Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • DERDİMİZ KİŞİLERLE DEĞİL, ANLAYIŞLARLA!

DERDİMİZ KİŞİLERLE DEĞİL, ANLAYIŞLARLA!


Dünkü, köşe yazımız kamuoyundan ve okurlarımızdan değişik tepkiler aldı ve dikkat çekici bir ilgi çekti. Doğaldır. Her zaman yazdığım ve dikkat çektiğim gibi, siyasette ya da yerel yönetimler nezdinde yaşanan sıkıntı ve sorunların, çirkinliklerin şu veya bu parti, şu veya bu kişi diye kişiselleştirilmesi yanlışına düşülmeden, asıl düşünülmesi ve sorgulanması gereken,  bu olumsuzluklara neden olan siyaset anlayışı ve yerel yönetim anlayışının ta kendisidir.


İşte, bu siyaset ve yerel yönetim anlayışıdır ki, parti ya da yerel yönetimlerde söz sahibi olan kişileri farklı eksiklik ve yanlışlıklara sürüklüyor.


BİZİM SORUMLULUĞUMUZ  MESLEĞİMİZİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEK…


Örneğin, dünkü yazımızda Bandırma Belediye yönetiminde egemen olan yönetim anlayışını, fütursuzlukları  bir daire müdürünün telefon görüşmesiyle dile getirir ve görüşmenin içeriğine dikkat çekerken, kamuoyu ve okur, ilgili daire müdürünün çaresizliğine ve isyanına takılırken, şunu atlamamalı. 


Üç –beş gün sonra bu sütun da ve gazete de bir belediye başkanının ağzından ‘ şu veya bu belediye ihalesine girme’, ’şu veya bu ismi git gör, eksiğimizi başka ihalelerde telafi ederiz’ gibi benzer  beyanlarına tanık olursanız, kimse sürpriz saymamalı.


YAZILANLARIN İÇERİĞİNİ ATLAYIP KİŞİSELLEŞTİRMENİN NAİFLİĞİ…


Gazeteci ve yazar olarak, beni bilen ve yazılarımı takip eden okurlarım şu gerçeği çok iyi bilirler ki, bedeli ne olursa olsun, doğru ve gerçek bildiğim şeyi, mesleğimin, kalemimin  sorumluluğu gereği, yazarım ve kamuoyuyla paylaşırım. Dilim de elim gibi  ehlileştirilmiş değildir. Yüreğimden  ve aklımdan dilime inenleri de,  tüm çıplaklığıyla dillendirmekten imtina etmem. Yaşımım boyunca oligarkların ne dili ne de kalemi oldum. Bundan sonra istesem de, zaten, olamam…Onun için yazdığım makalelerin içeriğinden öte kimilerinin  kişisel yakıştırmalarla  yol almaya çalışmasının benim için hiç bir hükmünün olmadığını vurgulamalıyım.


Evet, konumuza, siyaset ve yerel yönetimler nezdinde yaşanan kimi eksiklik ve yanlışlıklara, kimi olumsuzluklara yeniden yüzümüzü dönelim.

 

BÜYÜKŞEHİR BAŞKANI UĞUR’UN  EKSİK VE YANLIŞLARI YOK MU?


Okurlarımız, doğal olarak şunu soruyorlar: Engin Bey, iyi hoş da ,büyükşehir belediye başkanı A.Edip Uğur’un yerel yönetici olarak, hiç mi eksiği ve yanlışı yok? Neden ve niçin eleştirmiyorsun?


Bu  ve benzeri soruları büyükşehir belediye başkanı Uğur’a yönelttiğinizde  ve ‘arkadaş, belediye başkanı olarak bu makamda senin hiç mi  bir eksiğin ya da yanlışın yok’ dediğinizde  Uğur’un  size vereceği yanıt bellidir:’ Ben de sizler gibi Allah’ın bir kulu ve Ademim… Büyükşehir belediyesinin de, benim de, eksiğim ve yanlışım hiç olmaz mı!? Hangisini sayayım!’


Bunu laf olsun ya da Başkan Uğur’a yalakalık olsun  diye de yazmıyorum. Edip Beyi iyi kötü tanıyanlar, siyasete yaklaşım biçimini ve siyaset anlayışını bilenler; sanırım, 160 boyundaki  orta yaşın üstündeki bir insanın, muhteşem bir enerjiyle ve adeta bir karınca gibi,koca Balıkesir’i karış karış arşınladığını, karşılaştığı  küçük büyük, kadın erkek hemen herkesle ilişki kurma çabasını da bilirler.


Edip Bey’in vekilliği ve partisinin genel merkezindeki sorumlulukları döneminde, Balıkesir’e büyükşehir belediye başkan adayı olma kararını verdiği günleri anımsarım. Zor ve sıkıntılı bir karardır. Kimilerine, göre siyasal bir risk, kimilerine göre ise, attan inip eşeğe binmek olarak yorumlanan bu karar sürecinde Edip Beyin  başkan adayı olmaya karar verip, seçim sürecini kucaklayıp, sandıktan çıkmasını, sonrasında  ise büyükşehir belediyesini kurumsallaştırma  ve geliştirdiği Balıkesir vizyonuyla daha iyi anlayabiliyorum.


BÜYÜKŞEHİR BAŞKANI UĞUR, BALIKESİR’İN HİZMETKARIDIR!


Balıkesir’in büyükşehir olması çok değil, topu topu  iki yıllık bir olay. Bizler, sadece  ilk Başkan Uğur’un dillendirdiği Bandırma’da bir sanayi  ve liman yatırımı konusunda bile kent olarak  günlerdir, aylardır ne yapacağımızı halen bilemez durumda, şaşkınız. Balıkesir’in merkezi, büyükşehrin anlamına, derinliğine varamamışken, ilçeleri, kırsal mahalleleri ne yapsın!


Elinizi nereye uzatırsanız, sorun ve sıkıntı! Onlarca yılın ihmali!


Bu sorun ve sıkıntıları Uğur’un görmediğini, insanların tepkilerini duymadığını, eleştirileri görmezden geldiğini iddia edebilmek, sanırım, insafsızlık olur. Başkan Uğur’a değil, büyükşehir belediyesine ve çalışanlarına insafsızlık olur. O’ zaten, gönüllü bir hizmetkar. Eleştirilerden niçin rahatsızlık duysun ki!


BALIKESİR İÇİN DRONE OLMAK ZAMANI!


Şu droneler ufkumuzu genişletti. Nereyi görmek istiyorsanız, tepeden, kuş bakışı, yaşadığınız coğrafyayı tüm çıplaklığı ile gözlerinizin önüne seriyor. Balıkesir’in de coğrafyasını  bütüncül olarak tüm çıplaklığıyla gözünüzün önüne getirdiğinizde, siyaseten ve  gelmiş geçmiş yerel yönetimler nezdinde, akıp gitmiş zamanın nasıl hovardaca kullanılmış olduğuna tanık oluyorsunuz. Uğur, bu acıyı yüreğinin derinliklerinde hemen her gün her dakika yaşıyor. Öncekiler gibi kaçarı uçarı yok, yaşanmış ve yaşanmakta olan acılara ya ilaç olacak ya da kaplumbağa ile tavşan hikayesi, bu uğurda nefesi yettiği kadar, mücadele edecek. Başka bir yolu yok!


Onun için, şimdiden tribünden, haricen gazel okumanın  fazla bir anlamı olduğuna inanmıyorum. Ancak, bu eleştirilerin anlamsız olması anlamını taşımıyor. Eleştiri olacak! Eleştiri, eksik ve yanlışlıkların panzehiridir. Bence, büyükşehir belediyesinin kendi içinde de, merkez ve bölge kamuoyunda da eksik ve yanlışları nedeniyle eleştiriye açık olması ve bu eleştirilerden layıkıyla nasiplenmesi büyük kazanç olarak görülmeli.

 

OLUMSUZLUKLARLA HESAPLAŞMAK, ELEŞTİRMEK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCU!


Balıkesir’in ve büyükşehir belediyesinin işi gerçekten zor ve sıkıntılı. Örneğin,Balıkesir ile Bandırma arasında yıllardır yaşanan 10 ile 10.5 polemiklerinin zaman zaman vardığı noktaları kamuoyu görüyor. Toplum ve bireyler olarak, kucaklaşmaya, helalleşmeye değil, hesaplaşmaya, birbirimize karşı güç ve gövde gösterilerine, hemen her şeyi kişiselleştirmeye, karşımızdakini  bir şekilde ötekileştirmeye  daha dönük bir yapıdayız.


Sonrası ise, yok!


Ya bizim takım ya da bizim parti kazanacak!


Peki, Başkan Uğur’un ülkede bir şekilde egemen kılınmış bu yapıyı, Balıkesir’de başkanlık koltuğuna oturduğu günden bugüne sürekli silkelediğinin  farkında mıyız?


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 323