Bugün: 19.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • EDİP UĞUR`UN BASIN TOPLANTISININ ARDINDAN...

EDİP UĞUR`UN BASIN TOPLANTISININ ARDINDAN...


Hafta başında Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur,  kente yeni kazandırdığı Çocuk Köyü’nde Fırıntaş Cafe de yönetim olarak iki yılını değerlendirdiği basın toplantısı gerçekleştirdi.

Büyükşehir Belediyesi daire müdürlerinin tam takım katıldığı basın toplantısında  tek başına  masaya kurulan Başkan Uğur’un, yaklaşık iki saat merkez dahil Büyükşehrin  tüm ilçelerinin kimi zaman mahallelerini de kapsayacak şekilde  gündeme taşıdıkları projelerle , ihalelerle, yatırımlarla söz etmesi  dikkat çekiciydi.

 

SEÇİLMEK  İÇİN ADAY OLMAK YETERLİ Mİ!?

 

Garip, düşündürücü ve ilginç olan şu idi.

Örneğin, bir Bandırma  ya da Erdek de , Gönen ve Manyas da, belediye başkanlarından hangisi salt kendi mahallelerinin sorunlarını tek tek anlatıp, iki yıldır yaptığı hizmet ve yatırımları, var ise projelerini anlatabilir?

Başkan Uğur’un önünde beslenebileceği bir laptop ya da yanında  bir yardımcısı yoktu. Önündeki not kartlarından hareketle şifahen kesintisiz anlattı, durdu…Konuşmasındaki  ivme ve heyecan hemen hiç düşmedi. Bir anlamda biz dinlerken yorulduk ama karşımızda konuştukça açılan, konularına hakim bir belediye başkanı portresi duruyordu. Sunumunun bitmesi ve toplantının soru-cevap kısmında da Uğur, hemen hiç teklemedi ve sorulara tüm yalınlığıyla yanıt vermeye çalıştı.

Derdimiz Başkan Uğur’a goy goyculuk yapmak değil. Sorun, Balıkesir’in büyük ya da bütünşehir olarak  coğrafi olarak büyüklüğünü hesap ettiğinizde  yönetim ve konu hakimiyeti açısından önemli. Evet, Balıkesir de kaç belediye başkanı yönetim alanına ve mahallelerine gerçekten hakim?

 

BÜYÜKŞEHİR  GERÇEĞİ VE BALIKESİR!

 

Başkan Uğur, 30 Mart 2014 de büyükşehir belediyesinin başına seçildiğinde ortada ‘büyükşehir’ isminden başka hemen hiçbir şey yoktu. Özel İdare binasına konuşlanmış yada sığışmış bir büyükşehir! Şimdi İse ortada daha iki yılını bile tamamlamış  ama kendi içinde ve 20 ilçesinde, kırsal mahallelerinde hızla kurumsallaşma sürecine girmiş , bir anlamda ete kemiğe bürünmeye başlamış  bir büyükşehir gerçeği var.

Başlangıçtaki tablodan hareketle vaz geçtik muhalefetin ‘ Balıkesir de bu büyükşehir işi tutmaz’ şeklindeki  umutsuzluk yüklü karşı duruşlarına, AK Parti’den bir çok meclis üyesinin bile olayın zorluğu ve güçlüğü karşısında ‘Edip Beyin  işi zor, bakalım nasıl olacak’ türden iç karartıcı yorumlarını  şimdi gülerek anımsıyorum.

 

AHMET EDİP UĞUR SÜRPRİZ ADAY MIYDI!?


Aslında olayın küçümsenecek yanı olmadığı gibi abartılacak bir yönünün de olduğunu sanmıyorum. Çünkü, Ahmet Edip Uğur, bir anda paraşütle Balıkesir’in tepesine inip de, büyükşehir belediye başkanlığına aday olmadı. Ben, daha 2013 yılından başlayarak (belki de öncesinden itibaren)AK Parti içinde Edip Beyin belediye başkan adaylığının konuşulup, tartışıldığını anımsıyorum. Konu, Edip Uğur olduğunda hiç bir şey sürpriz  görülmemeli.

Bunları neden anlatıyorum ve niçin önemli?

 

AK PARTİ VE BÜYÜKŞEHİR..!

 

Çünkü, bir kentin belediye başkan adaylığına hele hele Balıkesir gibi bir kentin büyükşehir belediye başkanlığına aday olacak bir kişinin CHP de yaşandığı gibi  adeta papatya falıyla belirlenebilmesi mümkün değil. Bu gerçek ilçeler hatta muhtarlık seçimleri için bile  geçerli.

Kişisel açıdan adaylık için gerekli ve yeterli donanım sahibi olmanın koşulları çok farklı!

30-40 yılını siyasal, sosyal ve ekonomik yaşamın içinde aktif olarak geçirmiş; yaşamın hemen her alanında değişik sorumluluklar üstlenerek olgunlaşmış, pişmiş bir kişinin AK Parti içinde milletvekili olduğu yıllarda bölgesi, kenti, insanlarıyla harmanlanıp, yerel yöneticiliğe soyunmasını, aday olmasını başlangıçta çok kimse anlayamadı.

 

İKTİDAR MÜCADELESİ BİR EKİP SORUNUDUR!

 

Ben bunun anlaşılabilmesi için AK Parti gerçeğinin, AK Parti’nin yönetim çekirdeğinin, liderliğinin iyi anlaşılabilmesinden geçtiğine inanıyorum. Bu bir anlayış ve ekip sorunudur. Balıkesir , 2012 yılında 13 ille birlikte büyükşehir  yasası kapsamına alınırken, AK Parti, 2014 30 Mart yerel seçimlerini kazanabilmek için kendi içinde en uygun adayını çoktan belirlemek için kolları sıvamıştı. A.Edip Uğur’un büyükşehir başkan adayı ve Meclis listesi, yerel yönetimde ilk ekipleşmenin başlangıcı kabul edilebilinir.

 

‘ALIŞMAK’ VE  ‘ZAMAN’ SORUNU…


Başkan Uğur’un gerçekleştirdiği basın toplantısıyla ilgili Tarık Sürmelioğlu, ‘Büyükşehire alışmak’ başlıklı bir makale yazdı.

Yazısında şöyle demiş;

“BUGÜN Balıkesir`de büyükşehir jargonunu henüz çözememiş bir yapı var. Medya dahil, pek çok kesim Büyükşehir`in havasına uyum sağlayabilmiş değil. Uzun soluklu bir süreç bu; zamanla Büyükşehirli olacağız. BEN dahil, pek çoğumuz iki yılda gelinen noktayı çok özümseyebilmiş değiliz.”

Bu genel bir eğilim, durum ve tespit…

Ne Balıkesir ‘büyükşehir’ olmayı bir türlü içselleştirebildi ne de Bandırma ve diğer ilçeler tam olarak bunu içselleştirip, kabullenebildik.

Yani ortada bir çelişki, tezat var! Ancak, bu doğal…

 

KARŞITLARIN BİRLİĞİ VE ÇATIŞMASI

 

Bu durum, bir anlamda ‘yeni’ ile ‘eski’nin çelişmesi ve zıtlaşması…

Daha kadar Balıkesir coğrafyasındaki hangi ilçenin ya da köyün sorunu, beklentileri ya da ihtiyaçları ne ölçüde Balıkesir’liyi ilgilendiriyordu ya da Balıkesir merkezin  hangi sorunu bir ilçesini ya da köyünü, mahallesini ilgilendiriyordu ki !? Bu çok göreceli ve soyut bir ilişkiydi.

Onlarca yıllık idari ve siyasi kökleşmiş, hatta yosunlaşmış statükoyu, yapıyı değiştirerek  yeni bir yapı biçimlendiriyor ve kuralları buna göre düzenleyip, ilişkileri buna göre biçimlendiriyorsunuz. Her sosyal değişimde sosyolojik açıdan en direngen sosyal kesim kırdır ve kırsal yerleşim yerlerinin direnci hala sürüyor.Bu nokta da Sürmelioğlu’nun dikkat çektiği gibi ‘alışmak’ ve ‘ zaman’ ilişkisi önem kazanıyor ki, bu ilişkiyi anlamlı kılacak, bir anlamda pozitif bir anlam katacak,  insan eylemliliği, dinamizmidir.

 

LİDERLİK VE SİYASİ İRADE..!

 

İşte, 30 Mart 2014 yerel seçimleri ve yerel iktidarın el değiştirmesi olayını geri dönersek, iktidara talip olanlar ve iktidarı kazananlar, spontone(kendiliğinden) bir iktidar değişiminin öncülleri olmadığı, örgütlü, planlı ve programlı hareket ettikleri için, belirlenmiş genel ve lokal hedeflere kurulu olarak, yerel yönetim stratejilerini bir  bir   yaşama geçirmekte zorluk çekmediler. Bunda siyasetçi ve idareci  , bürokrat pragmatizminin rolünü de yadsımamak gerekiyor.

Bu neden önemli?

 

SİYASAL VE SOSYAL YAŞAMDA MOTİVASYONUN ÖNEMİ

 

Hep yazdık, vurguladık: Türkiye siyasal ve sosyal yaşamında  ‘hedef’ kavramı hep içi boşaltılmış, anlamsız kılınmış bir kavram oldu. Hem ülke hem de yerel siyasal ve sosyal yaşamı açısından…

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi nezdinde Edip Uğur yönetimiyle bu durum ters yüz edildi. Öne çıkan ve iktidar olan siyasi irade, ilk günden bugüne sürekli kendisini  öne koyduğu hedeflerle  ve bu hedeflere ulaşma iradesi ve gücüyle ifade etti. Balıkesir’in bir aile olarak görülmesi ve kabul edilmesi gibi  lokal hedefler genel hedeflerle sürekli ilişkilendirilmeye, örtüştürülmeye çalışıldı. Balıkesir’in 2023 hedefi, 2023’e kadar ülkede en gelişkin 10 il sıralamasına sokulması hedefi  hep bunun sonucuydu.

Aslında şu söylenebilir: Sorun, Balıkesir’in büyükşehir olduğu gerçeğine alışılmamasından da öte bu gerçeğe yaslanarak yerel yönetimin Balıkesir için lokal ve genel hedeflerinin bir türlü anlaşılamamasıdır. AK Parti iktidarı ve kadroları, aslında, Balıkesir’e  yaşamın hemen her alanı için başlangıçta 2023 olmak üzere 2071’e uzanan stratejik bir rol biçiyor ve rota çiziyor. Yıllanmış siyasal ve toplumsal alışkanlıklarımız bunu kabullenmemizi zorlaştırıp, adeta imkansız kılıyor.

Bu da doğaldır.

 

EDİP UĞUR, ‘YENİ TÜRKİYE’ YOLUNDA ‘YENİ BALIKESİR’İN HAMURKARI!

 

Çünkü, ciddi siyasal ve toplumsal değişimler ve dönüşümler konusunda özellikle son yıllarda  Cumhuriyet’in ilk yıllarının fazla karikatürize edilmiş olması, değişim, yenilenme, dönüşüm kavramlarının bir yandan içeriği boşaltılırken kavramların  aşırı siyasallaştırılması toplumsal bir vizyon eksikliğini ve projeksiyon körlüğünü de geliştirmiş durumda. İnanmıyor, inanmak istemiyoruz. Bu gelecek inançsızlığının temelindeki güven eksikliği ve yoksunluğunun da görülmesi  gerekiyor.

Şu söylenebilir. Başkan Uğur, iktidarının ilk gününden bugüne bir hamurkar gibi başta büyükşehir belediyesinin tüm aparatları ve tüm çalışanları  olmak üzere bir bütün olarak toplumu yoğurmaya çalışıyor.

Tam da bu nokta da Başkan Uğur’un amacının, düşüncelerinin ve hedeflerinin, vizyonunun iyi anlaşılması gerekiyor. İki yıldır yapılanlara, atılan adımlara, beyanlarına bakıldığında bunun zor ve anlaşılmaz olmadığını belirtelim. Bu ‘Yeni Türkiye’ genel hedefine uygun ‘Yeni Balıkesir’in yaratılması hedefidir.

İşte bu bir  ‘zaman’ sorunudur…Başkan Uğur’un ise, düşündüklerini gerçekleştirmek için zamanı salamuraya yatırmaya hiç mi hiç niyeti yok.Tam tersi, başından beri, zaman’ı en iyi, en rasyonel biçimde kullanmaya, zaman’ın  içini doldurmaya çalışıyor.

 

‘ESKİ’ OLAN İLE   STATÜKOYLA  HESAPLAŞMADAN OLMAZ!

 

Örneğin, Sürmelioğlu,yazısında Edip Uğur’un söylemine dikkat çekerek, şöyle diyor:

"Ben Balıkesir`e büyük ölçekten, bardağın dolu tarafından bakıyorum… Küçük olaylarla meşgul olmuyorum.. Global olanı görüyorum…Biz büyük risk üstlenip büyük hedefler koyuyoruz; bazıları küçük hesaplar yapıyor" diyor. Başkan Uğur Balıkesir`e global bakıyor; ama eski jargondan da bir türlü kurtulamıyor. Karşı taraftan gelen yavaşlatıcı, sorun çıkarıcı, yıldırıcı atraksiyonlara kişisel yaklaşıyor.. Böyle yaklaşınca, kavga da kişiselleşiyor.”

Burada Tarık’ın da gözden kaçırdığı bir nokta var. Tarık, Uğur’un Vali ve Yırcalılara yönelik söylemini eleştiriyor. Başlangıçta, bana da ‘ şimdi bu sözlere, göndermelere ne gerek vardı’ dedirten o beyanlar aslında tam da Başkan Uğur’un yaşadığı hesaplaşmanın dışa vurumu gibi geldi sonradan bana…Bu hesaplaşmanın kökleri ise çok derinde…Bir anlamda ‘eski’yle ve statükoyla hesaplaşmayı ifade ediyor.

Çünkü, ‘yeni’ olanın, değişim, dönüşüm ve yenilenmenin önünde duramazsınız. Ötesi ‘yeni’ adına hesaplaşmaktır! Hesaplaşma adına girenler bedeli ne olursa olsun ne kadar şık görünmezse görünmesin girdikleri yoldan çark edemezler.

Sıkıntı burada aranmalı..!

’Eski’  her şekilde direnecektir. ‘Yeni’ de ‘eski’yi aşmak için hemen her yolu deneyecektir. Balıkesir Büyükşehir nezdinde ‘eski’ ile ‘yeni’ arasındaki iktidar hesaplaşmasının ekonomik, sınıfsal, toplumsal, vs..bir çok yönü bulunuyor. Bu ayrı bir yazı konusu. Sürmelioğlu, kısmi olarak sorunu irdelemiş, biz de bu yazımızla  biraz daha detaya inmeye çalıştık.

 

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR METROPOLİTAN PLANLAMA MERKEZİ

 

Basın toplantısında Başkan Uğur’un konuşmalarında bir söz dikkatimi çekti: Metropolitan planlama…İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İstanbul Metropolitan Planlama Merkezi ile yıllar önce Bandırma’da tanışmıştık. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde de Metropolitan Planlama oluşturulmuş ve tüm planlama çalışmaları bu merkez bünyesinde ve bildiğim kadarıyla da İstanbul Metropolitan Planlama Merkezi ile eşgüdüm içerisinde hazırlanıyor.

Bir anlamda Balıkesir’in havadan,karadan, denizden sürekli röntgeni çekiliyor. Beraberinde elde edilen sonuçlara göre planlar hazırlanıyor. Projeler üretilip, gerçekleştirilmesi yönünde acilliyetine göre adımlar atılıyor.Yazılacak ve söylenecek çok şey var ama bir yazıya tüm bu konuları ve sorunları sığdırabilmek iş değil…

Şimdilik benden bu kadar..

Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 535