Bugün: 18.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • DİL, BİR KENTİN ANAHTARIDIR!

DİL, BİR KENTİN ANAHTARIDIR!


Mart 2014 yerel seçimlerinde CHP’den Dursun Mirza’nın belediye başkanlığına seçildiği günden bugüne Bandırma’ya hizmet ve yatırım konusunda değişik sorunlar ve sıkıntılar yaşıyoruz. Bu süreci en iyi bilenlerden  ve özetleyenlerden birisi Sedat Pekel!


Mirza, 2009 yerel seçimlerinde meclis listesinden Meclise girdiği Başkan Pekel döneminde, beş yıl,  Pekel’in başkan yardımcılığı görevinde bulundu. Keza, Ozan Onur da, geçtiğimiz beş yıl boyunca Mirza ile aynı görevi paylaştı.


Pekel ile çalışmak bir şans mıydı?

Evet, şanstı!


KENTİ TAŞIYAN KOLONLAR BİR BİR ÇÖKTÜ!


Her kentin, kendini geleceği taşıyan siyasi ve sosyal kolonları vardır. Pekel, siyasi geçmişi, üstlendiği siyasal ve idarecilik sorumlulukları, siyasetteki ve iradecilikteki bilgi ve deneyimleri açısından  Balıkesir ve kentimizin yetiştirdiği isimlerden birisiydi.


Bandırma siyasetine ve sosyal yaşamına baktığınızda, ne yazık ki, öne çıkmış, bir elin parmakları  kadar insanımız yok! Kimisi ya yaşamını yitirdi ya da kimisi, siyasal ve sosyal yaşamdaki Ali-Cengiz oyunları ile benim işim olmaz diyerek, bir kenara çekildi.


Onlar mı kaybetti yoksa kent ve bizler mi?

Kent ve bizler kaybettik!


PEKEL, MİRZA VE ONUR!

sedat pekel-dursun mirza-ozan onur ile ilgili görsel sonucu

Geçtiğimiz günlerde de yazdığım gibi, kentin siyasal ve sosyal yaşamındaki tıkanıklığın, ataletin nedenlerinden birisi de  ve belki de en önemlisi, budur!


Pekel’i siyasal açıdan ya da idareciliğini, geçmişdeki karar  ve uygulamalarını eleştirebilirsiniz. Hatta kızabilirsiniz de! Pekel için, saygısızlık sınırını aşmıyorsanız, hiç sorun değil.  Bir şekilde ortasını bulur, öfkenizi söndürür, anlaşırsınız.


Pekel’in başkanlığı döneminde, Mirza ve Onur yardımcıları olarak beş yıl boyunca ondan belediyecilik ve insan ilişkileri konusunda çok şey öğrendiklerini hep dile getirdiler. Yalan yok, öğrendiler de… Pekel, kendisine gösterdikleri ilgiye hep kuşku ile yaklaşsa da(Böyle yaklaşmak konusunda haklı nedenleri de vardı), iktidar da olduğu dönemde yetkisini paylaşmakta  hiç bir zaman beis görmedi. Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde yeniden başkan aday adayı olduğunda ise, bir anlamda kaygılarında ve kuşkularında haklı olduğunu geç de olsa anladı ve bir kenara çekilmesini bilip, yaşananları izlemekle yetindi.


İDARECİLERİN,SEÇİLMİŞLERİN HALKINA KÜSMEYE HAKKI YOKTUR!


Pekel ile mesleki olarak yaptığım haber ve yazdığım yorumlardan dolayı ben de zaman zaman karşı karşıya geldim. Bana kırıldığını ve küstüğünü anımsarım. Ancak, aramızda ne yaşanırsa yaşanmış olsun, bunun kişisel olmadığını hep bilir ve bir süre sonra hiçbir şey yaşanmamışçasına işine bakmayı, gönül almayı bilirdi.


OZAN’I VURAN BELLİ! PEKEL’İ KİM YARALADI?


Benim bu yazı ile derdim, Pekel’le ilgili nostalji yapmak değil. Tam tersi, Bandırma’nın siyasal ve sosyal yaşamında etkin rol oynamış ve bir anlamda taşıyıcı kolon görevi görmüş, bir kuşağın hızla  bölge ve kent yaşamından çekilmesinin  sıkıntılarına dikkat çekmek istiyorum.


Örneğin, Pekel’in özellikle belediye başkanlığının son aylarında milletvekili Mehmet Cemal Öztaylan ile geliştirdiği diyalog ortamı ve paslaşmaları, çok kişiye bir anlamda dert bile olmuştu. Birinin belediye başkanlık görevini tamamlaması, Öztaylan’ın da vekilliğinin son bulmasıyla hala birbirlerini gördükleri ortamda birbirlerinden esirgemedikleri saygı ve sevgi, muhabbet insan ilişkileri açısından önemlidir.


Keza, Pekel’in içini acıtan olaylardan birisi, yeni kapalı Pazar yerinin temel atma törenine  Mirza tarafından davet edilmemesi bir diğer içini acıtan olaylardan birisi de Ozan Onur’un silahla vurulup, yaralanması olmuştu.


Pekel’e göre, Mirza’nın kendisini davetten muaf tutması ahd-ı vefasızlık örneğiydi. Mirza’nın başkanlığının ilk aylarında Pekel’in bıraktığı 12 milyon TL.yi kenarından kıyısından kullanması ve pazaryeriyle ilgili projenin kendisinin öngördükleri ile hiçbir alakası yoktu!


Pekel, Ozan Onur’un vurulmuş olmasına da hiçbir zaman anlam veremedi. “Benim başkanlığım dönemim de asla böyle bir şey yaşanamazdı” diyen Pekel, Onur’un yaralanması sonrası sahipsiz bırakıldığına da inanıyordu.


DURGUT ERGİN VE ‘DEĞİŞEN’ DURSUN MİRZA!

durgut ergin-dursun mirza ile ilgili görsel sonucu

Siyaset ile siyasetçinin dilinin kentin ve toplumun diliyle örtüşmesi, uyumlu olması  önemlidir. Siyasal görüşünüz, partiniz, inancınız şu veya bu olabilir. Seçimle şu veya bu makama gelmiş olanların, üstlendikleri sorumluluk gereği, vatandaşlarının bir anlamda tercümanı olabilmeleri için siyasi bir kişilik ya da idareci olarak, nasıl bir dil kullandıkları yaşamsaldır.


Dil, bir anlamda her kilidi açan anahtardır!


Örneğin, Pekel, yaklaşık iki buçuk yıldır belediye başkanlığı görevini ifa eden Dursun Mirza’nın büyükşehir konusunda geliştirdiği mazeret ve şikayet yüklü dili hiç bir zaman kabullenemedi. Öncelikle bu dilin, hem belediyeye hem de kente zarar verdiğine dikkat çekti. 


Bu dil, belediyeyi  ve kenti, vatandaşlarını hizmet ve yatırım akışından mahrum eden bir dildi!


Yeni kapalı Pazar yeri ile ilgili daha temelleri atılmadan yoğunlaşan tartışma ortamında yine eski belediye başkanı Durgut Ergin’in kapı kapı dolaşıp, derdini anlatma çabasını anımsıyorum. Görüşmeye geldiğinde, başkan Mirza’yı da makamında ziyaret etmiş, derdini anlatmaya çalışmış ama bunun için ortam bulamamış, söyledikleri önemsenmemişti…


Kırgındı…


“Engin, Mirza aynı Mirza…Hırslı, kindar ve öfkeli…Allah, Bandırma’ya yardımcı olsun” derken, Pazar yeri için harcanacak paralarla, hem oranın yenilenebileceğine hem de kentin semt pazarları ihtiyacının karşılabileceğine inanıyordu.


Bana göre, haklı da çıktı.!


Bu Pazar yeri Pazar yeri değil, bir AVM..! 25 milyon TL.ye vuran maliyetiyle, belki de ülkenin ya da bölgenin en traji komik beton ve demir yığını!


BÖYLE BİR SİYASET VE  MECLİS, HER İKTİDARA LAZIM!


Bandırma’da yerel baz da iktidar partisi de muhalefet partileri de var da, yok! Belediye meclisinde CHP’nin 15, Ak Parti’nin 10, MHP’nin 3 meclis üyesi olduğuna bakıp, aldanmayın! Karşılıksız çek veya senet gibiler, karşılıkları yok!


Öyle öteye gitmenize gerek yok. Mirza’ya sorun: Meclis üyeliği yaptığı yıllarda böylesi bir al gülüm-ver gülüm  tablosunun hiç bir zaman suskun parçası olmuş mu? Bir belediye başkanı böylesine suskun ve uysal bir meclis karşısında ancak ‘Allah’ın lütfu’der!


Ülkenin, bölgenin ve kentlerin, toplumun dili önemli. İdarecinin ve seçilmişin dili, her türlü kilidi açan bir anahtardır!


Kuşkusuz bilene, anlayana…


Ben, kendi partililerinin, meclis üyelerinin bile anlayabilmekte zorluk çektiği dilini sn.Mirza’nın belediye ve sorumlusu olduğu kent ile ,toplum ile geç de olsa, uyumlu hale getireceğine inanıyor ya da en azından  inanmak istiyorum.

mustafa gönenlioğlu ile ilgili görsel sonucu


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 235