Bugün: 28.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • EDREMİT VE BANDIRMA’NIN İL OLMA SEVDASI!

EDREMİT VE BANDIRMA’NIN İL OLMA SEVDASI!


Haftanın her Perşembe günü saat 20.00’de Balıkesir TV 100’de yayınlanan ‘BASIN EKSPRES’ haber programında  bu hafta Edremit ve Bandırma’nın il olma özlemi konuşulup, tartışıldı. İl olayı, yıllardır ne Edremit’e ne de Bandırma’ya yabancı bir konu değil. Geçmişte şu veya bu partiden milletvekillerinin TBMM’nde Bandırma’nın il olmasını öngören ve teklif içeren bir çok yazılı  teklifinin de  olduğunu da biliyoruz.


Rivayet odur ki, 1950’li yıllarda (1954  veya 1956’dan söz edilir) dönemin başbakanı Adnan Menderes, Bandırma’lılara hitap ederken, vatandaşların ellerindeki ‘kazara kaza kaldı kazamız’ dövizlerini görmesi üzerine, vatandaşlara  ‘vilayet olmak mı istiyorsunuz yoksa  fabrika mı istiyorsunuz’ demiş…! Konu ile ilgili  ben bugüne kadar  somut bir şey bulamadım. Söz konusu dövizlerin de fotomontaj olduğu iddia ediliyor.)


Mış’ın..miş’in peşine düşecek değiliz…


Bildiğimiz ve yıllardır yaşadığımız bir şey var ki, o da Bandırma’nın bitmeyen vilayet olma özlemi ve sevdası…Onun içindir ki, Balıkesir’in ‘10’ nolu plakasına karşı Bandırma’lılar 10,5’u  kentsel kimliklerinin ayrılmaz bir parçası saydı ve kabullendiler.

Yani her birimiz sonuçta  birer 10,5’uz!


SİYASİ ZÜBÜKZADELER VE ZÜBÜKZEDELER!


Olayın espritüel yanı bir tarafa Balıkesir’in iki ilçesinden zaman zaman yükselen bu ses artık  başta Balıkesir’liler olmak üzere toplumun önemli bir kesiminin kulaklarını tırmalarken, değişik tepkilere de neden oluyor. Daha önce de yazdım ve bir çok kez vurguladım. Balıkesir’in 2014 yılında büyükşehir yasası kapsamında büyükşehir-bütünşehir olması ile  hem Bandırma’nın hem de Edremit’in  vilayet olma esprisi fiilen bitti!


Bu bilinmesine karşın her iki ilçenin dün olduğu gibi bugünde vilayet konusuna endeksli özleminin, talebinin  gündeme taşınıyor olması öncelikle siyasete  ve oya endekslenmiş bir sorun haline gelmiş, vatandaş yıllarca farklı partiler, siyasi liderler ve siyasetçiler tarafından istismar edilmiştir. Tabiri caiz ise, bu konu artık tipik bir Aziz Nesin’in ‘ZÜBÜK’ öyküsündeki gibidir.


Bandırma ve Edremit nezdinde ZÜBÜKZADELER her seçim döneminde ve ufukta her sandığın görülmesinde vilayet konusunu sakız gibi ağızlarında çiğnemiş, ilçeleri ve vatandaşları ZÜBÜKZEDE konumuna itmiş ve sandıklar açılınca, herkes alacağını almış, işine bakmış, vaatlerini unutmuş, vatandaşı ortada bırakmıştır.


BİZ KANDIRILMAKTAN ONLAR KANDIRMAKTAN BIKMADI!


12 Eylül 1980 sonrası siyasi yasakları kalktıktan sonra DYP Genel Başkanı olarak girdiği seçimlerde Cumhuriyet Meydanı’nda  attığı seçim nutku ve vaatleri hala belleklerimizde.  Ne demişti: “Düşün peşime! Balıkesir de 7-0 yapın, ben de Bandırma’yı il yapayım ve  plakalarınıza 80’i takın!”


Taktık!!!


Bir vesileyle Osmaniye belediye başkanı ile bir araya geldiğimizde, 80’i takmış Osmaniye karşısında yaşadığım mahcubiyeti ve kapının kolunu nasıl bulduğumu unutamam! Yani Bandırma’ya yine kapının kolu kalmıştı…


Bandırma için il olma konusunda en ciddi macera Çiller’in başbakanlığı döneminde Yalova’nın il olma sürecinde yaşandı. DYP’li belediye başkanı Durgut Ergin döneminde ‘İl Komitesi’ oluşturulmuş, DYP ve Çiller’in sıkıştırılıp, ‘istifa’ dayatmasını kullanarak, aradan kent olarak sıyrılmanın hesaplarını yapar olmuştuk. Sn. Ergin’i ‘istifa’ konusunda ikna edemedik ve kent olarak avucumuzu yaladık! Bu süreçte yaşananlar da tam bir mizah konusudur.


BİZ İL OLMA SEVDASIYLA UĞRAŞIRKEN ATI ALAN…!


Aslında Bandırma il konusunun siyaseten bir anlamda lafazanlığını yaparken, Bandırma ile aynı gelişkinlik seviyesine ulaşmış ve zamanında Bandırma gibi il davası gütmüş ilçelere dönüp bir bakmalı. Örneğin, İskenderun,Çorlu,Gebze ve İnegöl’e! Bir konferans için Gebze’ye gittiğimde, 13 OSB’nin faaliyette olduğunu  ve nüfusunun 400’binin üzerine çıkmış olduğunu görünce, şaşırmadım ama üzüldüm. Bandırma’yı yönetenlerin, kent üzerinden makam mevki sahibi olmuş olanların kenti ve vatandaşları nasıl siyaseten hayasızca yıllarca kandırmış olduklarına bir kez daha üzüntüyle  tanık oldum.

Atı alan Üsküdar’ı çooktaaan geçmişti…Tren kaçmıştı…


SİYASATTE ATAERKİL YAPI YIKILMALI!


Onun içindir ki, Bandırma, il konusunda ham hayalleri  bir kenara bırakıp, kentsel gelişmesini, insanlarının iş ve aş dertlerinden uzak, sağlıklı ve çağdaş bir kent olabilmenin mücadelesini verebilmeli. Ben, bu konuda kadınlarımıza ve özellikle gençlerimize büyük rol düştüğüne inanıyorum.


Bandırma, Cumhuriyet dönemi boyunca ataerkil siyasetten çok ama çok çekti! Bandırma’nın hanım eline ve bir kadın yöneticiye ihtiyacı var. Çünkü, bu kentin pisliğini çöpünü, dağınıklığını  mevcut ataerkil bir siyasi yapı ile aşabilmemiz, çözebilmemiz mümkün değil.


Bu kente, sevgi ve şefkat ile bir kadın eli değmeli!


Aynı duygu ve düşünceyi Erdek için de düşünüyorum. Erdek siyasetine ne ,belediyesine de, sosyal yaşamına da  mafyasal ilişkileri sokan, kişisel çıkar ve menfaatlerini her alana taşıyan, siyasal  ve sosyal yaşamımıza kabaca egemen olan ataerkil yapıdır.


BANDIRMA VE ERDEK’E KADIN ELİ  DEĞMELİ!


Kadınlarımız, bu hoyrat, kaba, çıkarcı ataerkil siyaset ve yönetim yapısını ve anlayışını gençleri ile  birlikte yıkıp, parçalamalı, devirmeli. Kadınlarımız, bir anlamda yalan dolan ile örülmüş siyaset ve yöneticilik döneminin defterini dürüp, bir kenara atmalı. 


Çünkü, Bandırma’nın da, Erdek’in de sevgi ve şefkatli ellere ,hırpalanmış kentlerinin yaralarını sarmaya ve gerçekten işine bakmaya ihtiyacı var!


Edremit ve Bandırma için, il vakası’ artık, bir ‘ninni’..! Biraz ilim irfan sahibi herkes, atlası önüne alıp, Balıkesir coğrafyasına baktığında, bu coğrafyanın iki noktadan çekelenmesinin ya da bunu siyaset konusu yapıp, toplumu ham haller peşinde koşuşturma çabası içerisine girilmesinin  anlamsızlığını görüp, anlayabilir.Ötesi var mı?


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 272