Bugün: 18.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • CHP’NİN HDP/PKK/FETÖ İLE UYUMU!

CHP’NİN HDP/PKK/FETÖ İLE UYUMU!


Atatürk’ün Bandırma’yı ziyaret edişinin 91.yıldönümü etkinliklerinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu adına Cumhuriyet Alanı’na taşınmış çelenk, CHP içinde soruna neden oldu. CHP İlçe Başkanı Atilla Atakay, çelengin bilgileri dışında alana getirildiğini ve   Kılıçdaroğlu adına gönderen kişiye ulaşamadıkları için çelengin kaldırılmasını istedi.


Ve Kılıçdaroğlu’nun çelengi, partililer tarafından  tören meydanından taşınarak, CHP ilçe merkezine taşındı.

Tören sonrası, Kılıçdaroğlu’nun çelengi, fısıltı gazetesi nedeniyle,  Bandırma’nın bir anda  ana gündemine oturdu.


ANLAMSIZ VE ABARTILI BİR TEPKİ!


Bilindiği gibi, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın milletvekili Mehmet Tüm ve beraberindeki heyet ile mübadelenin en çok yaşandığı kentlerden biri olan Yunanistan’ın Kavala kentine yaptığı yolculuk nedeniyle, törenlerde bulunamaması bile, “ törenlere Yunanistan’dan Kavala’dan katılıyor” türünden esprilere neden olurken, Atakay’ın ilçe başkanı olarak çelenk konusunda sergilediği tepki de farklı yorumları beraberinde getirdi.


Örneğin, CHP liderinin  çelenginin, kimin tarafından gönderildiğinin  bilinmemesi ya da bu konuda Atakay’ın ve ilçe yönetiminin  bilgilendirilmemiş olması çok mu önemliydi?


Ayrıca, gönderilmiş çelengin üzerinde, CHP ya da Kılıçdaroğlu konusunda ilçe başkanının kuşkuya kapılacağı, hiçbir ibare de yoktu.


Sabah gazetesinden Melih Altınok, Atakay’ın merakını gidermiş ve çelengin CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun  FETÖ ile  ilişkili Boydaklara yakınlığı ile bilinen bir danışmanı gönderdiğine dikkat çekmiş ve CHP içinde “sinmiş Fetullahçılar” konusuna vurgu yapmış!


CHP ilçe Başkanı Atakay’ı biliyoruz ve tanıyoruz. Şahsının FETÖ ile bir muhabbeti olmadığı gibi, Bandırma CHP yönetimi ve parti tabanında da FETÖ ile ilişkilendirilecek  partili “sinmiş” kimse olduğunu sanmıyoruz. Sevgili Atakay’ın törende fazla anlamı olmayan ve abartılı bir hassasiyet sergilediğine inanıyorum.


Bu olayın bir yanı…


DEVEKUŞU MİSALİ  SİNSELER SİNMESELER NE OLACAK?


Sabah’tan Altınok’un tanımlaması ilgimi çekti: “sinmiş Fetullahçılar”…!


Evet, son 15 Temmuz darbe kalkışmasıyla tam olarak ipliği pazara çıkmış, deşifre olmuş, devlete paçayı kaptırmış, görevden uzaklaştırılmış ya da bulundukları görevlerden atılmış, ihraç edilmiş, tutuklanmış ,yurt dışına bir şekilde  kaçmış olanlar var ve bir de  bulundukları yerlerde kendilerini gizleyerek, uykuya yatmış, sinmiş Fetullahçılar var!


Kolluk güçleri, istihbarat, yargı bunların peşinde ve bu gizli-saklı bir durum da değil!


YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIR!


Bugün siyasal iktidar ve AK Parti ile muhalefet partileri ve özellikle CHP/HDP bloğu arasındaki en büyük siyasi polemik de tam da bu nokta da.15 Temmuz öncesi ve sonrasıyla CHP/HDP’nin siyasal iktidara ve AK Parti’ye yönelik FETÖ konusunda en büyük savı, “Dün, beraberdiniz, kol kolaydınız. Erdoğan bile ‘ne isterseniz vermedik mi, demedi mi? Ülkenin başına FETÖ belasını siz sardınız.15 Temmuz darbe kalkışmasının da sorumlusu sizsiniz” şeklinde…


Bir atasözü var: YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIR, diye..


Şöyle geçmişe dönüp, belleklerimizi biraz  tazeleyelim: Şu veya bu partiden kime sorsanız, AK Parti ve siyasal iktidarın  ‘hizmet hareketi’ ya da ‘cemaat’ ile ilişkilerinin dersanelerin  kapatılmasının tartışılmaya başlanmasıyla bozulmaya başladığını söyler.


İHANETİN MİLADI 1946/1947’DİR! İKİLİ ANTLAŞMALARDIR!


Oysa ki, 2013-14 ve 2015 yılına taşınan dersanelerin kapatılmasıyla ilgili  polemik sürecinin başlangıç tarihi gerçekte 2009 yılıdır!


Şöyle ki, Nimet Çubukçu’nun Milli Eğitim Bakanlığı döneminde Bakanlığın hazırlayarak, yayınladığı “Stratejik Amaç-5’ de 2014 yılına kadar dersanelerin okula dönüştürülmesi hedef ve amaç olarak ortaya konulur ve çalışmalar bu yönde planlanıp, başlatılır.


Yani, FETÖ örgütlenmesinin, kadro devşirmesinin finans ayağının en önemli ayağı olan dersaneleler konusu 2009 yılında Bakanlığın öngördüğü stratejik amacın gerçekleşme tarihi yaklaştıkça, FETÖ gemi azıyı alır! Dönemin Zaman gazeteleri, yapılan haberler, yorumlar  ortada…


İEBLİSTEN KAÇANLAR VE İBLİSİ KUCAKLAYANLAR!


O yıllarda ve günlerde,  ‘cemaat’ ve ‘hizmet hareketi’ ile AK Parti ve  siyasal iktidarın  yollarının adım adım ayrışması 2009 yerel seçimleri öncesinden başlayarak 2011 milletvekilliği genel seçimlerine uzanır. FETO’nun da, bu zaman diliminden başlayarak siyasal ayağı adım adım AK Parti’den uzaklaşmaya başlayarak, CHP/MHP/HDP/BBP/Saadet Partisi’ne yönelir.


25 Mart 2009 tarihinde BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun şaibeli bir şekilde bir helikopter kazasında yaşamını yitirmesi, 2011 milletvekilliği genel seçimleri öncesinde CHP lideri Baykal’a ve MHP’li üst düzey 10 yöneticiye yönelik kaset komplosunun temel nedeni de budur. CHP’de başarıyla sonuçlanan operasyon sonucunda CHP liderliğine Kemal Kılıçdaroğlu seçilir.


2011 milletvekilliği genel seçimlerinden başlayarak, 2014 Mart yerel seçimlerine kadar geçen zaman diliminde ülkenin yaşadığı ve tanık olduğu olaylar ve bu süreç de FETÖ faktörü ortada…


Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kurmayları ve başbakan, FETÖ vakasında miladı, 17/25 Aralık operasyonundan başlatıyor. Ancak, eminim ki, siyaset bilimciler, sosyologlar, tarihçiler ya da bilimsel ca akademik çalışmalarla bu süreç, bir bütünsel anlayışla irdelendiğinde ortaya farklı sonuçlar, milatlar çıkacaktır!


MİLLET, BU OYUNA  GELMEDİ,YİNE GELMEZ!


Mevcut verilerle şunu söyleyebilmek mümkün: AK Parti, Erdoğan ve siyasal iktidarın başlangıçta ‘cemaat’ ve ‘hizmet hareketi’ ile  yollarının ayrışmaya başlaması ile  FETO’nun siyasal ittifak arayışlarında, yaşanan sürece siyasal itkide bulunma arayışlarında başta CHP/HDP,MHP,BBP olmak üzere tüm bu parti liderliğine ve yönetimlerine yönelik çeşitli siyasal atraksiyonlar yaşandı, farklı ittifak çabaları sergilendi.


7 Şubat 2012’de MİT Müsteşarı Fidan’a yönelik FETÖ operasyonunda, FETÖ’nün 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda, 19 Ocak2014  MİT Tırlarına yönelik FETÖ operasyonunda siyasal olarak bağırıp, çığıranlar belli. Tüm bu FETÖ operasyonlarına dayanarak Mart 2014 yerel seçimlerinde ve 10 Ağustos 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde  anti-Erdoğan ve anti/ AK Parti siyasal koalisyon kurup, sandığa gidenler de belli.


O nedenle, Sabah’tan Altınok’un dikkat çektiği “sinmişlik”  izafi bir kavram. Devekuşu misali, kafa kuma gömülü ama döt dışarda… MHP, 15 Temmuz kalkışmasından bugüne, bu siyasi kulvardan ve ittifak ağından hızla uzaklaşsa da, en çok bağırıp, çığıranlar  yine bunlar!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 463