Bugün: 20.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ENGİN ARICAN’ın kaleminden GÖNEN’de yaşananlar

ENGİN ARICAN’ın kaleminden GÖNEN’de yaşananlar

Gönen de ‘dosya’ savaşı
Hüseyin Yakar ile bu yönetim anlayışı ve siyaset tarzı üzerine karşılıklı çok konuştuk ve çok tartıştık.  Başkalarının da zaman zaman bu konular üzerine konuştuğunu, kendisini ikaz ettiğini çok iyi biliyorum ama nafile...
Eskiler belediye başkanına “şehr-i emin” demişler. Yani, şehrin en emin insanı...!
Ancak, bu, bizim kadük demokrasimizde belediye başkanları tarafından ya da bir şekilde koltuğu ve idareciliği kapmış olanlar tarafından hep yanlış anlaşılıyor ve şehr-i emin olmayı, şehrin sultanı olmakla karıştırdıkları için bu kişileri seçenlerin de başına bir şekilde “sultan” olup, çıkılıyor..!
İşte bu, iktidar ve yönetimlerin, koltuk hastalığıdır.


Ancak, ortada yine de bir sorun var. Bu sorun da, Türkiye’nin yıllardır başına bela olan kişiler ve kurumlarla ilgili birilerinin “DOSYA” tutması ve doğru-yanlış bilgilerle belli bir amaca hizmet ederek, kamuoyunu manipüle etme gayretiyle birlikte, Devlet’i belli kişi ya da kurumlara karşı kışkırtma çabasıdır.
Eğer,bu “dosya”, Başkan Yakar’ın eyleminin sonucu ise, şu soruyu sormak hepimizin görevi olmalı. Yakar, HANGİ YETKİ İLE şerifi olduğu kentin insanlarına karşı “ÖZEL DOSYA” hazırlayarak ya da hazırlatarak,servis yapabiliyor?


Bir atasözü vardır: Kurt, puslu havayı sever, diye...
Kurdun, doğal bir hiyerarşik düzen içinde ava çıkması ve avlanmada karanlık, karışık ya da sisli havayı tercih edip, sinsi ve dikkat çekmeden avını kuşatıp avlamalarının insan yaşamına uyarlanmasıdır,  bu atasözü..!

Kurt, leşçi değildir.

KURT VE İNSAN

Kanunsuz ve uygunsuz bir iş çevirecek düzenbazlar  karışık bir ortamda faaliyet gösterdikleri; kimsenin kendilerine dikkat etmediği kargaşa ortamlarında amaçlarına daha kolay ulaşıp, insanların gafletinden yararlandıkları; amaçları için sinsice ve dikkat çekmeden iş çevirdikleri, düzen kurdukları için insan ile kurt arasında avlanma yönteminden hareketle bir benzetme yada eskilerin tabiriyle teşbih yapılmıştır.
Yoksa, gerçek yaşamda ve doğa da, kurt, işini yapar.
Kurdun eyleminde riya, sahtekarlık yoktur. Açtır ve açlığını gidermek için ne yapması, nasıl avlanması gerekiyorsa, kurt bunu yapar!

GORDİON’UN DÜĞÜMÜ

Evet, konumuz Gönen ve Gönen’de Oda ve Borsa seçimleri.
Gönen de,  kurt olmaya soyunup, kendisine avlanacak sisli ortam yaratmanın derdine ve telaşına düşenlerin gayretlerine yeni tanık olmuyoruz.
Yıllar önceydi...Bir dost meclisinde konuşmamızda da bu amaca tanık olmuş, şiddetle ama kibarca anlamsızlığına dikkat çekerek, tepki göstermiş ve Gönen’in başka yerlerle karıştırılmaması gerektiği uyarısında bulunmuştum.
Ancak, aradan geçen zaman içersinde gördügüm, tanık olduğum şey, kaygı duyduklarımın bir bir gerçekleştiği oldu.
Onun içindir ki, Gönen, yaratılan kaos ortamında  tam bir kördüğümle karşı karşıya getirildi.Öyle ki, bugün beldedeki sosyal yaşamı kördüğüme çevirenler bile gelinen nokta da düğümün bir parçası oldu çıktı. Hani, ortaya bir İskender çıksa ve gordion’un düğümü misali, çözmek için kılıcı ellerine alsa, kafaları bir tarafa bedenleri bir tarafa savrulup, gidecek...!

Gönen Ticaret Borsası’nın yönetim seçimleri 12 Mayıs da...!
Gönen Ticaret Odası seçimleri ise 6 Mayıs da..!
Balıkesir Sanayi Odası’nın seçimleri ise 2 Mayıs da..!

BALIKESİR’DEKİ
HESAPLAŞMA, YERELE
TAŞINDI

Seçim tarihlerine bakıldığında düğümün öncelikle Balıkesir’de çözüleceği daha  iyi anlaşılacaktır. Çünkü, Balıkesir’de  AK Parti Genel Başkanı ve Milletvekili Edip Uğur’un Turyağ’ın Genel Müdürü olan işadamı oğlu İsmail Uğur Balıkesir Sanayi Odası’nın başkanlığına aday oldu.
Karşısında ise, Sanayi Odası’nda Başkan Ahmet Kula ve Meclis Başkanı Rona Yırcalı var..!
İsmail Uğur’un Sanayi Odası Başkanlığı ve yönetimine talip olduğunun anlaşılmasıyla birlikte bir anlamda Balıkesir karıştı.
Sanayi Odası Başkanı Ahmet Kula, Sanayi Odası Meclis Başkanı Rona Yırcalı, ticaret Odası Başkanı  Mehmet Akgün Yavuz, Ticaret Odası Meclis Başkanı Recai Gürcan, ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula ve Borsa Meclis Başkanı İbrahim Aytekin 27 Şubat’ta ortak deklerasyon yayınlayarak, Uğur’un adaylığına bir anlamda rest çekti.
Yayınlanan ortak deklerasyona Edip Uğur’un tepkisi sert oldu ve yaptığı basın toplantısıyla  Balıkesir’de yıllanmış düzene, Odalar ve Borsalarda egemen olan anlayışı yerden yere vurdu.
Uğur’un açıklamaları Balıkesir basının da manidar bir sessizlikle karşılandı ve “ ortak deklerasyon”a imza atanlar bile susarak, haklarındaki itham ve iddiaları geçiştirmeye çalıştı.
Balıkesir sanayi Odası, Ticaret Odası ve Borsası nezdinde başlayan mücadele zaman içersinde dalga dalga il geneline taşındı ve seçimlere ramak kalan şu günlerde artık tümüyle mücadele ortaya döküldü.
Bugün; Bandırma, Gönen, Manyas ve öyle sanıyorum ki, önümüzdeki günlerde Erdek’te Oda ve Borsalarda yaşanmakta olan ayrışma tümüyle kendisini dışa kusacak!

GÖNEN’DE STÖ’LER VE
BAŞKAN YAKAR

Peki, Gönen de neler oluyor ve bu beldemizde avlanmak için puslu havayı yaratanlanlar kimler, hangi güç!?
Gönen Ticaret Borsası’nın halen Başkanı Ümit Çetin...!
Gönen Ticaret Odası’nın Başkanı ise Hasan Özçağlayan..!
Borsa’da Çetin’in karşısına aday olarak çıkan İbrahim Mutlu..!
Oda da Özçağlayan’ın karşısına aday olarak çıkan Hasip Osman..!
Başkanlığa ve yönetime aday olan isimler birbirlerine yabancı isimler değil ve yıllardır birlikte görev yapan, birlikte iş yapan, birbirleriyle görüşen insanlar...
Çetin Borsa’nın başkanıysa Mutlu başkan yardımcısı...
Özçağlayan başkansa, Hasip Osman, başkan yandımcısı...
Gönen de sorun, ne başkanlık ne de yönetimin kimlerden oluşacağı değil..
Gönen’de sorun, mevcut başkanların ya da başkanlığa aday olanlardan kaynaklanmıyor. Sorun;Belediye Başkanı Hüseyin Yakar..!
Evet, ne alaka ise, durum bu..!
Aslında Gönen’de Oda ve Borsa’da başkanlığı ve yönetimi belirlemek için sandık kurmaya, üyelerin oy kullanmasına gerek yok..! Çünkü, Gönen için en iyisini, Oda ve Borsa için en iyisini Başkan Yakar bilirse, seçime, oy kullanmaya ne gerek var!?

HALK KİM VE NE Kİ!?

Yıllar önce benzer bir şey, bölgede ve Bandırma’da siyasal hatta sosyal yaşamımızda söz konusuydu. Birisi milletvekilliğine, İGM üyeliğine, belediye meclis üyeliğine ,belediye başkanlığına hatta muhtarlığa aday mı olacak, gider, o beldenin  hatırlı insanlarının elini öper, hayır duasını ve okeyini alır, öyle yola çıkardı.
Halk kim ve ne ki!?
Bu hastalıklı ve anti  demokratik yapı,basına bile yansımıştı. mesleğe ilk başladığım yılları anımsıyorum da, basına da çöreklenmiş bu kalem ağaları ile kalem beylerinin havasından tafrasından geçilmezdi. Hepsi zaman içersinde yerle bir oldular...!


YAKAR VE EDEBALİ

Hüseyin Yakar ile bu yönetim anlayışı ve siyaset tarzı üzerine karşılıklı çok konuştuk ve çok tartıştık.  Başkalarının da zaman zaman bu konular üzerine konuştuğunu, kendisini ikaz ettiğini çok iyi biliyorum ama nafile...
Eskiler belediye başkanına “şehr-i emin” demişler. Yani, şehrin en emin insanı...!
Ancak, bu, bizim kadük demokrasimizde belediye başkanları tarafından ya da bir şekilde koltuğu ve idareciliği kapmış olanlar tarafından hep yanlış anlaşılıyor ve şehr-i emin olmayı, şehrin sultanı olmakla karıştırdıkları için bu kişileri seçenlerin de başına bir şekilde “sultan” olup, çıkılıyor..!
İşte bu, iktidar ve yönetimlerin, koltuk hastalığıdır.

Ben, bu müzmin iktidar hastalığına tanık olduğum da, hep Şeyh Edebali’nin şu öğüdünü anımsarım:
“OĞUL;
İnsanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar, Akşam Ezanında Ölürler.

Avun Oğlum Avun.
Güçlüsün, Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamsın.

Ama;
Bunları Nerede, Nasıl Kullanacağını Bilmezsen Sabah Rüzgarında Savrulur Gidersin.
Öfken Ve Nefsin Bir Olup Aklını Yener.
Daima Sabırlı, Sebatlı Ve İradene Sahip Olasın.
Dünya Senin Gözlerinin Gördüğü Gibi Büyük Değildir. Bütün Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler, Görülmeyenler Ancak Senin Fazilet Ve Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.”

Bu öğüdü, iktidar koltuğunun arkasına ya da koltuğun bulunduğu odaya asmak iş değildir.. İş,bunun akla ve vicdana kazınmasıdır ki, kişi nefsine uyup,egolarına yenilip, yoldan çıkmasın..!

“DOSYA”DÜZENİ VE
AMAÇLANAN

Şimdi, Gönen’de 2013 yılbaşısının ilk günlerinde ortada kişilerle ilgili  dosyalar çıkmaya başladı. İçinde “GİZLİ” ibareli Devlet’in görüşlerini içeren resmi evraklar var.
Nereden çıktı bu!?
Biz söyleyelim: Bu işin mimarı da dağıtıcısı, yani servis edeni de iddialara göre, Hüseyin Yakar’dır.
Bu dosya kime ait?
Borsa Başkanlığına aday olan İbrahim Mutlu’ya ait..!
Bu dosyanın hazırlanmasında kimin eli ve parmağının var olduğu iddia ediliyor?
Gönen İlçe Tarım Müdürü Ertan Soylu’nun...İddialar doğru ise Soylu  riskli bu işi kendi başına yapabilir mi? Hayır..! Başka kimin adı geçiyor? başta Kaymakamın adı zikrediliyor...Başka..!? İddialar kapsamında “derin muhabbetler” birbirini kovalıyor...
Peki, amaç ne?
Mutlu’nun ticari düzeninin bozulması, ekonomik ve toplumsal yaşamda itibarsızlaştırılması ve mümkünse,Mutlu’nun derdest edilmesi..!
Öyle ki, iş güç bir yana bırakılıp, Mutlu için fal açılıyor, gün sayılıyor! Yetmezse, iddialara göre, Mutlu’nun yönetim listesinde yer alanlar, Mutlu’ya destek vermesi beklenen isimler tek tek makamlara çağrılıp, tatlı sert uyarılıp, dosyalar önüne konuluyor.


Evet, kurt,puslu havayı sever...
Ancak, şahsını, makamını, koltuğunu “kurt” ile karıştıran acaba neyi ister ve neyi sever?

GÖNEN’DE BU OYUN
BOZULMALI

Gönen’de ofislerde, kahvelerde, barlarda hatta kadınların günlerinde konuşulan ve Devlet’n kurumlarının başında bulunan insanların isimlerinin rahatlıkla zikredildiği, Devlet’e ait “GİZLİ” ibareli belgelerin el altından servis edildiği bir ortamdan Cumhuriyet Savcılarımızın ya da diğer ilgili ve yetkili kurumların, kişilerin haberi, bilgisi yok mu!?
Sn.Kaymakam Parlak ve Sn.İlçe Tarım Müdürü Soylu neden ve niçin bu gelişmelere gerekli tepkiyi vermiyor?Ya da gerekli tepkiyi veriyor belki, bizim haberimiz yok!
Herşeyin ötesinde Gönen Belediye Başkanı Hüseyin Yakar, bu gücü ve cesareti nereden ve nasıl buluyor?
Sonuç olarak, Gönen, bu “dosya” muhabbetinden bir an önce kurtulmalı ve herkes asli işine dönmeli..!

ŞEHR-İ EMİN,HALKINA
TUZAK KURAMAZ!

Ancak, ortada yine de bir sorun var. Bu sorun da, Türkiye’nin yıllardır başına bela olan kişiler ve kurumlarla ilgili birilerinin “dosya” tutması ve doğru-yanlış bilgilerle belli bir amaca hizmet ederek, kamuoyunu manipüle etme gayretiyle birlikte, Devlet’i belli kişi ya da kurumlara karşı kışkırtma çabasıdır.
Eğer,bu “dosya”, Başkan Yakar’ın eyleminin sonucu ise, şu soruyu sormak hepimizin görevi olmalı. Yakar, hangi yetki ile şerifi olduğu kentin insanlarına karşı “özel dosya” hazırlayarak ya da hazırlatarak,servis yapabiliyor?
Diyelim ki, bu dosya, Yakar’ın önüne hazır geldi ve dahli yok..! Yakar, neden ve niçin, bu dosya eline geçtiği gün ilgili ve yetkili Devlet birimlerine ya da Cumhuriyet Savcısına gidip, teslim etmedi..!
Ötesini düşünmek bile istemiyoruz. Çünkü, bir şehr-i emin, kendi vatandaşlarına tuzak kurmaz, kuramaz...!

BELEDİYE VE YAKAR..!

Şimdi okurlarımız, şunu soracaklar: Madem ki, Yakar, bu işlere meyilli ve bakıyor, o zaman zaman zaman Gönen Belediyesi’nin ve Yakar’ın başarılı hizmetlerinden nasıl söz ettiniz?
Sorun, Gönen Belediyesi’nin hizmet ve yatırımlarında değildir ve Başkan Yakar, bu alanda başarılıdır.
Sorun, parti ayrımı gözetmeksizin vurguluyorum, siyasal iktidarların ve siyasal yöneticilerin genelde içine düştükleri iktidar hastalığından, ben bilirim-ben yaparım anlayışından kaynaklanmaktadır.
Onun için ot ile samanın birbirine karıştırılmaması gerektiğine inanıyorum.
Borsa ve Oda seçimleri sürecinde yaşananlar Gönen için süpriz değildir. Daha önce Şoförler Odası, Sulama Birliği yönetim seçimlerinde de yaşandı.Yıkılması gereken, işte bu çarpık demokrasi ve yönetim anlayışıdır. Yakar, asli işine bakmalı ve şehr-i emin olarak vatandaşının kendisine verdiği  yetkinin sınırlarının yasa ve mevzuatlarla sınırlandığını unutmamalıdır.

Esen kalın..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3061