Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • CHP’Lİ BİÇKİ VE HAVUTÇA’NIN BASIN TOPLANTISININ ARDINDAN…

CHP’Lİ BİÇKİ VE HAVUTÇA’NIN BASIN TOPLANTISININ ARDINDAN…


Balıkesir CHP İl Başkanı Ender Biçki, FETO’nun 15 Temmuz darbe kalkışması ve kalkışmanın bastırılması sonrası yaşanan gelişmeleri ,OHAL uygulamalarını, CHP Balıkesir milletvekili Namık Havutça ile birlikte gerçekleştirdiği  basın toplantısında  çok yönlü değerlendirmiş.


Beğenirsiniz beğenmezsiniz, eksiktir fazladır, yanlıştır doğrudur ama  FETÖ vakasını, sonuçlarını, dış bağlantılarını, devlet ve toplum içinde yıllardır yapılanmasını,15 Temmuz darbe kalkışması sonrası OHAL uygulamalarını ve sonuçlarını yani hemen her şeyi  kamuoyu önünde konuşup, tartışmak, sorgulamak zorundasınız.


Biz Biçki ve Havutça’nın değerlendirmelerini madde madde değerlendirmeye çalışacağız.


FETÖ; HANGİ TARLANIN MAHSULÜ?


1.si, kamuoyunda konu FETÖ olduğunda, bilinçli ya da bilinçsiz, yanlış bir algı var. FETÖ vakası, Cumhuriyet tarihi ve siyasal  tarihimizden bağımsız 2001’de AK Parti’nin kuruluşu  ve 2002’de başlayan AK Parti siyasal iktidarları ile ilişkilendirilerek, dar bir alanla sınırlandırılıyor.


Oysa ki, FETÖ vakasında, tarihi bize başka şeyler  fısıldıyor ki, Havutça, aynı zamanda bir tarihçi!


Çünkü, FETO vakası, 1960’lı yıllarda başlamış bir macera. Sene 2016 ve  aradan geçen 40-50 yıllık zaman içinde FETO’nun tüm partilerle ve siyasi liderlerle, siyasal iktidarlarla bir şekilde oynaştığı , beslendiği, hamilik yapılıp kollandığı  biliniyor.


Biçki ve Havutça için dert  ve dava Erdoğan ise, Demirel’i, Ecevit’i, Çiller’i, Türkeş’i, Özal’ı, Baykal’ı  ne yapacağız?


FETÖ; KRİMİNAL BİR SUÇ VE AJAN ÖRGÜTÜDÜR!


2.si, FETO vakası, dinsel bir cemaat, bir tarikat sorun ve sıkıntısı değildir. Ya da kimilerinin iddia ettiği gibi FETO bir laiklik sorunu olmadığı gibi, ‘Biz söylemiştik, Cumhuriyet tehlikede. Şeriatçılar geliyordu’ gibi  bir rejim  sorunu falan filan da değildir.


FETO vakası, 2.dünya savaşı sonrası, CHP ve İnönü yönetiminden başlayarak, ABD ile 1947 yılında ABD ile imzaladıkları ikili kölelik antlaşmaları ve DP iktidarı döneminde  ülkenin  NATO üyeliği ile devletin yeniden reorganize edilmesi çabalarının ürünüdür. Devletin,  ‘komünizm tehdidi’ bahane edilerek sol’a karşı yeniden yapılanması ve ‘soğuk savaş’ın  kriminal bir suç  ve ajan örgütü, NATO Gladiosu’dur!


 Din, bu örgütün üstündeki şaldır,kamuflaj örtüsüdür.

 

FETÖ: ULUSAL BAĞIMSIZLIK VE EGEMENLİK SORUNUDUR!


3.sü, bu yapısı ve niteliğiyledir ki, Feto ,devlet, siyaset ve toplum tarihimiz boyunca tüm siyasal partiler, siyasi liderler, siyasal iktidarlar, 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe yönetimleri  tarafından, arkasındaki güç odağı nedeniyle korunmuş, hamilik yapılmış, besilenmiş, toplumsal tabanı olan bir ajan örgütü kimliği kazanmıştır.


O nedenle ve bu nitelikleriyle, FETÖ, Türkiye için bir ulusal güvenlik, bağımsızlık, egemenliğin  milli kılınması  sorunudur!


ANKETLER VE KAMUOYU YOKLAMALARININ SÖYLEDİĞİ!


4.sü, sözlerimiz meclisden dışarı, onun için kim ki, kolayından FETÖ ile AK Parti ve mevcut siyasal iktidar ya da tek başına Erdoğan ile ilişkilendirerek, vakayı ,kamuoyuna, partililerine sunuyor ise, en başta ABD ve NATO’nun, AB ve İsrail’in, yabancı istihbarat örgütlerinin Türkiye’ye yönelik kuşatmaları ve saldırılarının, kirli algı operasyonların içimizdeki taşeronlarıdır.


15 Temmuz darbe kalkışmasının bastırılması sonrası  gerçekleştirilen kamuoyu anketlerinde halkın ABD ve NATO düşmanlığının %90’lara vurması rastlantısal bir olay değildir. Milletin çözdüğü FETÖ denklemini laf cambazlıkları ile anlaşılmaz kılmaya çalışmak, bellekleri karartmaya çalışmak, siyasi hüsranla sonuçlanacak bir çabadır. Benzer anketlerde, kamuoyu yoklamalarında Erdoğan ve  siyasal iktidarın aldığı oy oranı ve desteği büyürken, muhalefet partilerinin oy kaybetmesi ya da yerinde sayması da sürpriz olarak görülmemeli.


MUHALEFET PARTİLERİ  VE  FETÖ İLİŞKİSİ!


5.si,muhalefet parti sözcülerinin ısrarla yanıt vermekten kaçındığı sorular da dikkat çekicidir.


Örneğin, 40-50 yıldır gelenin ve gidenin paşam dediği ve karşı karşıya gelmekten kaçındığı FETÖ ile  Erdoğan ve AK Parti, siyasal iktidar  arkasındaki güç odaklarını bilmesine karşın, kendinden öncekiler gibi uzlaşma yerine neden yollarını ayırdı, hesaplaşma ve  sert bir mücadele  içerisine girdi?


Kimilerine göre Erdoğan ve siyasal iktidar ile partinin FETÖ ile 2007’lerden başlayarak 2010’lara taşınan ayrışma ve hesaplaşma sürecinde FETÖ’nün siyasal yönelimi hangi partilere yöneldi ve hangi partilerle ittifak kurdu? Son  yıllarda ve aylarda FETÖ’nün siyasal muhalefet cephesindeki  rolü ve misyonu ne idi?


MİTLET DENKLEMİ ÇOKTAN ÇÖZDÜ YA SİZ?


6.sı, toplumumuzdaki genel kanı, 15 Temmuz kalkışması sonrası artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı noktasında odaklaşıyor. 15 Temmuz kalkışması ve siyasal iktidarın, Erdoğan’ın ve milletin direnç ve direnişi toplumumuzda hemen herkesin ezberini bozdu! 15 Temmuz öncesine kadar alışıla gelmiş siyasi kalıplar, formülasyonlar, teoriler, siyasal parti programları, basma kalıp düşünceler  param parça oldu, hükmünü yitirdi!


Mütevazi davranmayacağım!


Bunda, beğenseniz de beğenmeseniz de, eksik ya da yanlış görseniz de, özellikle Erdoğan’ın duruşu ve yönetim anlayışının, siyasi reflekslerinin büyük payı var. Devlet yönetiminde kişinin önce ‘reis’, ’uzun adam’ ve ‘başkomutan’ payelerine ulaşması  milleti nezdinde ulusal bir kimlik ve kişilik haline gelmesi ülke tarihimizde de, dünya tarihinde de kolay edinilecek bir paye değildir!


Cumhuriyet tarihimizde Mustafa Kemal’den sonra bir ilki yaşıyoruz!


Erdoğan,son nefesine kadar bu payeyi onurla ve başarıyla taşıyabilecek mi, hep birlikte yaşayarak, tanıklık edeceğiz. Ancak, bir mezar kazıcısı edasıyla, tarih ve toplum yaşamı üzerinde tahrifat yaparak, gerçekleri çarpıtarak, algı operasyonlarının esiri olarak, yaşananlar, gerçeklikler konusunda halkı kandırmak, bağışlanamaz bir suçtur!


Tarih de, millet de affetmez!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 435