Bugün: 12.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • EDİNCİKLİ YUMURTACIYI İHMAL Mİ VURDU!?

EDİNCİKLİ YUMURTACIYI İHMAL Mİ VURDU!?


Mayıs ayının ilk günlerinde Bandırma yerel basınında Edincik’te toplu tavuk ölümleriyle ilgili ilk haberlerin yayınlanmasıyla ‘kuş gribi’ adım adım gün gün  bölge ve ülke gündemine oturmaya başladı.

Lafı eveleyip gevelemeyeceğiz. !

Basın anlamında ısrarla  vakanın üzerine giden bölge ve ülke kamuoyunun gündemine taşıyan gazeteci Mehmet Tosun oldu. Tosun , ilk günden bu güne olayın peşini bırakmadı ve ısrarla hem vakanın hem de haberin peşine düştü. Sevgili meslektaşım ve arkadaşım  Tosun’u kutluyorum ama bu olayın bir yönü.

Bilindiği gibi Edincik’lilerin bugün için en büyük geçim kaynaklarının başında zeytin ve yumurta tavukçuluğu geliyor.  Bölgede yaşanan ve yaşanacak sanayileşme ile yapılaşma, ekolojik sorunlar zeytin üreticisinin en büyük derdi.

Şimdi bu derde kuş gribi vakası ve karantina eklendi..!

Varını yoğunu, birikimlerini bu alanda değerlendirmiş Edincikli yumurta üreticileri kanserli bir virüs gibi tüm bedenini sarmış, kuş gribi nedeniyle kümeslerindeki binlerce değil on binlerce tavuğunun, yarkanın  ölmesi ve telefi nedeniyle perişan! Üretici bir yandan evinin ocağını n ihtiyaçlarını karşılayamamanın sıkıntısını yaşıyor bir diğer yandan ise işini döndürmek için oradan buradan aldığı borcu, krediyi nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor. Edincik’te yaşanan sıkıntının, krize dönüşmesinin mahallede yaklaşık  beş bin kişiyi açmaza düşürdüğüne dikkat çekiliyor.

Oysa ki, Edincik’i bir anda ülke gündemine taşıyan kuş gribi vakasının ve karantinanın öğretici bir çok yanı var.

Birincisi, Edincik ve bölgedeki yumurta üreticileri, kümes sahiplerinin sosyolojik ve ekonomik yapıları irdelendiğinde öne çıkan hemen hepsinin  toprağa bağlı insanlar olduğu görülür.Çoğu ekonomik nedenlerle zeytincilikten, bağcılık ve bahçecilikten ışık gördükleri için yumurta üreticiliğine yönelmiş,arazileri üzerinde kümes kurmuş,birikimleri yanı sıra borç harçla  tüm varlıklarını bu alanda değerlendirmiş insanlar.

İkincisi, yıllarca ekonomik kaygılarla ve el yordamıyla yürüyen bu insanlar, ciddi bilimsel ve teknik anlamda yaptıkları işle ilgili bir eğitim almadılar, alamadılar. Bir anlamda onlarda, bölgede, ülkede elde edilen gelire baktı. İş yürütülmeye çalışılırken karşılaştıkları sorunları kendilerine göre aşmaya, çözmeye çalıştılar.

Üçüncüsü, sektörde büyük, modern  ve entegre firmaların ortaya çıkması, kendi besi kümeslerini kurması nedeniyle Edincik,  başından itibaren yumurta tavukçuluğu ile yürümeye çalıştı.Zaman içinde ekonomik gelişmeye de bağlı olarak bölge ve ülke yumurta borsasına, Başmakçı’ya  karşı direnen Edincikli, birkaç girişimcinin çabasıyla Yumurta Üreticileri Birliği’ni kurup, örgütlenerek, hem ayakta durmanın yolunu aradı hem de hızla gelişen ihracat olanaklarından el yordamıyla  yararlanmaya çalıştı.

Dördüncüsü,  dünyada ve ülkede, bölgede besi ve yumurta tavukçuluğu yapanlar için en büyük risklerden biri fiyat istikrarsızlığı, maliyet girdilerinin değişkenliği gibi faktörlerin dışında özellikle kuş gribi gibi  hayvansal salgın hastalıklar oldu. Bu ise sadece kümes sahiplerinin ve üreticinin bilgisi, mesleki görgüsü, deneyimi, üretim şartlarının iyileştirilmesi ile aşılabilecek bir sorun olarak görülmemeli. Bu noktada Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, İl ve ilçe Tarım Müdürlüklerinin, yerel yönetimlerin, valilik ve kaymakamlıkların, sivil toplum örgütlerinin denetimini, takibini, kontrolünü zorunlu kılıyor.

Edincik ve bölge nezdinde olayın bu ayağı, başından beri eksik kaldı. İlgili Bakanlık ve müdürlükler, kurumlar  yıllardır bir türlü bu sürecin ortağı olmadı, olamadı. Bir anlamda üretici kendi kaderine terk edildi.

Beşincisi, Edincik de, kuş gribi vakasının görüldüğü ve yaşandığı ilk günlerde kümes sahipleri ve üretici farklı kaygılarla olayı kendi içinde gizlemeye çalışırken, vakayı başta Bandırma İlçe Tarım Müdürlüğüne duyurulmasına karşın, aynı şekilde müdürlük farklı kaygılarla  vakanın üzerine kararlılıkla gitmedi.

İhmaller zincirinin ilk halkası böyle oluşurken, bu ihmal de en büyük etkenin büyük firmaların ‘aman duyulmasın, duyulursa piliç tüketimi zarar görür’ endişesi yanında kimi yumurta üreticilerinin ise, ‘ biz de hastalık yok. Duyulursa işimiz bozulur’ günü kurtarma anlayışından kaynaklandığı gözlemlendi. Benzer kaygılar, vakanın basından ve kamuoyundan gizlenmesine yönelik yanlış açıklamalarda bulunulmasını da  beraberinde getirdi. Yaşanan bilgi kirliliği, kimi üreticilerin tavukları telef olmadan kontrolsüz ve denetimsiz  ellerinde tavuk ve yumurtaları ,yarkaları el altından piyasaya sürmelerine neden oldu.

Altıncısı, Edincik ve çevresinin karantina bölgesi ilan edilmesi, tavukların telef edilmesi sürecinin başlamasında kimi işgüzar bürokratlar, Tarım Müdürlüğü elemanları üreticinin ‘Madem telef edeceksiniz. Hakkımızı nasıl arayacağız. Kaç hayvan telef edilecekse bize resmi evrak verin. Yarın hakkımızı arayabilelim’ yönündeki beyanlarına  sessiz ve duyarsız kaldı. Sonrasında teleflerin resmi evrak karşılığında gerçekleşmiş olmasına karşın bir çok kümes sahibi ve üretici, mağdur kılındı.

Yedincisi, ilgili Bakanlıklar ve iktidar partisi Ak Parti,  Edincik ve çevresinde yaşanan mağduriyetin giderilmesine yönelik bugüne kadar üreticinin rahat nefes alacağı, bankalara ve kooperatiflere, devlete olan borçlarının ertelenmesine yönelik  bugüne kadar resmi hiçbir açıklama yapmadı. Bandırma Ticaret Borsası ve Bandırma Ticaret Odası, Yumurta Üreticileri Birliği, bu ve diğer konularda  ortaklarının yada üreticinin  mağduriyetinin bir nebze giderilmesine dönük bugüne kadar hiçbir açıklama yapmadı!

Sekizincisi, Mayıs’ın ilk günlerinden başlayarak yaşanan kuş gribi vakası, karantina ve sonuçları Balıkesir ve Bandırma’da acilen masaya yatırılıp,  gerekli önlemlerin alınmasının dışında bundan sonrası için de  ciddi kararlar ve önlemler alınmalı. Örneğin, Edincik de krizin büyümesinin temel nedeni kümeslerin bitişik nizamda yapılması, birbirini  olumlu ya da olumsuz etkileme riskinin büyük olması, hijyen koşullarının yetersizliği, mesleki eğitimsizlik de aranıyor. O zaman üreticinin kendi kaderine terk edilmesinin önlenmesinin ötesinde, Edincik nezdinde hem yükün paylaşılması ve hafifletilmesi hem de bundan sonrasının bilimsel temelde akılcı şekilde planlanması şart!

Dokuzuncusu, Edincik nezdinde, olayın vehameti dikkate alınarak, olayın bu noktalara ulaşmasından sorumlu olanların,  üzerlerine düşen sorumluluğu layıkıyla yerine getirmeyenler varsa,ihmalin sorumlulularının tesbit edilmesinin  en azından bundan sonrası için önemi belli. O nedenle herkes üzerine düşeni layıkıyla yapmalı, yerine getirmeli.

Bizden uyarması.

 Sonuç da, Edincik ve üretici kendi kaderine terk edilmemeli.

Esen kalın.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 662