Bugün: 19.10.2017

ÇAKALLAR SAHAYA İNDİ..!


Hiç bir ülkenin bebesi, genci, yaşlısı, kadını, erkeği  ölüme yatmamalı ve ölümle iç içe yaşamamalı.

 

Oysa ki, etrafımda kime sorsam, patlayan bombalar, silahlar ve birbiri ardından düşen canlar karşısında şaşkın, üzgün, ‘neler oluyor’ sorusuyla karşılaşıyorum.

 

Belki de istenen bu!


Terör denilen belanın vazgeçilmez amaçlarından birisi, kurulu devlet düzeni içersinde  yaşayan ve günlük yaşamları içinde  koşuşturan insanlarda güvensizlik hissi ve endişe yaratarak, bugünleri ve gelecekleriyle ilgili kaygılarını yoğunlaştırmaktır. Kamu düzeninden  şiddet yöntemiyle bilinçli, planlı olarak kopartılan her parça, sökülen her tuğlayla  oluşan yıkıntı ortamının altında kimin/kimlerin kaldığının terörden nemağlananlar için hiçbir önemi yoktur.

 

Ne demiş atalarımız: Kurt puslu havayı sever…


Teşbihde hata olmaz dense de bana  kurtlar üzerinden benzetme çok da yakışık gelmiyor. Kurtlardan öte ÇAKAL  benzetmesi daha uygun geliyor.


Yani,ÇAKALLAR, PUSLU HAVAYI SEVER..!

 

Suruç da, ‘sosyalist’ gençlerin DEAŞ’lı olduğu iddia edilen bir canlı bombacı tarafından havaya uçurulmaları, 32 gencin  vahşi biçimde yaşamlarını yitirmesi ve onlarcasının yaralanmasının Türkiye şokunu yaşarken, gün öncesi Adıyaman da  PKK saldırısında bir askerin şehit edilmesi ve bugün de Ceylanpınar da, iki polisin evlerinde enselerine kurşun sıkılarak katledilmeleri, protesto adına yapılan korsan gösterilerde yaşanan rezillikler ÇAKALLARIN yeni hesaplar peşinde yine sahaya indiklerini gösteriyor.

 

Olup bitenler ve yaşananlar karşısında Türkiye ve Türk insanı geriliyor geriliyor geriliyor... 


‘Ha koptu ha kopacak’ diye toplumun sabrını her türlü  terör yöntemiyle sınayanlar ve toplumsal bir koasa  inatla yatırım yapanlar, kirli, karanlık ve kanlı bir oyunun figüranı olduklarını anlayamayacak kadar kör bir şekilde   bu ülkenin gençlerinin, askerinin, polisinin, kadınının erkeğinin  kanını dökerek, canını alarak yol almaya çalışıyor ama nafile!


Çünkü, şairin dediği gibi, kandan kına yakılmaz..!

 

İŞİD/DEAŞ ne, kimlerin eseri ve beslemesi, devşirmesi? DEAŞ’ı bilmek isteyen El Kaide ve lideri Usame Bin Ladin’in ne olduğunu, kimlerin beslemesi olduğunu araştırıp,sorup , öğrenmeli.


PKK/HDP ne. kimlerin eseri ve beslemesi, devşirmesi?


PKK öncesinde bir ASALA vardı. ASALA ne, kimlerin eseri ve beslemesi ve devşirmesiydi? Bu denklem, zor ve karmaşık bir denklem de değil. ASALA’nın ne olduğunu anlamak isteyen, TAŞNAK ve HINÇAK’ı, PKK’nın ne olduğunu bilmek isteyen ise, ASALA’nın ne olduğunu bilmeli.!


Yani bir anlamda, KAZI-KAZAN gibi… 


Her kazışınızda aslında  altından  aynı uluslararası güç ve çıkar odakları çıkıyor. Ya arada giden insanlar ve mahvolan ülkeler, toplumlar…

 

Düşünmüyor ve sormuyoruz. Düşünen ve soranlar da  farklı kaygılarla düşündüklerini, farkına vardıkları gerçeği toplumla paylaşmaktan ısrarla kaçınıyor. Oysa ki, yaşananlardan kimse için kaçış  yok!


Evet, bir süredir ÇAKALLAR Ortadoğu da ve hemen sınırlarımızın ötesinde yaptıkları kanlı dansı, ülkemize, içimize taşımanın derdine düştüler. Biz de figüran, işbirlikçi, hain çoook!


Örneğin, amacı ve davası bir yana…Kim bu ülkenin gencecik fidanlarını  paramparça etme, canlarını alıp, her ocağa ateş düşürme ve o ocaktan  kaptığı ateş parçasıyla ülkeyi bir şekilde yakma gafletine düşebilir?


Kim bu ülkenin  dağ başlarında yollarını kesip, tırlarını, kamyonlarını, otobüslerini, traktörlerini, iş makinalarını yakıp, insanlarını kurşunlayabilir?


Bunu din ve İslam adına yapanlar dinsiz ve İslam düşmanıdırlar. Bunu sol ve sosyalizm adına yapanlar ise ne sol ne de sosyalisttirler. Açın, İslam’ı ,tek kitabı Kur’andan okuyun, öğrenin. Açın, sosyalizmin kurucularının ve önderlerinin kitabını okuyun, öğrenin!


Terörizm, bir insanlık suçudur! En büyük  terörist ise, figüranları eliyle bu topraklarda oyun üzerine oyun kuran, cana kana doymaz  emperyalizmin ta kendisidir!

 

Terörist saldılar sonucu yaşamını yitirmiş gençlerimize, asker ve polisimize baş sağlığı diliyorum. Bu kirli ve kanlı olaylar ‘sözün bittiği yer’dir ama söz bitmez!Asıl  sorun, yaşanan olaylar karşısında yutkunarak sabırla susan insanların diş gıcırtılarının duyulmasıdır.  Ev et, Türkiye halkı genci yaşlısıyla, kadını erkeğiyle nicedir, dişlerini kenetlemiş, dişlerini sıkıyor. Bunun ne anlama geldiğini anlamak, bilmek isteyenler yol yakınken, yakın tarihi açıp okuyup, öğrensinler.


Bizden uyarması…

 

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 550