Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NEZDİNDE BALIKESİR DE YAŞANANLAR!

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NEZDİNDE BALIKESİR DE YAŞANANLAR!


Büyükşehir kapsamına Balıkesir’in de alınması ve 2014 yerel seçimleri ile fiilen yasanın yürürlüğe girerek, Balıkesir’in büyükşehir olması ile birlikte büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri ve kapatılmış belde belediyeleri ile  idari statüsü değişmiş köylerin mahalle yapılmasıyla vatandaşlar nezdinde de belli sorunlar ve sıkıntılar yaşanmaya başlanmıştı.

Bu önemli!

Çünkü, siyasal iktidar tarafından  gündeme getirilen büyükşehir yasası ve Balıkesir’in büyükşehir yasası kapsamına alınmış olması, TBMM’nde de, Balıkesir kamuoyu nezdinde de iktidar partisi ile muhalefet partisi temsilcileri arasında sert tartışmalara ve polemiklere neden olmuş, konu aşırı siyasallaştırılmıştı.

Bu tartışmalar, 2014 yılı Mart ayında gerçekleşen yerel seçimlerle  ve AK Parti’den büyükşehir başkan adayı A.Edip Uğur’un büyükşehir belediye başkanı seçimlerini kazanmasıyla, büyük ölçüde bitti!

Yaklaşık iki buçuk yılı aşkın bir süredir ise, Balıkesir büyükşehir genelinde muhalefetin kazandığı ilçe belediyeleri ile muhalefet partisi ve iktidar partisi temsilcileri arasında yaşanan tartışma, yetki paylaşımı ve adil yönetim ile muhalefete mensup belediyelere kaynak aktarımı konusunda mağdur edilmeleri iddiaları ve tartışmalarında odaklaşıyor.

Balıkesir büyükşehrin 20 ilçesi var ve muhalefet partili belediye başkanları beş ilçede yönetimde. Bandırma, Erdek, Manyas, Edremit ve Ayvalık CHP’li belediye başkanları tarafından yönetilirken, Balya MHP’li belediye başkanı tarafından yönetiliyor.

Örneğin, 2014 yılı Mart yerel seçimlerinden bugüne Bandırma’da CHP’li belediye başkanı Dursun Mirza ve Erdek CHP’li belediye başkanı  Hüseyin Sarı, her ortamda ve  hemen her konuşmalarında büyükşehir yasası nedeniyle mağdur edildiklerini, belediye gelirlerinden % 40 oranında payın büyükşehir belediyesine gittiğini ama giden paya orantılı olarak beldelerine büyükşehir tarafından % 10 bile hizmet ve yatırım gelmediğini, hizmet alanları genişlemesine karşın yetki paylaşımı nedeniyle farklı sorunlar yaşadıklarını dile getiriyorlar.

Şunu söyleyebilmek mümkün: İki buçuk yılı aşkın bir süredir, CHP’li  ilçe belediyeleri ve siyasi temsilcileri, yerel seçim öncesi vatandaşa verdikleri  hizmet ve yatırımlar konusundaki vaatlerini iktidarda gerçekleştirememelerinin  nedenini, büyükşehir yasası ve büyükşehir belediye yönetimine bağlıyorlar! 

Bu  gerekçelendirmeler, CHP’li ilçe belediyeleri ve siyasi temsilcileri için bir anlamda siyasi “sakız” oldu! Peki, TÜMÜYLE  CHP’li başkanlar ve siyasi temsilcileri haksızlar mı? 

Hayır!

Çünkü, coğrafi açıdan Türkiye’nin sayısı büyüklükte coğrafi genişliğine sahip Balıkesir’in  1 Nisan 2014 itibariyle  büyükşehir belediyesini ve hizmetlerini merkez ve tüm ilçelerinde, kırsal mahallelerinde kurumsallaştırabilmesi, hizmet ve yatırım konularında  akışkanlık sağlayabilmesi fiziken  zaten mümkün değildi.

Bu yönüyle, 2014 Mart yerel seçimlerinden bugüne büyükşehir belediye başkanı Uğur ve yönetiminin, büyükşehir belediye meclisinin ve büyükşehir personelinin sergilemiş olduğu performansa bakıldığı zaman vicdanlı olmak gerekiyor ve başından sonuna tüm idari ve seçilmiş aparat takdire şayan bir  başarı elde ettiler.

Empati önemli!

Örneğin, bugün büyükşehir belediyesini ve başkanını, ekibini eleştirenler, empati yaparak, şu sorunun yanıtını vermeliler: Biz büyükşehir belediye seçimlerini kazanmış olsaydık, bu kadar dar bir zaman dilimi içerisinde ne yapardık?

Kuşkusuz, bu farklı bir tartışma konusu. Ancak, şunu söyleyebilmek mümkün: Balıkesir’de  özellikle CHP,  Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde ne büyükşehir yasasının önemini kavrayabilmişti ne de büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin kazanılmasının siyasi ve idari önemini! 

Bir anlamda, CHP, büyükşehir belediyesinin önemini 2014 yerel seçimleri sonrasında kavradı. Büyükşehir de kazanılmış  beş ilçe belediyesinin büyükşehir belediyesini kazanamadan, büyükşehir yasası gereği, ilçe belediyelerinin aslında etkin birer muhtarlık olduğunu gördü ve anladı!

“Günaydın” demekten başka ne denebilir!?

Onun içindir ki, CHP, Balıkesir nezdinde, 2014 yerel seçimlerinden kısa bir süre sonradan başlayarak  aradan geçen  iki yılı aşkın zaman zarfında iktidarda olduğu ilçe belediyeleri üzerinden büyükşehir belediye başkanı Uğur’u ve büyükşehir belediyesini siyasi olarak ya da kişisel olarak yıpratmak yönünde  sonu gelmeyen bir algı operasyonunun en önemli paydaşı oldu.

İlginçtir, düşündürücüdür  ve mutlaka sorgulanması da gerekir ki, ülke genelinde ve Balıkesir nezdinde yürütülen siyasi algı operasyonunun paydaşları ve hemen her seçimde siyasi paydaşların sergilediği kader ortaklığının sandığa, merkezde ve ilçelerde yerel yönetimlere yansıyan siyasal ve sosyal sonuçları var.

Bu siyasi paydaşlar kimlerden oluşuyor? Bunların her birini biraraya getiren, kader ortaklığına zorlayan nedenler ne? Neyi paylaşıyorlar  ya da neyi paylaşamıyorlar?

Somut konuşup, net ifade edelim: 

AK Parti’nin merkezi ve yerel iktidarlardan uzaklaştırılması ve Erdoğan’ın her ne olursa ve ne yöntemle olursa olsun, ülke yönetiminden uzaklaştırılıp, tasfiye edilmesi!

Bu siyasi potanın içerisine paydaş olarak, bugüne kadar  siyasi olarak kimler girmiş veya kimleri koymak istiyorsanız, buyrun, koyun! Öngördüğünüz pota dolup taşacaktır!

İşte, 15 Temmuz darbe kalkışmasının, kalkışmanın bastırılmasına yönelik millet eksenli direncin tarihsel ve güncel önemi  burada ortaya çıkmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi iktidar ama en önemlisi millet bu potayı ters yüz edip, boşalttı! İçinden boşalanlar, etrafa yayılanlar hepimizi zaman zaman dehşete düşürdü.

Artık, hiç bir şey eskisi gibi olamayacak!

Esen kalın…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 209