Bugün: 18.08.2017

CHP’de ne oldu!?


Geçtiğimiz hafta sonu Bandırma CHP, 2014 Mart yerel yönetim seçimleri icin belediye başkan adayını belirledi.
 1700’ün üzerinde parti üyesinin oy kullanması beklenen seçimler Eken Prestige Otel’in salonunda gerçekleşti.
Seçim arifesinde başkan adayı Dursun Mirza’nın Ekol Düğün Salonu’nda gerçekleştirdiği kokteyl  ile Eken’deki  seçim günü karşılaştırıldığında şu söylenebilir:
Ekol’de  oy kullanacak partili sayısı dikkate alındığında gerekli ilgi ve coşku yoktu...Olmadığı gibi, genelde “bu salondan yerel iktidar çıkmaz” havası hakimdi.
Bir gün sonra Eken’deki hava ise başbaşkaydı. İlgi ve coşku yanı sıra partiye sahiplenme duygusu ön plandaydı.
Kuşkusuz, bu havanın oluşumunda Panç ve Mirza arasındaki başkan adaylığı rekabeti yanı sıra seçimlerden egale adilen başkan adayı Metin Ok’un büyük rol oynadığına inanıyorum.

30 KASIM VE CHP’LİLER

Eken’de bir çok CHP’li ile adaylık rekabeti, partinin durumu ve yerel seçimler üzerine karşılıklı sohbet edebilme olanağı da bulduk.
Öncelikle izlenimlerimizi somutlayalım:
1.si, CHP’liler ister genel ister yerel seçimler olsun, adaylarının her ne olursa olsun sandık yöntemiyle belirlenmesini; parti nezdinde SÖZ,YETKİ ve KARAR  sahibi olmak istiyor.
2.si,CHP’liler nezdinde genel başkanları Baykal’la birlikte başlayan olaylar süreci doğal karşılanmıyor. Genel kanı, partinin liderlik ve yönetiminden başlanarak bir operasyona tabi olduğu.
3.sü,Baykal sonrası Kılıçdaroğlu liderliği ve yönetimi,sergilediği duruş, politik tavırlar konusunda parti nezdinde gün geçtikçe derinleşen kaygı ve kuşkular söz konusu.Kılıçdaroğlu, başlangıçta kamuoyunda örülen popileritesini hızla tüketiyor.
4.sü,CHP’ye CHP dışından taşınan ve bir şekilde oldu-bittilerle parti örgütlerinde yönetici pozisyonuna getirilen, belediye başkan adayı yapılan başta Erdek’te Hüseyin Sarı, Gönen’de Hayati Köse’nin adaylıklarına sıcak bakılmıyor, Sarı ve Köse’ye güven duyulmuyor.
5.si, milletvekili Namık Havutça, yerel seçimlere yönelik aday belinmesinde yaşanan  yöntemler ve yaratılan kafa karışıklıkları, tasfiyelerle yaşanan kırılmalar, sandığın partililerden kaçırılması gibi olaylarda sorumlululuk ve pay  sahibi olarak görülüyor.
6.sı, başkan adayları nezdinde, son anda 5 yıldır belediye başkanı olan Sedat Pekel’in başkan adaylığından çekilmesi hale parti tabanında üzüntü ve şaşkınlık yaratmış durumda.Bir çok partilide Pekel’in çekilmesinin, CHP’yi seçimlerde etkisizleştireceğine hatta seçimin kaybedilmesine neden olacağına dikkat çekiliyor.
7.si, Bandırma ve seçimler CHP’liler için önemli ve yerel seçimlerin kaybedilerek Ük parti’nin seçimi kazanması ^dünyanın sonu” olarak görülüyor. Öyle ki, CHP’nin yerel yönetimi  AK Parti dışında bir başka partiye teslim etmesi bile politik endişe kaynağı olarak görülmüyor.Yeter ki, Bandırma’da Ak Parti kazanmasın!
Bu ve benzeri yorumlar, gözlemler, kanaatler çoğaltılabilinir.

PANÇ,SANDIĞI ZORLADI

Örneğin, 30 Kasım öncesi hemen tem partililer, gerçekleşecek seçimlerde sandık nezdinde Dr.Selim Panç’a fazla şans tanımıyordu. 
Pekel’in çekilmesiyle sandıkta Panç’ın etkisi daha ciddi sorgulanmaya başlandı. Pekel’in Panç’a dolaylı veya dolaysız destek verip vermeyeceği tartışıldı.
30 Kasım’da ise, elde edilen sonuç karşısında şu söylenebilinir: Panç, ciddi anlamda sandığı salladı ve kendisinin küçümsenmemesi gereken bir aday olduğunu herkese kanıtladı.
Şu söylenebilir: Panç, yaklaşık 130 oyla başkan adaylığını kaybetti!
Panç, bir anlamda Mirza ve ekibine “ensenizdeyim” mesajı da verdi.
Öyle ki, Panç, bir ittifak yelpazesinin adayı idi.
 Partiye ve Bandırma’da parti yaşamına yıllardır şu veya bu şekilde egemen olan, öne çıkan, yönetimlerde ve seçimlerde aday belirlemeler konusunda  etkileyici olan ekibe ve anlayışa karşı rahatsızlık ve tepki duyanların etrafında buluştuğu bir şemsiye görevi gördü.
Bu nedenlerle, ben Panç’ı adaylık yarışını kaybetmiş olsa da, kaybının göreceli olduğuna inanıyorum.

OK, TASFİYE EDİLDİ
AMA DİRENDİ!

Hiç kuşkusuz, 30 Kasım seçim sürecinin en mağdur kılınan isimlerinden birisi başkan adayı Metin Ok’tur.
Dillendirilmese de biz dillendirelim: Ok, Kasım’ın ilk günlmerinden başlanarak, 9 Kasım’ın iptali ve 30 Kasım’a uzanan süreçte başkan adaylığı yarışından oldu-bittilerle tasfiye edilmiştir.
Ok’un, tesfiye sürecinde suskun kalmayı yeglemiş olmasını kimse bir zayıflık, bir çaresizlik olarak görme yanlışına düşmemeli.
Bizim edindiğimiz izlenim, Ok’un sadece zamanını beklediği.
Keza, Ok,beklemekle de yetinmedi. paydaşlarıyla, başkan adaylığı yadışından oldu-bittilerle egale ve tasfiye edildiği andan itibaren, parti içi hukuku gözeterek, keyfiyeti ve dayatmayıkabullenmedi.
Sonuna kadar hakkını aradı ve dik durdu..!
Ok’un bu çabalarını ve dik duruşunu yersiz ve nafile görenler; paydaşlarının isyan ve tepkilerine kulaklarını tıkayanlar; 30 Kasım için Ok’un ve paydaşlarının desteğini arkalamaya çalışanlar,  farkında olsalar da olamasalar da, parti içi  demokrasi konusunda aslında sınıfta kaldılar.
Ok, 30 Kasım’da sandıktan da başarısız çıkmadı.Sandıkta Ok’a verilecek oylar, geçersiz sayılacak diyenler, seçim sonucunda 169 oyun geçersiz olduğunu belirterek,Ok’un başarısını da tecillediler.
Bir anlamda, 169 oy, Ok’u ve paydaşlarını egale ve  tasfiye edenlere “kapak” oldu!

ŞİMDİ, “İKİSİ BİR YERDE”

Evet, Ok yanı sıra başkanlık yarışından egale ve tasfiye edilenlerden biri de Ozan Onur’du..
Ancak, Onur, Ok gibi, bu konuda bir duruş ve tavır ortaya koyamadı,direnmedi!
 Oynanan oyunu kabullendi ve yazılmış senaryoda kendisine bir rol üstlenerek, Mirza’nın yanında saf tuttu.
Kuşkusuz,bu da bir tercihtir ve 2009 yerel seçimlerinde yaşandığı ve görüldüğü gibi, Mirza ve Onur, “üçü bir yerde” den “ikisi bir arada”yla “yeni bir lezzet” ve “yeni bir tat”olarak partililere ikram edilmiştir.
Bandırma, bu sunumu kabullenir mi kabullenmez mi, bundan sonraki süreçte hep birlikte görüp,yaşayacağız...

HAVUTÇA VE TÜM..!

2014 Mart seçimleriyle ilgili daha resmi olarak başkan adaylığı yarışı başlamadan yazmıştım.
Bu yarış, milletvekili Havutça ve Mehmet Tüm arasında yaşanacak bir siyasi rekabete tanık olacakm diye...
Hele hele, ortaya sandık getirilirse, sandıktan çıkacak olan Tüm’dür diye...
Öyle de oldu...
Havutça, başından itibaren sandığı kaçırdı; Tüm, sandığı kulağından tutup, partinin göbeğine oturttu.!
Kim ne derse desin ve ne yorum yaparsa yapsın, 30 Kasım ve sonucu, aynı zamanda Tüm’ün başarısı ve zaferidir.
Bu nokta da, Mirza-Tüm ittifakı, elde edilen sonuç ve başarıyla CHP nezdinde ve siyaset adına bir başarı olarak görülmelidir.
Eminim ki, Mirza-Tüm ittifakı, bundan sonra 2014 Mart yerel seçimlerini kazanma hedefiyle biçimlenip, şekillenecektir.
Şimdiden belirtelim: Mirza-Tüm ittifakının 2014 yerel seçim politikası, daha demokratik ve daha sol bir nitelik ve biçim taşıyacaktır. Şeriat geliyor, laik-anti laik hesaplaşması, ülke bölünüyor, Cumhuriyet elden gidiyor gibi siyasi jargoların ön planda tutulduğu bir seçim politikası ve propagandasının dışında daha gerçekçi, daha kucaklayıcı, birleştirici, daha sağduyulu ,daha akılcı ve daha emek ağırlıklı bir politika izleneceğini sanıyorum.
Dilerim yanılmam...

KEMALİSTLER 
SADECE İZLEYİCİLER

30 Kasım seçimlerinin yerel seçimler için bir başka göstergesi ise CHP’nin partisel ve kadrosal olarak, yaşanacak iktidar yarışına ne ölçüde hazır olup olmadığını göstermesi oldu.
CHP’nin Bandırma’da yaklaşık 1800 üyesi var.
Bandırma’da CHP’yi gerçek anlamda taşıyan kadrosu ise yaklaşık 500 civarında....
Ancak, bu 500 kişilik örgütlü topluluk içersinde siyasetin hemen her renginden  insan var. Aktif olanlar genelde eski  CHP dışı soldan partiye iltihak etmiş olanlar...
Bu topluluk içersinde gerçekten derdi CHP olan, Mustafa Kemal ve Kemalizm, 6 Ok  olan insanların azınlık olduğunu, parti yönetiminde etkisiz olduklarını söyleyebilmek mümkün...
Bandırma CHP’de etkin ve belirleyici olanlar ideolojik ve politik açıdan sol sosyal demokratlarla sağ sosyal demokratlar...Ancak,bu ideolojik tercihde bulunanları aynı parti çatısı içersinde kimse kesin taraflar, kristalize kesitler olarak görmemeli. 
CHP’de tam bir ideolojik ve politik açıdan “bulamaç” ve siyasal pragmatizim ve oportünizm egemen. Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Bilinen ve öne çıkan tek şey, “AK parti her ne olursa olsun ama mutlaka gitmeli” düşüncesi ekseninde gelişip,biçimleniyor.
6 Ok’çular ve Kemalistler mi!?
Partinin kurucusu ve gerçek sahibi olan bu kesimin CHP nezdinde ipi çoktan çekildi...Ancak, partinin tarihsel ve toplumsal açıdan kurucusunun adı ve rolü büyük! 
O yüzden bugün için lazımlar...

CHP’nin 30 Kasım seçimini gerçekleştirerek,2014 Mart yerel seçimleri için belediye başkan adayını belirlemesiyle Bandırma’da seçim süreci biraz daha netleşti.
Şimdi gözler, doğal olarak, yerel iktidarın en büyük namzeti Ak Parti üzerinde odaklaşmış durumda...
Ak Parti’nin Bandırma’da başkan adayının en erken Aralık ayının ikinci haftasında belirleneceğini sanıyorum.
MHP ise, hala beklemede...

Esen kalın...
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3022