Bugün: 27.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ERDEK KÖRFEZİ DAYANIŞMA PLATFORMU ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!

ERDEK KÖRFEZİ DAYANIŞMA PLATFORMU ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!



Balıkesir/Çanakkale 1/100 binlik çevre düzen planının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanması ve onaylanması sürecinde özellikle Balıkesir nezdinde merkezde, Bandırma ve Erdek de  bir çok  meslek örgütü yanı sıra çevre aktivistlerinin  değişik tepkileri gündeme geldi.

 

GÜMÇED, BAÇEP, BAÇED ve ERDEK KÖRFEZİ DAYANIŞMA PLATFORMU…!

 

Bandırma da çevre hareketinin tarihsel bir geçmişi ve evrimi var. Bugüne kadar Bandırma da çevre aktivistleri  bir çok başarılı  girişime öncülük yaptılar ve  kazandılar. Bunda GÜMÇED, S.O.S gibi çevreci demokratik örgütlülüklerin sonrasında kurulan Bandırma Çevre Platformu(BAÇEP)’nun büyük emeği  ve rolü var. Bandırma’daki  sivil, demokratik çevre  hareketi önümüzdeki günlerde  Bandırma Çevre ve Kültür Derneği(BAÇED)’nin kuruluşunun tamamlanmasıyla  daha olumlu bir mecraya taşınacağına inanıyorum.

1/100 binlik çevre düzen planı tartışmalarına kadar genel olarak Erdek de çevre konusunda ciddi bir toplumsal hareketlilik yoktu. Kapıdağ da çevre eksenli hareketliliğin başını Ocaklar ve  Dr. Kadir Dadan ile bir avuç toplumsal aktivist çekmişti. Ancak, ne zaman ki plan tartışmaları gündeme geldi   bir anlamda Ocaklar’daki çevreci yapı Erdek’i de kucaklayarak, Erdek  Körfezi Dayanışma Platformu’nu oluşturdu.

 

HÜSEYİN SARI  VE  SARI’NIN  DİNAMİZMİ..!

 

Erdek Körfezi Dayanışma Platformu’nun gelişiminde en büyük rolü Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı ve Erdek Ticaret Odası Başkanı Özlem Sarı’nın çektiğini de belirtmeliyiz. Doğal olarak bu sürece Sarı Ailesi üzerinden Erdek CHP de  eklemlendi. Özellikle CHP’li vekiller de bu sürece  önemli destek ve katkı sundu.

Erdek ve Kapıdağ da oluşturulan  bu anlamlı ve güzel, dinamik tablo da başta da vurguladığım gibi Başkan Sarı ve Ailesi’nin  büyük rolü var.Başkan Sarı, Erdek ve Kapıdağ da gelişen bu anlamlı halkaya Bandırma Belediye Başkanı Mirza ve ekibini, Bandırma CHP’yi de katmakta gecikmedi.

 

PEKİ, BAŞKAN SARI GEÇMİŞ ON YIL DA VE HALEN  ÇEVRE  ADINA NE YAPTI!?

 

Ancak, bu nokta da yanıtı aranması gereken soru şu olmalı diye düşünüyoruz: Öncesinde on yıl Erdek Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş Sarı, bu on yıl boyunca Erdek ve Kapıdağı’nın korunması, tarih, inanç ,kültür ve  deniz  turizminin geliştirilmesi için gerçekte ne yaptı!?İmar yağmasına ve rant hesaplarına Erdek ve Kapıdağı’nın zeytinlikleri köklenirken,  beldenin atık suları denize boca edilir, katı atıklar vahşi biçimde depolanırken, Körfez de her türlü kaçak avlanma yaşanırken  Sarı nerede idi!? Bizce Sarı’nın bu konularda geçmişe dönük özeleştiri vermesi gerekiyor.

Sorulması gereken soru belli: Sen on yıl yönetici olduğun bu belde de  yönetici olarak ne yaptın!? Halen laf üretmenin dışında ciddi anlamda ne yaptın ve ne  yapıyorsun!?

Çünkü, Erdek’in de Kapıdağı’nın da, Körfezin de hali ortada!

 

ÇEVRE VE DEMOKRATİKLEŞME SORUNU..!

 

Erdek Belediyesi eski Başkanı Hüseyin Aysan döneminde de belde ve Kapıdağ da yaşanan  çevre sorunları, tarihi ve kültürel sorunlarla ilgili bir çok kez bir araya geldik ve karşılıklı görüş alış verişinde bulunduk. Başkan Aysan, tüm bu sorunların belde de ve Kapıdağ da siyasal ve sosyal yaşamın demokratikleşmesinden geçtiğinin ve bir çok sorunun temelinde bu olduğunun ayırdındaydı.Zaten, Aysan’ı da yine sorunun bu yönü tüketti.

Ancak, uzun yıllar sonra beldenin ve yerel yönetimin gündemine gerçek anlamda Aysan’ın başkanlığı döneminde arıtma tesisi, Körfez de doğal yaşımın korunup, çeşitlendirilmesi, Kapıdağı’ın Milli Park statüsünü kazanması yönünde Yaban Hayatı Koruma statüsünün  işlevli hale getirilmesi, tarihi ve kültürel  buluntulara gerçek anlamda sahiplenme, turizmin profesyonel dürtüyle planlanması  gibi bir çok alanda adımlar atılmaya çalışıldığını biliyorum.

Olmadı, oldurulamadı…

Evet,bunun en önemli nedeni, belde ve Kapıdağ genelinde siyasal, idari ve toplumsal açıdan demokrasinin geliştirilememesi, içselleştirimemesiydi. Bugün de beldenin ve Kapıdağının en temel sorunu, ne yazık ki, budur.

 

BANDIRMA VE ERDEK’İN İNSAN VE ÇEVRE SAĞLIĞI AÇISINDAN SORUNLARI!


 

Bandırma Çevre Platformu(BAÇEP)  ile  Erdek Körfezi Dayanışma Platformu arasında insan ve çevre sağlığının korunup, geliştirilmesi amacındaki ortak paydanın dışında  bölgeye bakış, anlayış ve yöntem konusunda belli farklılıkların yaşandığı da bir gerçek .Farklılığın temelinde her iki yerleşim yerinin kentsel kimliği  ve kentsel tercihlerinin farklı olması yatıyor.

Bandırma, bir sanayi ve ticaret kenti….

Erdek ve Kapıdağ ise bir tarih, kültür , inanç ve deniz turizminin öne çıktığı; turizm, tarım ve balıkçı kenti.

 

YAŞANAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM  GÜNÜMÜZ BÖLGESEL GERÇEKLİĞİNE UYGUN ELE ALINMALI!

 

Tam da bu nokta da , bölgenin coğrafik özelliklerinden kaynaklanan ortada  bir sorun var. Bandırma ile Erdek kentsel açıdan adeta kucak kucağa…Bir anlamda Erdek, Bandırma’nın  banliyösü olarak hızla biçimlenip, şekilleniyor. Bunu durdurabilmek ,önüne geçebilmek  fiziken mümkün görünmüyor. Bu Edincik yanı sıra Erdek’in de kaderi…Zaten  Edincik ve köyleri , Bandırma’nın mahallesi olmuş durumda…

Bu  coğrafi ve fiziki durum, ne Edincik’lilerin ne de Erdek ve Kapıdağlıların mevcut gerçekliğe teslim olmaları anlamına tabii ki gelmiyor. Tam tersi, özellikle Erdek’liler, yerel yönetiminden kamu yönetimine, sivil toplum örgütlerinden, yerel basınına kadar hemen her şeyleriyle ‘ yeni’  fiili duruma uygun olarak  ‘yeni’ kentsel ve bölgesel konseptlerini geliştirmek, üretmek zorundalar.

Bu aslında özellikle Erdek  ve Erdekliler için yeni bir durum değil. En az on beş- yirmi yıldır Erdek ve Kapıdağ turizmi  her masaya yatırıldığında konuşmacıların kıyısından kenarından değinmekle yetindikleri bir konu ve sorun.

 

ERDEK VE KAPIDAĞLI YAŞANAN SORUNU YILLARDIR BİLİYOR!

 

Örneğin;

-Erdek ve Kapıdağlı balıkçılar, Körfezin nasıl adım adım tüketildiğini ve doğal yaşamın tüketildiğini biliyorlardı…

- Özellikle Erdek’liler, yazlıkçılar,  körfez de denize girebilmenin yaşanan kirlilik nedeniyle her geçen gün daha da zor olduğunu; beldenin  kanalizasyon sularının denize yıllardır nasıl  boca edildiğini yaşıyorlardı…

- Erdekliler ve yazlıkçılar, beldenin  ve kıyılarının , özellikle zeytinliklerin rant için nasıl yağmalandığını, gelişi güzel imara açıldığını; plansız ve çarpık yapılaşmanın sonuçlarını yıllardır görüp, yaşıyorlardı.

 

‘BU PUSUYU BİZ KURDUK’..!

 

-Erdekliler ve yazlıkçılar, ziyaretçiler  beldenin ve Kapıdağının tarihsel ve kültürel zenginliğine karşı duyarsızlığın, yabancılaşmanın  yıllardır şahidi ve mağduru olmalarının yanı sıra  sırtını Kapıdağa vermiş beldenin yüzünü gittikçe seyirlik hale gelmiş körfezine ve denizine dönmenin anlamsızlığını, garipliğini biliyorlardı…

‘Demiri toz ederler’ diye bir türkü vardır…Evet, sorun Erdek, Körfez, Kapıdağ, doğal yaşam ve yeşil  olduğunda ‘bu pusuyu biz kurduk’..!

Bugün Erdek ve Kapıdağ üzerine laf üretenler, öncelikle de yönetenler yani oligarklar,  Kapıdağı’nın derisini rant için yüzmekten, kirli kişisel ya da siyasi emellerine alet etmekten burunlarının ucunu bile görmediler!

Peki, bu bitti mi?

Hayır, bitmedi..!

Erdek ve Kapıdağı’ nın çilesi hala devam ediyor…

 

OLİGARKLAR, İNSAN VE ÇEVRE SAĞLIĞI SORUNU..!

İNSAN VE ÇEVRE SAĞLIĞININ KORUNMASI BİR DEMOKRASİ SORUNUDUR!

 

Ben, Erdek Körfezi Dayanışma Platformu’nun sahip olduğu dinamizmle  Erdek ve Kapıdağ da  demokrasi ve özgürlük ortamını da her yönden olumlu etkileyeceğine, toplumu derinden etkileyip, sarsacağına, soru  ve hesap sorma alışkanlıklarını demokratik zeminde besleyeceğine inanıyorum.

Çevre ve Kapıdağa sahip çıkmayı ‘sinekten yağ çıkartmak’ anlayışıyla, partisel, kişisel, grupsal, makam ve mevki  kaygılarıyla gayri samimi temelde yaklaşma çabası içerisine girenler, demokrasi, özgürlük ve çevre ilişkisini bilemeyen ve göremeyenlerdir.

 

ERDEK KÖRGEZİ  DAYANIŞMA PLATFORMU’NUN

DİLOVASI  UYARISI  DİKKATE  ALINMALI!

 

Erdek Körfezi Dayanışma Platformu,  1/100 binlik çevre düzen planı, Şirinçavuş-Hıdırköy mevkiine yapılacak liman, ağır maden metalürji ve kimya sanayi fabrikaları, ihtisas sanayi bölgelerinin  kurulması konusunda son beyanlarında Kocaeli Dilovası’nı örnek olarak, sürekli dikkat çekmekte.

Evet, Dilovası örneği  önemli ve önümüzdeki yazılarımızda Dilovası OSB ve buradaki sanayi yatırımları, insan ve çevre sağlığı  sorunları konusuna da değinmeye çalışacağım.

Şunu da belirtelim: BAÇEP’in kurucusu ve icra kurulunda görev alan biri olarak, BAÇED’in de kurucularından birisi olarak, Erdek Körfezi Dayanışma Platformu yöneticisi ve çevre aktivistlerinin duyarlılıklarını ve mücadelelerini, çabalarını  saygı  ile selamlıyoruz. Hepsine gönülden başarı diliyoruz.

 

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 374