sürecinin başlaması 50 yıldır, iktidarların, siyasi  liderlerin sırtında taşıdığı Fetullah kamburundan kurtulabilmek, devlet ve toplumsal yaşamın her alanından tasfiye etmek için  AK Parti, iktidar ve Erdoğan’ın  sergilediği, gösterdiği siyasi irade ve reflekstir. Bunun  devlet ve hükümet yönetimi nezdinde ciddiyeti, ağırlığı, faturası 17/25 Aralık operasyonu ve 15 Temmuz darbe kalkışması ile somut olarak ortaya çıktı.


FETULLAH, APO GİBİ CIA’NIN VE NATO’NUN  MASKARASIDIR!


4.sü,15 Temmuz darbe kalkışması ve deşifre olan ilişki ağıyla bugün daha iyi ve daha somut bir şekilde anlaşılıyor ki, AK Parti, iktidar ve Erdoğan, 2011-2012 yılından başlayarak, yol ayrımına girdiği, hesaplaştığı ve tasfiye etmeye çalıştığı  Gülen örgütlenmesi, ABD/CIA, NATO, İsrail/MOSSAD organizasyonu, ajan, hain bir terörist oluşumdur. Bu örgütlenme, Türkiye’de  onlarca yıldır tartışma konusu olan NATO Gladıo’sunun  son versiyonudur.


İÇERDE DE DIŞARDA DA KAFALAR KARIŞIK!


5.si, CHP Balıkesir milletvekili Tüm’ün bu siyasal ve toplumsal gerçekleri  bilmemesi  mümkün değil. Tüm, tarihsel süreç içinde olayın iç ve dış bağlantılarını kuracak bilgi ve deneyime sahip bir vekil. FETÖ ve 15 Temmuz darbe kalkışmasının değerlendirilmesi noktasında, ‘Yeni CHP’nin başından beri ciddi ideolojik ve siyasi sıkıntı ve sorunları var. Balıkesir de, 3 CHP’li vekil içerisinde, bu konularda en rahat vekilin, Ahmet Akın olduğu gözleniyor.(Akın’ın ne uçkur muhabbetleri, ne kaderini bekleyen bebeciği, ne de anlamsız sosyal paylaşımları var.)


Örneğin; 15 Temmuz darbe kalkışması anından başlayarak Namık Havutça ve Tüm’ün  sosyal paylaşım mesajları ortada ve biliniyor. Her iki vekil de, 15 Temmuz darbe kalkışmasını, Gülen gibi,   ‘tiyatro’, ‘Erdoğan’ın yeni oyunu’ olarak yorumladılar. Mehmetçik üzerinden yürütülün algı operasyonlarına alet oldular.


‘Yeni CHP’li vekiller de kafa karışıklığı sadece Tüm ve Havutça’da yaşanmıyor.


Örneğin, CHP İstanbul Milletvekili Aytun Çıray, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a açık mektup yayımlayarak, “Derhal bir milli mutabakat hükümeti kurdurun” önerisini dile getirirken, kullandığı üslup,düşündürücü;’Sayın@beştepe’!


Sokağınızdaki bakkala seslenirken bile, saygı gereği ,adıyla hitap edersiniz!


FETO’NUN SİYASİ İMAMI EKMELEDDİN OLABİLİR Mİ!?


Tüm, 15 Temmuz kalkışmasının içinde ve arkasındaki ‘siyasi imam’ın kim olduğu konusundaki önergesini şu soruyla tamamlamış:


“Siyasi otoritenin en üst düzey sorumlusu ve Başbakan olarak, bu darbe girişimde hükümette de yönetim zaafiyeti olduğunu, düşünüyor musunuz? Bunun sorumluluğunu üzerinize alarak hükümet olarak istifa edecek misiniz?”


Tabii ki, 15 Temmuz darbe kalkışmasında yaşananlardan ve deşifre olarak ortaya dökülen rezillikle konusunda  Cumhurbaşkanı da,  Başbakan da, Bakanlar da, AK Parti ‘de sorumlu. Zaten Erdoğan da, Yıldırım da, hükümetin diğer üyeleri de, AK Parti de, olayda yaşanan zafiyetleri açıkça dile getirip, milletten de özür diliyorlar. Keza, doğal olarak, demokratik bir hukuk devletinde, bu yaşananların onda birini yaşayan bir hükümet veya her kimin sorumluluğu var ise, istifa eder!


Unutmamak gerek; 15 Temmuz Fetörist darbecilerinin de tek talepleri vardı: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidarın görevini bırakması. Günlerdir aylardır  darbe kalkışmasının organizatörü ve şak şakçısı ABD ve Batı da aynı talebi dillendiriyor.


Evet, demek ki ortada bir sorun var. Çünkü, Türkiye’de  yaşananlar, yaşatılanlar doğal şeyler değil. Türkiye, Almanya veya Fransa değil. Sorgulamak ve düşünmek gerekiyor. Bir halk deyişimiz vardır: Bekara hanım boşatmak kolay, diye…’Yeni CHP’ bir gün tek başına iktidar olur ise, iktidarda, bu demokratik hassasiyeti gösterip, temennim demokrasi tarihimizde örnek yaratır!


Gerçekten FETO’nun ‘siyasi imamı’ kim? Demirel mi, Ecevit mi, Özal mı, Çiller mi, Yılmaz mı, Türkeş mi, Erbakan mı, İnönü mü, Baykal mı, Kılıçdaroğlu mu, Bahçeli mi, Erdoğan mı, Yıldırım mı? Ben değilim! Buyrun, 50 yıllık siyasi bulmacayı  siz çözün!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 498